"Vakıfbank'ta hisse devriyle 3 taraf da kazançlı çıkacak" -Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman…

  • Yazı boyutu
"Vakıfbank'ta hisse devriyle 3 taraf da kazançlı çıkacak"
  -Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman…

"Vakıfbank'ta hisse devriyle 3 taraf da kazançlı çıkacak" -Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan: -"Yasa çalışmalarının yıl sonuna kadar tamamlanmasını ve önümüzdeki Mart ayında yapacağımız Genel Kurula yeni sermaye yapısıyla gitmeyi ümit ediyoruz" -"Bugün itibariyle Bankamız açısından halka açıklık oranımızın artırılması yönünde bir plan, proje veya çalışma da söz konusu değildir" -"Geçtiğimiz son 2 yılda VGM'nin eline geçen temettü tutarı yılda ortalama 20-25 milyon lira civarında olmuştur. Oysa Hazine'ye hisse devrinden sonra muhtemelen bu tutarın 10 katından daha fazla bir yıllık gelire kavuşacaklarını tahmin ediyorum"

Bekir Gürdamar - Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, VakıfBank'ın, vakıflara ait yüzde 58,51 oranındaki hissesini Hazine'ye devretmesine ilişkin, yasal olarak bu devre mani bir durum bulunmadığını ifade ederek, "Yasa çalışmalarının yıl sonuna kadar tamamlanmasını ve önümüzdeki Mart ayında yapacağımız Genel Kurula yeni sermaye yapısıyla gitmeyi ümit ediyoruz" dedi.
     Kalkan, hisse devrine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idare ve temsil ettiği hisselerin Hazine'ye devri düşüncesinin iki tarafın ihtiyacının örtüşmesi sonucu ortaya çıktığını söyleyen Kalkan, bu devirle birlikte Vakıfbank'ın hukuki statüsü ve sermaye yapısına ilişkin belirsizliklerin, tereddütler ve tartışmaların ortadan kaldırılmış olacağına dikkati çekti.
     Kalkan, "Öte yandan, tarihi mirasımız olan vakıf eserlerinin bakım ve onarımları, restorasyon çalışmaları vs. ihtiyaçları için de büyük bir imkan ortaya çıkacak, Vakıflar Genel Müdürlüğü düzenli bir gelire kavuşacak, restorasyon planlarını çok daha iyi bir şekilde planlama imkanını elde edecektir. Dolayısıyla bu devirden iki taraf da kazanç sağlayacaktır. Bunda kuşku yok" görüşünü dile getirdi.
     Son yıllarda banka karlarının bankaların bünyelerinde bırakıldığını anımsatan Kalkan, bu doğrultuda Vakıfbank'ın da banka sermayesini güçlendirmek, bankanın büyümesini finanse edebilecek bir sermaye yapısını koruyabilmek ve krizler karşısında ihtiyatlı olmak düşüncelerinden hareketle, karlarını banka bünyesinde bıraktığını söyledi.
    
     -"Hazine açısından da bu işlem bence iyi bir yatırım olacaktır"
    
     Dünyada bu kadar derin bir kriz yaşanırken ve gelişmiş ülkelerdeki bankacılık kesimi de bundan ciddi şekilde etkilenirken, Türk bankacılık sektörünün çok başarılı bir sınav verdiğini belirten Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bu başarı, işte bu tarz ihtiyat tedbirlerinin uygulanması sayesinde elde edildi ve krizin etkileri asgari seviyelerde tutuldu. Örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz son 2 yılda Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün (VGM) eline geçen temettü tutarı yılda ortalama 20-25 milyon lira civarında olmuştur. Oysa Hazine'ye hisse devrinden sonra muhtemelen bu tutarın 10 katından daha fazla bir yıllık gelire kavuşacaklarını tahmin ediyorum. Oldukça iyi bir imkan bu. Hem iyi seviyede bir gelir olacak, hem de önümüzdeki yıllarda ne kadar gelir elde edeceğini bilecek, planlarını buna göre yapacaklar. Vakıf eserleri açısından yepyeni bir dönemin, bir altın çağın başlayacağını söyleyebiliriz. Bu aslında 1954 yılında 50 milyon lira olarak ortaya konulan vakıf sermayesinin bugün ulaştığı noktayı gösterir. Bence Vakıflar yaptıkları bu yatırımla tarihi misyonlarına da uygun bir işi başardılar, insanımıza hizmet eden, Türkiye'nin en büyük yatırım projelerinin altında imzası olan büyük bir bankayı ülkemize kazandırdılar, kendileri de kazandılar. Bugün bu devirle birlikte alacakları bedel bunun karşılığı olacaktır. Devir bedeli de adil ve hakkaniyetli bir fiyat olacaktır. Bu yatırım Vakıflar açısından nasıl iyi bir yatırım olmuşsa, Hazine açısından da bu işlem bence iyi bir yatırım olacaktır. Hazine'nin devir alacağı hisselerin yıllık getirisi, çıkaracağı menkul kıymetlere ödeyeceği bedelin altında olmayacaktır. Dolayısıyla burada aslında 3 taraf da kazançlı çıkacaktır."
    
     -"Yasal olarak bu hisselerin devrine mani bir durum yok"
    
     Yasal olarak bu devre mani bir durumun bulunmadığı görüşünde olduklarını söyleyen Kalkan, "Çünkü iki yıla yakın bir süredir bu proje üzerinde çalışıyoruz. Hukuki durumun ne olduğunu anlamak için hukukçuların görüşlerine başvurduk. Vardığımız sonuç şu: Yasal olarak bu hisselerin devrine mani bir durum yok" dedi.
     Şu anda banka kanununda mevcut olan hükümlere dayanarak bile Bakanlar Kurulu'nun bu hisseleri satmaya, devretmeye ve satış şartlarını belirlemeye yetkili durumda olduğunun altını çizen Kalkan, "Buna rağmen devir işleminin yeni bir yasa ile yapılması öngörülüyor. Yasada devir sonrası oluşturulacak ve VGM'nin idare ve temsil edeceği fonun gelirlerinin ve kullanım şeklinin yasal bir güvenceye BAĞLANMASI vs. gibi hükümler de yer alacak" bilgisini verdi.
     Yasa çalışmalarının yıl sonuna kadar tamamlanmasını ve önümüzdeki mart ayında yapılacak Genel Kurula yeni sermaye yapısıyla gitmeyi ümit ettiklerini söyleyen Kalkan, şöyle devam etti:
     "Devre ilişkin temel hususlar yasada belirlenecek ve devir işlemi yasadan alınacak yetki çerçevesinde esas itibariyle iki kamu kuruluşu arasında yapılacak bir protokolle düzenlenecektir. Burada esas amaçlanan bir kamu kuruluşunun yani VGM'nin idare ve temsilinde olan hisselerin bir başka kamu kuruluşuna, Hazine'ye devridir. Onun dışında blok satış yapma imkanı olan Bankamız Emekli Sandığına ait C grubu hisseleri için de opsiyon tanınması düşünülmektedir. Sandık isterse elindeki hisseleri satabilir, isterse satmaz, bu Sandık Genel Kurulu'nun vereceği bir karardır. Satmazlarsa da mevcut durumları devam eder, bu devir nedeniyle bir kayba uğramaları söz konusu değildir. Devirle birlikte bankanın uluslararası piyasada kredibilitesinin artacağını, sermaye yapısına ilişkin tereddütlerin ortadan kalkacağını düşünüyoruz.
     Bir hususu özellikle vurgulamak isterim. Bu hisse devrinin amacı özelleştirme değildir. Bu hisse devri hem Vakıfbank'ın hem de VGM'nin ihtiyaçları örtüştüğü için yapılmaktadır. Dolayısıyla buradaki amaç özelleştirme değildir. Bankamız mevcut halka açıklık oranının azaltılması söz konusu değildir, bunu geçen hafta ifade etmiştim. Ülkemizdeki genel eğilimin de halka açıklık oranlarının artırılması yönünde olduğunu ifade etmiştim. Ancak bugün itibariyle Bankamız açısından halka açıklık oranımızın artırılması yönünde bir plan, proje veya çalışma da söz konusu değildir."
    
    

Bu haberi 117 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir