TÜSİAD YİK Toplantısı 4

  • Yazı boyutu
TÜSİAD YİK Toplantısı  4

TBMM Başkanı Cemil Çiçek: (4)"Dokunulmazlık sorumsuzluk demek değildir. Kanunsuzluğun zırhı olamaz. Türkiye'de kan döken insanlarla buluşmanın, kucaklaşmanın zırhı olamaz"

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Dokunulmazlık sorumsuzluk demek değildir. Kanunsuzluğun zırhı olamaz. Türkiye'de kan döken insanlarla buluşmanın, kucaklaşmanın zırhı olamaz" dedi.
     Çiçek, TÜSİAD'ın 2012 yılı ikinci Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Toplantısı'nda katılımcıların sorularını yanıtladı. "Meclis Uzlaşma Komisyonu, Anayasa'ya engel olur mu-" sorusu üzerine Çiçek, şunları söyledi:
     "Ümitliyim derken, boş yere millete ümit pompalamak istemem. Ben olabildiğince realist olmaya çalışıyorum. Siyaset realist adamların işi. Ben şeker hastasıyım onu bilirsem yiyeceğime dikkat ederim, sağlıklı yaşarım, demokrasi de böyle bir şey. Dışardaki tüm kara kışa, zemherin ayazına rağmen biz 4 siyasi parti ve 22 çatı kuruluşuyla Türkiye'nin her tarafına gittik. Belki de 4 siyasi partinin Meclis dışında buluşabildiği tek platform burasıdır.
     Dışarıda gönüllü olarak Diyarbakır'a, Edirne'ye, Antalya'ya, Samsun'a da 4 siyasi partimiz gitti. 22 meslek örgütü de geldi. Söylediklerimizden çok daha egemen olması o tablonun bir yıl egemen olması çok sorunu aşar. Açıklamalara bakarak şunu söyleyebilirim; hiç kimse bu masadan kalkmayacak ve elinden gelen çabayı gösterecektir."
    
     -"Milletvekilleri sorunlu değil, sorumlu olmalı"-
    
     Çiçek, milletvekillerinin "sorunlu" değil, sorumlu insanlar olması gerektiği belirterek, Türkiye'nin yeterince sorunu olduğunu, yeni sorunların eklenmemesi gerektiğini dile getirdi.
     Milletvekilleri olarak, sade vatandaşa nazaran bir ayrıcalıkları bulunduğunu ona da 'dokunulmazlık' denildiğini hatırlatan Çiçek, şunları kaydetti:
     "Ama dokunulmazlık sorumsuzluk demek değildir. Bu görevi yerine getirmek ve baskılara karşı milletvekilin yapması için sağlanan bir statüdür. Kanunsuzluğun zırhı olamaz. Türkiye'de kan döken insanlarla buluşmanın kucaklaşmanın zırhı olamaz. Bir ülkede insanların, toplum kesimleri, meslek gruplarının devletinden talebi olabilir. Uygulamalarını protesto edebilir ama bunun yolu C-4 patlayıcıya bağlamak değildir. Bunu yaparsan yaptın, yapmazsan fitili ateşlerim demek değildir. Böyle bir demokrasi anlayışı dünyada yok.
     Bırakın terörle içli dışlı olmak, terörü kınamamış olmayı bile sözleşmeye aykırı bulurum. Terör mağdurlarıyla ilgili sözleşmeye katılmamış olunmasını bile terörü destek olarak mütalaa ediyorum. Bir kısım sorumsuzluklardan hepimizin kaçınması gerekiyor. İnsanların yüreği yanıyor, onlara acı katılmaması gerekiyor. Birlikte yaşayacaksak, hırsımızı aklımızın önüne değil, aklımızı hırsımızın önüne koymamız gerekiyor."
     Çiçek, yeni Anayasa'ya ilişkin her görüşü uzmanlar aracığıyla bir analize tabi tuttuklarını ifade ederek, "Tabiri caizse bu 'kadavra'yı masaya yatırdık. 23 başlık altında analiz ve rapor ettik. Bunları biz arşivledik. İleride çok kapsamlı bir külliyet ortaya çıkmış olacak. Her siyasi partinin uzmanlarının yanında danışmanları da var. Bunların ücretlerini de Meclis olarak biz ödüyoruz. Yeterli bir kadro var, bütün mesele ortak noktaları bularak bu işi götürmektir" diye konuştu.
     Ekonomik Sosyal Konsey'e ilişkin soruya da Çiçek, "Bununla ilgili bir yasa çıkması lazım. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte taslak çalışmalar yapıldı. Ne, nasıl yapılacak, nasıl toplanacak, modeli nasıl olacak- Bunların hepsine bakılıyor. Yasa çıkarsa hangi zaman diliminde toplanacağı yasaya bağlı olacaktır" dedi.
     Çiçek, Türkiye'de hukuk eğitimindeki eksikliğin, kalite noksanlığının bugün yargıdaki uygulamalara ciddi oranda yansıdığını dile getirerek, Türkiye'de ilk önce Hukuk Fakültesi eğitiminin 5 yıla çıkarılması gerektiğini kaydetti.
    
     -Başkanlık sistemi-
    

     Başkanlık sistemine ilişkin bir soruya da Çiçek, şu cevabı verdi:
     "Anayasa çalışmalarında temel hak ve özgürlükler kısmından sonra, yasama yürütme kısmı gelecek. Hangi modeli benimserseniz ona uygun düzenleme yapılacak. Başkanlık sistemi olduğu takdirde parlamentonun yetkileri farklıdır, parlamenter sistem olduğunda farklıdır.
     Bu tartışmalar o zeminde yapılacak. Bir karara varabilmek için dört siyasi partinin evet demesi gerekiyor, mutabakata varılması gerekiyor. Dolayısıyla bir kısım endişeler var, bu mu olur, şu mu olur diye... Bir parti kabul etmiyorsa, o sistem anayasa metni haline gelemez. Benim fikrim var bu konuda ama yönlendirici olmamak adına ben kendi düşüncemi söylemiyorum."
     Kendisinin yeni anayasa konusunda karamsar olmadığını belirten Çiçek, bu sıkıntıları aşacak bilgi ve birikimine sahip olduklarını kaydetti.
     Çiçek, bu parlamentonun anayasayı değiştirmek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, "Aksi takdirde bir ayıbın altında kalır. O da nedir- Bu anayasayı yapanları, niye eskisi değiştirdin diye yargılayacaksın, ondan sonra da onların getirdiği anayasadan yetki alacaksın. Bu tezattan Türkiye kurtulmak mecburiyetindedir. Bu ayıbı gelecek nesillere bırakamayız. Bunun hepimiz farkında olmamız lazım. 19 Ekim'den evvel toplumsal bir talepti bu, şimdi tarihi mecburiyet haline geldi" diye konuştu.
    
     (Son)
    
    
    


Bu haberi 202 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir