Tüketici Ürünleri Forumu Küresel Zirvesi -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: (3) -"Belki mali kuralı…

  • Yazı boyutu
Tüketici Ürünleri Forumu Küresel Zirvesi
  -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: (3)
  -"Belki mali kuralı…

Tüketici Ürünleri Forumu Küresel Zirvesi -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: (3) -"Belki mali kuralı anayasa maddesi yapmadık, ama mali kurala bağlı olacağımızı hükümetimiz, ekonominin başında bulunan herkes defalarca o kadar çok açıkladı ki bir nevi anayasa maddesi haline getirmiş gibi olduk" -"Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda da bu disipline devam edeceğimizin garantisini bir nevi piyasalara ve herkese verdik" -"Parantez içinde şunu da söylemek isterim; hiç kimse sakın bizim çok aşırı bir özgüven içinde olduğumuzu da zannetmesin. Tam tersine hala almamız gereken tedbirler olduğunun farkındayız. Hala kritik bir süreçten gittiğimizi de biliyoruz" -"Bunu sadece biz söylemiyoruz. Yani kazandıklarımızı ve başarılarımızı... Açıkçası kendi kendimize PR yapmıyoruz. OECD, BM gibi uluslararası kuruluşlar Türkiye'yi bu açıdan örnek bir ülke olarak göstermektedirler"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Belki mali kuralı anayasa maddesi yapmadık, ama mali kurala bağlı olacağımızı hükümetimiz, ekonominin başında bulunan herkes defalarca o kadar çok açıkladı ki bir nevi anayasa maddesi haline getirmiş gibi olduk" dedi.
     Tüketici Ürünleri Forumu Küresel Zirvesi'nin açılış konuşmasını yapan Gül, Türkiye ekonomisinin başta Avro Bölgesi olmak üzere birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeden pozitif bir şekilde ayrıldığını vurguladı.
     Türkiye ekonomisinin 2010 yılında yüzde 9,2, 2011 yılında da yüzde 8,5 oranında büyüyerek AB ve OECD ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranını yakalayan, Çin'den sonra en hızlı büyüyen ikinci ülke olduğunu anımsatan Gül, yakalanan bu etkileyici büyüme performansında kamunun katkısının son derece sınırlı olduğunu söyledi.
     Büyümede asıl öncü rolü özel sektörün oynadığını, bu dönemde sıkı bütçe disiplininden asla vazgeçilmediğini ifade eden Gül, Türkiye'de toplam kamu borç stokunun milli gelire oranının yüzde 39 civarında olduğunu, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 1,4'e gerilediğini hatırlattı.
     Cumhurbaşkanı Gül, Bugün Avro Bölgesi'nin bazı ekonomilerinde bu oranların sırasıyla yüzde 100 ve yüzde 10'ların üzerinde seyrettiği dikkate alındığında, Türk ekonomisinin diğer ekonomilerden ne denli pozitif olarak ayrıştığının daha iyi anlaşıldığını vurguladı.
    
     -"Bir nevi anayasa maddesi haline getirmiş gibi olduk"-
    
     Netice olarak güven zemini sağlam olduktan sonra halkın günlük harcamalarına devam ettiğine değinen Gül, bankaların kredi vermeyi ve şirketlerin de yatırım yapmayı sürdürdüğünü ifade etti.
     Söz konusu güven ortamının ekonomik büyümeyi de beraberinde getirdiğini kaydeden Gül, hali hazırda Avrupa ekonomilerinin ortalamasından yaklaşık 5 kat daha hızlı büyüyen Türkiye'nin, önümüzdeki dönemde de büyümeye ve kalkınmaya devam edeceğini söyledi.
     Abdullah Gül, "Çünkü açıkça deklare ettik. Belki mali kuralı anayasa maddesi yapmadık, ama mali kurala bağlı olacağımızı hükümetimiz, ekonominin başında bulunan herkes defalarca o kadar çok açıkladı ki bir nevi anayasa maddesi haline getirmiş gibi olduk. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda da bu disipline devam edeceğimizin garantisini bir nevi piyasalara ve herkese verdik" diye konuştu.
    
     -"Günlük 1 doların altındaki nüfusumuz sıfırlandı"-
    
     Uygulamaya konulan akıllı ve zamanlı politikalar sayesinde bu büyümenin aynı zamanda istihdam yaratan bir büyüme olduğunu vurgulayan Gül, krizin işgücü piyasası üzerindeki etkilerinin en yoğun hissedildiği 2009 Nisan ayından bu yana Türkiye'de yaklaşık 4 milyon kişiye yeni iş bulunduğunu, dolayısıyla Türkiye'nin ekonomik büyümesinin aynı zamanda istihdam yaratan bir büyüme şekli olduğunu hatırlattı.
     Cumhurbaşkanı Gül, diğer ülkelerle mukayese edildiğinde, Türkiye'nin son dönemde en yüksek istihdam sağlayan ve işsizlik oranını en hızlı düşüren ülkeler arasında üst sıralarda yer aldığını söyledi.
     Ekonomik büyüme ve gelir artışı sonucunda yoksullukla mücadele alanında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini anlatan Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Ülkemizde günlük 1 doların altında gelire sahip nüfusumuz sıfırlanmıştır. Günlük geliri 4,3 doların altında olan nüfusumuz 2002 yılında yüzde 30 iken, 2010 yılında bu oran yüzde 3,66'ya düşmüştür. Rakamlara baktığımızda gerçekten hem de bu kriz döneminde inanılmaz bir şekilde pozitif bir gelişmeyi gerçekleştirdik. Bunun tabii ki gururunu yaşıyoruz. Hemen parantez içinde şunu da söylemek isterim; hiç kimse sakın bizim çok aşırı bir özgüven içinde olduğumuzu da zannetmesin. Tam tersine hala almamız gereken tedbirler olduğunun farkındayız. Hala kritik bir süreçten gittiğimizi de biliyoruz.
     Bunu sadece biz söylemiyoruz. Yani kazandıklarımızı ve başarılarımızı... Açıkçası kendi kendimize PR yapmıyoruz. OECD, BM gibi uluslararası kuruluşlar, Türkiye'yi bu açıdan örnek bir ülke olarak da göstermektedirler. Netice olarak gelir dağılımımız her geçen yıl iyiye gitmekte, zengin ve fakir arasındaki uçurum daralmaktadır. Böylece ortaya çıkan geniş orta sınıf, iç piyasamızın canlılığının en önemli sebeplerinden birisidir."
    
     -"Perakende sektörü için altın fırsatlar sunuyor"-
    
     Gül, bu durumun perakende sektörünün önde gelen firmaları için de "altın fırsatlar" sunduğunu dile getirerek, "Bugün Türkiye ekonomisinin ayaklarını yere sağlam basmasını sağlayan önemli alan, örnek bir bankacılık sektörü ile güçlü bir düzenleme ve denetleme çerçevesidir" dedi.
     Günümüzde pekçok gelişmiş ülkenin bankacılık sektörünün karşı karşıya kaldığı zafiyetlerin, zamanında alınan tedbir ve düzenlemeler sayesinde Türk bankacılık sektörü için söz konusu olmadığına dikkati çeken Gül, son 5 yılda yaşanan krizler sırasında Türk bankalarına 1 liralık dahi kamu kaynağı aktarılmazken, Türk bankalarının sermaye yeterlilik oranının yüzde 17 civarında olduğunu hatırlattı.
     Türkiye'nin küresel ekonomik bağımlılığın ortaya çıkardığı risk ve fırsatlara cevap vermek için küresel düzeyde network'ü olan bir ülke haline gelmeye çalıştığını dile getiren Gül, Arap baharı ve küresel ekonomik dengelerin Asya'ya kayması nedeniyle Akdeniz havzası, Ortadoğu, Çin ve Hindistan'ın yeniden tarih sahnesine çıktığını söyledi.
    
     -"İstanbul hızla mesafe alıyor"-
    
     Cumhurbaşkanı Gül, emsalsiz konuma sahip Türkiye'nin, tarihi ve çok boyutlu münasebetlere sahip bir ülke olduğunu vurguladı.
     İstanbul'un 7 bin yıllık tarihi bulunduğunu ve 3 büyük imparatorluğa yaklaşık 1600 yıl boyunca başkentlik yaptığını anımsatan Gül, bu itibarla İstanbul'un tarihi olarak Avrupa, Asya ve Afrika arasında siyasi, ekonomik ve kültürel bir hub vazifesi gördüğünü ifade etti.
     19. yüzyılda İstanbul'dan yönetilen Levant bölgesi ve bu bölgenin İzmir, Kahire ve Beyrut gibi şehirlerinin bugün Londra, New York ve Amsterdam gibi küresel şehirlerin işlevine sahip olduğunu belirten Gül, İstanbul'un yeniden bu tarihi fonksiyonunu kazanmak yolunda hızla mesafe aldığını belirtti.
    
     -"Geleceğe ilişkin tahminler çok daha parlak"-
    
     Türk ekonomisinin geleceğine ilişkin tahminlerin de çok daha parlak gözüktüğünü vurgulayan Gül, şöyle devam etti:
     "Goldman Sachs'ın yakın tarihte yapılan bir araştırmasında, Türk ekonomisinin 2050 yılı itibariyle Avrupa'nın 2., dünyanın ise 9. en büyük ekonomisi olacağı tahmin edilmektedir. Aranızda uzun yıllardır Türkiye'de iş yapan firmalar olduğunu biliyorum. Bu firmaların ülkemizdeki operasyonlarını, Türkiye üzerinden diğer bölgelere de yaymaları vaktinin artık geldiğini düşünüyorum.
     Türkiye, firmalarınızın bölgesel üretim, lojistik ve dağıtım merkezi olmasının yanı sıra küresel operasyonlarınız bakımından da önemli bir tedarikçi olabilir. Bu kapsamda, Türkiye'de kendileri de küresel bir firma olma yolunda ilerleyen çok sayıda ortak bulabileceğinizden eminim. Ülkemizin genç ve eğitimli işgücü ile jeopolitik ve iktisadi-kültürel avantajlarının, firmalarınıza küresel düzeyde önemli mukayeseli üstünlükler sağlayacağı kanaatindeyim."
    
     -"Küresel refah adil dağılmadan barış ve huzurdan bahsedilemez"-
    
     Türkiye'de son dönemde yatırım ortamını geliştirmek için önemli teşviklerin hayata geçirildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, firmaların Ar-Ge faaliyetlerine ciddi teşvik ve destekler sağladıklarını söyledi.
     Gül, "Bu çerçevede bölgesel Ar-Ge merkezlerinizi Türkiye'ye kaydırmanızdan büyük fayda sağlayacağınızı düşünüyorum" dedi.
     Tüketici ürünleri sektörünün tüm insanların refahını, mutluluğunu ve sağlığını ilgilendiren bir sektör olması nedeniyle perakendeci ve üreticilerin büyük sorumluluğa sahip olduğunun altını çizen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bu zor dönemde sorumlu davranıldığında ve doğru politikalar uygulandığında önemli fırsatların da yakalanabileceğine inanıyorum. Yükselmekte olan ekonomilerin dünyada üretimin yeniden canlandırılması ve küresel krizin sona erdirilmesi açısından önemli bir potansiyele haiz olduğunu düşünüyorum. Küresel refah tüm dünyaya olabildiğince adil dağılmadan dünyada gerçek bir barış ve huzurdan bahsetmek mümkün olmayacaktır. Tüketici ürünleri sektörünün halen dünya nüfusunun önemli bir bölümünde görülen yetersiz beslenme, açlık ve yoksullukla mücadelede önemli sorumlulukları olması gerektiği kanaatindeyim."
     Son yıllarda daha çok gözler önüne serilen Afrika'daki ve dünyadaki açlık olaylarının herkesi dehşete düşürdüğünü, bundan sonra dünya şeffaflaştıkça bunun daha fazla olacağını belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Benzer krizlerin bir daha yaşanmaması için gerek devletler, gerek burada bulunan küresel şirketler olarak gerekli adımları şimdiden atmalıyız" diye konuştu.
     Gül, tüketici ürünleri sektörünün adil ticaret, çevre ve gıda güvenliği ile sürdürülebilir kalkınma bakımından da önemli sorumluluklar taşıdığını ifade ederek, ileride bu sektörün müşterileri olacak gelecek nesillerin sağlıklı bir şekilde hayatlarını devam ettirmesi, sürdürülebilir bir gelir ve çevre imkanlarına sahip olmasının, bugünden atılacak adımlara bağlı olacağını söyledi.
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 107 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir