TÜSİAD'ın 43. Olağan Genel Kurulu -Yeni TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz: -"İçinde…

  • Yazı boyutu
TÜSİAD'ın 43. Olağan Genel Kurulu
  -Yeni TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz:
  -"İçinde…

TÜSİAD'ın 43. Olağan Genel Kurulu -Yeni TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz: -"İçinde bulunduğumuz düşük büyüme sürecinden süratle sıyrılmak için sürdürülebilir büyümenin temel bileşeni olan mikro reform önlemlerinin hızla ele alınması gerekmektedir" -"Gerek terörün bitirilmesi, gerekse Kürt meselesinin çözüme ulaştırılması yolundaki tüm çabalara destek veriyoruz" -"Yeni anayasa çalışmalarının tamamlanmasını ümit ediyoruz. Bireyi merkeze alan, hak ve özgürlük alanlarını kısıtlamayan, erkler arası dengeyi gözeten, yargı tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlayan bir temel yasaya sahip olmak en büyük beklentimizdir"

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Muharrem Yılmaz, "İçinde bulunduğumuz düşük büyüme sürecinden süratle sıyrılmak için sürdürülebilir büyümenin temel bileşeni olan mikro reform önlemlerinin hızla ele alınması gerekmektedir" dedi.
     TÜSİAD'ın 43. Olağan Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen seçimlerin ardından oy birliğiyle seçilen Yılmaz, yaptığı konuşmada, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanlığının kolay bir görev olmadığını, işten ve aileden fedakarlık gerektirdiğini bildiğini belirterek, yönetim kurulu üyeleriyle beraber TÜSİAD'ın tüzüğü, değerleri ve amaçları doğrultusunda görevlerini yerine getirmeye çalışacaklarını kaydetti.
     Başarılı olabilmelerinin kendilerinin gayretleri kadar desteğe de bağlı olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
     "Derneğimiz hem kurum olarak hem de üyelerinin çalışmaları sayesinde Türkiye'nin gerçekleştirdiği atılımların ve dünya sahnesindeki itibarlı varlığının mimarlarından biridir. Bugüne kadar dışa açık rekabetçi piyasa ekonomisini savunageldik. Böyle bir ekonomik sistemde ancak bireysel özgürlükler, girişim özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve düzgün işleyen bir yargı sistemiyle gerçekleştirilebileceğini anlatmaya çalıştık. Sayın Boyner, bu ilkeler doğrultusundaki kararlı duruşuyla toplumumuzun hafızasına yerleşti. Benim de üyesi olduğum yönetim kurulumuzda gösterdiği liderlik ve yüksek performansıyla bizlere örnek oldu. Keyifle anacağımız bir çalışma dönemini bizlere sağladı."
    
     -"Yönetim Kurulu üye sayısı 12'ye çıktı"-
    
     TÜSİAD'ın kurulduğu yıllarda temel işlevinin özel teşebbüsün ülke kalkınmasındaki rolünün anlaşılmasını sağlamak olduğunu anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
     "1980'li yıllarda piyasa odaklı dışa açık bir ekonominin kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması mücadelesine katkıda bulunduk. Soğuk savaşın bitmesinin ardından yeni dönemin ruhuna uygun olacak şekilde demokrasimizin derinleşmesi için uğraştık. 2000'li yıllarda demokrasi mücadelesinin ve çağdaş normlara ulaşmanın bir yolu olarak AB üyelik sürecine destek verdik. 2010'ların Türkiye'si de dünyası da geçmişten çok farklı. Ülkemizin ekonomik ilişkileri ve dış politikasındaki oyun alanları çok çeşitlendi. Türkiye'nin son 10 yıldaki ekonomik ve diplomatik performansı, dünya koşullarının da etkisiyle ülkemizi yeni uluslararası sistemin önde gelen aktörleri arasına kattı. Ekonomimiz büyüdü, faaliyet alanları genişledi, çeşitlendi. Özel teşebbüs yurt sathına yayıldı. Türkiye'nin müteşebbisleri yeni pazarlar yarattılar, buralarda büyüdüler.
     Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak ilgilenilecek konu başlıklarımız, temsil alanlarımız arttı. Birçok konuda daha fazla derinleşme ve uzmanlaşma gereği ortaya çıktı. Yönetim Kurulu seviyesinde üstlenilmesi gereken yeni sorumluluklar gündeme geldi. Bu nedenle, az önce onayınızla yönetim kurulunun üye sayısını 12'ye çıkarttık. Öte yandan, bu düzenlemeyle, genişleyen üye tabanının Yönetim Kurulu'nda daha iyi temsil edilmesini de sağlamış olduk."
     Yılmaz, gelecek dönemin, kurumsal birikimin tüm gücüyle seferber edilmesi gereken bir dönem olacağını anlatarak, "Zira, dünya düzeninin yeniden yapılandığı bir ortamda, ülkemizin karşı karşıya kalacağı siyasi, ekonomik, sosyal ve dış politika tercihleri, geleceğimizi şekillendirecektir. Bu tercihler, halkımızın refah seviyesini, yaşam kalitesini, gelişmişlik düzeyini ve ülkemizin dünyadaki yerini yakından etkileyecektir" diye konuştu.
    
     -"Anayasa çalışmasının tamamlanmasını ümit ediyoruz"-
    
     Yılmaz, yönetim kurulunun görev yapacağı dönemde öncelikli olarak ele almayı planladığı konulara ilişkin şunları anlattı:
     "İlk olarak bu yıl Meclis'teki Uzlaşma Komisyonu'nun yeni anayasa çalışmasını tamamlamasını ümit ediyoruz. Bu çalışmaların sonucunda, bireyi merkeze alan, hak ve özgürlük alanlarını kısıtlamayan, erkler arası dengeyi gözeten, yargı tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlayan bir temel yasaya sahip olmak en büyük beklentimizdir. TÜSİAD olarak bu sürece, elimizden gelen bütün katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Yeni anayasa, Türkiye'nin kronikleşmiş sorunlarının çözümü için de önemli bir adım atılmasını sağlayacaktır. Son bir ayın gelişmeleri kamuoyumuzun toplumsal barışa ulaşmak için meşru tüm yöntemlerin denenmesini desteklediğini göstermektedir. Bu bağlamda, gerek terörün bitirilmesi, gerekse Kürt meselesinin çözüme ulaştırılması yolundaki tüm çabalara destek veriyoruz."
     Ekonomik açıdan, 2008 krizinden hızlı çıkmış olmakla beraber bu çıkışın 2009-2010 yıllarında makroekonomik dengesizliklere neden olduğunun bilindiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
     "Bu nedenle, 2011 yılından itibaren bu makroekonomik dengesizlikleri gidermek amacıyla, bir dizi istikrar önlemi gündeme geldi. Bu önlemler başarıyla uygulamaya kondu ve ekonomide yumuşak iniş gerçekleşti. Bugüne kadar başarıyla uygulanmış olan para ve maliye politikalarını disiplinle devam ettirmek, ekonominin istikrar içinde gelişebilmesinin ön koşulu olmaya devam ediyor. Ancak, içinde bulunduğumuz düşük büyüme sürecinden süratle sıyrılmak için sürdürülebilir büyümenin temel bileşeni olan mikro reform önlemlerinin hızla ele alınması gerekmektedir. Bu çerçevede, rekabet gücünü etkileyen tüm yatay kesen unsurları sanayi stratejisi bağlamında yakından takip ederken, diğer yandan da, sektör politikalarını dikkatle izleyecek ve sektör kuruluşlarıyla işbirliğine ve çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz. Bu çerçevede, üyelerimizin sektörel kuruluşlarında etkin bir varlık göstermelerini ve bu işbirliğine yardımcı olmalarını bekliyoruz. Hükümetimizin mikro reform alanlarında çözüm üretmek amacıyla gündeme getirdiği - Yeni Teşvik Sistemi, Sanayi Stratejisi, Girdi Tedarik Stratejisi ve Güvenceli Esnek İstihdam Programı gibi- girişimler, TÜSİAD'ın da çalışma programında önemle yer almaya devam edecektir."
     Yılmaz, sürdürülebilir büyümenin önündeki bir diğer engel olarak da, bölgesel gelişmişlik farklarını gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
     "Bu bağlamda, geçtiğimiz dönemde başlayan bölgesel kalkınma ajanslarıyla işbirliği anlayışının geliştirilerek sürdürülmesini sağlayacağız. Yerel iş dünyası örgütlerinin, bölgesel kalkınma ajansları paralelinde yapılandırılması ve bölgesel kalkınma planlarına etki edebilecek seviyeye getirilmeleri, öncelikli projelerimizden biridir. İçinde bulunduğumuz küresel iktisadi sistem, iş dünyamızın da küresel boyutta gelişmeleri yakından takip etmesini gerektirmektedir. TÜSİAD, 1987 yılından beri BUSINESSEUROPE üyesidir. G-20 içerisindeki B-20 oluşumunda aktif olarak rol almaktadır. Türkiye'nin ekonomik gücünün artmasına koşut olarak, bu örgütler içerisindeki ağırlığımız da artmaktadır. Önümüzdeki dönemde gerek yurt dışı temsilciliklerimiz, gerek yeni oluşturacağımız 'Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu' aracılığıyla, uluslararası kurumlardaki çalışmalara katılmaya, stratejik öneme sahip ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine ve sistemin bizim çıkarlarımızı da gözetecek şekilde tasarlanmasına katkı sağlamaya gayret edeceğiz."
    
     -"AB'nin yaşadığı kriz er ya da geç sonuçlanacaktır"-
    
     Yılmaz, Avrupa Birliği konusunun bugünlerde pek de popüler olmadığının farkında olduğunu ifade ederek, "Ancak, AB'nin yaşadığı kriz, er ya da geç sonuçlanacaktır. AB kendisini yeniden tanımlar ve yapılandırırken, Türkiye'nin bu sürecin içinde olup, katkıda bulunmasının çok önemli olduğu kanaatindeyim. Yeni AB mimarisinin nasıl şekilleneceği konusunda AB üyesi muhatap örgütlerimiz ile kapsamlı bir çalışma gerçekleştirmeyi planladığımızı da duyurmak isterim" diye konuştu.
     AB ile 1996 yılında gerçekleşen Gümrük Birliği ile başlayan süreçte, Türkiye'nin önemli bir dönüşümü gerçekleştirdiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Gümrük Birliği, ekonomimize rekabet gücü kazandırırken, tam üyelik süreci demokrasimizin standartlarının yükselmesini sağlamıştır. Yanı başımızda bulunan 500 milyon nüfus ve ortalama 35 bin dolarlık kişi başına gelirle 17,5 trilyon dolarlık bir pazar oluşturan Avrupa Birliği ile müzakere sürecini canlandırmak, en önemli önceliklerimizden biri olmalıdır. Diğer yandan, dış politika açısından, dünyada yaşanan derin güç kayması, ülkemizi de güçlü bir şekilde etkilemektedir. Çin ve Hindistan baş döndürücü gelişme hızlarıyla geleceğin önde gelen ülkeleri olmaya adaydır. Rusya, petrol ve doğalgaz geliriyle elde ettiği gücünü, dünya siyasi arenasına yansıtma gayretine devam edecektir. İran nükleer enerji programıyla bölgemizdeki ağırlığını artırmayı hedeflerken, Irak'ta istikrarsızlık ihtimali artmaktadır. Suriye'de yaşanan trajik iç savaşın ne zaman biteceğini ise hala kestiremiyoruz. Kuzey Afrika'da, 'Arap Baharı' süreci, yepyeni, umut verici ama belirsiz gelişmelerin önünü açtı. Tüm bunlar, ülkemizin yaptığı her tercihte dikkate alınması gereken gelişmelerdir. 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesinin, dünyanın bu çalkantılı ortamında, özellikle bölgemizde- barış içinde yaşamanın anahtarı olduğuna inanıyoruz."
     Yılmaz, gündemin gereklerini yerine getirirken desteğe, önerilere, uyarılara ihtiyaçlarının olacağını belirterek, "Yeni bir yapılanma döneminin eşiğinde, TÜSİAD'ın öncülük görevinin her zamankinden daha önemli olduğu kanısındayız. Ümit ediyoruz ki, çabalarımız sonucu iş dünyamız daha geniş ve kapsamlı bir temsil gücüne kavuşacak ve bu sayede, ülkemizin temel sorunlarının çözümü için gerekli toplumsal mutabakata daha etkili katkıda bulunabileceğiz" diye konuştu.
    
    
    

Bu haberi 101 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir