TÜSİAD YİK Toplantısı 2

  • Yazı boyutu
TÜSİAD YİK Toplantısı 2

TBMM Başkanı Cemil Çiçek: (2)"Ben Cemil Çiçek olarak yeni bir şey söylemedim. Eksik bulan, yanlış bulan, saçma sapan bulan, 'nereden çıktı bu-' diyen deolabilir, hepsi mümkün ama ortada bir sorun var"

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Ben Cemil Çiçek olarak yeni bir şey söylemedim. Eksik bulan, yanlış bulan, saçma sapan bulan, 'nereden çıktı bu-' diyen de olabilir, hepsi mümkün ama ortada bir sorun var" dedi.
     TÜSİAD YİK Toplantısı'nın onur konuğu olan Çiçek, Türkiye'de 62 yıldır çok partili siyasetin olduğunu, bu sürenin yarısında Türkiye'de siyasi istikrarın bulunduğunu kaydetti.
     Bir ülkede, bir partinin tek başına iktidara gelmesinin, istikrarı sağlamasına yetmediğini, siyasi istikrarın da yanında başka istikrar kavramlarının da yan yana getirilmediğinde düzgün bir fotoğrafın ortaya çıkarılamadığını dile getiren Çiçek, en temel yasa olan anayasada 17-18 değişiklik yapılıyorsa, orada hukuk istikrarının olmadığını belirtti.
     Çiçek, siyasi istikrarın olmasının tek başına yetmeyeceğini, siyasi güven kadar, hukuksal güvenin de olması gerektiğine işaret ederek, en temel yasanın bu güvenceye cevap verememesi ve sık sık değişikliğe uğraması durumunda, bu hukuk istikrarsızlığının hukuki karmaşaya dönüşeceğini anlattı.
     1982 Anayasasının çok ciddi şekilde hukuki karmaşaya da sebep verdiğini belirten Çiçek, şunları söyledi:
     "Bu anayasanın yürürlükte bulunduğu süre 30 yıl. Bu anayasa hukuki istikrarı sağlamadığı gibi siyasi istikrara da çok fazla imkan vermedi. Ama esas mesele siyasi istikrar tek başına yetmiyor. Devlet yönetiminde de istikrarın olması gerekli. Devletin erkleri arasında itişip kakışma, gerilim, sıkıntı varsa, o zaman bu anayasa ile devletin organları arasında bir şaşı durum vardır. Bunların da bence oturması lazım. Bu anayasa değişikliğine ilişkin geçmişte siyasi partilerimizin söylemleri oldu, yazılı beyanları var. Bunun içindir ki bu anayasanın değişmesi lazım.
     Artık bu anayasa 2012 yılının şartlarına uymuyor, felsefesine uymuyor. 82 anayasası bir tepki anayasası. O dönemde siyaset kurumu bir araya gelip karar veremediği için, 82 anayasası ile denilmiştir ki; bu siyasetçileri kendi başına bırakmak olmaz, bırakırsak nereye gideceğini bilemeyiz. Onun için bu felsefe, bu anlayış vesayet sistemi dediğimiz bir sistem getirmiştir. Siyaset kurumunun faaliyet alanını büyük ölçüde daraltmış, bir kısım yetkileri vatandaşa hiç bir şekilde hesap vermeyen, makamlara insanlara teslim etmişizdir"
     Çiçek, 82 anayasasının önceliklerinin günümüz şartlarına uymadığını, 1982 şartlarında anayasayı yapanların önceliğinin devletin güvenliği olduğunu dile getirerek, 82 Anayasasının önceliğinin güvenlik temelli bulunduğunu, 82 Anayasasının "Ama"sı ve "Ancak'ı bol bir anayasa olduğunu anlattı.
     Anayasa konusunda iyi bir başlangıç yaptıklarını, Meclis'te eşit şartlarda bir uzlaşma komisyonu kurulduğunu ifade eden Çiçek, "Eğer bir aksaklık, başka bir sıkıntı olmazsa bu ayın sonuna kadar da temel hak ve özgürlüklerle ilgili konuda tartışılabilecek bir metni ümit ediyorum çıkarabiliriz" dedi.
     Çiçek, yeni bir anayasanın kendisinden kaynaklanan sorunları ortadan kaldıracağını ve siyaset kurumunun 'anayasa elimi, ayağımı bağladı, ben yapacaktım ama bu engeli aşamadım' tarzındaki bir kısım mazeretleri ortadan kaldıracağını ve siyaset alanına yerli yersiz müdahaleleri engelleyeceğini belirtti.
    
     -"Anayasa iklimi önemli"-
    
     19 Ekimden bu yana çalışmaları sürdürdüklerini anımsatan Çiçek, bunun çok kolay olmadığını, dört siyesi partinin bir çok konuda farklılıkları olduğunu, bazen bir kelime, bazen de bir cümle üzerinde uzun uzun tartışmaların olduğunu ifade etti.
     Çiçek, anayasa ikliminin önemli olduğunu, dışarda kavgaların, sertliğin, söylemlerin arttığı bir ortamda Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun bütün bunlardan soyutlanarak bu tartışmaları yapmasının zor olduğunu dile getirerek, bu süreçte bir barış, diyalog ortamına ihtiyacın açık olduğunu, bu ne kadar erken temin edilirse, anayasa yapım sürecinin bundan olumlu şekilde etkileneceğini söyledi.
     TBMM Başkanı Çiçek, anayasa yapım sürecine çok olumlu bir ortamda başlayamadıklarını ifade ederek, toplantının ilk yapıldığı gün Türkiye'nin teröre şehit verdiğini anımsattı.
     Türkiye'nin bu anayasa yapım sürecini öteleyemeyeceğini, geciktiremeyeceğini, geciktirmesini de doğru bulmayacağını bildiren Çiçek, geciken her değişikliğin Türkiye'ye başta ekonomik ve siyasi olmak üzere bir çok maliyetleri olacağını kaydetti.
     30 yıl bu anayasanın neden değişmesi gerektiğini tartıştıklarını, eğer bu dönem bu anayasa yapılmazsa, bir 30 yıl daha neden bu anayasa değişikliği yapılamadığının tartışılacağını, dile getiren Çiçek, zamanın çok önemli olduğunu, 30 yıl daha böyle bir tartışmayı Türkiye'nin kaldıramayacağını belirtti.
     Çiçek, "Bugün burada çağrıda bulunuyorum. Anayasa meselesi, ne kadar yürek yakıcı sorunlarımız olsa bile, bunlara üzülüyoruz, hep beraber üzülüyoruz. Kayıplarımızı rahmetle anıyoruz. Ama bunu ikinci, üçüncü bir mesele gibi göremeyiz, geriye atamayız. Çünkü bu tür sıkıntılar anayasa ile bağlantılıdır" dedi.
     Yeni bir anayasa yapılmasının siyaset kurumunun topluma borcu olduğunu vurgulayan Çiçek, siyaset kurumunun da bu taahhüdü yerine getirmek mecburiyetinde olduğunu, önlerinde de fazla zamanın kalmadığını belirtti.
     Terörün hala Türkiye'nin en önemli, öncelikli, can yakan bir sorunu olmaya devam ettiğini, Türkiye'nin ne zaman demokratikleşme çabaları içine girse, bu konuda yeni adım atmaya başlasa terörün bütün çirkinliği ve vahşeti ile ortaya çıktığını, birilerinin Türkiye'de demokratikleşme olmasını istemediğini, bu tuzağa düşülmemesi gerektiğini kaydeden Çiçek, Türkiye'nin öncelikli meselesinin terör olduğunu, bir taraftan terörle mücadeleyi sürdürürken, diğer taraftan sağlam bir hukuk altyapısı, standartları yükseltilmiş bir demokrasinin sağlanması gerektiğini dile getirdi.
    
     -"Yeni bir şey söylemedim"-
    
     Çiçek, bugünün önde gelen bir takım meselelerinin birlikte çözülebileceğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bunların başında da terör meselesi geliyor. Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptım. Bir ata sözü vardır, 'Yeni bir söz söyledim diyen, sözlerin en eskisini tekrarlamış olur'. Ben Cemil Çiçek olarak yeni bir şey söylemedim. Ayrı ayrı zamanlarda doğrudan veya dolaylı, üzücü olayların ardından verdiğimiz mesajlarda, seçim beyannamelerinde tartışma ortamlarında söylenmiş olanları yan yana getirerek bir fotoğraf ortaya koymaya çalıştım. Hatta bunu yaparken de söylediğim şey şudur; bunu eksik bulan, yanlış bulan, saçma sapan bulan, nereden çıktı bu diyen de olabilir. Bunların hepsi mümkün, Ama ortada bir sorun var.
     Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımızın, siyasi partilerin genel başkanlarının açıklamalarına bakın geriye dönük. Bu sorunun birlikte çözüleceği ve herkesin katkı vermesi gerektiği noktasında sayısız açıklamaları var. Bir çok konuda aynı yaklaşımları ortaya koyuyoruz, Bunun partiler üstü bir mesele olduğunu söylemeye çalışıyoruz ama nasıl oluyor da sonra birbirimizle ters düşüyoruz. Şu parti, bu iktidar, bu tür eleştirileri siyasetin gündemine taşımamalıyız. Bundan da fayda görmüyorum. Türkiye ölçeğindeki yaşadığımız sıkıntılara çözüm araçlarına bakarak bir şey ortaya koymaya çalıştık."
     (Sürecek)
    
    


Bu haberi 180 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir