"Uludağ Ekonomi Zirvesi" -Başbakan Yardımcısı Babacan: (3) -"Türkiye'de herkes mücadelesini…

  • Yazı boyutu
"Uludağ Ekonomi Zirvesi"
  -Başbakan Yardımcısı Babacan: (3)
  -"Türkiye'de herkes mücadelesini…

"Uludağ Ekonomi Zirvesi" -Başbakan Yardımcısı Babacan: (3) -"Türkiye'de herkes mücadelesini fikirlerle yapacak. Siyaset önemli bir mücadele alanı olacak, ideolojilerle mücadele olacak" -"Biz hep kardeşliği savunduk, milli birliği savunduk. Ülkemizde ortak değerler, idealler etrafında tüm toplumumuzu, nüfusumuzu kucaklamayı savunduk" -"Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes, özgürlükler noktasında dünyanın en ileri uygulamalarına kavuşsun istiyoruz" -"Kredilerle, tamamen borçlanmaya dayanan bir iç tüketim, açıkçası suni bir refahtır, hak edilmeyen refahtır"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Türkiye'de herkes mücadelesini fikirlerle yapacak. Siyaset önemli bir mücadele alanı olacak, ideolojilerle mücadele olacak" dedi.
     Babacan, Bursa Valiliği ile Capital ve Ekonomist dergilerinin iş birliğiyle düzenlenen, Anadolu Ajansı'nın ana yayın sponsoru olduğu "Uludağ Ekonomi Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, 2012'de dış talepten gelen büyüme sağladıklarını, iç talebin büyümeye katkısının olmadığını söyledi.
     İhracat ağırlıklı büyümenin gerçekleştiğini vurgulayan Babacan, yeniden dengeleme yaptıklarını anlattı. Cari açığın 2011 sonunda yüzde 10'a çıktığını anımsatan Babacan, bir yılda 4 puan düştüğünü ve yüzde 6'ya gerilediğini bildirdi.
     Enflasyonun 44 yıldaki en düşük rakamının elde edildiğini dile getiren Babacan, Türkiye'nin uluslararası borçlanmadaki faizlerinin çok düşük noktalara indiğini kaydetti. Bir zamanlar Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'nin 100 milyon, 300 milyon, 500 milyon dolar kredi bulmakta zorluk çekerken, bugün tek bir özel Türk firmasının, 1, 2 ya da 3 milyar dolar dışardan bir çırpıda kredi bulabildiğini belirten Babacan, bunun, Türkiye'ye, Türk özel sektörüne güvenin sonucu olduğuna dikkati çekti.
     Babacan, 2013'te yüzde 4'lük büyüme beklediklerine işaret ederek, şöyle konuştu:
     "Bu büyüme, dış ve iç talebin dengeli desteklediği bir büyüme olacak şekilde programlarımızı yaptık. Şu çok önemli önce üreteceğiz sonra tüketeceğiz. Yunanistan'a bakın, son 10 yıldır iç tüketimi, sürekli olarak toplam gayri safi yurtiçi hasılasının üzerinde. Ürettiğinden düzenli ve sürekli olarak daha fazla tüketen ülke, toplum. Kıbrıs Rum kesiminde aynı tablo. Bunu sonsuza kadar sürdüremezsiniz. Önce üreteceksiniz, üretebildiğiniz kadar tüketeceksiniz. Yatırım, ihracat yapacaksınız, değer katacaksınız, ürettiğiniz değer kadar refah seviyesini artıracaksınız. Kısa vadeli suni refah artışları daha sonraki dönemlerde geliyor ülkeleri çok kötü vuruyor. Kredilerle tamamen borçlanmaya dayanan bir iç tüketim, açıkçası suni bir refahtır, hak edilmeyen refahtır. Önce hak edelim sonra refah seviyesine ulaşalım."
    
     -"Bugün tüketiyor, borçlanıyorsunuz, yarın çocuklar ve torunlar ödüyor"-
    
     Babacan, 2013 yılının, dış ve cari açık, enflasyon, istikrar konusunda daha sağlam zeminde olduğunu belirterek, "Geleceğe güvenle bakan ve bugün yüzde 4 gibi birçok Avrupa ülkesinin gıptayla baktığı parmak ısırdığı bir büyüme oranı" dedi.
     Bir süre önce 7-8 ülke temsilcisiyle yaptığı sohbet sırasındaki konuşmadan bahseden Babacan, "Bize 'yüzde 4 diyorsunuz ya bu yıl. 8'e bölsen de yarım yarım ülkelere dağıtsan, yarım puan büyüdük diye hepsi çok mutlu olacaklar ve hepsi coşku içinde açıklamalar yapmaya başlayacaklar' dediler. Maalesef durum böyle dünyada" diye konuştu.
     Uzun vadeye bakmanın, nesiller arası adaleti de getirdiğine dikkati çeken Babacan, "Bugün tüketiyorsunuz borçlanıyorsunuz, yarın çocuklar ve torunlar ödüyor. Buna da çok çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bundan sonra dışarıya daha fazla önem vermeliyiz, ihracat ihracat ihracat... Üretim, yatırım, yüksek katma değerli üretim, bunu dünyaya satmak, değer üretmek ve ürettiğimiz değer kadar ülkede refahı yükseltmek" ifadelerini kullandı.
     Babacan, önümüzdeki dönemde enerjideki dışa bağımlılığın azaltılmasının çok önemli konu olduğunu ifade ederek, enerji verimliliğinin büyük önem taşıdığını anlattı. Petrol ve doğal gaz ithalatının çok ve ülkenin makro dengelerini sürekli belli miktarda kırılganlaştırdığını vurgulayan Babacan, kamu ve özel kesimde israfın azaltılması, tasarruf oranlarının mutlaka artırılması gerektiğini bildirdi. Babacan, "Türkiye, tasarruf oranlarının en düşük olduğu ülkelerden biridir" ifadesini kullandı.
     Araştırma geliştirmeye daha fazla kaynak ayrılması gerektiğine dikkati çeken Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "İnovasyon ve yenilikçilik kültürünün yerleşmesi için daha büyük çaba göstermeliyiz. İhracatta pazar çeşitliğinin artırılması gerekiyor. Yatırım ortamını iyileştiriyoruz diyoruz halen yatırımcının önünde büyük engeller var. Bunları kaldırmak için sürekli çaba içinde olmalıyız. İş gücü piyasamızda halen katılıklar var. Dikkat etmezsek Türkiye, bir süre sonra Avrupa'nın düştüğü tuzaklara düşebilir. Çalışanın hakkını koruyacağız tabii ama burada ölçüyü kaçırdığınızda bu memleketteki işsiz sayısını çoğaltıyorsunuz. Bununla ilgili hazırlıklarımız var."
    
     -Çözüm süreci-
    
     Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye'nin gündeminde çok önemli bir konu bulunduğunu belirterek, "Çok önemli bir ekonomik transformasyon döneminden geçtik. Bir siyasi transformasyon sürecinden geçtik ve geçiyoruz. Ama aynı zamanda sosyal transformasyonu da sağlamamız gerekiyor" dedi.
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, inisiyatifinde, bizzat kendisinin şahsen ele alarak başlattığı çözüm sürecinin, Türkiye için tarihi öneme sahip olduğuna dikkati çeken Babacan, şunları kaydetti:
     "Burada yapılacaklar, yapılması gerekenler çok açık. Biz hep kardeşliği savunduk, milli birliği savunduk. Ülkemizde ortak değerler, idealler etrafında tüm toplumumuzu, nüfusumuzu kucaklamayı savunduk. Bu konuda açıkçası süreç içinde çok konuşmak da sürece zarar veriyor. Uzun uzun açıklamalar yapmamın doğru olmadığını düşünüyorum. Dikkat ederseniz asıl sorumluluk sahibi arkadaşlarımız çok fazla bir şey söylemiyor. Zaten yapılanlar, yapılacaklar kendini ortaya koydu, koyuyor. Değer verdiğimiz, temel prensiplerimizin ve temel değerlerimizin gereğini yapıyoruz."
     Babacan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin, evrensel standartlarda haklarını doyasıya yaşasın istediklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
     "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes, özgürlükler noktasında dünyanın en ileri uygulamalarına kavuşsun istiyoruz. Hukukun üstünlüğü ülkemizde gerçek anlamda egemen olsun istiyoruz. Bakın hukuk devleti demiyorum hukuk devleti de önemlidir ama hukukun üstünlüğü onun da üzerinde kavram. Bunu ülkede yaşatmak için olanca gücümüzle çalışmamız gerekiyor. Bunların sonucu olarak birinci sınıf bir demokrasi, demokraside kalitenin en iyiye ulaşması. Bunları bugün sağlayamazsak bu amaçla çalışmaya devam etmezsek, 2023 Türkiye'si hayal olacak."
     Son 10 yılın çok önemli olduğunu ve 2023'e kadar bu trendin devam etmesini istediklerini bildiren Babacan, "Türkiye'de herkes mücadelesini fikirlerle yapacak. Siyaset önemli bir mücadele alanı olacak, ideolojilerle mücadele olacak. Siyasetin alanını çok çok genişletmemiz gerekiyor. Sivil toplum, gerçek sivil inisiyatif, bu gelişmeler için çok önemli ve kritik" diye konuştu.
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 151 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir