Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım:

  • Yazı boyutu
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım:

"Bizim yurt dışı Türkler ve akraba topluluklar konusundaki politikamızın özü şudur; asimilasyon değil, entegrasyon" dedi.

     Yıldırım, Fatih Üniversitesi, Amerika Balkan Dernekleri Federasyonu (FEBA) ve Balkan Sosyal İktisadi ve Akademik İşbirliği Derneği (BALKANSİAD) işbirliğiyle ABD'den Türkiye'ye gelen, Balkan kökenli 300'e yakın öğrenciyle Fatih Üniversitesi Büyükçekmece Yerleşkesi'nde bir araya geldi.
     Binali Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Fatih Üniversitesi'nin kendileri için çok önemli bir üniversite olduğunu dile getirerek, böylesi bir organizasyona ev sahibi olmasının kendilerini mutlu ettiğini ifade etti.
     İnsanlar ve ülkeler arasındaki gelişmelerin iletişimin gelişmesiyle büyük bir değişim geçirdiğini dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bugün ülkeler arasındaki ilişkiler 150 yıl öncesindeki, 19. yüzyıldaki ilişkilerle aynı değil. Bilişim, internet sayesinde fiziki sınırlar çok fazla anlam ifade etmemeye başladı. Her ne kadar gelişmiş ülkeler, daha az gelişmiş ülkelerden kendilerini korumak için sınırlarını daha da kuvvetlendirmeye çalışsalar da internet bunu adeta ortadan kaldırıyor. Bugün dünyada 2,5 milyar insan bir biriyle her an, 7 gün, 24 saat konuşuyor, görüşüyor, dostluklar kuruyor, alışveriş yapıyor, seyahatler yapıyor, bilgi değişimi yapıyor. Küreselleşme olgusu aslında esasen küresel barış ve kardeşliği beraberinde getiriyor. Hatta ve hatta iletişimin gücü o kadar artmaya başladı ki, diktatörlükleri bile deviren, halkın haklı taleplerini yine insanlar bir birleriyle bir araya gelmeden örgütleyebilen bir güce erişti. Hatırlayalım; Tunus, Libya, Mısır buralarda hiç birbirini tanımayan binlerce genç insan, internet üzerinden organize oldu ve 'Arap Baharı' dediğimiz dalgayı başlattı. Nihayet de oralarda rejim değişiklikleri gerçekleşmiş oldu."
     "Bizim yurt dışı Türkler ve akraba topluluklar konusundaki politikamızın özü şudur; asimilasyon değil, entegrasyon" diyen Yıldırım, insanlığın asimilasyondan çok çektiğini söyledi.
    
     -"Gözyaşlarımızın rengi aynı"-
    
     Balkanlar'da yaşanan acı olayların hala herkesin hafızasında olduğunu dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bosna'da, Arnavutluk'un vatandaşı olup Türkiye'de, ABD'de, orada burada yaşayanın, oranın nüfusunun bir kaç katına erişmiş olması, o bölgede yaşanan zulmün, o bölgede yaşanan eziyetin en büyük göstergesidir. Osmanlı 5 asır boyunca farklı dinlerdeki farklı tabiyetlerdeki insanları bir arada yaşatmayı başarmış. Çünkü dayatma yapmamış. Ne din, ne dil empoze etmiş. Ne de rejim ihraç etmiş. Onları teminat altına almış, huzur barış içinde yaşatmış. Osmanlı, mağrip ülkelerinden çekildiğinde, oraya gelen sömürgeciler, 50 yılda insanlara lisanlarını unutturdular. Onlar kendi ana dilleriyle neredeyse haberleşemez hale geldiler. Osmanlı'nın bakış açısıyla diğer bazı ülkelerin bakış açısı da net olarak ortaya çıkıyor. Bizim medeniyetimizde, insanın insana tahakkümü yok. İnsanın insana zulmü yok. Kardeşlik var, barış var. Tenlerimizin rengi farklı olabilir, gözlerimizin rengi de farklı olabilir ama unutmayalım gözlerimizden akan yaşların rengi hep aynıdır. Bu gerçeği göreceğiz ve dünyanın neresinde olursak olalım, küresel barışı, kardeşliği yayacağız. Bugünkü bu topluluk da bunun en güzel örneği."
     Yıldırım, organizasyon ile ABD'de yaşayan 300'e yakın Balkan kökenli gencin, İngilizce eğitimi vermek üzere Türkiye'ye geldiğini hatırlatarak, "Birbiriyle kültürel anlamında, lisan değişimi anlamında yardımlaşmaya geliyorlar. Birbirini tanıyorlar. Kişi tanımadığına düşmandır. Tanıdıkça düşmanlıkları daha çok ortadan kaldıracağız. O bakımdan bu program çok anlamlı geliyor" diye konuştu.
     Bakan Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'de son 9 yılda çok önemli projeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Son 9 yılda Türkiye'nin geldiği yer belli. Bunun arkasında tek bir neden var. Bu neden, ülkede oluşturulan güven ve istikrardır. Güçlü siyasi iradedir. O sayededir ki, bugün 50 yılda çözülemeyen bir çok sorun tek tek çözülmüştür" dedi.
     Balkanlar'da ecdat yadigarı eserlerin ihya edildiğini, havalimanı yapıldığını belirten Yıldırım, 2003 yılı başlarında Türkiye'nin 60 olan dış uçuş sayısını 184'e çıkardıklarını belirtti.
    
     -Küreselleşme-
    
     Yıldırım, küreselleşmeyle kimsenin artık "Benim hiç kimseye ihtiyacım yok" diyecek lükse sahip olmadığını kaydederek, en gelişmiş ülkelerin bile 2008'de başlayan küresel mali krizin tahribatlarını henüz yok edemediğini ve hala nedenlerini kavrayamadığını söyledi.
     Krizin sadece hesabı-kitabı yanlış yapmaktan kaynaklanmadığını, insanı yok sayan, insanı bir üretim parçası gibi gören anlayışın getirdiği bir kriz olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bunu doğru okur, doğru algılarsak, bundan sonra küresel barış çok daha kalıcı hale gelecektir. Bu kriz bir tahribat yapmıştır ama küresel barışa, bölgeler arasındaki kalkınma farklarını gidermeye yönelik çok önemli bir fırsatın da başlangıcı olmuştur. Artık zenginlik merkezleri batıdan doğuya doğru hareket etmektedir. Bu da olması gereken küresel bir dengedir. Bu anlamıyla bu kriz, bir çoklarını terbiye etmiş, bir çok milletlerin de geleceğe yönelik umutlarını artırmıştır. Bundan sonra yapılması gereken küresel barışı, refahı, bölgesel dengesizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik politikaları desteklemektir" diye konuştu.
    
    
    


Bu haberi 323 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir