TÜSİAD YİK Toplantısı -YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu: -"Düşen büyüme nedeniyle kamu gelirlerinin…

  • Yazı boyutu
TÜSİAD YİK Toplantısı
  -YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu:
  -"Düşen büyüme nedeniyle kamu gelirlerinin…

TÜSİAD YİK Toplantısı -YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu: -"Düşen büyüme nedeniyle kamu gelirlerinin azalacağı bu dönemde kamu harcamalarına dikkat edilmesi ve cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesi için yapısal tedbirler almaya devam etmemiz gerekiyor" -"Batı dünyası ekonomik krizden bütünüyle çıkarak, anlamlı bir büyümeye daha 2-3 yıl yön veremeyecek"

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Erkut Yücaoğlu, makro ekonomik istikrarının korunmasına da özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, "Düşen büyüme nedeniyle kamu gelirlerinin azalacağı bu dönemde kamu harcamalarına dikkat edilmesi ve cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesi için yapısal tedbirler almaya devam etmemiz gerekiyor" dedi.
     Yücaoğlu, YİK Toplantısı'nda son aylarda onlarca güvenlik görevlisi ve sivil vatandaşın hayatını kaybettiğini, bu acıların bir an evvel son bulmasını temenni ederek, "Güney ve Güneydoğu'da sınırlarımızın ötesinde, istikrarsızlık, şiddet, çatışma halleri, sınırlarımızın içerisine uzanan tartışmaları, terör olayları, Kürt sorununun iç dinamiklerini olumsuz etkilemektedir. Zor olan çözüm yolları daha da zorlaşmaktadır" dedi.
     Erkut Yücaoğlu, bölge şartları ve siyasi konjonktürün etkisiyle Türkiye'nin dış politikasının eskiye oranla çok daha doğrudan etkileşim içine girdiğini anlatarak, TÜSİAD olarak, çözümün hala demoratikleşme ekseni üzerinde olduğu düşüncesinde olduklarını kaydetti.
     Bu konudaki somut adımların yeni Anayasa'da ortaya çıkması gerektiğine inandıklarını aktaran Yücaoğlu, şöyle devam etti:
     "Temel insan haklarının, Avrupa standartlarındaki kültürel hakların, Anayasa ile güvence altına alınması, bunun ötesine geçen siyasi taleplerin ise meşru siyasi arenada siyaset kuralları içerisinde tartışmasına olanak sağlayacak en geniş ifade özgürlüğünün temin edilmesi, yıllardır yaşadığımız bu sorunun çözümü için asgari bir zemin oluşacaktır. Ülkemizin dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında hak ettiği yeri alması için evsel haklar temeli üzerine inşa edilmiş demokratik, hukuk devleti olma isteği içerisindeyiz. AB'nin demokrasi standartları bizim Anayasamız için referans olmaya devam ediyor. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin kuvvetler ayrığını prensibine göre düzenlendiği bir Anayasa'da ayrıca, herkesin özgürce, baskı hissetmeden yaşadığı şeffaf bir demokrasinin gerektirdiği yasalar zincirine kavuşmamız lazım. Bu değişimlerle Kürt sorununun da çözüm arayışının net bir çerçeve içinde cereyan edeceğini düşünüyoruz. Düşüncenin suç olmadığı, terörle mücadelenin daha etkili olduğu, fakat terör eylemlerinde de açık bir ortamda bu mücadelenin daha etkin olabileceğini düşünüyoruz."
    
     -"Türkiye'nin aktif politikası yalnız bırakıldı"-
    
     Yücaoğlu, teröre destek veren dış odakların insan haklarına aykırı eylemleri nasıl desteklediklerinin dünya kamuoyunda açıkça görülmesinin sağlanacağı umduklarını belirterek, şunları kaydetti:
     "TÜSİAD, 40 yılı aşkın geçmişinde toplumda olumlu beklentiler yaratan kurumsal kimliği ve birikimiyle böyle bir Anayasa'nın yapım sürecinde TBMM'nin yanında olacaktır.
     Ortadoğu'da uç veren gelişmelere bakarak bir yılı aşkın süredir artan risk ortamından bahsediyorduk. Bu risk ortamı geldi ve Suriye merkezli olarak gündeme yerleşti. Suriye'de şiddet ve katliamların yönlendirdiği tepkiler, Irak ve İran yönetimleriyle ortaya çıkan gerilimler, dış politika söylemlerimizi zorlar hale geldi. İsrail'in İran politikası da gerilimi arttırıyor. Bu ortamda Türkiye'nin en akıllı ve erdemli dış politika duruşu, Suriye'de artan bir iç savaşın veya bölgede çıkabilecek mezhep çatışmasının tamamen kalabilmek olduğunu düşünüyoruz. BM, ABD, AB Suriye konusunda Türkiye'nin aktif politikasını yalnız bıraktı. Rusya ve Çin BM herhangi bir müdahalesine karşı çıkıyor. ABD başkanlık seçimlerinden önce Suriye'yi gündeme almak niyetinde değil. AB'de ise Fransa dışında kimse konuşmak istemiyor. Türkiye'de kamplarda yaşayan Suriye vatandaşı, uluslararası camiadan kimsenin yardım elini uzattığı yok. Suriye konusunda Türkiye'nin yalnız bırakılacağı izlenimi ediniyoruz."
     Bölgesel güç olma yolundaki gayretlerin Türkiye'ye zaman zaman ekonomik kayıplar yaşattığını ifade eden Yücaoğlu, "Türkiye'nin insani yardımlara devam edeceği bir gerçek. Bu sınır güvenliği ve terör odakları konusunda da son derece hassas bir hazırlık içindedir. Hem Suriye'de çatışmaların tırmanacağını düşünürsek bölgedeki ekonomik hayatın olumsuz devam edeceğini söylemek yanlış olmaz" diye konuştu.
    
     -"Avro Bölgesi'nde atılan adımlar kalıcı çözüm değil"-
    
     Yücaoğlu, Eylül ayı ile birlikte uluslararası piyasaların gündeme ilk sırada bulunduğunu anlatarak, şunları kaydetti:
     "ABD ve AB merkez bankalarının açıklamaları piyasayı sakinleştirdi. Avrupa Merkez Bankası öngörülen istikrar programına uyulması halinde borç yükünün altında ezilen ülkelerin, 3 yıla kadar vadeli tahvillerini alacağına söyledi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı'nın avro için attığı bu adımın Avro Bölgesi'ndeki ekonomik sorunlara kalıcı bir çözüm olmadığına dikkat çekmek istiyorum. Avro şimdilik kurtarılmış da olsa kamu ve özel sektörde birikmiş AB borç seviyesi, AB'nin büyümesini engelleyecek. ABD'de ise beklenen büyüme sağlanamıyor.
     Batı dünyası ekonomik krizden bütünüyle çıkarak, anlamlı bir büyümeye daha 2-3 yıl yön veremeyecek. 2013, 2012'den daha zayıf görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerde de durum farlı değil. Türkiye'de son 9 aydır beklenen gelişmeler gerçekleşmiş vaziyette. 2011'in ilk 6 ayında yüzde 11 büyüyen Türkiye, 2012'de yüzde 3,1 büyüdü. Rakamların içine bakarsak, iç tüketim ve özel sektör yatırımları azalıyor, büyüme sadece ihracattan geliyor. Tabi bu sevindirici bir şey. Türkiye'nin rekabet gücünün arttığına işaret ediyor. Bu trend burada da aşağı gidiyor. Dünyadaki ekonomik büyüme uzunca bir süre zayıf kalacaksa, bizim dış parayla tatminkar büyüme hızı yakalamamız da zor olacak."
    
     -"Yapısal tedbirlere devam edilmesi gerekiyor"-
    
     Bu yıl uzun süredir ilk defa turizm gelirlerinde de düşüş beklendiğini ifade eden Yücaoğlu, "Türkiye'nin dış politika ortamı da bölgedeki ihracat potansiyelini yaralamış durumda bulunuyor. Türk sanayi canla başla yeni pazarlara girmeye devam ediyor. Dünya Ekonomik Forumu rekabet gücü araştırmasında, Türkiye'yi 16 basamak yükselterek 43. sıraya yerleştirdi. Bu sevindirici ama rekabet gücü ölçülerinde en geride kaldığımız husus eğitim eksikliğidir. İlköğretimden başlayarak eğitim seviyesini yükseltmek zorundayız" dedi.
     Makro ekonomik istikrarın korunmasında da özen gerektiğini aktaran Yücaoğlu, "Düşen büyüme nedeniyle kamu gelirlerinin azalacağı bu dönemde kamu harcamalarına dikkat edilmesi ve cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesi için yapısal tedbirler almaya devam etmemiz gerekiyor. Büyüme reflekslerinizi kaybetmeden sıcak dış ve iç politika ortamında 2013'e tedbirli olarak hazırlanmanızı tavsiye ediyorum."
    
    
    

Bu haberi 107 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir