Unilever'den "2013 Dünya ekonomileri için stabil bir yıl olacak"beklentisi -Unilever Türkiye…

  • Yazı boyutu
Unilever'den "2013 Dünya ekonomileri için stabil bir yıl 
olacak"beklentisi
     -Unilever Türkiye…

Unilever'den "2013 Dünya ekonomileri için stabil bir yıl olacak"beklentisi -Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca -"Bu yılı biraz daha toparlanma yılı olarak görüyorum. 2012 büyümesi yüzde 3- 3,5'larda bir yerde bitecek. Ama cari dengelerde pozitif gelişmeler söz konusu" -"2013 için dünya ekonomilerine baktığımızda hem hammadde fiyatlarında hem de kurlarda çok değişiklik olacak gibi görünmüyor. Stabil bir yıl olacak" -"Unilever için çok başarılı bir yıl oldu. Satın aldığımız şirketlerin bünyemize katılmasıyla birlikte dünyada yüzde 10'nun üzerinde bir büyüme sağladık" -"Afrika, Asya ülkeleri gibi yeni pazarlara çok hızlı gitmemiz, ihracatımızın büyümesi açısından daha da önem kazanıyor"

Semra Orkan - Unilever'in Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya'dan sorumlu Başkan Yardımcısı ve Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca, 2012'yi toparlanma yılı olarak gördüğünü belirterek, "2012 büyümesi yüzde 3-3,5'larda bir yerde bitecek. Ama cari açık yüzde olarak aşağı doğru gitmeye başladı. 2013 için globale baktığımızda hem hammadde fiyatlarında hem de kurlarda çok değişiklik olacak gibi görünmüyor. Stabil bir yıl olacak" dedi.
     Unilever açısından AA muhabirine 2012'yi değerlendirip, 2013 beklentileri hakkında bilgi veren Karaca, globalde Unilever için çok başarılı bir yıl olduğunu belirterek, satın aldıkları şirketlerin bünyelerine katılmalarıyla birlikte dünyada yüzde 10'nun üzerinde bir büyüme sağladıklarını söyledi.
     Karaca, 6. ay itibariyle açıkladıkları karlılık oranlarının da çok iyi olduğuna dikkati çekerek, toplamda Unilever hisselerinde önemli artışlar olduğunu kaydetti.
     Unilever'in hem organik hem de inorganik büyümeler sayesinde doğru bir bir yola girdiğini vurgulayan Karaca, şunları kaydetti:
     "Bu çerçevede sürdürülebilirlik çalışmalarımız var. Bunların uygulanmasında da başarılı olduk. Çünkü gerçek büyümeyi sürdürülebilir kaynaklardan değilse çok makbul saymamaya başladık. bu yıl, sorumlu olduğum bölgede olan Türkiye, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve Orta Asya ve Kafkasya'da tüm hedeflerimizi aştık, hem tonaj büyüme oranlarımızı hem de karlılık ve pazar payı artışları konusunda. Hedefimiz yüzde 60 civarındaydı. Yüzde 80'in üzerinde pazar payımızı artırdık.
     2013 için globale baktığımızda hem hammadde fiyatlarında hem de kurlarda çok değişiklik olacak gibi görünmüyor. Stabil bir yıl olacak.Arap Baharı ile istikrarın kazanılması temennimiz ve umarım Suriye'deki sorunlar da çözülür. Türkiye olarak baktığımızda biraz farklı bir yıl geçirdik. Hızlı bir büyüme temposu yaşadık. Çin'le başa baş bir büyümeyi yakaladık. Bunun beraberinde milli gelirin yüzde 10'u kadar bir cari açık oluştu. Bu yılı biraz daha toparlanma yılı olarak görüyorum. 2012 büyümesi yüzde 3-3,5'larda bir yerde bitecek. Ama cari açık yüzde olarak aşağı doğru gitmeye başladı. Yüzde 7'lerde belki onu 5'lere doğru çekebiliriz. Biraz daha katma değerli ürünler ihraç edip, tasarruf oranlarını artırırsak cari açığı yüzde 5'lere çekmek mümkün olacak ki, bu da 2013 büyüme temposuna yansıyacaktır."
    
     -"Bütün yatırımların Marmara Bölgesi'ne yapılması haksızlık"-
    
     Karaca, Türkiye ekonomisinin işsizlik yaratmaması için yüzde 5 büyümesi gerektiğine dikkati çekerek, "Bu yıl biraz cepten yiyoruz. Geçen yıl yüzde 8 büyüdüğümüz için iki basamaklı işsizlik oranları yüzde 8'lere kadar geri geldi. Şimdi yüzde 4-5'ler seviyesi bizi biraz daha yukarı götürmeye başladı. Buna çok dikkat etmemiz lazım. Bu sürdürülebilir değil. Gelecek yıla ilişkin yapılan öngörü Türkiye'de yüzde 4'lük bir büyümeye tekabül ediyor. İnşallah bu bir geçiş yılı olur. Yüzde 5'lere tekrar dönüp, işsizlik oranlarımızı tekrar aşağı doğru çekebiliriz" diye konuştu.
     Unilever olarak, 7 fabrikaya sahip olduklarını, Türkiye'nin ihtiyacının yüzde 95'ini Türkiye'den karşıladıklarını belirterek, şöyle konuştu:
     "Bir uluslararası şirket olarak çok yüksek bir oran bu. 7 fabrikamızdan da 138 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz. Yani Türkiye'ye önemli katkılarımız oluyor. 8. fabrikamızı da Konya'da yapıyoruz, 2013 ikinci çeyreğinde açılışını yapacağız. Konya'dan 300 kişiyi daha istihdam edeceğiz. XXX Bütün yatırımların Marmara Bölgesi'ne yapılması haksızlık diyebiliriz. Teşvik yasalarımız var. Oradaki işgücüne birtakım kaynak yaratmak son derece önemli. Ancak bu ticari olmazsa olmaz. Ama bizim Konya fabrikamız ticari bir yatırım. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Konya'ya fabrika yaptığımız zaman lojistik maliyetlerde bir düşme oluyor. Çünkü hammaddenin kaynağı Orta Anadolu. Güneye, Doğuya daha az maliyetle gidebiliyorsunuz. Dolayısıyla hem ticari hem de sosyal açısından önemli bir yatırım."
    
     -"Tüketici hala yeşil ürüne daha fazla para vermek istemiyor"-
    
     Unilever olarak, sürdürülebilirlik kavramına çok önem verdiklerini ifade eden Karaca, kendi işlerinin devamı için sürdürülebilirliğin olmazsa olmaz bir unsur olduğunu vurguladı.Bu yönde Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planını hayata geçirdiklerini ifade etti.
     Karaca, sürdürülebilirlik yatırımlarının pahalı olduğuna dair yanlış bir algının var olduğuna dikkati çekerek, "Bu doğru değil, tam tersine elektrik ve su tüketimini azaltığınız için kar bile elde ediyorsunuz. Geri dönüşü çok hızlı projeler. Tüketici hala yeşil ürüne daha fazla para vermek istemiyor" dedi.
     Hammadde sürdürülebilirliği hakkında da projeleri olduğunu ifade eden Karaca, "Gıdada tarım alanları küçülürken nüfus artışı oluyor. Dolayısıyla biz aynı tarladan hem daha çok hem de sürdürülebilir şekilde ürün almamız lazım. Doğu Karadeniz'de 15 bin çay üreticisine daha sürdürülebilir çay tarımı projemiz kapsamında eğitim verdik" şeklinde konuştu.
    
     -"Avrupa bizim için çok önemli ama 2023 hedeflerimiz için Avrupa'ya bağlı kalamayız"-
    
     Karaca, Türkiye'nin 2023 hedeflerine yürekten inandığını, hedeflerin tutmasını canı gönülden istediğini belirterek, bu vizyona göre bir misyon ve stratejiyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
     Bütün şirketlerin de buna inanması gerektiğini anlatan Karaca, bu vizyonun gerektirdiği büyüme sağlandığında şirketlerin performansının da buna paralel gerçekleşeceğini kaydetti.
     Karaca, ekonomik krize ilişkin de şunları ifade etti:
     "Avrupa'nın bu yıl ve gelecek yıl büyümeyeceğini ya da çok küçük bir büyüme olacağını görüyoruz. Türkiye'nin ihracatına baktığımız zaman ihracatı 150 milyar dolar. Bunun yarısı Avrupa. 2023'te 500 milyar dolara gideceğiz. Avrupa'ya bakıyoruz büyümeyecek. Bu nedenle Afrika, Asya ülkeleri gibi yeni pazarlara çok hızlı gitmemiz, ihracatımızın büyümesi açısından daha da önem kazanıyor. Bu Avrupa'dan elimizi ayağımızı çekiyoruz anlamına da elbette gelmesin. Avrupa bizim için çok önemli ama hedeflerimiz için Avrupa'ya bağlı kalamayız."
    
    

Bu haberi 127 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir