TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz: (2) -"Demokratik standartları yükselteceğini…

  • Yazı boyutu
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz: (2)
  -"Demokratik standartları yükselteceğini…

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz: (2) -"Demokratik standartları yükselteceğini umduğumuz yeni Anayasa'nın yazılması ve Kürt sorununun çözümüyle birlikte kalkınmanın da hızlanacağına inanıyoruz" -"Terör ve Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç, barışın, huzurun ve demokratikleşmenin önemli ayaklarından birini oluşturacak ve Anayasa sürecine çok önemli bir ivme kazandıracak"

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, "Demokratik standartları yükselteceğini umduğumuz yeni Anayasa'nın yazılması ve Kürt sorununun çözümüyle birlikte kalkınmanın da hızlanacağına inanıyoruz" dedi.
     Ceylan Otel'de düzenlenen TÜSİAD 2013-2014 Çalışma Programı'na ilişkin basın toplantısından Yılmaz, Türkiye'nin demokratikleşme alanında önünde önemli fırsatlarının olduğunu kaydetti.
     Yılmaz , Yeni Anayasa ve Kürt meselesi konuları bağlamında Türkiye'nin demokratikleşme sürecinin en önemli aşamalarından birine girdiğine işaret ederek, "Bu süreçte, katılımcı demokrasi bağlamında üzerimize düşen nedir- Çağdaş refah toplumuna ulaşılmasına nasıl katkı yapabiliriz- Girişimde bulunan, yatırımı yapan, istihdam yaratan, yenilikçi olmak isteyen ve risk alan bir topluluğuz. Üzerinde faaliyet gösterdiğimiz zeminin güçlü olmasını sağlamak üzere bu sürece katkı vermek arzusundayız. Bunu bir görev ve sorumluluk olarak görüyoruz. Güçlü olmasını istediğimiz bu zemin demokrasi zeminidir ve yeni Anayasa, bu zeminin güçlendirilmesi için çok önemli bir fırsat sunmaktadır" dedi.
     TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun bir buçuk yıla yakın bir süredir çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, partilerin eşit temsil edildiği bir özel uzlaşma komisyonun kurulmuş olmasını çok olumlu karşıladığını söyledi.
     Muharrem Yılmaz, şunları kaydetti:
     "Son zamanlarda basına yansıyan birkaç konudaki görüş ayrılığını doğal karşılıyoruz. Bunlar yola çıkarken beklenen tartışmalardı. Siyasi partilerimizin hiç biri dün sabah kurulmadı ve doğal olarak ideolojik farklılıkları, söylem farklılıkları ve politika farklılıkları var- Ancak biz tüm görüş ayrılıklarına rağmen, uzlaşılacak pek çok alan olduğunu ve uzlaşma anlayışıyla gidilirse, her konuda ilerleme sağlanabileceğini düşünerek yeni Anayasa çağrısı yapmıştık."
     Biz, uzlaşmaya inanıyoruz. Yeter ki hiçbir parti yeni Anayasa'da, bugüne kadar savunduğu tüm tezlerini aynen görmeyi beklemesin. Tüm tarafların uzlaşma niyetiyle hareket etmelerini ve 21. yüzyılın öngördüğü özgürlükçü tercihler ile müzakere etmelerini bekliyoruz. Özellikle birkaç gün önce sivil-asker ilişkilerinde çok önemli bir konuda tüm partilerimiz arasında uzlaşma sağlanmış olduğu haberi çok umut verici. Keşke Komisyonun uzlaşmaya vardığı diğer konuların da kamuoyu ile paylaşılması mümkün olsa ve uzlaşma umudu böylelikle daha canlı tutulabilse."
     Türkiye'yi Komisyonda partiler arasında sağlanacak bir uzlaşma kadar ilerletecek başkaca bir unsur olmadığını dile getiren Yılmaz, geniş tabanlı bir uzlaşmanın sağlandığı bir Anayasa'nın, en az Anayasa'nın içeriği kadar önemli olduğuna işaret etti.
     Yılmaz, "Sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları ve özellikle TÜSİAD yirmi yılı aşkın süredir yaptıkları çalışmalarla bugüne kadar bu sürece yapabilecekleri katkıyı yaptı. Bu aşamada bizlere düşen görev, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarını izlemek ve uzlaşmayı teşvik etmektir. Yeni Anayasa üzerinde mutabakata varılmasını talep etmeyi kendimize hak görüyoruz" dedi.
    
     "Yeni Anayasa Kürt sorununun çözümüyle kalkınmayı da hızlanacak"
    
     TÜSİAD Başkanı Yılmaz, "Terör ve Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç, barışın, huzurun ve demokratikleşmenin önemli ayaklarından birini oluşturacak ve Anayasa sürecine çok önemli bir ivme kazandıracak. Sürecin çok dikkatli bir dil ve tutum ile en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekir. Acaba süreç nerede takılır, nerede tökezler gibi başarısızlık hikâyelerine kendimizi kaptırmamalıyız. Bunların yerine, üzerinde uzlaştığımız bir toplumsal sözleşmenin, bir mutabakat anayasasının sağladığı ortamda hep birlikte barış ve huzur içinde yaşayacağımız olumlu senaryoyu hayata geçirmek için çaba sarf etmeye gayret etmeliyiz" şeklinde konuştu.
     Yılmaz, "Demokratik standartları yükselteceğini umduğumuz yeni Anayasa'nın yazılması ve Kürt sorununun çözümüyle birlikte kalkınmanın da hızlanacağına inanıyoruz. Huzur ortamı, bölgesel kalkınmışlık farklarını süratle azaltacak çalışmalara imkân sağlayacaktır" dedi.
     İhtiyatlı bütçe politikalarının yarattığı zeminde Merkez Bankası finansal istikrarı da gözeten, 'yenilikçi para politikası' uygulamalarına geçtiğini vurgulayan Yılmaz, "Nitekim rezerv para yaratan Merkez Bankalarının nerede duracağı henüz belli olmayan ve 5 trilyon dolara ulaşmış parasal genişlemesinin olumsuz etkilerini bertaraf etmede başarılı bir yol izlenmiştir. Küredeki rezerv para büyüklüğünün anlamlı bir ekonomik aktivite ile ilişkili olmadığı açıkken, bu enjeksiyonun etkileri ancak Merkez Bankası'nın mevcut yaklaşımı ile dengelenebilirdi. Bu yaklaşım, hem TL'nin aşırı değerlenmesine neden olabilecek arızi gelişmeleri bertaraf etmiş, hem de finansal portföyün TCMB tarafından kısmen kontrolünü sağlamıştır" diye konuştu.
     Yılmaz, Türkiye'nin borç stokunun on yıllık başarılı kamu maliyesi politikaları ile önemli ölçüde düşürüldüğünü dile getirerek, ancak bu olumlu gelişmeye rağmen sürecin devam ettirilmesi ve dış şokların etkilerini hafifletmek amacıyla kamu maliyesinde bir ek ihtiyat alanı oluşturmakta yarar olduğunu anlattı.
    
     -"Uzun dönemde, kamu maliyesinde esas olan, sıfır açıktır"-
    
     Muharrem Yılmaz, şunları kaydetti:
     "Uzun dönemde, kamu maliyesinde esas olan, sıfır açıktır; yani kamu açığı ancak arızi bir mefhum olmalıdır. Şeffaflıktır; yani her bir vergi ödeyen kişi harcamaların nereye yapıldığını bilmelidir. Verimliliktir; yani harcamalar sürdürülebilir büyüme amaçlı olarak kullanılmalıdır. Hesap verebilme ve denetlemedir; bütçe disiplini esastır, bütçeden sapmalar gerekçeli olarak vergi ödeyene anlatılmalı ve denetime tabi olmalıdır. Bu esaslar sağlandığı ölçüde, devletten kamu maliyesine yönelik bir beklentimiz olmaz, zaten olmamalıdır; devlet ekonomik bir aktör değil, denetleyici ve düzenleyici bir yapıdır"
     Bizlerin de hazırlanma sürecinde bulunduğumuz, bir yandan mikro yapısal nitelikteki tüm unsurları içeren, diğer yandan bölgesel kalkınmışlık farklarını gidermeye ve sektörel rekabet potansiyellerini tahlil etmeye yönelik hazırlanmış bir yol haritası niteliğindeki 'Sanayi Stratejisi' belgesi bulunmakta. Yine bu yıl devreye girecek olan ve orta-uzun dönemli kalkınma eksenlerini ortaya koymasını beklediğimiz 10. Plan belgesi çalışmaları devam etmekte. Bu belgelere, ara malı üretim kapasitesinin artırılması ve ithalat bağımlılığın azaltılmasına yönelik olarak hazırlanan 'Girdi Tedarik Stratejisi' belgesini de eklemek gerekir."
    
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 74 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir