SETA, "Kredi Derecelendirme Kuruluşları Raporu"nu açıkladı -Rapordan: -"Türkiye'deki kredi…

  • Yazı boyutu
SETA, "Kredi Derecelendirme Kuruluşları Raporu"nu açıkladı
  -Rapordan:
  -"Türkiye'deki kredi…

SETA, "Kredi Derecelendirme Kuruluşları Raporu"nu açıkladı -Rapordan: -"Türkiye'deki kredi derecelendirme sektörünün düzenlenmesi ve ulusal derecelendirme kuruluşlarının önünün açılması gerekmektedir" -"Türkiye örneği kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkelerin temel ekonomik, finansal ve politik unsurlarını izlemede piyasanın gerisinde kaldığını göstermektedir" -"2008 küresel krizi öncesinde derecelendirme kuruluşlarının uzun vadeli tahminlerde, özellikle krizden ağır yara alan ülkelere verdikleri kredi notları, bu kuruluşların analiz ve tahminlerinde tutarsızlıkların olduğunu ortaya koymuştur"

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) raporunda, Türkiye'deki kredi derecelendirme sektörünün düzenlenmesi ve ulusal derecelendirme kuruluşlarının önünün açılması gerektiği bildirildi.
     SETA Ekonomi Direktörü Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl ve araştırma asistanı Ülkü İstiklal Mıhçıokur tarafından, "Kredi Derecelendirme Kuruluşları: Alternatif Arayışlar" konulu rapor, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de katıldığı toplantıda kamuoyuna tanıtıldı.
     Raporda, kredi derecelendirme her ne kadar bir görüş niteliğinde olsa da verilen notların, yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebildiğine dikkat çekildi. Başta ABD olmak üzere birçok ülkedeki fonların iç tüzüklerinde, "yatırım yapılacak ülkenin notunun 'yatırım yapılabilir' seviyede olması" şartı bulunduğuna işaret edilen raporda, bu nedenle söz konusu fonların Türkiye'ye gelmediği belirtildi.
     Öte yandan, kredi derecelendirme kuruluşlarının uzun yıllardır aynı metodolojiyi kullandıkları ve değişen konjonktürel ortama uyum sağlayamadıkları vurgulanan raporda, "analistlerin tecrübesizliğinin de derecelendirmede büyük öneme sahip olan sübjektif faktörlerin, verilecek nota yanlış yansımasına sebep olduğu" ifade edildi.
    
     -"Derecelendirme sektörünün oligopol yapısı kırılmalı"-
    
     Türkiye'deki kredi derecelendirme sektörünün düzenlenmesi ve ulusal derecelendirme kuruluşlarının önünün açılması gerektiği ifade edilen raporda, şunlar kaydedildi:
     "Türkiye'nin bölgede sağladığı politik güç, ekonomik boyuta taşınmalı ve kredi derecelendirme konusunda lider konumda olmalıdır. Bu kapsamda İstanbul Finans Merkezi'nin kurulması ile finansal enstrümanların çeşitlenmesi, bu enstrümanlara kredi notu derecelendirmesi getirilmesi zorunluluğu, alternatif derecelendirme kuruluşlarının kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu da hem ulusal kuruluşların güçlenmesini hem de mevcut uluslararası derecelendirme kuruluşlarına olan bağımlılığın azaltılmasını sağlayacaktır. Alternatif olarak, ya Türkiye Bankalar Birliği tarafından kurulacak bir kredi derecelendirme kuruluşu ya da İslami Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu (IIRA) gibi bölgesel derecelendirme kuruluşu desteklenerek derecelendirme sektörünün oligopol yapısı kırılmalıdır.
     Türkiye'ye uluslararası sermaye akışının olmasının önünde en büyük engellerden birisi olarak görülen kredi derecelendirme notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkması Türkiye'nin son 10 yılda ekonomide gerçekleştirdiği performansın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle Türkiye kredi derecelendirme kuruluşlarının kurulması konusunda da öncü görev üstlenmelidir."
     Raporda yer alan diğer değerlendirme ve öneriler şöyle:
     "-Kredi derecelendirme kuruluşlarından, yatırımcılara geleceğe yönelik yol gösterici bir rol üstlenmeleri beklenmektedir.
     -Derecelendirmeye olan bağımlılıktaki artış ve sektörün oligopolistik yapısı nedeniyle bu kuruluşlar, ekonomik krizleri derinleştiren bir unsur olarak görülmüştür.
     -Ülkelerin finansal yapısı ve ekonomik göstergelerinde önemli bir değişiklik olmamasına rağmen ülke notlarının bir seferde birden çok indirimleri, yapılan derecelendirmenin sağlıklı olmadığı ya da verilen notların güvenilir olmadığı yönündeki endişeleri artırmıştır.
     -Kredi derecelendirme kuruluşlarının geleceğe yönelik güvenilir bilgi sağlamamalarının yanı sıra mevcut objektif unsurlarına dayanarak yaptıkları değerlendirmelerde ele aldıkları objektif kriterlere göre verdikleri notların tutarsız olduğu görülmektedir.
     -Türkiye'nin ekonomik göstergeleri birçok ülkeden iyi durumda olmasına rağmen kredi notu haksız bir şekilde uzun süredir 'yatırım yapılamaz' seviyede tutulmaktadır. Bunun da ülkeye maliyeti çok ağır olmuştur.
     -Türkiye'deki kredi derecelendirme sektörünün düzenlenmesi ve ulusal derecelendirme kuruluşlarının önünün açılması gerekmektedir.
     -Türkiye örneği kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkelerin temel ekonomik, finansal ve politik unsurlarını izlemede piyasanın gerisinde kaldığını göstermektedir.
     -2008 küresel krizi öncesinde derecelendirme kuruluşlarının uzun vadeli tahminlerde, özellikle krizden ağır yara alan ülkelere verdikleri kredi notları, bu kuruluşların analiz ve tahminlerinde tutarsızlıkların olduğunu ortaya koymuştur.
     -Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının raporları ile geleceğe yönelik tahminlerinin uyuşup uyuşmadığı sıkı bir şekilde izlenmeli, gerektiğinde firmalara yaptırım uygulanabilmeli, hızlı bir şekilde geri bildirim yapılmalıdır."
    
    
    

Bu haberi 232 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir