Türkiye-Michigan Forumu -Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan: "Sayın Başbakan 'Davos'ta toplantıya…

  • Yazı boyutu
Türkiye-Michigan Forumu
  -Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan:
  "Sayın Başbakan 'Davos'ta toplantıya…

Türkiye-Michigan Forumu -Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan: "Sayın Başbakan 'Davos'ta toplantıya katılmayacağım' demişti ve 3 yıldır da toplantıya gitmiyor. Şimdi Davos kendisi İstanbul'a geldi" -"Dünyanın kalbi İstanbul'da ve Türkiye'de atıyor" -"İçe kapanık ekonomik sistem anlayışı ve yüksek enflasyon gibi, ekonomik anlamda son derece kötü performanslar Türk özel sektörünün belleğine Ar-Ge'yi, inovasyonu, teknolojiyi adeta süslü bir kelime olarak yerleştirmişti" -"Artık ülkemize gelen her yatırımı kabul etmeyeceğiz. Bu konuda seçici davranacağız. Gerek ulusal gerek uluslararası anlamda yüksek teknoloji, yüksek katma değer ihtiva eden sektörleri destekleyeceğiz"

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Sayın Başbakan 'Davos'ta toplantıya katılmayacağım' demişti ve 3 yıldır da toplantıya gitmiyor. Şimdi Davos kendisi İstanbul'a geldi" dedi.
     Bakan Çağlayan, "Üniversite-Sanayi İşbirliği ve Ar-Ge Eğilimi" konulu Türkiye-Michigan Forumu'nda yaptığı konuşmada, üniversiteler arasında Ar-Ge alanında önemli işbirlikleri yapılacağını belirtti.
     Konuşmasının başında, bugün İstanbul'da yapılan Dünya Ekonomi Forumu'na ilişkin değerlendirmeler yapan Çağlayan, bundan 3 yıl önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Davos'ta yapılan toplantıda ortaya koyduğu haklı tavırdan dolayı Davos'un İstanbul'a geldiğini kaydetti.
     Çağlayan, "Sayın Başbakan 'Davos'ta toplantıya katılmayacağım' demişti ve 3 yıldır da toplantıya gitmiyor. Şimdi Davos kendisi İstanbul'a geldi. Şimdi Türkiye'de, İstanbul'da Davos toplantıları çok yüksek, yoğun bir katılımla yapılıyor. Dünyanın kalbi İstanbul'da ve Türkiye'de atıyor" diye konuştu.
     Dünya Ekonomi Forum'u kapsamında İstanbul'a gelen yetkililerin, Avrupa'nın krizle boğuştuğu bir dönemde Türkiye'nin başarısının sırlarını sorduklarını anlatan Çağlayan, şunları söyledi:
     "Şifre çok basit, oldukça kolay... Önce siyasi istikrar, ekonomik istikrar, bunun yanı sıra önemli bir ekonomi yönetimi... Adeta Türk özel sektörünün önünde onlara yol açmak için 24 saat koşuşturan bir hükümet ve o hükümetin bürokrasisi... Türkiye, bundan 9-10 yıl öncesine kadar devletin süt ürettiği, kumaş ürettiği, ayakkabı ürettiği, et ve et mamulleri ürettiği bir yapıdan bugünkü şekle geldi.
     Biz bunların tamamını özel sektöre bıraktık. Devlet olarak bizim temel görevimiz, ekonominin genel gidişatındaki özel sektöre her türlü uygun ortamı sağlamak, tüm dünyayı gezerek Türk özel sektörünü tanıtmak ve tanıştırmaktır. Firmaların rekabet gücünü artıracak, onlara Ar-Ge'yi ve inovasyonu olmazsa olmaz hale getirecek kolaylıkları sağlamak... Devlet olarak asli görevimizin bu olduğuna inanıyoruz."
    
     -İhracatta katma değer ve teknolojisinin yükseltilmesi-
    
     Şimdi, alanı özel sektöre bıraktıklarında ne yapıldığını gördüklerini ifade eden Çağlayan, ihracat yapılan ülkelerde yaşanan krizlere rağmen bugün Türkiye ihracatının geçen yılın aynı dönemine denk gelen ilk 5 aya göre yüzde 10'dan fazla arttığını hatırlattı.
     Ekonomik gelişmelerde Türk ihracatçısının katkılarından da bahseden Çağlayan, Türkiye'nin ülke olarak ihracatta başarılı olmasına rağmen, ihracatın katma değerinin ve teknolojisinin yükseltilmesi gerektiğini dile getirdi.
     Çağlayan, ihracat yüksek katma değerli hale getirilir, yüksek teknoloji katılır ve markalı ürünler yaygınlaştırılırsa, bugün yapılan ihracatı en az ikiye katlayacak bütün koşullara sahip olunduğuna vurgu yaptı.
     Çağlayan, şöyle devam etti:
     "Bu konuda eksiğimiz var. Türkiye son 5 yıldır enflasyonda tek haneli rakamları görmeye başladı. Yüksek enflasyon Türk sanayicisine rekabeti öğretemedi. Yine Türkiye 15 yıl öncesine kadar yüksek koruma duvarlarıyla örülmüş, içine kapanık bir ekonomik sistemle bugünlere geldi. Türkiye daha sonra Gümrük Birliği Anlaşmasıyla rekabetçi hale geldi.
     Bugün Türkiye küresel krizin Avrupa'yı sarstığı bir ortamda ihracatını yüzde 41 Avrupa'ya yapar hale geldi. İçe kapanık ekonomik sistem anlayışı ve yüksek enflasyon gibi, ekonomik anlamda son derece kötü performanslar Türk özel sektörünün belleğine Ar-Ge'yi, inovasyonu, teknolojiyi adeta süslü bir kelime olarak yerleştirmişti."
    
     -"Artık ülkemize gelen her yatırımı kabul etmeyeceğiz"-
    
     Firmaların, enflasyonda tek haneli rakamlara düştükten sonra, Ar-Ge, inovasyon ve teknolojinin devlet politikası haline gelmesiyle, bu konunun önemini anladıklarına değinen Çağlayan, şu anda devletin Ar-Ge konusunda önemli destekler verdiğini belirtti.
     Hükümet olarak Ar-Ge'yi olmazsa olmaz kabul ettiklerini ve 2023 yılında Gayri Safi Milli Hasılada Ar-Ge payını yüzde 3 seviyesine getirmek istediklerini söyleyen Çağlayan, "Türkiye artık ihracatla büyüyen, ihracatla gelişen, uluslararası rekabeti en iyi şekilde yaşayan bir ülke oldu. Artık ülkemize gelen her yatırımı kabul etmeyeceğiz. Bu konuda seçici davranacağız. Gerek ulusal gerek uluslararası anlamda yüksek teknoloji, yüksek katma değer ihtiva eden sektörleri destekleyeceğiz" şeklinde konuştu.
     Forum kapsamında ayrıca, Türkiye-Michigan dernek ve şirketleri arasında stratejik işbirliği ve iyi niyet anlaşmaları da imzalandı.
    
    
    

Bu haberi 125 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir