Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Zeynep Bodur Okyay: -"Fitch tarafından yapılan not artışını…

  • Yazı boyutu
Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Zeynep Bodur Okyay:
  -"Fitch tarafından yapılan not artışını…

Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Zeynep Bodur Okyay: -"Fitch tarafından yapılan not artışını yeniden sol şeride geçmek üzere verdiğimiz sinyal olarak görebiliriz" -"Seramik sektörü, gerekli önlemlerin alınması halinde ülkemizin uluslararası rekabette çok daha yüksek pay alabileceği, Avrupa'nın en büyük üretim üssü olabileceği sektörlerden biridir"

Türkiye Seramik Federasyonu (SERFED) Başkanı Zeynep Bodur Okyay, "Fitch tarafından yapılan not artışını yeniden sol şeride geçmek üzere verdiğimiz sinyal olarak görebiliriz" dedi.
     Okyay, SERFED'in yeni hizmet binasının açılışında yaptığı konuşmada, sektörel kuruluşların Amerika ve Avrupa'dan sonra Türkiye'de de özellikle son yıllarda büyük önem kazandığını söyledi.
     SERFED'in, Türk seramik sektörünü tüm boyutlarıyla temsil eden, seramik karo, vitrifiye ve hammadde üreticilerinin yanı sıra, satış kanalları ve hatta akademisyenlerin oluşturduğu meslek örgütleri ve birliklerin bir araya geldiği büyük bir iş ailesi olduğunu anlatan Okyay, çatı altındaki derneklerin aynı zamanda Avrupa Seramik Federasyonu'nun üyesi olduğunu hatırlattı.
     Sektörel örgütlenmelerini özellikle 2 açıdan önemli bulduklarını söyleyen Okyay, şunları kaydetti:
     "Bunlardan ilki; sektördeki firmalara diyalog ve etkileşim yolunu açıyoruz. Zira rekabetçi pazarlarda, bilginin dolaşımı pazarı dengeye daha kısa sürede ulaştırır ve bu da hem üretici hem de tüketici açısından faydalıdır. İkinci olarak da, kamu idaresiyle, diğer sektörlerle, yurt dışındaki kuruluşlarla iletişimimizi daha kuvvetli yönetmek istiyoruz."
     Seramik sektörüne ilişkin bilgiler de paylaşan Okyay, yaklaşık 1 milyar dolar ihracatı; 26 bin doğrudan, 220 bin dolaylı istihdamı ile Türk sanayisinin önemli bir dalı konumunda bulunduğunu söyledi.
     Okyay sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Dünya seramik üretiminde 9. ihracatta ise 4. sırada bulunan sanayimiz için Türkiye, özellikle kaliteli, geniş hammadde kaynakları, eğitimli ve nitelikli iş gücü imkanı ile avantajlı bir ülkedir. Pek çok büyük cirolu ihracatçı sektörde düşük katma değer oranları sağlanırken, tamamına yakını yerli hammaddelerle hazırlanan seramik ürünlerimizle ihracatta ülkemize yüksek oranda katma değer yaratıyoruz. Ulusal ekonomimizdeki en önemli sorunlardan birisinin cari açık olduğunu düşünürsek, seramik sektörünün sağladığı ve gerekli imkanlar oluşursa daha da artırabileceği katma değer oldukça stratejiktir.
     2009 yılında 200 milyon metrekareye kadar düşen seramik kaplama malzemeleri üretimimizi geçtiğimiz yıl sonu itibariyle 255 milyon metrekareye çıkarmış durumdayız. Seramik sağlık gereçlerinde de üretim ve satış miktarı seviyelerimizi yine kriz öncesi rakamlara çıkardık. Bu yılın geride bıraktığımız ilk 3 çeyreğinde de seramik kaplamalarında ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,1 artırdık. Bu oran Türkiye'nin sahip olduğu yüksek ihracat büyümelerine paralel bir seyirdir ve Türkiye ortalamasının da üzerindedir. Yine burada gururla açıklamak isterim ki, 2011 yılının tamamında yaptığımız ihracatı bu yılın ekim ayı sonu itibariyle şimdiden geride bıraktık."
    
     -"Firmalarımız Almanya'da, İtalya'da önemli satın almalar gerçekleştirdi"-
    
     Seramik Sektörü Strateji Belgesi'ne verdikleri öneme dikkati çeken Okyay, "Seramik sanayi stratejimizin uzun dönemli vizyonunu "Türk Seramik Sanayisinin İmajını Güçlendirerek Dünyadaki Pazar Payını Artırmak" olarak belirlemiş durumdayız. Sektörümüz firmaları Almanya'da, İtalya'da önemli satın almalar gerçekleştirerek uluslararası alanda büyüme hedeflerini ilerletmektedir. Özetle şunu ifade edebiliriz ki; seramik sektörü, gerekli önlemlerin alınması halinde ülkemizin uluslararası rekabette çok daha yüksek pay alabileceği, Avrupa'nın en büyük üretim üssü olabileceği sektörlerden biridir" dedi.
     Küresel ekonomik verilerde iyimserliği artıracak bir tarafın olmadığına değinen Okyay, "Avro Bölgesi'ndeki büyüme 2012 ve 2013'te yüzde 0 dolaylarında bekleniyor. Çin'de son 3,5 yılın en düşük büyüme hızı yaşandı. IMF dünya ekonomisinde büyüme tahminini temmuz ayındaki yüzde 3,5'tan yüzde 3,3'e düşürdü. Bu oran, 2009'dan beri görülen en düşük büyüme olacak. Almanya'daki yüzde 0,5 oranlı büyüme bile krizden çıkış için bir umut belirtisi olarak görülüyor" şeklinde bilgi verdi.
     Gelecek yılın sektörleri ve Türkiye açısından daha iyi olacağını düşündüklerini anlatan Okyay, "Yavaşlamanın artık son bulup ibrenin yeniden daha yukarı dönmesi beklentisi içindeyiz. 2 gün önce Fitch tarafından yapılan not artışını yeniden sol şeride geçmek üzere verdiğimiz sinyal olarak görebiliriz. Özetle hedefimiz, seramik üretiminin ve ürünlerinin, ulusal sanayi ve ekonomi yönetiminde Türkiye'nin odakları arasına girmesidir" dedi.
    
     Muhabirler: Ziya Altunbaş / Ahmet Hacıfazlıoğlu
    

Bu haberi 143 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir