Unilever Türkiye Gıda Pazarlama Başkan Yardımcısı Seçkin: "5 yılda işimizi 2 katına çıkartırken…

  • Yazı boyutu
Unilever Türkiye Gıda Pazarlama Başkan Yardımcısı Seçkin:
     "5 yılda işimizi 2 katına çıkartırken…

Unilever Türkiye Gıda Pazarlama Başkan Yardımcısı Seçkin: "5 yılda işimizi 2 katına çıkartırken çevreye verdiğimiz ayak izlerini yarı yarıya azaltacağız" -"Diğer firmaların sürdürülebilirlik faaliyetlerine kayıtsız kalamayacaklarını düşünüyorum; çünkü tüketicilerin arayışları bu yönde olacak. Tüketici taleplerine karşılık veremeyen, sürdürülebilir politikasını gündeme almayan firmalar pazar payı kayıpları yaşayacak"

Ahmet Hacıfazlıoğlu - Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, Unilever olarak, 5 yılda işlerini 2 katına çıkartırken çevreye verdikleri ayak izlerini yarı yarıya azaltacaklarını bildirdi.
     Unilever Türkiye çatısı altında sorumlu olduğu gıda ürünlerinin "Sürdürülebilir Tarım Projeleri" kapsamında yaptıkları faaliyetler hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Seçkin, "Diğer firmaların sürdürülebilir tarım projelerine kayıtsız kalamayacağını düşünüyorum; çünkü önümüzdeki yıllarda tüketicilerin arayışları bu yönde olacak. Tüketici taleplerine karşılık veremeyen sürdürülebilirlik politikasını gündemine almayan firmalar pazar payı kayıpları yaşayabilecekler. Yerel firmalar da özellikle böyle. Uluslararası firmalar buna uymaya çalışıyor. Unilever olarak hedeflerimiz doğrultusunda 5 yılda işimizi 2 katına çıkartırken çevreye verdiğimiz ayak izlerini yarı yarıya azaltmak için sürdürülebilirlik projelerinin tam ortasında kendimizi konumlandırmış bulunmaktayız" dedi.
     Unilever gıda çatısı altında dondurma (Algida), hazır çorba (Knor, Bulyon), margarin (Sana, Becel) ve Lipton çay bulunduğunu ve bu alanlara yönelik sürdürülebilirlik faaliyetlerine değinen Seçkin, "Hazır çorba üretimimizde yoğun sebze alımı yapıyoruz. Unilever, dünya domates üretiminin yüzde 6'sını toz halinde satın alıyor. Soğan ve diğer sebzelerde ciddi alımlarımız olmaktadır. Türkiye'de hazır çorba pazarı 80-90 milyon avro ve Unilever'in payı yüzde 65. Şu an hazır çorbada sürdürülebilir oranımız yüzde 50. 2015 yılına kadar tüm sebzelerde yüzde 100 sürdürülebilir ürün temin etmek hedefimiz" diye konuştu.
     Diğer sürdürülebilirlik projesi olan ve palm yağından (hurma yağı) elde edilen margarin için Seçkin, "Palm yağının Asya'da ormanların yok edilmesiyle elde edilmesi ciddi bir sorun. Kaynakların doğru şekilde temin edilmesine özen gösteriyoruz. Üreticiden kaynağını gösterir sertifika istiyoruz. Sertifikaların yüzde 100'e çıkması için çalışıyoruz. Sertifikası olmayanla çalışmıyoruz. Palm yağında sürdürülebilirlik yüzde 60. Türkiye'de margarinde yüzde 40 pazar payına sahibiz. Dondurmada ise çevreye sağlayacağımız en önemli konu az elektrik kullanılan kabinlerin temini ve karbon emisyonu anlamında en düşük seviyeye getirilmesi hedefleniyor. Türkiye'de dondurma pazar payımız yüzde 72" dedi.
     Unilever gıda işi içinde büyüklük hacim sıralamasının dondurma, çay, hazır çorba, margarin şeklinde olduğunu, son iki yıldır sürdürülebilirlik alanında en fazla çaba sarf ettikleri konunun çay olduğunu ifade eden Seçkin, Sürdürülebilir Çay Tarım Projeleri hakkında şunları anlattı:
     "Türkiye'de ilk özelleştirme faaliyetlerinin başladığı dönemlerde 1985 yılında sektörde çay faaliyetlerine girişen ilk firmayız. Geldiğimiz noktada çay işi bizim en büyük işlerimizden biri. Türkiye açısından çayın önemli olması ise Türkiye'nin dünyanın 5. çay üreticisi konumunda olması ve dünya kişi başı tüketiminde birinci olması. Bütün bunlara baktığımızda bir problem ve fırsat var. Fırsat, potansiyel; problem ise ömrü 100 yıl olan çaylarımızın 75 yaşında olmasıdır" dedi.
     Gelecek nesiller için bir aksiyon planı olması gerektiğine değinen Seçkin, "Mevcut çayların verimliliği nasıl artırılır, bunların ömrünü ne kadar uzatabiliriz, gelecekte sürdürülebilirliği nasıl sağlarız diye yola çıktık. Bu çerçevede "Yağmur Ormanları Birliği" ile işbirliği yaptık. Birliğin derin tecrübe ve bilgileri var. 3 başlıklı bir proje olan Çevre, Sosyal ve Ekonomi kriterlerini kendimize kriter olarak aldık" dedi.
     Yaptıkları analizlerde Doğu Karadeniz bölgesinde toprak analizi yapılmamış olduğunu tespit ettiklerini dile getiren Seçkin, şöyle devam etti:
     "Toprak bilgisi olmadan gübreleme yapılıyor. Doğru gübreleme yapılamıyor. İsraf anlamında çiftçiye vermiş olduğu ekonomik bir zarar var. Çevre anlamında zararı var. Çay bitkisine öncelikle zarar veriyor. Toprakta asit miktarı yükseliyor ve bitkinin ömrünü kısaltıyor. Suya karışıp suyun doğal akışkan yapısını değiştiriyor. Biyoçeşitliliği engelliyor. Bu meyanda bölgede ilk kez toprak analiz laboratuvarı kurduk ve örnek numuneler aldık. Doğru gübreleme çerçevesinde de çiftçileri yönlendiriyoruz. Bunun yanında biz 15 bin çiftçiyle kontak halindeyiz. Doğu Karadeniz'de toplamda 200 bin çay çiftçisi var. Biz 15 bin çiftçimize eğitimler başlattık. Bu eğitimlerle amaçladığımız hedeflere hızla ilerliyoruz."
    
     -"Doğru gübreleme sayesinde çiftçiler bir yılda 500 bin lira tasarruf etmeye başladı"-
    
     Doğal gübrelemeye de değinen Seçkin, "Şu an için en hızlı alınacak yol öncelikle mevcut gübrelerin doğru kullanılmasıdır. Akabinde doğal ve alternatif gübre üzerine de eğileceğiz. Toprağı analiz etmek ve tanıyıp ona göre gübre vermek öncelik olmalı. Mevcut gübrenin de kimyasalı düşük bu diğer ülkelere nazaran iyi. İçinde potasyum, fosfat oranları '25.5.10' numaralı gübrede en iyi durumda. Organikten önce birinci öncelik mevcut gübrenin amacına uygun bir şekilde kullanımı olacak. Doğru gübreleme yöntemiyle bizim çiftçilerimiz için yaptığımız hesaplamada 2011'de 500 bin lira tasarruf sağladık. 15 bin çiftçimize doğru gübrelemeyi yaptırdığımızda yılda 3 milyon lira ve tüm bölgede bu gerçekleşirse toplamda 200 bin çiftçi içinse 40 milyon lira tasarruf sağlanabilecek" şeklinde konuştu.
     Mustafa Seçkin, atık yönetiminin bölgenin sorunlarının başında geldiğini dile getirerek, "45 konteyner koyarak çöpleri toplayacağız. Ardeşen'de ayrıştırma tesisi kurduk. Ayrıştırma sonrasında balyalama yapıyoruz. Bu sayede çiftçimizin 6 aylık elektrik harcamasına denk gelen bir enerji üreteceğiz" dedi.
     Seçkin, "Biz çay işinde uzun vadede olacağız ve bu endüstride olacaksak, bizim bu çayın var olmasını sağlamamız lazım. Bu düşünce bizi bunlara itiyor. Projelerin kaynak bulma noktasında çok güzel gelişmeler var. Yapılmış işlere sinerji arıyoruz. Devlet makamları ve STK'ların desteklerini aldık. Destek daha da artacak. bu minvalde 20'ye yakın yerel yönetim ve STK ile bakanlıklarla görüşme yaptık" ifadelerini kullandı.
     Diğer sektördeki oyuncularla "Sürdürülebilir Tarım Projeleri"ni paylaştıklarını söyleyen Seçkin, "200 bin çiftçiye tek başımıza ulaşmamız imkansız. Önümüzdeki günlerde vizyonumuz bir endüstri olarak diğer oyuncularla birlikte hareket etmek" dedi.
    
    

Bu haberi 109 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir