Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi -TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: -"Türk ve AB üyesi ülke…

  • Yazı boyutu
Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi
  -TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu:
  -"Türk ve AB üyesi ülke…

Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi -TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: -"Türk ve AB üyesi ülke firmalarının Mısır, Tunus ve Filistin'de birlikte iş yapmalarını sağlıyoruz" Buna 300'ün üzerinde firma katılmak için müracaat etti" -"Suriye'de yaşanan insanlık trajedisine daha fazla seyirci kalınmaması gerekir. Suriye'deki katliam ikinci Bosna olmaya doğru gidiyor" -"Vize konusu kurmak istediğimiz entegrasyona yakışmıyor. Zaten (AB) ilişkilerimizin hukuki boyutuyla da hiç uyuşmuyor"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke firmalarının Mısır, Tunus ve Filistin'de birlikte iş yapmalarını sağladıklarını belirterek, "Buna 300'ün üzerinde firma katılmak için müracaat etti" dedi.
     Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) 31. Toplantısı AB Bakanı Egemen Bağış ve Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Başkanı Staffan Nilsson'ın katılımıyla gerçekleşti.
     Toplantıda konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin AB üyeliğinin, AB'nin kurulması kadar önemli olduğunu belirterek, AB'nin üzerine inşa edildiği değerlerin tüm kıta tarafından benimsenmesi ve Avrupa kıtasının bütünleşmesi çabaları için de önemli olduğunu vurguladı.
     Hisarcıklıoğlu, KİK toplantısına AB kurumlarının katılımının üst düzeyde olmamasını eleştirerek,"AB kanadından AB kurumlarının çalışmalarımıza katılım düzeyi bizi mutlu etmiyor." dedi.
     Türkiye'nin AB katılım sürecini hızlandırmak zorunda olunduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, pozitif gündemin getirdiği iyimserlikten yararlanmak gerektiğini söyledi.
     Hisarcıklıoğlu, TOBB, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ve Ekonomi Bakanlığı olarak, Türk ve AB üyesi ülke firmalarının, Mısır, Tunus ve Filistin'de birlikte iş yapmalarını sağladıklarının altını çizerek "Projemiz AB ve Türk iş çevrelerinden büyük ilgi gördü. 300'ün üzerinde firma katılmak için müracaat etti" diye konuştu.
     Birlikte çalışmak için bu ve benzeri projeleri artırmak gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, sivil toplum diyaloğu, öğrenci değişim gibi projeleri hazırlamak gerektiğine dikkati çekti.
     Hisarcıklıoğlu, bunları yaparken de, her iki tarafta insanların gönlünü kazanmak gerektiğini belirterek, "Erasmus Programı'ndan yararlanma hakkını kazanan bir öğrenci, vize gerçeği ile karşı karşıya kalarak hayal kırıklığı yaşamamalı. Bir AB üyesi ülkeye fuara katılmak üzere parasını ödeyip stant kiralayan ve ürünlerini gönderen işadamı, vize almayla ilgili sıkıntıların getirdiği olumsuzluklarla karşılaşmamalı. Zira bu vize konusu, kurmak istediğimiz entegrasyona yakışmıyor. Zaten ilişkilerimizin hukuki boyutuyla da hiç uyuşmuyor" şeklinde konuştu.
    
     -"Avro krizinin aşılmasında yapılmaması gereken, AB'nin içe kapanması"-
    
     AB üyelik sürecinin Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik modernizasyonu için itici bir güç ve reçete olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu nedenle, biz ilişkilerin, başlangıçta belirlendiği gibi, tam üyelik hedefiyle tekrar canlandırılması ve hızlandırılması gerektiğine inandıklarını söyledi.
     Hisarcıklıoğlu, AB ile birlikte hareket eden bir Türkiye'nin AB'nin de menfaatine olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
     "New York Times gazetesinin dünyaca tanınan yazarı Tom Fridman geçenlerde akşam yemeğinde misafirimdi. O akşam ki sohbetimizde bana şunu söyledi, 'Avrupa Kıtası'na yatırım yapacak olsam, Türkiye Bonosunu tereddütsüz satın alırdım.' Bu arada satın almak istemediği ülke bonosunu söylemeyeceğim. AB'nin özellikle de Avro Bölgesi'nin ciddi ekonomik sorunlarla uğraştığının biliyoruz. Sorunların aşılmasında, son dönemde cesaret verici adımlar atılıyor. Belki daha hızlı hareket edilebilir. Ancak, gördüğümüz kadarıyla, AB bu krizi bir fırsat haline getirmeye çalışıyor. Ekonomik ve parasal politikalar ile mali politikalarında yeni bir yönetişim sistemi inşa ediyor. Komşumuz Yunanistan'ın borç krizini aşmasına destek veren kararlar, Avro Bölgesi'nin geleceğine umutlu bakmamızı sağlıyor. Ben AB'nin içinde bulunduğu borç krizini aşacağına inanıyorum. Hafta başında ABD'deydim. IMF ile görüştüm. Amerikan Ticaret Odası Başkanı ile görüştüm. Özellikle, Yunanistan'ın Avro Bölgesi'nde tutulmasına dönük AB liderlerinin gösterdiği kararlılık, bizde olduğu gibi, orada da gelecek için umut oluşturdu. Aynı şekilde, ekonomik ve parasal birliğin yönetişim yapısının güçlendirilmesi yönündeki adımlar da çok önemseniyor."
     Hisarcıklıoğlu, avro krizinin aşılması yönünde başlangıçta, yavaş ve tereddütlü adımlar atıldığını belirterek, şimdi artık doğru kararlar alındığını belirtti.
     Avro krizinin aşılmasında hiç yapılmaması gereken şeyin, AB'nin içe kapanması olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Avrupa Komisyonu'nun tavsiye ettiği şekilde, genişleme sürecinin fırsat olarak görülmesini, genişleme sürecinin, AB ekonomilerine getirdiği katkının, gereksiz popülist yaklaşımlarla ihmal edilmemesini istedi.
    
     -"Suriye'deki katliam, ikinci Bosna olmaya doğru gidiyor"-
    
     AB'nin güney ve güney doğusundaki komşularında yaşanan tarihi dönüşüm sürecinin, AB'nin dış politikasında da daha güçlü olmasını gerektirdiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:
     "AB'nin yumuşak gücünün daha fazla farkına varması ve bunu öne çıkarması gerekir. Tunus'ta, Mısır'da, Libya'daki değişim sürecine destek verilmesi gerekiyor. Aynı şekilde, Suriye'de yaşanan insanlık trajedisine daha fazla seyirci kalınmaması gerekir. 100 binden fazla insan sığınmak üzere Türkiye'ye kaçtı. Aynı şekilde Irak'ta da Ürdün'de de sığınmacılar var. Suriye'deki katliam, ikinci Bosna olmaya doğru gidiyor. Dur denilmesi lazım. Buna seyirci kalanlar, yarın belki kendi ülkelerindeki seçimi kazanabilir. Ama, gelecekte hiç de olumlu anılmayacakları kesin. Bölgemizdeki bu değişim süreci, AB'ye dış politikada, daha çok sorumluluk yüklüyor. Türkiye ile diyalog daha da güçlendirilmeli. Ahde vefa ilkesine sadık kalınarak, Türkiye-AB katılım süreci engellenmemeli. Dolayısıyla, AB'ye verilen Nobel Barış Ödülü, Avrupa ekonomisinin gerçekleri ve MENA Bölgesi'ndeki tarihi dönüşüm süreci, Türkiye-AB katılım sürecinin hızlandırılmasını gerektiriyor. Bu gerçekleri görmezden gelemeyiz. Başımızı kuma gömerek bu sorumluluklardan kaçamayız. Birlikte çalışmak zorundayız."
    
    
    

Bu haberi 121 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir