"Yerli Üretim için Yerli Düşünce şart"

  • Yazı boyutu
"Yerli Üretim için Yerli Düşünce şart"

UTESAV Başkanı İsrafil Kuralay:"Türkiye'nin arabadan tanka, tablet bilgisayardan uçağa kadar ileri teknoloji ürünü her şeyin yerlisini üretme hedefi, gerekli bir girişim, ancak yeterli değil. Yerli üretim için öncelikle yerli düşüncenin geliştirilmesi gerekiyor"

Yılmaz Yıldız - "Yerli düşünce-küresel bakış" misyonuyla hareket eden Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV), düşünce kuruluşları (thing tank) konusunu gündeme taşıdı.
     "Dünyada ve Türkiye'de Düşünce Kuruluşları" konulu toplantı düzenleyen UTESAV, düşünce kuruluşu yöneticileri, akademisyenler ve iş adamlarını bir araya getirdi. Toplantıda düşünce kuruluşlarının küresel yönelişlerde oynadıkları rollere işaret edildi ve Türkiye için önemi vurgulandı.
     UTESAV Başkanı İsrafil Kuralay, düşünce kuruluşlarını gündeme getirme gerekçelerini açıklarken, şunları söyledi:
     "Küresel ekonomideki sarsıntılara rağmen Türkiye ekonomisi son yıllarda heyecan verici gelişmeler kaydediyor. Bunların da verdiği özgüvenle Türkiye daha uzun vadeli ve derinlikli hedefler ortaya koyuyor. Cumhuriyetin 100. yılına yönelik hedefleri bu kapsamdan sayabiliriz. Buna göre 2023 yılına kadar arabadan tanka, tablet bilgisayardan uçağa kadar ileri teknoloji ürünü her şeyin yerlisini üretme hedefi konuldu. Bunlar elbette güzel ve gerekli bir girişim, ancak bize göre yeterli değil. Çünkü yerli üretim için öncelikle yerli düşüncenin geliştirilmesi gerekiyor. Yerli üretim fikrinin böyle kendi kültür ve geleneğini referans alan bir hükümet döneminde yükselmesi de bunun göstergesi."
    
     -"Düşüncesiz hareket yanlış yaptırır"-

    
     Düşüncesiz hareketin insanı yanlışlara sürüklediğini ifade eden Kuralay, "Küresel aktör olma yolunda ilerleyen Türkiye'nin bu yolda tökezlememesi de düşünce üretmesine bağlı. İlk düşünce kuruluşlarının 1916'da ABD'de ortaya çıkması ve ABD'nin süper güç olmasının da bu sayede gerçekleşmesi yabana atılmamalı" dedi.
     Düşünce kuruluşlarının aslında bizim için yeni bir şey olmadığını ifade eden Kuralay, "Bizim geleneğimizde istişare diye bir mekanizma vardır. Bir işe başlamadan önce bilenlere danışmak ve onların düşüncesini-fikrini almak önemli kriterdir. Aslında istişare işi de bir düşünce fırtınası ve ortak aklı bulma sürecidir. Günümüzdeki düşünce kuruluşları ise bizdeki istişare sürecinin organize bir biçimde yapılması ve kurumsal bir niteliğe kavuşturulmasıdır. Dünya ölçeğinde karmaşık ilişkileri analiz etmek ve politikalar üretmek için bu da gereklidir" diye konuştu.
    
     -"Tabela think-tankları'yla olmaz"-
    
     Toplantıda düşünce kuruluşları hakkında bir sunum yapan düşünce kuruluşu uzmanı Nuh Yılmaz ise dünyada 6 bine yakın düşünce kuruluşu (think-tank) bulunduğunu, bunlardan 2 bine yakınının ABD'de, önemli bir bölümünün de Avrupa kıtasında faaliyet gösterdiğini kaydetti. Devlet geleneği olmayan ABD'nin düşünce kuruluşları ile yolunu aydınlattığına ve bilgi-tecrübe eksikliğini hızla kapattığına dikkati çeken Nuh Yılmaz, şöyle konuştu:
     "Düşünce kuruluşlarının devletten en önemli farkı, gelişmelere hızlı tepki vermeleri ve pozisyon almaya yardımcı olmalarıdır. ABD hava hakimiyetini RAND isimli düşünce kuruluşu sayesinde kurmuştur. Düşünce kuruluşları, iktidarların bilgi körlüğünü giderir. Ancak bizdeki tabela think-tankları ile bunu yapmak mümkün olmayabilir. Çünkü bizdekilerin bazıları stratejik bir hedef üretmek yerine kurucularını veya bazı yöneticilerini medyada görünür kılmaktan başka bir işe yaramıyor."
    
     -"Türkiye hızlanacak, hata yapmasın"-

    
     İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhanettin Duran da 1990'larda Türk Cumhuriyetleri'nin bağımsızlık kazanmasıyla ortaya çıkan fırsatı Türkiye'nin hazırlıklı olmadığı için değerlendiremediğini anımsattı. Duran, "Şimdi benzer bir durumu Arap Baharı ile güney coğrafyamızda yaşıyoruz. Buralarda bir karışıklık var, ancak fırsatlar da var. Bu fırsatları düşünce kuruluşlarının yapacakları araştırmalarla görebilir ve değerlendirebiliriz" ifadelerini kullandı.
     Hem ekonomik süreç hem de siyasi gündem olarak Türkiye'nin önümüzdeki 10 yılda daha da hızlanacağını anlatan Burhanettin Duran, birçoğu gerekli donanımdan yoksun 30'a yakın düşünce kuruluşu ile bu süreci sağlıklı yönetemeyeceğini kaydetti.
    
     -"Düşünce fakiri bölge"-

    
     Global Düşünce Kuruluşları Endeksi'ne göre 169 ülkede 6 bin 500'e yakın düşünce kuruluşu faaliyet gösteriyor. 1816 sayıyla en fazla düşünce kuruluşu ABD'de bulunurken, ABD'yi 425 kuruluşla Çin izliyor. Türkiye'den ise 27 düşünce kuruluşu endekste yer alıyor. Endeksin en dikkati çekici yanlarından birisi ise Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki düşünce kuruluşu sayısının yüzde olarak oldukça düşük bir pay alması gösteriliyor. ABD ve Kanada'nın yer aldığı Kuzey Amerika yüzde 30 ile en fazla sayıda düşünce kuruluşuna ev sahipliği yaparken bu bölgeyi yüzde 27 ile Avrupa takip ediyor. Türkiye'nin yer aldığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin payı ise yüzde 5 seviyesinde bulunuyor.


Bu haberi 198 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir