TUSKON Başkanlar Kurulu Toplantısı -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (3) -"Son 3 yılda…

  • Yazı boyutu
TUSKON Başkanlar Kurulu Toplantısı
  -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (3)
  -"Son 3 yılda…

TUSKON Başkanlar Kurulu Toplantısı -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (3) -"Son 3 yılda Türkiye'de yaklaşık 4 milyon ilave istihdam oluştu. Türkiye'nin tarihinde hiç bir zaman bu kadar kısa sürede, bu kadar istihdam artışı olmamıştı. Bu 4 milyonluk istihdamın yaklaşık 1,5 milyonu kadın" -"ILO verilerine göre, Türkiye 2008'in sonundan bu yana işsizlik oranını en hızlı düşüren ülke" -"Türkiye'deki gelir dağılımı da düzeliyor. 2002'de en zengin yüzde 10'nun geliri en fakir yüzde 10'nun gelirinin 18 katı imiş. Şu anda bu rakam 12'ye düşmüş durumda. Gelir dağılımı düzeltme konusunda da Türkiye OECD birincisi"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, son 3 yılda Türkiye'de yaklaşık 4 milyon ilave istihdamın oluştuğunu belirterek, "Türkiye'nin tarihinde hiç bir zaman bu kadar kısa sürede, bu kadar istihdam artışı olmamıştı. Bu 4 milyonluk istihdamın yaklaşık 1,5 milyonu kadın" dedi.
     Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanlar Kurulu Toplantısı'nda konuşan Babacan, istihdamın Türkiye'nin çok önemli başarılı alanlarından birisi haline geldiğini söyledi.
     Babacan, 2009 ortasından itibaren istihdamda çok ciddi bir artış olduğunu anlatarak, son 3 yılda Türkiye'de yaklaşık 4 milyon ilave istihdamın oluştuğunu ifade etti.
     Türkiye'nin tarihinde hiç bir zaman bu kadar kısa sürede, bu kadar istihdam artışının olmadığını vurgulayan Babacan, bu 4 milyonluk istihdamın yaklaşık 1,5 milyonun kadın olduğunu dile getirdi.
     Son 3 yılda kadınların iş gücüne katılımının çok hızlı bir şekilde ilerlediğini söyleyen Babacan, burada ortalama istihdam artışına bakıldığında Türkiye'nin pek çok ülkeye göre en ön sıralarda olduğunu hatırlattı.
    
     -"Türkiye işsizlik oranını en hızlı düşüren ülke, gelir dağılımı düzeltmede de OECD birincisi"-
    
     Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre Türkiye'nin 2008'in sonundan bu yana işsizlik oranını en hızlı düşüren ülke olduğunu da anımsatan Babacan, genç nüfusun istihdamında da çok ciddi ilerlemelerin kaydediğini anlattı.
     2009'da genç nüfusta işsizlik oranının yüzde 25'lere kadar çıktığını anımsatan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bugün yüzde 15,8. Avro Bölgesi'nin ortalaması yüzde 22,5. Yunanistan'daki genç işsizliği yüzde 57-58. İspanya yüzde 55, Portekiz yüzde 40'a yakın. Slovakya'da yüzde 37-38. Bu, sosyal sıkıntının bazı Avrupa ülkelerinde hangi boyutlarda olduğunu gösteriyor.
     Türkiye'deki gelir dağılımı da düzeliyor. 2002'de en zengin yüzde 10'nun geliri en fakir yüzde 10'nun gelirinin 18 katı imiş. Şu anda bu rakam 12'ye düşmüş durumda. Gelir dağılımı düzeltme konusunda da Türkiye OECD birincisi. 2002 ile 2011 mukayese edildiğinde en fakir yüzde 10'luk kesimin geliri reel olarak yüzde 60 artmış. En zengin yüzde 10'luk kesimde ise yüzde 5 artmış. Bunlar devletin gelir beyanlarından ölçülmüyor, bizzat anketörler 70-80 bin haneye gidip ve ev halkı ile karşılıklı görüşerek bu rakamları topluyor. Çünkü adam iş yerinde maaşını farklı söylüyor, evde daha farklı. Yüzde 30-35 oranında geliri artmış bir orta kesim var. Türkiye'nin iç piyasası neden bu kadar cazip, neden dünya devleri Türkiye'ye geliyor- İç piyasamızın cazipliğinden.
     Yoksullukla mücadelede önemli gelişmeler oldu. Türkiye'de, günlük bir doların altında geliri olan vatandaşımız hemen hemen kalmadı. 2 dolara baktığımızda yüzde 3 idi. Onu da hemen hemen sıfırlamış durumdayız. Günlük 4,3 doların altında olan nüfusumuz 2002'de yüzde 30 idi. Bugün yüzde 3,66. Bu rakamlar Çin'de, Hindistan'da, Brezilya ve Meksika'da korkunç. Yani sosyal politikalarıyla ün salmış Brezilya'da bu rakamlar Türkiye'den daha çok kötü. Bizim şu 10 yılda yaptıklarımız, Brezilya'da yapılanların çok daha ötesinde."
    
     -"OECD verilerine göre Türkiye 2011 yılında dış yardımını yüzde 30 ile en hızlı artıran ülke oldu"-
    
     Türkiye'nin artık yardım eden bir ülke olduğunu belirten Babacan, geçen sene 1,3 milyar dolarlık yardım ettiğini anlatarak, OECD verilerine göre Türkiye'nin 2011 yılında dış yardımı yüzde 30 ile en hızlı artıran ülke olduğunu söyledi.
     Bu yıl Türkiye'nin bir çok ülkeye yardım yapacağını aktaran Babacan, ayrıca IMF'nin oluşturduğu 400 milyar dolarlık bir kaynak havuzuna da Türkiye'nin 5 milyar dolarlık katkıda bulunacağını hatırlattı.
     Babacan, IMF'ye artık borcu sıfırladıkları gibi kaynak aktaran bir ülke konumuna ulaşacaklarını söyledi.
     Bütçe açığının kontrol altında gitmesinin önemli olduğunu anlatan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Borç stoğumuzun düşüş trendi devam ediyor. Halkımızın borçluluğu da başka ülkelere göre makul noktada, Yüzde 19,4'te GSYİH'ya oranı. Tahsili geciken bankacılık alacaklarımız bankacılık sistemimizde şu anda sadece yüzde 2,8. Bu da dünyanın en düşük oranlarından birisi. Bu şu demek bankalarımız verdiği kredilerin yüzde 97,2'sini tam ve gününde tahsil ediyor.
     Bu sene ekonomik büyüme geçen senenin altında olmasına rağmeni geri ödemelerde henüz ciddi bir problem görmüş değiliz. Hapis cezasını kaldırmamıza rağmen dönen çeklerin oranı şu anda sadece yüzde 4. 2008-2009'dan önceki en normal dönemlerde bile bu oran yüzde 5'in altına düşmemişti. Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında kur oynaklığının en az olduğu ülkelerden birisi. Türkiye petrol ithal eden bir ülke olmasa şu anda cari açığını sıfırlar, hatta artıya geçmiş durumda olurdu."
    
     -"Türkiye'nin önce kazanıp sonra harcaması gerekiyor"-
    
     Türkiye'nin önce kazanıp sonra harcaması gerektiğini belirten Babacan, Türkiye'nin tasarruf etmeden, tamamiyle dışardan gelen kaynaklara bağımlı bir ekonomi olduğu zaman, bunun gelip Türkiye'yi vurduğunu söyledi.
     Babacan, daha önceki yıllarda cari açığın yüzde 5'i bulduğu dönemlerde kriz çıktığını anımsattı.
     Geçen sene yüzde 10'u bulmasına rağmen istikrarın devam ettiğini anlatan Babacan, Türkiye'nin yüzde 4-5'lik cari açığı bu ekonomik yapısıyla kaldırabileceğini, ama yüzde 5'in üzerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.
     Yurt içi tasarrufların artırılmasının önemini vurgulayan Babacan, dışa bağımlılığının azaltılmasının, finansman kalitesinin artırılmasının önemli olacağını dile getirdi.
     Babacan, konuşmasını şöyle tamamladı:
     "Yargı ve eğitim çok önemli olacak gelecek dönemde. Biz eğer orta gelir tuzağına düşmek istemiyorsak, yüksek kalkınma hızımıza devam etmek istiyorsak, iyi işleyen bir yargı sistemi ve eğitim çok önemli. Daha yüksek becerilerle donatılmış bir nüfus yani. Türkiye'de nüfusun ortalama eğitimi şu anda 6,5 yıl. Orta 2'den terk bir nüfus ile şu anda milli gelirde 10 bin 500 doları yakaladık, ama 25 bin doları yakalayamayız. O yüzden 4+4+4 son derece önemli. Eğitim uzmanlarının hepsi çocukların daha erken yaşta eğitime girmesi gerektiğini söylüyor.
     BES çok çok önemli hale gelecek. Şu anda sigorta şirketlerimiz de çok ümitli yeni uygulamalardan. Yenilenebilir enerjiyi 2023 yılında yüzde 30'a çıkarmak istiyoruz. Hazine ilk defa sukuk ihracı yaptı ve 8 milyar dolarlık talep geldi dünyadan. Özel sektör de bunu yapabilecek, önünü açtık. Bu yıl 140 milyar dolarlık sukuk ihracı olacak dünyada. Özel finans mahkemeleri kuruyoruz. Adalet Bakanlığı ile çalıştık. Finans sektöründe itilaflar çıktığı zaman bu mahkemelere gidilecek. Yargıçlar, savcılar özel eğitimli olacakları için finans konusunda, çok daha hızlı, tutarlı karar verme imkanına sahip olacaklar."
    
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 156 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir