Uluslararası İş Forumu -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı:(1) -"Libya için ayağa…

  • Yazı boyutu
Uluslararası İş Forumu
  -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı:(1)
  -"Libya için ayağa…

Uluslararası İş Forumu -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı:(1) -"Libya için ayağa kalkanların Suriye'deki katliamlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalması, insanlık vicdanında tamiri zor yaralar açmaktadır" -"Bizim hiçbir ülkenin iç işlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Bölgemizde ve dünyada hiçbir ülkeye çıkar kaygısıyla bakmadık. Bizim için esas olan insani değerlerdir"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "Libya için ayağa kalkanların Suriye'deki katliamlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalması, insanlık vicdanında tamiri zor yaralar açmaktadır" dedi.
     TOBB tarafından düzenlenen Uluslararası İş Forumu'nda konuşan Yazıcı, bugünün dünyasının sosyal ve siyasi açıdan çeşitli değişimler ve dönüşümler geçirdiğini, yeni dengeler oluştuğunu ve yapıların yeniden şekillendiğini söyledi.
     Değişimlerin, yapısı itibariyle birtakım sıkıntıları da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Yazıcı, böyle zamanlarda riskleri görme, fırsatları değerlendirmenin aynı ölçüde değerli olduğunu kaydetti.
     "Şüphesiz ki ancak dönüşümü yakalayan toplumlar yeni uluslararası sistemin inşasında söz sahibi olacaklardır" diyen Yazıcı, değişimi öngörüp politikalarını ona göre belirleyenlerin, riskleri fırsata çevireceklerini, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin bu çerçevede değerlendirildiği zaman daha bir anlam kazanacağını aktardı.
     2010'da Tunus'ta başlayarak Mısır'a ve tüm bölgeye yayılan halk hareketlerinin, bölgede sadece rejimleri değiştirmekle kalmayıp, Orta Doğu'ya uzun yıllardır hakim olan yönetim anlayışının dönüşümüne kapı araladığını belirten Yazıcı, Tunus'ta, Mısır'da ve Libya'da yaşananların, artık otoriter rejimlere yer olmadığını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
     'Küresel refah ve istikrar, bölgesel refah ve istikrar, tek tek ülkelerin huzur ve barışıyla yakından bağlantılıdır. Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar gibi çalkantılı bir coğrafyanın ve aynı zamanda dünyanın en önemli ticaret ve enerji hatlarının kesiştiği bir kavşak noktasında yer almaktadır" diyen Bakan Yazıcı, Türkiye'nin bu anlamda, zor ama bir o kadar da fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu, bölgede barışı, istikrarı, dayanışmayı ve demokrasiyi savunduklarını söyledi.
    
     -"Suriye'nin refah ve huzurunu Türkiye'ninki ile eşdeğer görüyoruz"-
    
     Yazıcı, bölgedeki sorunların çözümü halinde sadece Türkiye'nin değil, bölgedeki tüm ülkelerin kazanacağını her zaman güçlü biçimde ifade ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
     "Mısır, Tunus ve Libya acılı, sancılı bir dönemin ardından, yeni ve farklı bir geleceğe doğru yol almaya başladılar. Bir süredir benzer acıların, benzer sancıların Suriye'de de yaşandığına şahit oluyoruz. Libya için ayağa kalkanların Suriye'deki katliamlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalması, insanlık vicdanında tamiri zor yaralar açmaktadır. Hiç şüphesiz Suriye'de yaşananlar sadece Ortadoğu'nun değil, bölgemizin ve dünyanın sorunudur. Suriye'nin refah ve huzurunu Türkiye'nin refah ve huzuruyla eşdeğer görüyor. Bu amaçla acilen huzur ve istikrarın temin edilmesi için gayret gösteriyoruz. Bizim hiçbir ülkenin iç işlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Bölgemizde ve dünyada hiçbir ülkeye çıkar kaygısıyla bakmadık. Bizim için esas olan insani değerlerdir. İnsani değerler, çıkarlara göre farklılaşmayan evrensel değerlerdir."
     Yazıcı, bu değerlerin, yönetim kavramlarının içeriğine derinlik kazandırdığını ve kurulacak yapıları güçlü hale getirdiğini söyledi.
     Dünyada öznesi insan olan sorun alanlarına bu vizyonla bakmayanların, yanılgı içinde olduğunu vurgulayarak, bölgede yaşanan değişimden korkmamak, aksine bunu tüm dünya için bir fırsat olarak görerek desteklemek ve kolaylaştırmak gerektiğini kaydetti.
     Bakan Yazıcı, kürsel krizle boğuşan dünyada insanlar ve halklar dikkate alınmadan, insana insan olduğu için değer verilmeden, küresel refaha ulaşmak ve küresel barışı tesis etmenin mümkün olmadığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Son küresel ekonomik krizin dünyaya verdiği ders de aslında budur. Dünya ülkeleri olarak karşı karşıya kaldığımız çok önemli sorunlar, çetin sınavlar var. Yoksulluk, açlık, gıda güvenliği, kamu sağlığı, sosyal güvenlik ve işsizlik gibi sorunlar, küresel kriz süreciyle birlikte daha da ağırlaşıyor. Dünyanın herhangi bir yerinde esen hafif bir rüzgar, dünya genelinde bir fırtınaya dönüşebilmektedir. Türkçede bir söz vardır. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Krizin bize öğrettiği veya yeniden hatırlattığı ilk ve önemli bilgi, dünya ülkelerinin aynı kaderi paylaştıklarıdır. Dünya ekonomisinin öncelikli problemi, adaletli bir ekonomik yapının mevcut olmamasıdır.
     Üç kıtada farklı kültür, inanç mensubu bölgeleri 600 yıl yöneten Osmanlı Devleti'nde ekonomik kriz yaşanmamasının nedeni sosyal refah ve adalettir. Bugün, Dünyanın bir tarafında aşırı tüketim, israf ve lüks hüküm sürerken, Somali'de günlerce yiyecek hiçbir şey bulamayan çocuklar yaşamaya çalışmaktadır. Bugün dünya nüfusu 7 milyar olarak kabul ediliyor."
    
     -Dünya nüfusunun yüzde 46'sı günlük 2 dolar yoksulluk sınırının altında yaşıyor"-
    
     Yazıcı, dünya nüfusunun yüzde 46'sının, yani 2 milyar 500 milyon insanın, Dünya Bankası tarafından belirlenen günlük 2 dolar olan yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirterek, "1 milyar 200 milyon insan ise günlük 1 dolar olan açlık sınırının altında yaşamını sürdürmektedir. Her yıl yaklaşık 18 milyon insan, yoksulluğa bağlı sebeplerden dolayı çok erken yaşta ölmektedir. Bu rakam, toplam insan ölümlerinin üçte birine eşittir. Her gün 50 bin insan yoksulluğa bağlı sebeplerden dolayı ölmektedir. Bu sayının 34 binini 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturmaktadır. Dünyada hala 1 milyar insan içme suyuna ulaşamıyor. 2,6 milyarı aşkın kişi de temel sağlık korumasından yoksun durumda" diye konuştu.
     Dünya nüfusunun önemli bir bölümünün en temel ihtiyaçlarını bile karşılamada sıkıntı yaşarken, küresel refahtan söz etmenin doğru olamayacağını ifade eden Yazıcı, dünya bu durumu görmezden geldiği müddetçe, hiçbir ülkenin kendi refahını sağlayamayacağını kaydetti.
    
     -Küresel zenginliğin yüzde 64'üne dünya nüfusunun yüzde 14'ü sahiptir"-
    
     Yazıcı, 184 ülkeden oluşan dünya ekonomisinin büyüklüğünün 2011 yılında yaklaşık 70 trilyon dolar olduğunu vurgulayarak, bu ekonomik büyüklüğün yaklaşık yüzde 64'ünün yani 45 trilyon dolarının 34 ülkeden oluşan gelişmiş ekonomiler, geri kalan yüzde 36'lık kısmının yani 25 trilyon dolarının 150 ülkeden oluşan gelişmekte olan ülkelerce paylaşıldığını anlattı.
     "Bu paylaşıma dünya nüfusu açısından baktığımızda, gelişmiş kabul edilen 34 ülkenin nüfusu yaklaşık 1 milyar, gelişmekte olan 150 ülkenin nüfusu ise 6 milyardır. Yani, Küresel zenginliğin yaklaşık yüzde 64'üne dünya nüfusunun yüzde 14'ü sahiptir. Geri kalan yüzde 36'lık katma değer (refah, zenginlik) ise dünya nüfusunun yüzde 86'sı tarafından paylaşılmaktadır" diyen Yazıcı, sadece bu orandan hareketle dünya refahının çok adaletsiz bir dağılıma sahip olduğunu ve bugün yaşanan küresel krizin kaynağının da esas itibariyle buralarda gizli olduğunu belirtti.
     Yazıcı, "O halde çözüme de yine buradan hareketle ulaşabiliriz. Sosyal adaletin, sosyal refahın sağlandığı bir dünyada ekonomik kriz riski çok daha azdır. Son ekonomik kriz göstermektedir ki; bugüne kadar ağırlıklı olarak gelişmiş ekonomilerin şekillendirdiği global ekonomik sistem, sorunları çözmekte yetersiz kalmış, hatta bizatihi sorunların kaynağı haline gelmiştir. Ekonomik sistemi oluştururken, bu sistemin reel yönünü çok güçlü şekilde inşa etmeliyiz" dedi.
     Bakan Yazıcı, üretimden ziyade tüketime, borsa oyunlarına veya finansal spekülasyonlara dayanan bir ekonominin orta ve uzun vadede sıkıntılar oluşturmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Küresel kriz dalgasının, ABD'nin mortgage sistemi ve türev piyasalarında yaşanan sıkıntılar nedeniyle başladığını hatırlamamız gerekir" dedi.
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 107 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir