"Türkiye altın madeninin üzerinde oturuyor" -Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil:…

  • Yazı boyutu
"Türkiye altın madeninin üzerinde oturuyor"
  -Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil:…

"Türkiye altın madeninin üzerinde oturuyor" -Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil: -"Yapılacak 3. havaalanı bütün dünyanın ilgisini buraya çekiyor. Türkiye havacılık açısında altın madeninin üzerinde oturuyor" -"İstanbul gerçekten havacılığın merkezi olacak. Yalnızca Avrupa ve Ortadoğu pazarı 14 milyar dolar. Hepsini belki Türkiye alamayabilir ama yarısından fazlasını alabilir"

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, yapılacak 3. havaalanın bütün dünyanın ilgisini buraya çektiğini belirterek, "Türkiye havacılık açısında altın madeninin üzerinde oturuyor" dedi.
     Kotil, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, şu anda THY filosundaki uçak sayısının 200'e yakın olduğunu, Atatürk Havalimanı'nın THY'ye kısa kaldığını, buna rağmen pazartesi günü 15 uçağın daha geleceğini ifade etti. "Güneş görmez ise ağaç meyve vermez" diyen Kotil, şunları kaydetti:
     "Atatürk Havalimanı güneşi kesebilir. Bunun farkındayız. Sabiha Gökçen Havalimanı'na yüklenme durumumuz var. Atatürk Havalimanı içinde hem TAV hem DHMİ hem de TGS ile biraz daha ekstra kapasiteler çıkarmaya çalışıyoruz. Hem Atatürk Havalimanı'nı biraz daha büyütmeye çalışıyoruz hem de Sabiha Gökçen Havalimanı'nı yedeğe alıyoruz. Asıl bizim özlediğimiz, ihtiyacımız olan 3. bir havaalanı."
     3. havaalanının çok özel bir durumu olduğunu dile getiren Kotil, "Havaalanının 6,6 bin hektar olduğunu söylüyorlar. Atatürk Havaalanı bin hektar. Yolcu sayısı birinci fazda 100 milyon kişi olacak. Bu havaalanı Orta Asya, Avrupa ve Afrika'yı içeren bölgedeki en büyük havaalanından daha büyük olacak. Frankfurt Havaalanı şu an en büyük ve 90 milyon yolcu kapasiteli. Başka pist yapılacak yerleri yok ve dolayısıyla daha büyüyemeyecek" diye konuştu.
     Yapılacak 3. havaalanının bütün dünyanın ilgisini buraya çektiğini belirten Kotil, şunları kaydetti:
     "Türkiye havacılık açısında altın madeninin üzerinde oturuyor. İstanbul gerçekten havacılığın merkezi olacak. Avrupa'yı Asya'ya, Avrupa'yı Afrika'ya bağlayan nokta İstanbul'dur. Yalnızca Avrupa ve Orta Doğu pazarı 14 milyar dolardır. Hepsini belki Türkiye alamayabilir ama yarısından fazlasını alabilir. Bazı Afrika ülkelerine 'Fransa'dan daha Fransız' diyorlar. Afrika'da iş yapmak istiyorsak Fransızca'yı iyi öğrenmek gerekiyor. İngilizce işe yaramıyor orada. Arap coğrafyasında ise Arapça'yı iyi bilmek gerekiyor."
    
     -"Bizim için zamanında kalkmak, gümüş tepsi içindeki kristal küre gibidir"-
    
     Kotil, Atatürk havaalanındaki tehirlerin birçok parametreden kaynaklandığını, ekonomik olarak da THY'ye zarar verdiğini belirtti. Uçakların geç kaldığında daha fazla yakıt harcadığını, bunların iki haneli milyonlarla ifade edildiğini aktaran Kotil, "Bunun olması için bütün bileşenler çok çalışıyor. Günlük zamanında kalkış. Tehir demiyoruz, tehir demekten utanıyoruz. Bizim için zamanında kalkmak, gümüş tepsi içindeki kristal küre gibidir. Onu kırmak istemeyiz. THY'nin mutlaka bir B planı vardır. Onun için 15 uçak aldık, belki bunun devamı da gelecek. Günlük bin sefer yapıyoruz. Dünyanın en büyük netwoklerinden biriyiz" ifadelerini kullandı.
     Havacılık sektörünün Türkiye'de sadece THY'nin yolcuları olarak, kargo olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kotil, şunları söyledi:
     "TSG, petrol şirketleri var, havaalanı bir ekosistem olarak görmek gerekiyor. THY Teknik şu anda THY'nin uçaklarına bakıyor. THY Teknik'te 2 yıl genel müdür olarak çalıştım. 2003-2004 yılında 64 uçağa bakıyordu şimdi ise THY'nin 200 ve 50 uçak da müşterilerininkine bakıyor. İleriye dönük olarak THY'nin çok daha büyük filosuna ve yöreye bakacak. Sabiha Gökçen'de büyük yatırımlar yapıyoruz. Yarım milyar dolar inşasına ve içindeki ekipmana veriyoruz. Havacılıkta uçak belki çok pahalı biliniyor ama işin en ucuz tarafı budur. Toplam giderin yüzde 10'u uçağa gidiyor. Uçakları 12 yıllık finansmanla alıyoruz. Bir uçak yaklaşık kendisi kadar ciro yapar. THY Teknik'in orada yapacağı yatırımı küçük görmemek gerekir. Çünkü yapılan iş emek yoğundur. Havacılık emek yoğun bir iştir. Yeni havaalanında dev bakım tesisleri olacaktır. Ama şu an bizim için Sabiha Gökçen çok önemlidir. Oraya büyük yatırım yaptık. Türkiye'de teknik alanda çok iyi öğrenciler yetiştiriyor ama bize yetmiyor" dedi.
    
     -"Transfer yolcudan yaklaşık 2 milyar dolar ciro gelecek"-
    
     Türk halkının kendilerini daha çok yurt içi uçuşlarından tanıdığını dile getiren Kotil, "Toplam gelirimizin yalnızca yüzde 16'sı içeride oluşuyor. Toplam yaklaşık 7,8 milyar dolarlık gelirin yalnızca yüzde 16'sı yurt içinden geliyor. Dolayısıyla satışların yüzde 64'ü de yurt dışına oluyor. Bu yıl transfer yolcudan yaklaşık olarak 2 milyar dolar ciro elde edeceğiz" diye konuştu.
     Yurt dışında markalarının iyi bilinmesi, tercih edilmesi, markalarına sıcaklık duyulması için en iyi reklamın sponsorlukla yürüdüğünü söyleyen Kotil, şunları kaydetti:
     "Bunu da en kolay o ülkedeki insanların, o kültürün önemsediği kişilerle yan yana durarak sağlıyorsunuz. Biz o markalarla yan yana durarak sinerji, bereket oluşturuyoruz. Dolayısıyla burada bugüne kadar en iyileri seçtik. Bundan sonra da seçeceğiz. İnsanlar neyi önemsiyorlarsa biz de önemsiyoruz. Burada insanların önemseyeceği her şeyi kullanmak istiyoruz. Yalnızca meşhur markalar değil bu. Bizim hedeflediğimiz yolcu 2,5 milyar olan yolcu ve 500 milyar dolar olan ciro."
    
     -"Anadolu Jet, cin gibi bir fikir oldu"-
    
     Temel Kotil, Anadolu Jet'le ilgili olarak da "Bu, çok cin gibi bir fikir oldu. Ankara'da başarılı oldu, çok hızlı büyüdü ve bir sonraki büyüme turuna geçecek aslında. Ankara'yı hub yapmamız gerekiyor. Ankara, daha merkezde bir yerde. Oradan transferler daha kolay veriliyor ve içeriği daha çok onunla döşemek, kanaviçe gibi işlemek istiyoruz. Bu, devam eden başarı olarak" şeklinde konuştu.
     Kotil, yıl sonuna kadar uçmayı planladıkları 12 hat daha bulunduğunu, en çok ülkeye uçan havayolu olduklarını, şu an 5. sırada yer aldıkları toplam networkte 2013 sonunda birinci olmayı hedeflediklerini ifade etti.
     THY'nin hat sayısını artırmasını doğal olduğunu belirten Kotil, "Biz aynı zamanda doğunun batısı, batının doğusuyuz. Biz her zaman Asya'dayız, Afrika'dayız. Dolayısıyla onlardan çok doğal olarak çok daha büyük bir networkümüz olacak" dedi.
     Kotil, "Balkanlar bize 1-2 saatlik mesafede çok yakın bir yer olmakla beraber bizim için çok önemli bir pazar. Balkanlar'da birçok hava yolu şirketi var ve bizim bunlara ilgimiz hala var. Yurt dışı yolcusunda yüzde 28 büyüyoruz. Toplam büyümemiz yurt içi ve yurt dışında yüzde 18. Yurt dışı geliri yurt içinden fazla. Biz global anlamda bu kadar yurt dışına odaklanmış bir hava yolu olarak Balkanlar'daki küçük firmalar da bizim ilgimizi çekmektedir. Balkanlar'da veya başka ülkelerde şirketlere kapalı değiliz" diye konuştu
     Kotil, "İstanbul bizim olduğu için Türkiye havacılıkta çok büyük düşünmek zorunda. İstanbul nasıl geçmişte kara yoluyla merkezse hava yolunda da merkez olacak. Kongre turizminde Türkiye 40. idi, geçen yıl 7. oldu. Birinci neden olmasın- Bunun için daha çok otel yapılması gerekiyor. THY'nin daha çok büyümesi gerekiyor. Zamana ait sorun var, fiziksel bir engel yok" dedi.
    
     -"2 milyon avroluk bilgisayar programı kullanıyoruz"-
    
     Yeni bir hat açılması planlanırken 2 milyon avroluk bir yolcu tahmin programı kullandıklarını bildiren Kotil, "Kim nereden nereye uçuyor diye araştırıyoruz. 'Günde 50 uçak iniyor' diyorlar. Bir hava alanına 50 uçak iniyorsa biz oraya iki, üçü sıkıştırırız. Havada, karada bundan kar yaparız. Ön bir hissiyatımız olması lazım. Bir başkanlık ekibimiz var. Bunlar yeni yapılacak uçuşun tüm teknik hesaplamalarını yapıyorlar. İlk uçuşta cepten para çıkmıyor, operasyon gider sağlanıyor, o zaman diyoruz ki 'buraya sefer koyalım'. Bugüne kadar verdiğimiz kararların çok daha fevkinde sonuçlar bulduk. Mesela geçen yıl Almanya'ya 2 sefer koyduk, birinci gün kar üretmeye başladık. Herkes şunu bilsin ki THY çok pragmatik, bütün kararlarını ticari veriyor. o kadar çok karar verip hat açıyoruz ki bunlar üst üste gelince siyasi gözüküyorlar. Bunun tabii pozitif siyasi sonuçları oluyor. İş adamlarını dışarı açıyoruz. Her bir verilen kararın bir tablosu vardır. Para kasaya giriyor mu, buna bakıyoruz."
    
     -Gençlerimiz Arapça öğrensin, o bölgede 4-5 trilyon dolar var"-
    
     THY'nin uçuşlarıyla paralel artan Afrika ve Arap ülkeleriyle ticarete dikkati çeken Kotil, "Çocuklarımıza Arapça öğretmemiz lazım. O bölgede 4-5 trilyon dolar para var. Türkiye'nin o finansa ihtiyacı var ve bu ülkelerin Türkiye'den alacakları çok şey var" dedi.
     Kotil, Arapça ile iletişim kurmanın o bölge işadamları üzerinde daha olumlu etki yaptığını dile getirdi.
     Krizle birlikte küresel ekonomide olduğunu gibi havacılık sektöründe de ağırlığın batıdan doğuya doğru kaydığını anlatan Kotil, "Batı yapısını bitirmiş, kristalize olmuş, düşünce kırılıyor ama doğunun durumu yeniden kuruluyor. Afrika'dan yakın bir tarihte çok güçlü hava yolları çıkacak. Aynı olay Latin Amerika'da var, Güney Amerika'da var. Kriz gelişmişleri vurur, yeni çıkan fidanlara bir şey yapmaz, eski fidanlar rüzgardan etkilenir, öbürleri büyümeye devam eder."
     THY'nin son durumu hakkında ise Kotil, "Özelleştirme İdaresi'nin söylediği gibi böyle bir satış gündemde yok. THY özel bir şirket zaten. Özel şirketin yeteneklerini kullanıyoruz. Özelleştirme İdaresinin söylemiş olduğunu tekrarlamış olduk" dedi.
    
     -Global Türkiye için global hava yolu-
    
     Türkiye'nin global oynaması için çok global bir hava yoluna ihtiyacı bulunduğunu kaydeden Kotil, global havacılık pazarının 500 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti.
     Kotil, "Dünyada yaklaşık olarak 2,5 milyar taşınan yolcu var. Yalnızca 10 milyon yolcu taşıyan yalnızca 1,6 milyar dolar ciro yapan Türk Hava Yolları'nın globalliğinden bahsedilemez. Şimdi ne kadar globaliz bugün onu söyleyeyim 38 milyon yolcu hedefliyoruz. İnşallah biraz daha fazla olacaktır. Bu yıl yurt dışı yolcuda yüzde 28 büyüyoruz. Bu da demek ki bayağı bir çok duble yollar yapıyoruz demektir bu havadan. Ciro olarak da 7,8 milyar dolar hedefliyoruz. Bütçe hedefiydi bu da tutacak gözüküyor."
     Havacılık sektöründe, enerji fiyatlarının artışının oluşturduğu 2008 kriziyle karşılaşıldığını dile getiren Kotil, havacılık sektörü, seyahatlerin talebinin artışının durduğu piyasa daralmasıyla 2009'da karşılaştığını söyledi. Kotil şöyle devam etti:
     "Bu kriz ne anlama geliyor- 500 milyar dolarlık ciro yüzde 1 artmıyor da yüzde 0,5 artıyor. Yüzde 2 artmıyor da yüzde 1 eksiliyor anlamına geliyor. Yani sonuçta o 500 milyar dolar hala duruyor. Dünyada ne kadar kriz olursa olsun petrol fiyatı nereye gelirse gelsin o 2,5 milyar ana rakamlarıyla masada duracak."
    
     -THY'nin sermaye artırımı ve temettü dağıtması-
    
     Güncel gelişmelere değinen Kotil, THY'nin Devlet Hava Meydanları İşletmeleri'nden seyrüsefer hizmetleri hariç işletme hakkının kiralama yolu ile devraldıkları Aydın Çıldır Havalimanı'nın kendileri için yılda 300'e yakın pilot yetiştirecekleri bir eğitim merkezi olacağını da sözlerine ekledi.
     THY'nin Sun Express'te hisse artırımının sözkonusu olmadığını ifade eden Kotil, Lufthansa ile iki tarafın da memnun olduğu bir ortaklıklarının bulunduğunu söyledi.
     Sermaye artırımı ve temettü dağıtımına ilişkin değerlendirmede bulunamayacağını belirten Kotil, şunları kaydetti:
     "EBİTDAR marjlarımız 2012 yarı yılında yüzde 11. Bir önceki yıl ise aynı dönemde 5,9'du. Aşağı yukarı 5 puan üzerinde var. 3. çeyreğimiz bitti sonuçları daha sonra açıklayacağız, ama bu çeyrekte de devam etti. Bu da ileriye dönük güçlü mesaj veriyor. Trafik sonuçlarından yola çıkarak bunu söylüyorum; şu anda Avrupa'daki havayolları büyümüyorlar, yüzde 1-2. Biz yüzde 20'lerde büyümeye devam ediyoruz. Ayrıca doluluk oranlarımız arttı, 5 puan gibi. Bu da çok önemli ve artmaya devam ediyor. Şimdi çok iyi bir nakdimiz var, nakit birikti içeride. Tabii bu nakdi biz ön ödemede çok kullandık. Uçak siparişi veriyoruz, verdiğimiz zaman büyük bir yekun tutuyor, uçakların ön ödemeleri yapılıyor, 24 ay önceden başlayarak. Sonra uçak finanse edildiği zaman bu paralar geri alınıyor. O dönemlerde nakdimizi kullanmak finansman açısından en doğrusuydu. Çünkü ticari krediler, bizim uçak finansmanına göre çok daha farklı oluyor. Yatırımcı açısında söyleyeyim, bugüne kadar uçakları biz 12 yıl finansmanlı alıyoruz ve yaklaşık olarak 12 yıl, yüzde 3,5 gibi bir rakamla alabildik bunları. Bu da çok düşük bir faiz oranı. Bu açıdan içerde nakit birikmesi oluştu."
    
    
    

Bu haberi 96 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir