TÜRKONFED 16. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi -Kalkınma Bakanı Yılmaz: -"Özel sektör henüz eski…

  • Yazı boyutu
TÜRKONFED 16. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi
  -Kalkınma Bakanı Yılmaz:
  -"Özel sektör henüz eski…

TÜRKONFED 16. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi -Kalkınma Bakanı Yılmaz: -"Özel sektör henüz eski alışkanlıklarını kırabilmiş değil. Özel sektör hala belli bölgelere, belli yörelere, belli sektörlere daha fazla yoğunlaşmış durumda" -"Geri kalmış dediğimiz yöreler kar edilmeyecek yöreler değildir. Geri kalmış yöreler, kullanılmamış potansiyellerdir, size daha fazla karlılık sağlayabilecek alanlardır. Sermayenin kıt olduğu, getirisinin yüksek olduğu bölgelerdir" -"Orta gelir tuzağını aşmak istiyorsak, Türkiye'yi ve firmalarımızı farklı bir noktaya taşımak istiyorsak alışkanlıklıklarımızı sorgulamak durumundayız"

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, özel sektörün henüz eski alışkanlıklarını kıramadığını ifade ederek, "Özel sektör hala belli bölgelere, belli yörelere, belli sektörlere daha fazla yoğunlaşmış durumda. Geri kalmış dediğimiz yöreler kar edilmeyecek yöreler değildir. Geri kalmış yöreler, kullanılmamış potansiyellerdir, size daha fazla karlılık sağlayabilecek alanlardır. Sermayenin kıt olduğu, getirisinin yüksek olduğu bölgelerdir" dedi.
     Bakan Yılmaz, Sheraton Otel'de düzenlenen "TÜRKONFED 16. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, çok önemli bir çalışmanın tanıtım toplantısı vesilesiyle bir araya geldiklerini belirterek, bugünkü raporun konusunun "orta gelir tuzağı" olduğunu kaydetti.
     Bunun aslında uzun zamandır çeşitli çalışmalara konu olan bir kavram olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Orta gelir tuzağındaki ana espri şu, bir taraftan belli bir gelişmişlik seviyesine geliyorsunuz, artık ucuz emekle gelişme potansiyeliniz kalmıyor. Şehirleşiyorsunuz. Şehirlerde ücretler artıyor ve bu artan ücretlerle rekabet gücünüzü, ucuz emek üzerine kurma stratejiniz artık çalışmıyor" dedi.
     Diğer taraftan gelişmiş ülkelerin, katma değeri çok yüksek yenilikçi ürünler üreten ülkelerin bulunduğunu anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:
     "Onlarla teknolojide yenilikçilikte rekabet edemiyorsunuz, bir anlamda araya sıkışmış oluyorsunuz. Düşük gelirle rekabet eden ülkeler, yüksek teknolojiyle rekabet eden ülkeler ve bu ikisinin arasında sıkışmış orta gelir tuzağına düşmüş ülkeler... İşte bu kısır döngüyü kırmak gerekiyor. Bunu kıran ülkeler var. Demek ki bu bir kader değil. İki taraf arasında kalmak yerine iki tarafın avantajlarını da değerlendirerek farklı bir noktaya gitmek mümkün. Türkiye de aslında bu yolda bir ülke. Bunun en önemli şartı reform yapma iradenizi devam ettirmektir. Yenilik yapma iradenizi devam ettirmektir. Rehavete kapılırsanız bu tuzağa düşmüş olursunuz."
     Bakan Yılmaz, orta gelir tuzağını aşmak için alışkanlıkların sorgulanması gerektiğine işaret ederek, "Eğer orta gelir tuzağını aşmak istiyorsak, Türkiye'yi ve firmalarımızı farklı bir noktaya taşımak istiyorsak alışkanlıklıklarımızı sorgulamak durumundayız, yenilemek durumundayız. İstikrarı ve reformu eşzamanlı şekilde gerçekleştirmemiz lazım. Türkiye'nin son 10 yılına baktığımızda bunu görebiliriz" diye konuştu.
     Türkiye'de son 10 yılda hem istikrarın hem de reformların sağlandığını bildiren Yılmaz, bu ikisinin aynı anda olmasının en temel başarı faktörü olduğunu vurguladı.
     Yılmaz, Türkiye'nin son 10 yılda ekonomisini, kişi başına düşen gelirini 3 kattan fazla artırdığını, bununla eş zamanlı bir şekilde enflasyonu da kontrol altına aldığını kaydetti.
    
     -"Bu doğrusu Türkiye'ye haksızlık"-
    
     Türkiye'nin 2011 yılı geçici sonuçlarına göre Satınalma Gücü Paritesine (SGP) göre kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) endeksini son 10 yılda 16 puan artırarak 52'ye çıkardığını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:
     "Dün Eurostat'ın yaptığı çalışmalar, TÜİK de yayınladı aynı çalışmaları. AB üyesi ve adayı 30'un üzerinde ülkenin rakamları yayınlandı. AB üyesi ülkeleri baz aldığımızda bunların Satınalma Gücü Paritesine göre, 'ortalama kişi başına gelirini 100 kabul ettiğimizde ülkelerin durumu nedir' diye bir sıralama. Bizim payımız 10 yıl önce yüzde 36. 10 yıllık süreçte yüzde 52'ye çıkmış. 16 puanlık bir iyileşme. Bu müthiş bir iyileşme. Çünkü siz ilerlerken rakipleriniz de yerinde durmuyor. Bu hiç küçümsenecek bir performans değil. Bugün bir gazetede gördüm. 'Hala Avrupa'nın yarısını biraz geçtik' gibi bir başlık koymuşlar. Bu doğrusu Türkiye'ye haksızlık. Avrupa Birliği'nden fonlar kullanmadan Türkiye bunu başarıyor. Bu konuda 2 tane AB üyesi ülkeden daha iyi durumdayız. Bulgaristan ve Romanya'dan daha yüksek bizim Satınalma Gücü Paritesine göre kişi başına gelirimiz."
    
     -"Kalkınma kapsayıcı olmalı"-
    
     2023 perspektifinin kapsayıcı bir kalkınma anlayışla gerçekleştirilmesini gerektiğini ifade eden Bakan Yılmaz, iki açıdan kapsayıcı olmak durumunda olduklarını, ilk olarak kalkınma gerçekleştirilirken, daha fazla insanı, daha fazla yöreyi, daha fazla kesimi kalkınma sürecine katmak gerektiğini belirtti. Bakan Yılmaz, ne kadar çok insan, firma, bölge bu sürece katılırsa, 2023 hedeflerine o kadar kolay ulaşılabileceğini söyledi.
     Bunun dışında, sonuçları itibarıyla da kalkınmanın kapsayıcı olması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Kalkınma sonucunda elde edilen refahı, dar bir kesimin bölüşmemesi lazım. Bütün ülkeye, bütün kesimlere bunu yaymalıyız. Bugünkü dünyada başka türlü de başarılı olamayız" dedi.
     Bakan Yılmaz, kalkınmayı sadece ekonomiden bir takım rakamlardan ibaret görmediğine dikkati çekerek, sosyal boyutu, fırsat eşitliği, çevresel boyutu, demokrasi boyutu gibi bütün unsurlarıyla kalkınmanın anlaşılması ve hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
     Bu noktada eğitimin, en önemli unsurlardan bir tanesi olduğunu dile getiren Yılmaz, BM'nin gelişmişlik parametrelerinden birini de eğitimin oluşturduğunu hatırlattı. Türkiye'nin en fazla geride olduğu parametrenin eğitim olduğuna vurgu yapan Yılmaz, en geri kalmış denilen bölgelerde bile şu anda üniversiteler oluşturduklarını, kamu olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını anlattı.
     Bakan Yılmaz, bölgesel gelişme politikalarının da güçlü bir şekilde devam ettiğini belirterek, GAP, DAP, DOKAP, KOP projeleriyle Türkiye ortalamasının altında olan bölgelere 2002'de yatırımlar içinde ayrılan payın yüzde 20 civarında iken, bugün yüzde 35'e çıktığını söyledi.
    
     -Nitelikli insanı cezbetmek-
    
     Özel sektöre de yüklenen Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:
     "Özel sektör henüz eski alışkanlıklarını kırabilmiş değil. Özel sektör hala belli bölgelere, belli yörelere, belli sektörlere daha fazla yoğunlaşmış durumda. Aslında özel sektörün de bu konuda daha fazla gayret içinde olması lazım. Herkesin bir ön yargısı olabilir, özel sektörün de olabilir. Bunu söylerken hayırseverlik yapsınlar demiyorum.
     Geri kalmış dediğimiz yöreler kar edilmeyecek yöreler değildir. Geri kalmış yöreler, kullanılmamış potansiyellerdir, size daha fazla karlılık sağlayabilecek alanlardır. Sermayenin kıt olduğu, getirisinin yüksek olduğu bölgelerdir. Yeter ki daha fazla analiz edelim, daha fazla o bölgelere gidelim, daha fazla fikir, proje geliştirelim. Buna hayırseverlik olarak bakmıyorum. Ekonominin genel kuralı da bu zaten. Sermayenin kıt olduğu yerlerde getiri daha yüksektir. Mardin'e, Urfa'ya, Adıyaman'a niye yatırım yapmayalım- Bingöl'e niye yapmayalım- Bunu yapmamamız için hiç bir sebep yok. Yeter ki bu konuya biraz enerji, para harcayalım, biraz zihnimizi açalım. Göreceksiniz ki oralarda da çok karlı yatırımlar var. Hem o bölgeleri geliştirecek hem de firmalarımıza kar sağlayacak, büyümelerini sağlayacak, başka pazarlara erişmelerini sağlayacak, genç nüfusu daha fazla değerlendirmelerini sağlayacak potansiyeller var."
     Bakan Yılmaz, bir ülke, bölge ne kadar, nitelikli insanı cezbedebiliyorsa, yetiştirip koruyabiliyorsa, o kadar kısa sürede gelişeceğini vurgulayarak, "Diğer etken de nitelikli sermaye. Nitelikli sermayeyi ve nitelikli insanı cezbediyorsanız kalkınıyorsunuz, gelişiyorsunuz" diye konuştu.
    
    
    

Bu haberi 114 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir