Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı (3) -TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi: -"Bazı uluslararası…

  • Yazı boyutu
Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı (3)
  -TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi:
  -"Bazı uluslararası…

Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı (3) -TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi: -"Bazı uluslararası kuruluşların kötümser beklentilerinin aksine, Türkiye ekonomisi büyümede iyi bir performans sergileyeceğine inanıyoruz" -"Türkiye ekonomisinin bu yıl Orta Vadeli Program hedefi olan yüzde 4'lük büyüme rakamını aşacağını düşünüyoruz" -"Merkez Bankası'nın Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesinin önlenmesine yönelik adımları bir an önce atmasını bekliyoruz" -"2012 yılında yüzde 4,5-5 aralığında beklenen büyümenin, yaklaşık 2,5-3 puanı ihracattan gelecek" -"Gerilim ve çatışmalar Suriye'nin yanında buradan 11 ülkeye yapılan ihracatı da sıkıntıya sokuyor"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, bazı uluslararası kuruluşların kötümser beklentilerinin aksine, Türkiye ekonomisinin büyümede iyi bir performans sergileyeceğine inandıklarını belirterek, "Türkiye ekonomisinin bu yıl Orta Vadeli Program hedefi olan yüzde 4'lük büyüme rakamını aşacağını düşünüyoruz" dedi.
     Büyükekşi, temmuz ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin büyümeye, üretmeye, yeni istihdam sahaları açmaya devam ettiğini söyledi.
     Bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 3,2 büyüdüğünü hatırlatan Büyükekşi, küresel ekonomideki durgunluk ortamına rağmen bu rakamın yakalanmasını oldukça önemli gördüklerini kaydetti.
     Bazı uluslararası kuruluşların kötümser beklentilerinin aksine, Türkiye ekonomisinin büyümede iyi bir performans sergileyeceğine inandıklarını dile getiren Büyükekşi, "Türkiye ekonomisinin bu yıl Orta Vadeli Program hedefi olan yüzde 4'lük büyüme rakamını aşacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
     55 bin dinamik ihracatçı olarak buna yürekten inandıklarını ve tüm Türkiye'nin de inanmasını istediklerini aktaran Büyükekşi, gelişmiş ekonomilerin kriz yaşadığı bir ortamda Türkiye ekonomisinin oldukça başarılı bir tablo çizdiğini dile getirdi.
     Türkiye'nin 2010 yılında en fazla doğrudan yabancı sermaye çeken ülkeler arasında 29. sırada olduğunu ve 2011 yılında 6 basamak birden yükseldiğini ve bankacılık sistemine de yabancı sermayenin yoğun ilgisini gözlemlediklerini belirten Büyükekşi, "Bu ilgiyi olumlu buluyoruz. Bankacılık sistemine yeni giren oyuncuların sektördeki rekabeti daha da arttıracağına inanıyoruz. Bu rekabetten en fazla faydayı, Türk sanayicisi, ihracatçısı ve Türk tüketicisi görecektir. Rekabeti her zaman destekliyoruz" ifadelerini kullandı.
    
     -Türk Lirası'nın değerlenmesi...-
    
     Mayıs ayında kaydedilen yüksek sanayi üretimine rağmen, yılın üçüncü çeyreğinde de bu eğilimin devam edeceğini düşündüklerini belirten Büyükekşi, "Böyle bir ortamda Türk Lirası'nın yeniden değerlenme sürecine girmesi, zor bir dönemde rekabet gücümüzü yeniden erozyona uğratabilir. Bu nedenle Merkez Bankası'nın Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesinin önlenmesine yönelik adımları bir an önce atmasını bekliyoruz" dedi.
     2012 yılında yüzde 4,5-5 aralığında beklenen büyümenin, yaklaşık 2,5-3 puanının ihracattan geleceğini kaydeden Büyükekşi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Ancak burada dikkatinizi önemli bir konuya çekmek istiyorum. İhracatın büyümeye katkısını sürdürebilmesi için, Türk Lirası'nın değeri büyük bir önem arz ediyor. Küresel ekonomideki yavaşlamaya bağlı olarak dünya genelinde faizlerde ve getirilerde yeni bir düşüş yaşanıyor. Bu süreçte Türkiye'de faizlerin göreli olarak yüksek kalması nedeniyle, dünya ile getiri farkları açılıyor. Türkiye'deki yüksek faiz Türkiye'yi bir çekim merkezi yapıyor. Buna bağlı olarak da son dönemde, aylık cari açıktan daha fazla sermaye girişi yaşanıyor. 2011 yılı Temmuz ayından itibaren sermaye girişinin hızlanması ile birlikte Türk Lirası da değerlenmeye başladı. Ancak buna rağmen Merkez Bankası, Türk Lirası'nın yılbaşından bu yana sepet kurda yüzde 10 değerlenmesine kayıtsız kaldı. Oysa ekonomi olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Keza, dünya ekonomisi ve ticaretindeki yavaşlama sürüyor, beklenti anketlerinde ise ihracat siparişlerinde gerileme gözleniyor."
    
     -"Kur artışı, üretim maliyetlerindeki artışı ancak karşılayabildi, rekabetçiliğe ilave bir katkı yapmadı"-
    
     2012 yılbaşından itibaren Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesi nedeniyle karlılık düzeyinin düşmeye başladığını ve 2010 Kasım - 2012 Temmuz tarihleri arasında sepet kurun yüzde 18 arttığını bildiren Büyükekşi, "Yani kur artışı, üretim maliyetlerindeki artışı ancak karşılayabildi, rekabetçiliğe ilave bir katkı yapmadı" ifadelerini kullandı.
     Sepet kurun değerinin 2 liranın altına gerilemesinin, bundan sonra karlılığın azalması bir yana, müşteri ve pazar kayıplarına da neden olacağını aktaran Büyükekşi, diğer taraftan emtia ve enerji fiyatlarındaki kıpırdanma ve hareketliliğin enflasyona olumsuz yansıyabileceğini söyledi.
     Bu durumda Merkez Bankası'nın, enflasyonla mücadele için tekrar döviz kurlarını baskı altında tutma yoluna gidebileceğini dile getiren Büyükekşi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Merkez Bankası, Türk Lirası'nın değerlenmesini önleyecek adımları da içerdiğini düşündüğümüz yeni para politika setini iki ay sonra uygulayacağını açıkladı. Merkez Bankası bu iki ay içinde olası küresel gelişmeleri izleyecek. Ancak aynı dönemde Türk Lirası'nın değerlenmesine kayıtsız kalınması halinde son bir buçuk yılda elde edilen kazanımlar geri verilmiş olacak. Diğer taraftan Merkez Bankası'nın sıkılaştırma programı çerçevesinde, kredi büyümesini yüzde 14'le sınırlamasını ihracata dayalı büyüme hedefi ile uyumlu bulmuyoruz. Bu büyüme hedefine ulaşabilmek için ihracatın finansmanında kullanılan kredilerin, yüzde 14'lük sınır içerisinde yer almaması gerektiğini düşünüyoruz. Sonuç olarak, son dönemde Merkez Bankası'nın aşırı ihtiyatlı davrandığını görüyor ve Merkez Bankası'nı proaktif davranmaya davet ediyoruz."
    
     -"Avrupa'dan gelen haberler tüm dünyanın moralini bozmaya devam ediyor"
    
     Avrupa'dan gelen haberlerin tüm dünyanın moralini bozmaya devam ettiğini ve Avrupa'da ciddi bir kriz olduğunu aktaran Büyükekşi, bu yüzden Türkiye'nin, Avrupa'daki ekonomik zayıflamanın bir kaç yıl daha devam edeceği varsayımına göre yeniden pozisyon alması gerektiğini ifade etti.
     ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 1,5 ile kriz sonrası en düşük büyüme hızını gördüğünü, Çin ekonomisindeki büyümenin ise 8 çeyrektir düştüğünü anımsatan Büyükekşi, dolayısıyla bütün ülke ekonomilerinde geleceğe yönelik bir karamsarlığın hakim olduğunu aktardı.
     Bu yılın ilk altı ayında ihracatın Çin'de yüzde 9,2, Meksika'da yüzde 7,7, Japonya'da yüzde 4,3, geçen yılın ihracat artış rekortmeni Hindistan'da yüzde 1,7, Güney Kore'de yüzde 0,6 artarken, Brezilya ve Çek Cumhuriyeti'nin ihracatının aynı kaldığı bilgisini veren Büyükekşi, Türkiye'nin ise ilk altı aylık ihracat artışının yüzde 13,4 olduğunu ifade etti.
    
     -Suriye'ye ihracat yüzde 83 geriledi-
    
     Türkiye'nin genel ihracatının dünyaya kıyasla olumlu seyrini korurken, Avrupa'ya yapılan ihracatta yaşanılan sıkıntıların gittikçe arttığını aktaran Büyükekşi, sözlerine şöyle devam etti:
     "Temmuz ayında İtalya'ya ihracatımız yüzde 35, Fransa'ya yüzde 21, Almanya'ya yüzde 20, İngiltere'ye yüzde 16 düşüş gösterdi. Genel olarak baktığımızda ise, AB ülkelerine ihracatımız temmuz ayında yüzde 21 geriledi. İlk 7 aydaki gerileme ise yüzde 10 oldu. Özellikle otomotiv ve hazır giyim gibi lider ihracatçı sektörlerimizin ihracatında Avrupa'nın yüksek payı ihracatımızın genel performansını aşağıya çekiyor. Hazır giyim ihracatımızda AB'nin payı yüzde 76, otomotivde ise yüzde 68. Biz AB'deki gerilemeye rağmen yeni pazarlarla bu düşüşü telafi ediyoruz. Bölgesel olarak baktığımızda temmuz ayında Kuzey Amerika'ya ihracatımız yüzde 24, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine ihracatımız yüzde 17, Ortadoğu ve Afrika Ülkelerine ihracatımız yüzde 9 artış gösterdi. Tabloya ülkeler bazında baktığımızda ise, temmuz ayında en fazla ihracat artışının yüzde 156 ile Libya'ya yapıldığını görüyoruz. AB ülkeleri haricinde ise Suriye'ye ihracatımız yüzde 83, Kenya'ya yüzde 56, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yüzde 33, Mısır'a yüzde 13 geriledi."
     Son dönemde Avrupa Birliği'nin, Serbest Ticaret Anlaşmalarına ayrı bir önem vermeye başladığının anımsatan Büyükekşi, avronun önümüzdeki dönemde düşüşüne devam etmesiyle birlikte, tüm Avrupa'nın ihracatta Türkiye'nin önemli rakibi haline geleceğini ve bu konunun özellikle ekonomideki karar alıcılar tarafından dikkatle takip edilmesini beklediklerini kaydetti.
     Büyükeşi, Suriye'deki durumun kaygı verici olduğunu aktardı.
     Suriye'de tanık olunan insanlık dramının yürekleri sızlattığını söyleyen Büyükekşi, "Burada akan kanın bir an evvel durmasını diliyoruz. Suriye ile uzun bir sınırımız var. Bu gerilim ve çatışmalar Suriye'nin yanında buradan 11 ülkeye yapılan ihracatı da sıkıntıya sokuyor" ifadelerini kullandı.
    
     -Bakan Çağlayan'ın mesajı...
    
     Bu arada Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, toplantıya bir mesaj yolladı. Çağlayan, mesajında ihracatın önündeki engellerin kalkması için bu yola baş koydukları belirterek, "Türkiye'nin geleceği daha fazla yatırım ve daha fazla ihracattan geçiyor. İhracatımızı 150 milyar dolara çıkaracağız ve rekor kıracağız" ifadesini kullandı.
    
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 142 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir