Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Faik Açıkalın: -"(Rekabet Kurumu'nun soruşturması) Buradan bir…

  • Yazı boyutu
Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Faik Açıkalın:
     -"(Rekabet Kurumu'nun soruşturması) Buradan bir…

Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Faik Açıkalın: -"(Rekabet Kurumu'nun soruşturması) Buradan bir ceza çıkmasını ummuyorum ve beklemiyorum" -"Göreceli olarak yüzdesel olarak önümüzdeki yıllarda masraf ve komisyonların toplam gelirler içindeki oranı bugünkü oranların üstüne çıkacaktır" -"Kredilerdeki artışı munzamdaki artış ile dengelemeye çalışmak yerine eğer gerçekten böyle bir ısınma var ise mikro da uğraşabilen kurumlar ile BDDK ile bunu halledebilmek daha pratik olur diye düşünüyorum"

Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Faik Açıkalın, Rekabet Kurumu'nun soruşturması ile ilgili olarak, "Buradan bir ceza çıkmasını ummuyorum ve beklemiyorum" dedi.
     Ekonomideki son gelişmelere yönelik değerlendirmeler ile Yapı Kredi'nin 2012 yılı performansı ve 2013 yılı hedeflerinin paylaşıldığı basın sohbet toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Açıkalın, 2012 yılına kıyasla dünya ekonomisinin 2013 yılına daha az belirsizlikle girdiğini söyledi.
     Geçen yıl Türkiye ekonomisinin başarı ile tekerlekleri piste koyduğunu, yumuşak inişi başarı ile gerçekleştirdiğini belirten Açıkalın, bunun hakkının teslim edilmesi gerektiğini, fakat diğer taraftan yumuşak inişin tek kanatlı gerçekleştiğini söyledi.
     Büyüme rakamına bakıldığında yüzde 3'ün altında bir büyümenin söz konusu olduğunu bu yumuşak inişin iç tüketimdeki negatif gelişmenin katkısı ile gerçekleştiğini ifade eden Açıkalın, "İhracat çok ciddi katkıda bulundu. Fakat iç tüketime baktığınızda negatif etki etti. Bu da tabi Merkez Bankası'nın aşırı büyümeden, hızlı büyümeden olan kaygılarını bertaraf etti" dedi.
     Açıkalın, 2012 yılında uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından Türkiye'nin notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseltildiğini hatırlatarak, diğer derecelendirme kuruluşlarının bunun takip edip etmeyeceğinin önemli bir konu olduğunu, Türkiye'nin bu yatırım notunu almak için daha önceden yaptıklarını, yapmaya devam ederse hak ettiği notu alacağını kaydetti.
     2013 yılının Türk bankacılık sektörü için geçen yıla kıyasla daha az belirsizliğin olduğu geçen yıla göre bir parça daha önlerini görebildikleri bir yıl olacağını dile getiren Açıkalın, "Bu yılda doğru işlere konsantre olan kurumlar diğerlerine göre avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum" dedi.
     Açıkalın, bankacılık sektörünün 2013 yılının yüzde 15 civarında bir kredi büyümesi yüzde 11 civarında bir mevduat büyümesi ile kapatacağını düşündüğünü aktararak, "Bu çerçevede bakıldığında bankaların karlılığında 2012 yılına kıyasla yüzde 10-15 arasında daha fazla bir karlılık oluşabileceğini söyleyebilirim" değerlendirmesinde bulundu.
     Merkez Bankası'nın yüzde 15'lik kredi büyümesi hedefi ile ilgili olarak bir niyet belirttiğini ve MB'nin yüzde 15'lik büyümeyi emniyetli olduğunu söylediğini aktaran Açıkalın, şunları söyledi:
     "Merkez Bankası bunu makro bazda söyledi. Çünkü Merkez Bankası'nın elinde bankaların tek tek kredi büyümesini söyleyecek bir enstrüman yok. Dolayısıyla Merkez Bankası 'kredi büyümesi yüzde 15 olacak ve zorunlu karşılıkları buna paralel olarak şu noktaya getiririm' diyor.
     Bundan 2 yıl önceki örnekte bakıldığında sektörün özellikle tüketici kredilerinde büyümesinin engellenmesi Temmuz ayında BDDK'nın toplam kredilerinde yüzde 20'den fazla tüketici kredileri olan bankaların ayırması gereken zorunlu karşılığı, özel kredi karşılığını artırması ile o yavaşlama sağlandı. Arzu edilenin hilafına bir gelişme olursa muhakkak otoritelerin elinde, bunu temenni etmem ama benzer bir takım kısıtlayıcı enstrümanların da olduğunu düşünüyorum."
     Açıkalın, bu yıla bütün kredilerin yıllıklandırılmış bazda yüzde 20'nin üzerinde bir büyüme ile girdiğini ifade ederek, "Ocak ayının ilk bir haftası hızlı değildi. Sonradan hızlandı. Merkez Bankası bu trendi görür görmez faiz bandını yukarıdan ve aşağıdan indirirken zorunlu karşılıkları bir parça daha artırdı" dedi.
     Kompozisyonu değişik olmakla birlikte Merkez Bankası'nın öngördüğü yüzde 15'lik hedefe uyacaklarını belirten Açıkalın, "Mevduatta sektörden biraz daha yüksek oranda mevduat toplarız. Yüzde 13-15 arası. 2012 yılında sektörün TL mevduat büyümesi yüzde 11. Bizim TL mevduat büyümemiz yüzde 17. Yine özellikle TL mevduata yoğunlaşırız ve sektörün üzerinde mevduat toplarız" diye konuştu.
     Türk bankacılığında rekabetin çok üst düzeyde olduğunu ifade eden Açıkalın, "Yeni gelenler hoş geldi sefa geldi. Bugün bankalara baktığınızda çok ciddi öz varlıklarla rekabet ediyorlar. Yeni gelen bankalara BDDK 300 milyon dolar civarında bir giriş sermayesi öngörüyor. Ondan sonra da yatırım programları var. Onların rekabette etkin olabilmeleri için bir müddet geçmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer çok niş bir alana gelmiyorlarsa" dedi.
    
     -"Rekabet Kurumu'ndan ceza beklemiyorum"-
    
     Açıkalın, Rekabet Kurumu'nun soruşturması ile ilgili olarak buradan bir ceza çıkmasını ummadığını ve beklemediğini söyledi. Bankaların almış olduğu ücret ve komisyon konusunu da değinen Açıkalın, "Göreceli olarak yüzdesel olarak önümüzdeki yıllarda masraf ve komisyonların toplam gelirler içindeki oranı bugünkü oranların üstüne çıkacaktır" dedi.
     Açıkalın, şeffaf, açık ve makul olduğu sürece bankaların maliyetlerini faiz dışı gelir olarak müşterilerine yansıtmalarının son derece haklı olduğunu kaydederek, burada önemli olanın açıklık, şeffaflık ve kabul edilebilirlik olduğunu söyledi.
     Önümüzdeki dönemde masraf ve komisyonların artıp artmayacağının sorulması üzerine Açıkalın, "Masraftan birim olarak artış enflasyon kadar olur diye beklenir" cevabını verdi.
     "Hesabımızın bulunduğu bankanın ATM'sinden para çekerken masraf ödeyecek miyiz" şeklindeki soruya Açıkalın, "Şu anda bu soruya evet ya da hayır demek çok kolay değil. Şu an da ödemeyorsunuz ve ödemeyeceksiniz. Bundan 5 yıl sonra 10 yıl sonra eğer bankalara şu masrafınızı yapın ama sübvanse edin. Bu masrafınızı yapın ama sübvanse edin denirse. Belirli bir noktada bütün maliyetlerini yansıtmak gibi bir zorunluluk gündeme gelebilir" cevabını verdi.
     Açıkalın "Bu yıl 40 ila 50 arasında şube açarız ve buna göre de personel istihdamı olur " dedi.
     Yapı Kredi'nin bu yıl yurt dışına TL cinsinden tahvil ihracının olup olmayacağının sorulması üzerine Açıkalın, şunları kaydetti:
     "Gündeme gelebilir. Bazı bankalar onu yapmaya başladı. Bir banka yaptı. Olabilir. Yavaş yavaş çeşitlenecek o tip enstürümanlar. Bence konvansiyonel mevduat ürünlerine çok ciddi olmasa da çünkü hala aşağı yukarı 760-780 milyarlık mevduat hacminden bahsediyoruz. Yüzdesel olarak çok olmamakla beraber muhakkak gelişecek bir pazardır.
     Kredilerdeki artışı munzamdaki artış ile dengelemeye çalışmak yerine eğer gerçekten böyle bir ısınma var ise mikro da uğraşabilen kurumlar ile BDDK ile bunu halledebilmek daha pratik olur diye düşünüyorum."
    
    
    

Bu haberi 138 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir