Türkiye'nin en girişimci 50 üniversitesi açıklandı (2) -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün:…

  • Yazı boyutu
Türkiye'nin en girişimci 50 üniversitesi açıklandı (2)
  -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün:…

Türkiye'nin en girişimci 50 üniversitesi açıklandı (2) -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün: -"Bu endeks, (Üniversitelerarası Girişimcilik ve Yenilikçilik Endeksi) en başarılı üniversiteleri gösteren bir eğitim sıralaması değildir, böyle anlaşılmasını istemeyiz" -"Bizim yapmak istediğimiz şey, girişimcilik ve yenilikçilikle sınırlı" -"Bu yıl farklı bir değerlendirme yapılmasın diye endeksin ilanı üniversite tercihlerinden sonraya kaldı ama önümüzdeki yıl, endeksi üniversite tercihlerinden önce ilan edeceğiz" -"Üniversiteler, sanayileşme sürecimizin başrol oyuncuları olmalıdır ve öyle de olacaktır" -"Bazıları maalesef, Türkiye ekonomisinde işler kötüye giderse, kendi işlerinin iyiye gideceğini sanıyorlar. Türkiye ekonomisinde işler kötüye gitmiyor. Türkiye ekonomisinde her şey kontrol altında ve dikkatle takip edilmektedir"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Üniversitelerarası Girişimcilik ve Yenilikçilik Endeksi"nin, en başarılı üniversiteleri gösteren bir eğitim sıralaması olmadığını belirterek, "Böyle anlaşılmasını istemeyiz. Bizim yapmak istediğimiz şey, girişimcilik ve yenilikçilikle sınırlıdır. Üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik konusunda bir yarışa teşvik etmektir" dedi.
     Ergün, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Toplantı Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de ilk kez hazırlanan "Üniversitelerarası Girişimcilik ve Yenilikçilik Endeksi"ni açıkladı.
     Dünyada gelişmiş ekonomilere bakıldığında, üniversitelerle sanayi arasındaki işbirliğinin çok iyi tesis edildiğine işaret eden Ergün, "Bundan sonra üniversiteler, sanayileşme sürecimizin başrol oyuncuları olmalıdır ve öyle de olacaktır. Bugün sizlere tanıtacağımız Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi, üniversitelerin sanayimizde başrol oynayacakları yeni dönemin bir işareti, bir habercisi olarak görülmelidir" diye konuştu.
     Son 10 yılda, ülkede bilim ve teknoloji politikalarını daha etkin uygulamak için çok önemli adımlar attıklarını dile getiren Ergün, bu alanda yapılan çalışmalara da değindi.
     Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu bünyesinde de önemli çalışmalar yapıldığını belirten Ergün, şunları kaydetti:
     "Kurulun Aralık ayında gerçekleşen 23. toplantısında üniversitelerde yenilikçiliği ve girişimciliği tetiklemek amacıyla politika araçları geliştirme kararını almıştık. İşte yılda bir kez kamuoyu ile paylaşacağımız Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'ni bu karar çerçevesinde hazırladık. Üniversitelerin girişimcilik ve yenilikçilik performansını ölçmemiz, üniversitelerin bu alanlarda bir rekabete girmesini sağlayacaktır. Zaten amaçlarımızdan birisi de budur. Üniversitelerin bu yönde yapacakları çalışmalar ise ülkemizde yenilikçilik ve girişimciliğin gelişimine katkı sağlayacaktır. Bu endeks, en başarılı üniversiteleri gösteren bir eğitim sıralaması değildir. Böyle anlaşılmasını istemeyiz. Bizim yapmak istediğimiz şey, girişimcilik ve yenilikçilikle sınırlıdır. Üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik konusunda bir yarışa teşvik etmektir."
    
     -"Endeks, 5 boyut ve 23 göstergeden oluşuyor"-
    
     Bakan Ergün, endeksin 5 boyuttan ve bunların altındaki 23 göstergeden oluştuğunu bildirdi.
     Bu boyutlardan "bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği" kapsamında, bilimsel yayın sayısı, bu yayınlara yapılan atıf sayısı, alınan bilim ödülleri, doktoralı mezun sayısı gibi alt kriterleri dikkate aldıklarını anlatan Ergün, Ar-Ge ve yenilik destek programlarından alınan proje sayısı ve fon tutarını da hesaba kattıklarını ifade etti.
     Ergün, ikinci boyutun "fikri mülkiyet havuzu" olduğunu ve bu kapsamda da ulusal ve uluslararası patent başvurusu ve belge sayıları ile faydalı model ve endüstriyel tasarım belgesi sayılarının dikkate alındığını kaydetti.
     Önümüzdeki dönemde, Patent Kanunu'nda değişikliğe giderek, üniversitelerin de kurumsal patent başvurusu yapmasını sağlayacaklarını vurgulayan Ergün, "Üniversitelerimiz bünyesinde kurulacak Teknoloji Transfer Ofisleri'ne patent lisanslama rolü de vereceğiz ve böylece üniversitelerin patent geliri elde etmelerini sağlayacağız. Bu adımlarla üniversitelerimizi adeta bir patent ve buluş havuzuna dönüştüreceğiz" diye konuştu.
    
     -Girişimcilikle ilgili derslerin müfredatlarda yer almasına önem veriyoruz"-
    
     Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, üçüncü boyutun da "işbirliği ve etkileşim" olduğunu söyledi.
     Bu kapsamda da üniversitelerin sanayi ile uluslararası kurum ve kuruluşlarla birlikte gerçekleştirdikleri çalışmalara yöneldiklerini belirten Ergün, örneğin; üniversite-sanayi işbirliğinde veya uluslararası işbirliğinde yapılan Ar-Ge ve yenilik projeleri sayısını ve bu projelerden alınan fon tutarını da endekse dahil ettiklerini ifade etti.
     Endeksi oluşturan dördüncü boyutun da "yenilikçilik ve girişimcilik kültürü" olduğunu kaydeden Ergün, özellikle girişimcilikle ilgili derslerin üniversite müfredatlarında yer almasına büyük önem verdiklerini ve bu konuda ciddi çalışmalar yaptıklarını bildirdi.
     Bakan Ergün, beşinci ve son boyutun ise "ekonomik katkı ve ticarileşme" olarak belirlendiğini söyledi. Ergün, üniversitelerin yenilikçilik ve girişimcilik alanında yaptıkları çalışmaların ne derece verimli ve kaliteli olduğunu, çıktı seviyesinde en somut olarak ölçebilecekleri alanın "ekonomik katkı ve ticarileşme" boyutu olduğunu ifade etti.
    
     -"Öğretim üyesi sayısı 50'nin altında olan üniversiteleri hesaplamaya dahil etmedik"-
    
     Endeks hesaplarken kullanılan yönteme ilişkin de bilgiler veren Ergün, söz konusu endeksi hazırlarken, her bir gösterge değerini, üniversitenin öğretim üyesi toplamına böldüklerini, böylece farklı büyüklüklerdeki üniversiteleri aynı skalada değerlendirebilmeyi amaçladıklarını bildirdi.
     Böyle bir ağırlıklı ortalama hesabı yapılmasaydı, doğal olarak akademisyen sayısı fazla üniversitelerin ilk sıralarda yer alacaklarını dile getiren Ergün, "Bunun için mutlaka bir ağırlıklı ortalama hesabı yapmamız gerekiyordu. Ayrıca, öğretim üyesi sayısı henüz 50'nin altında olan üniversiteleri hesaplamaya dahil etmedik. Bu nedenle birazdan açıklayacağımız veriler, ülkemizdeki toplam 168 üniversitenin 126'sını kapsamaktadır. Öğretim üyesi sayısını 50'nin üzerine taşıyan üniversitelerimiz de zaman içinde endeks hesaplamalarına dahil olacaklardır" şeklinde konuştu.
    
     -"Üniversitesi olmayan şehrimiz kalmadı"-
    
     Bir ülkenin başarısının, o ülkedeki bireylerin ve kurumların başarılarının toplamı olduğunu vurgulayan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Türkiye'nin dünyada lider ülkelerden biri olması, bizim bilim insanlarımızın, sanatçılarımızın, girişimcilerimizin dünya çapında işler yapmasıyla mümkün olacaktır. Bu süreçte, üniversitelerimizin hem kendilerini geliştirmeleri hem de insan kaynağımızın gelişimine daha fazla katkı yapmaları büyük önem taşımaktadır. Gelişmiş ülkelerin başarılarını en çok borçlu oldukları kurumlar üniversitelerdir. Biz bu gerçeği iyi biliyoruz ve üniversitelerimizi hem nicelik hem de nitelik olarak geliştirecek adımlar atıyoruz. 2002'de 81 ilimizin 41 tanesinde üniversite yoktu, bugün ise üniversitesi olmayan şehrimiz kalmadı. Yine 2002'de 76 üniversitemiz varken, 2003'ten bu yana 92 yeni üniversite kuruldu."
    
     -"Bu endeksin kendisi zaten bir teşvik"-
    
     Konuşmasının ardından kapalı zarfta kendisine gelen listedeki üniversiteleri açıklayan Ergün, soruları da yanıtladı.
     Listede özel üniversitelerin ağırlıklı olduğu yönündeki bir görüş üzerine Ergün, ilk 10 içerinde 5 vakıf üniversitesi 5 de devlet üniversitesi olduğunu söyledi.
     Vakıf üniversitelerinin piyasaya daha duyarlı olduğuna dikkati çeken Ergün, "Piyasaya duyarlı olan üniversiteler, burada ön plana çıkacaklardır. Bence bundan sonra üniversitelerimiz, endekste sıralamalarını yükseltmek için daha çok çalışma yapacaklar, bütün alt yapılarını maksimum düzeyde kullanacaklardır" dedi.
     Bakan Ergün, "Bu endeksin ödülü var mı-" şeklindeki bir soru üzerine de aslında bir teşvik ve ödül mekanizmasının olduğunu, üniversitelerin o teşvik ve ödül mekanizmalarından daha iyi yararlanmalarını sağlamak amacıyla böyle bir sıralama yaptıklarını bildirdi.
     Bu endeksin kendisinin zaten bir teşvik olduğunun altını çizen Ergün, "Üniversitelerin ne kadar yenilikçi, ne kadar girişimci olduğunu kamuoyuna ilan ediyoruz. Bu yıl farklı bir değerlendirme yapılmasın diye endeksin ilanı üniversite tercihlerinden sonraya kaldı ama önümüzdeki yıl, endeksi üniversite tercihlerinden önce ilan edeceğiz ve ondan sonra da sürekli tercihlerden önce ilan edilecek ki girişimci ve yenilikçi biri olmak isteyen öğrenciler de ona göre tercihlerini yapabilsinler" diye konuştu.
    
     -"Sıfır çeken üniversite yok"-
    
     Bir gazetecinin, "126 üniversiteden sıfır çeken var mı-" sorusunu da Ergün, "Üniversitelerimizde sıfır çeken bir üniversite yok. Zaten biz ilk 50'yi sıralıyoruz, bütün üniversiteleri sıralamıyoruz. Buradaki esas hedefimiz iyi olsun. Bizim toplumumuzda belki merak saikiyle kötüyü de göreyim diye düşünülebilir ama biz kötüyü göstermekten ziyade iyiyi teşvik etmek amacıyla bu çalışmaları yapıyoruz. Onun için sıfır çeken üniversite açıklama niyetinde değiliz" şeklinde yanıtladı.
    
     -"Türkiye ekonomisinde her şey kontrol altında"-
    
     Gündeme ilişkin soruları da yanıtlayan Ergün, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerin daha çok konjonktürel olduğunu söyledi.
     Gelişmelere hep olumsuz tarafından bakanların, Avrupa'daki, dünyadaki gelişmeleri dikkate almadan değerlendirmeler yaptıklarını anlatan Ergün, sözlerini şöyle tamamladı:
     "Türkiye ekonomisinin gösterdiği performansı, dünyada az sayıda ekonomi gösterebilmektedir. Olaya bu zaviyeden bakmak lazımken, 'yumuşak iniş mi, yok şimdi sert inişe mi döndü-' Bunları 2008-2009 krizinin Türkiye'ye etkileri sırasında da gördük. Bazıları maalesef, Türkiye ekonomisinde işler kötüye giderse, kendi işlerinin iyiye gideceğini sanıyorlar. Türkiye ekonomisinde işler kötüye gitmiyor. Türkiye ekonomisinde her şey kontrol altında ve dikkatle takip edilmektedir. Konjonktürel bir takım gelişmelerden yola çıkarak, kötümser yorum yapılmasına gerek yok. Cari açıkla ilgili mesela, hiç konuşan yok. Geçen yıl Türkiye ekonomisiyle ilgili en kırılgan nokta cari açık diye değerlendiriliyordu. Şimdi ne oldu- 'Efendim büyüme 4 deniliyordu, 4 olmayacak galiba. Bu da kötüye gidişin başlangıcı. Böyle yorumlayalım.' Olur mu- Bu haksızlık değil mi- Böyle bir haksızlığı kendi kendimize yapmayalım."
    
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 106 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir