Orta Vadeli Program açıklandı (3) -Başbakan Yardımcısı Babacan: -"Kişi başına düşen milli…

  • Yazı boyutu
Orta Vadeli Program açıklandı (3)
  -Başbakan Yardımcısı Babacan: 
  -"Kişi başına düşen milli…

Orta Vadeli Program açıklandı (3) -Başbakan Yardımcısı Babacan: -"Kişi başına düşen milli gelirin bu yıl 10 bin 673 dolar civarında olmasını bekliyoruz" -"Kamu borç stoku ile ilgili iyileşme trendi devam ediyor" -"Yıl sonu itibariyle AB tanımlı kamu borç stokumuzun milli gelire oranın yüzde 36,5'e düşmesini öngörmekteyiz" -"Bizim 2013, 2014 ve 2015 için öngördüğümüz bütçe açığı hedefleri sırasıyla yüzde 2,2, yüzde 2 ve yüzde 1,8" -"Kamu ve özel kesimde israfın azaltılması temel hedeflerimiz olmalı" -"Türkiye'de fert fert daha fazla katma değer üretmedikçe dış dengemizin, cari açığımızın sıfırlanması pek mümkün olamayacak" -"Türkiye'nin güvenilir, öngörülebilir, tutarlı, hızlı çalışan bir yargı sistemine şiddetle ihtiyacı var"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kişi başına düşen milli gelirin bu yıl 10 bin 673 dolar civarında olmasını beklediklerini, bu rakamın gelecek yıl 11 bin 318 dolar, program döneminde ise 12 bin 859 dolara yükselmesini öngördüklerini bildirdi.
     Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le birlikte Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlediği basın toplantısıyla 2013-2015 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.
     Bu yıl merkezi yönetim bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılamıza oranın yüzde 2,3 olmasını beklediklerini bildiren Babacan, OVP'ye göre 2013, 2014 ve 2015 yılları için öngördükleri bütçe açığı hedeflerinin sırasıyla yüzde 2,2, yüzde 2 ve yüzde 1,8 olduğunu, bütçe açığındaki tedrici düşüşün önümüzdeki dönemde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.
     Program tanımlı toplam kamunun faiz dışı dengesine baktıklarında, 2012 yılı sonu itibariyle yüzde 0,5'lik bir faiz dışı fazlaya ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Babacan, faiz dışı dengenin 2013 yılında GSYH'nin yüzde 1,1'ine ulaşmasını öngördüklerini anlattı.
     Aldıkları tedbirler sayesinde kamu borç stoku ile ilgili iyileşme trendinin devam ettiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
     "Bütçe açığımızın kontrol altında seyrediyor olması, kamu borç stokumuzun düşmeye devam etmesini sağlamakta. Bu yıl sonu itibariyle AB tanımlı kamu borç stokumuzun milli gelire oran olarak yüzde 36,5'e düşmesini öngörmekteyiz. Geçen yıl 39,2 düzeyinde bulunuyordu. 2013 yılında yüzde 35, 2014'te yüzde 33, 2015'te de yüzde 31'lik bir rasyo öngörüyoruz. Gelişmekte ve gelişmiş ülkelere bakıldığında bütün ülkelerde kamu borç stoku büyüyen bir problem olmaya devam ederken çok şükür ülkemizde düşüş trendi devam etmekte ve önümüzdeki yıllarda da bunun devam etmesini öngörmekteyiz."
     Kriz döneminde Türkiye'yi Avrupa ülkelerinden ayıran en önemli unsurların borç stokunun düşük olması, bütçe rakamlarının Avrupa ülkelerine göre çok daha kontrollü, çok daha makul seyretmesi, bankacılık sisteminin zamanında reforme edilmiş olması olduğunu belirten Babacan, bugün itibariyle geleceğe doğru baktıkların da yine aynı temel unsurların Türkiye ekonomisini korumaya devam edeceğini kaydetti.
    
     -"Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız"-
    
     Önümüzdeki dönemin yapısal reform ajandasına bakıldığında 70, 80 ayrı reform alanı öngördüklerini ifade eden Babacan, Türkiye ekonomisiyle ilgili problemli alanların çoğunun yapısal olduğunu, dolayısıyla o sorunların çözümünün de yine yapısal reformlarda aranılması gerektiğini belirtti.
     Türkiye'de tasarruf bilincinini artırılmasına devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, "Yani ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. Devlet ayağını yorganına göre uzatacak, şirketlerimiz ayağını yorganlarına göre uzatacak, halkımız ayağını yorganına göre uzatacak. Artık atasözü olmuş bu tabiri yeniden sorgulamaya, yeniden değerlendirmeye gerek yok. Ülkemizde tasarruf bilincini artırmaya çalışacağız" diye konuştu.
     Kamu ve özel kesimde israfın azaltılmasının temel hedefleri olması gerektiğini belirten Babacan, "Yerinde ve gelirimizle orantılı harcamaya evet ama israfa hayır" dedi.
     Ekonominin rekabet gücünü destekleyecek ve kayıtdışılığını azaltacak basit ve öngörülebilir vergi politikalarının da önümüzdeki dönemde önemli olacağını anlatan Babacan, vergiye uyumun artırılması ve vergi tabanının genişletilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.
    
     -"Enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmamız gerekiyor"-
    
     Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini anlatan Babacan, nükleer enerji, yenilenebilir enerji ve kömür başta olmak üzere yerli kaynakların daha çok kullanılmasının ve enerjinin verimliliğinin önemli olduğunu söyledi.
     Babacan, sürdürülebilir büyüme, istihdam ve ihracat artışı ve ithalata bağımlılığın azaltılmasına hizmet edecek yerli ve uluslararası yatırımların desteklenmesine devam edeceklerini kaydetti.
     İş ortamının iyileştirilmesi, Ar-Ge ve yenilikçiliğin geliştirilmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve Türkiye'nin yüksek katma değer üretmesi gibi konulara ağırlık vermeye devam edeceklerini belirten Babacan, sanayi ve hizmetlerde yüksek katma değerli üretim yapısına geçmenin de önemli olduğunu bildirdi.
     Babacan, kişi başına düşen milli gelirin bu yıl 10 bin 673 dolar civarında olmasını beklediklerini, bu rakamın gelecek yıl 11 bin 318 dolar, program döneminde ise 12 bin 859 dolara yükselmesini öngördüklerini belirtti.
    
     -İhracatta pazar çeşitliliği-
    
     İhracatta pazar çeşitliliği ve finansmana erişimin artırılmasının da önemli olmaya devam edeceğini vurgulayan Babacan, "Türkiye, şu anda kimsenin adını duymadığı ülkelere artık ihracat yapar hale geldi. Türkiye ve yeni ihraç pazarlarımızda çok güzel bir performans var. Bugün THY 93 ülkeye uçuyor. Dünyada başka hiçbir havayolu bu kadar çok ülke uçuşu yapmıyor. Bu da aslında bizim ekonomik hinterlandımızın, ihracatımızın, yatırım networkümüzün ne kadar çok sayıda ülkeye genişlediğini gösteren belki en önemli göstergelerden bir tanesi" değerlendirmesinde bulundu.
     İşgücü piyasasındaki katılıkları azaltmak amacıyla sosyal taraflarla istişare içinde düzenlemeler yapmaya devam edeceklerini belirten Babacan, şöyle devam etti:
     "Hem çalışan hem de işveren kesiminin sorunlarını ve önerilerini dikkate alarak ve mümkün olduğunca bir mutabakat anlayışı içerisinde adımlar atmaya devam edeceğiz.
     Sosyal yardımlar ve istihdam politikaları arasındaki ilişkinin güçlenmesi gerekiyor. Bu da önceliklerimizden bir tanesi olacak. Eğitim sisteminin geliştirilmesi ve eğitimin işgücü talebine duyarlılığının artırılması da en önemli konularımızdan bir tanesi olacak. Biz Türkiye'de fert fert daha fazla katma değer üretmedikçe dış dengemizin, cari açığımızın sıfırlanması pek mümkün olamayacak. Eğitime büyük ağırlık vermemiz gerekecek. Yine adalet sistemi, yargı reformu... Türkiye'nin güvenilir, öngörülebilir, tutarlı, hızlı çalışan bir yargı sistemine şiddetle ihtiyacı var. Bu hem yatırım ortamımız açısından, hem de Türkiye'nin gerçek anlamda bir hukuk devleti olması açısından son derece önemli."
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 92 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir