TİSK Ekim ayı İşgücü Piyasası Bülteni: -"İşgücü dışında kalan kitle, giderek işgücü yapısına…

  • Yazı boyutu
TİSK Ekim ayı İşgücü Piyasası Bülteni:
  -"İşgücü dışında kalan kitle, giderek işgücü 
  yapısına…

TİSK Ekim ayı İşgücü Piyasası Bülteni: -"İşgücü dışında kalan kitle, giderek işgücü yapısına hakim olmaya başlamıştır" -"İstihdam artışını hizmetler sektörü neredeyse tek başına yarattı"

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) Ekim ayı İşgücü Piyasası Bülteni'nde "işgücü dışında kalan kitlenin, giderek işgücü yapısına hakim olmaya başladığı" belirtildi.
     Konfederasyon'un Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Temmuz ayına ilişkin Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerinden yararlanarak hazırladığı bültende son bir yılda 15 yaş ve üzerindeki nüfusun 1 milyon 124 bin kişi arttığı ve bunun 764 bininin işgücü piyasasının dışında kalanlara eklendiği, dolayısıyla işgücü artışının 359 bin kişi olduğu öne sürüldü.
     2011 yılının ilk 11 ayında aylık ortalama 1 milyon 64 bin kişi olan yıllık işgücü artışının Aralık 2011'de 661 bine, Temmuz 2012'de de 359 bine gerilediği ifade edilen bültende, "İşgücü dışında kalan kitle, giderek işgücü yapısına hakim olmaya başlamıştır. Önceki yılların aksine, yaz aylarında bu yıl düşüş trendi görülmesi alışılmadık ve takip edilmesi gereken bir olgudur" değerlendirmesinde bulunuldu.
     İşgücüne katılma oranının, Temmuz 2012'de geçen yılın aynı ayına göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 50,8'e indiği hatırlatılan bültende, söz konusu oranın kadınlarda değişim göstermezken, erkeklerde 1 puan, gençlerde ise 2 puanlık azaldığının altı çizildi.
     Aynı dönemde istihdam artışının yavaşlamaya devam ettiği kaydedilen bültende, şu tespitlere yer verildi:
     "İstihdam artışını hizmetler sektörü neredeyse tek başına yarattı. Kamu kesimi de hizmetlerdeki artışta ön plana çıktı. Ücretlilerin istihdamdaki artışı olumlu, sanayinin payının azalması ise olumsuz. Genç istihdamı geriledi. Yarım milyon üniversite mezunu iş buldu. Üniversite mezunlarının toplam istihdam artışındaki payının bir yıl içinde yüzde 30'dan yüzde 86'ya çıkması, açıklanmaya muhtaç."
     Ücretli veya yevmiyeli olarak çalışanların sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 ve 638 bin kişi arttığı belirtilen bültende toplam istihdamın 1,2 puan yükseldiği ifade edildi.
    
     -Kayıtdışı istihdam-
    
     Kayıtdışı istihdama ilişkin de değerlendirmelere yer verilen bültende kayıtdışı istihdamın mutlak düzeyinin son bir yılda 586 bin kişi azalmasının önemli olduğu ifade edildi.
     İstihdam edilenlere, eğitim durumuna göre bakıldığında, yükseköğretim mezunlarının en yüksek istihdam oranına sahip olduğu, onları meslek lisesi mezunlarının izlediğinin görüldüğü kaydedilen bültende şu ifadeler kullanıldı:
     "İstihdamdaki yıllık değişimin eğitim durumuna göre dağılımı incelendiğinde, istihdam artışının yüzde 86'sını yükseköğretim mezunlarının oluşturduğu, lise altı eğitimlilerin istihdama katkısının negatif olduğu görülmektedir. Eğer veriler doğru ise, bu büyük bir değişimi yansıtmaktadır. Bir yıl önce söz konusu oranlar sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 45,4 düzeylerindeydi. İşgücü piyasası talebinin bir yıl içinde üniversite mezunlarına yönelmesi ve lise altı eğitimlilerden uzaklaşması izaha muhtaçtır."
    
     -"Büyüme zaafiyeti işsizlik artışına yansıdı"-
    
     İşsizlik oranının Temmuz'da bir önceki aya göre 0,4 puan yükseldiği hatırlatılan bültende, "büyüme zafiyetinin işsizlik artışına yansımaya başladığı" değerlendirmesine yer verildi.
     Yıllık bazda ise işsizlik oranının gerilediği belirtilen bültende "Yaklaşık 2 milyon kişinin iş bulma ümidi yok veya çalışmaya hazır durumda olduğu halde iş aramıyor. İş bulma ümidi olmayanların sayısı arttı" ifadesi kullanıldı.
     Genel işsizlik oranlarına bakıldığında, genç nüfusun daha kırılgan olduğu kaydedilen bültende, işsizlik oranının genç nüfusta yüzde 16,3'e, kentlerde de aynı oranın yüzde 19,8'e yükseldiği belirtildi.
     Tarım-dışı sektörlerde gençlerin ve kadınların söz konusu kırılganlığının çok daha fazla olduğuna dikkati çekilen bültende, tarım sektörü dışarıda bırakıldığında işsizlik oranının, gençlerde yüzde 20,3'e, kadınlarda da yüzde 16,2'ye çıktığı ifade edildi.
     İşsizlikteki azalışın sektörel kaynakları incelendiğinde en fazla sanayi sektörünün katkıda bulunduğu, işsizlik riskinin yüksek olduğu sektörün ise tarım olduğunun anlaşıldığı belirtildi.
     2012 Temmuz ayında Türkiye'nin klasik işsizlik oranı açısından durumu diğer ülkelerle kıyaslandığında, işsizlik oranındaki düzelmeye rağmen, dünyadaki belli başlı 44 ülke içinde halen işsizliğin en yüksek olduğu 15'inci ülke konumunda bulunduğu belirtilen bültende, "Türkiye, işsizlik oranının yüksekliği açısından Temmuz 2011'de, Venezuella, Çin ve Tayland'ın dahil edilmediği 41 ülke arasında 14. sıradaydı. Bir yıllık dönemde Türkiye, İtalya'nın önüne geçerek sıralamadaki durumunu 1 basamak iyileştirmiştir" değerlendirmesine yer verildi.
    
    
    

Bu haberi 120 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir