MÜSİAD'ın Geleneksel İftarı

  • Yazı boyutu
MÜSİAD'ın Geleneksel İftarı

Başbakan Yardımcısı Babacan:"Orta Doğu'daki dönüşüm süreci aslında geç kalmış bir süreç. Halkın talebini dikkate almayan, temel hak ve özgürlüklerden uzak, demokrasi anlayışından uzak rejimlerin devamı mümkün değil. Bu rejimlerin mutlaka değişmesi gerekiyor ve bu süreç başlamış durumda"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Orta Doğu'daki dönüşüm sürecinin aslında geç kalmış bir süreç olduğunu belirterek, "Hükümetimiz ilk günlerden bu yana Suriye konusunda günün gereği neyse o politikayı izledi. Uluslararası toplumla, Arap Ligi'yle beraber çok önemli adımlar attık ve bunların sonucunu er ya da geç alacağız" dedi.
     Başbakan Yardımcısı Babacan, Ankara Ticaret Odası Kongre Merkezi'nde düzenlenen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)'ın Geleneksel İftarı'nda yaptığı konuşmada, bölge ve dünya ekonomisi için son derece kritik günlerden geçildiğini belirtti. Bir yandan Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki dönüşüm sürecinin öte yandan Avrupa'nın tam merkezinde olduğu ekonomik krizin bu günleri kritik, tarihi önemi olan günler olarak belirlediğini ifade eden Babacan, Orta Doğu'daki dönüşüm sürecinin aslında geç kalmış bir süreç olduğunu kaydetti. Bir yandan cep telefonları, uydu kanalları, internet ile artık birbirine açık hale gelen toplumların bulunduğunu, öte yandan 40 yıldır sistemini yürütmeye çalışan kapalı rejimlerin bulunduğunu hatırlatan Babacan, göreve geldiklerinden bu yana bunun böyle devam edemeyeceğini sürekli vurguladıklarını ifade etti. Babacan, halkın talebini dikkate almayan, temel hak ve özgürlüklerden uzak, demokrasi anlayışından uzak rejimlerin devamının mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi:
     "Bu rejimlerin mutlaka değişmesi gerekiyor ve bu süreç başlamış durumda. Bazı ülkelerde bu süreç daha kısa süreli, daha kolay, bazı ülkelerde ise daha uzun süreli ve maliyetli olabiliyor. Suriye'de yaşananlar gerçekten sadece İslam dünyası için değil, insanlık için de son derece sıkıntılı, son derece trajik ve vicdanı olan herkesin oturup kendi kendine yorum yapması, tepkide bulunması gereken gelişmeler. Bu mübarek günlerde hemen hemen her gün sivil insanlar, kadınlar, çocuklar ölüyor. Er ya da geç bir son olacak. Hükümetimiz ilk günlerden bu yana Suriye konusunda günün gereği neyse o politikayı izledi. Hep prensipli hareket ettik, hep ilkeli bulunduk. İnsanlık, kadınların, çocukların, sivillerin hayatı söz konusu olduğunda tepkisiz kalmak mümkün değil. Uluslararası toplumla, Arap Ligi'yle beraber çok önemli adımlar attık ve bunların sonucunu er ya da geç alacağız. Dünyanın her bir yanındaki gelişmelere çok yakından ilgimiz var. Hiç bir yere arkamızı dönmüyoruz, hiç bir yere gözümüzü kapatmıyoruz."
    
     -"İş dünyamız Asya ve Güney Amerika'ya daha fazla ilgi göstermeli"-
    
     Başbakan Yardımcısı Babacan, 2007 yılında Türkiye'nin Afrika'da 12 tane büyükelçiliği bulunduğunu, bu sayıyı 34'e çıkarmaya karar verdiklerini ifade ederek, gelecek yılın sonunda bu rakama ulaşılacağını bildirdi. Böylece Afrika'nın yüzde 95'inde Türkiye'nin artık diplomatik temsilinin söz konusu olacağını ifade eden Babacan, THY'nin şu anda Afrika'da doğrudan uçtuğu şehir sayısının 20'yi geçtiğini belirtti.
     Türk işadamlarının bu ülkelerle ticaret yaptığını, bu ülkelere yatırım yaptıklarını anlatan Babacan, Avrupa'nın içinde bulunduğu kriz dikkate alındığında yeni pazarların, yeni coğrafyaların Türkiye için son derece önemli olduğunu söyledi. İş dünyasının Asya'ya, Latin Amerika'ya daha fazla ilgi göstermesi, daha çok yoğunlaşması gerektiğinin altını çizen Babacan, "Şu anda dünyada ekonomisi canlı olan neresi var diye bakarsak, Bir Asya'yı, bir Güney Amerika'yı görüyoruz" dedi.
    
     -MÜSİAD Başkanı Olpak-

    
     MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak da konuşmasında, Türkiye'nin yakın çevresinde ve İslam coğrafyasında bir çok üzüntü verici olayın yaşandığını hatırlatarak, umut ve dualarının mazlumların acıların son bulması, gayretlerinin de benzeri olayların bir daha yaşanmaması olduğunu söyledi.
     Türkiye'de bir çok ekonomik verinin başlangıçta planlandığı şekilde seyrettiğini belirten Olpak, özellikle geçen yılın sonunda endişe verici boyutlara ulaşan cari açık ve enflasyon rakamlarının, yılın başlangıcı itibarıyla aşağı yönlü bir harekete geçmesinin çok memnuniyet verici olduğunu kaydetti.
     İlk çeyrekte gerçekleşen yüzde 3,2'lik büyüme oranı ile mayıs ayındaki yılın ikinci bölümü için umut veren sanayi üretim endeksi rakamları ile azalan işsizlik oranlarının, MÜSİAD'ın, yüzde 4 oranındaki yıl sonu büyüme tahminlerini hala muhafaza etmesini sağladığını söyledi.
     Ülke olarak 11 yıl sonrası için kişi başına 25 bin dolarlık gayri safi milli hasılaya ulaşmak ve dünyanın ilk 10 ekonomisinin arasına girme hedeflerini hatırlatan Olpak, bu hedeflere ulaşmak için orta gelir seviyesine ulaşmış Türkiye'nin "orta gelir tuzağına" yakalanmaması gerektiğini belirtti.
     Hedefleri büyütmek ve bunu yapabilmenin gereklerine işaret etmek gerektiğini ifade eden Olpak, "MÜSİAD olarak orta gelir tuzağı, kalkınma yolunda bizim için önemli bir eşiktir" dedi. Bu tuzağa düşmemek için öncelikli unsurun yetişmiş, nitelikli insan gücüne sahip olmak olduğunu ifade eden Olpak, orta ve uzun vadede ülkenin kalifiye, iyi yetişmiş, çağın gereklerine uygun özelliklerde bir beşeri sermaye ihtiyacı olduğunu kaydetti. Olpak, bu hedeflere uygun bir eğitim politikasının da atılacak adımların en başında yer aldığını söyledi.
     Kalkınma yolunda KOBİ'lerin temel sorunlarına yönelik de çözümler geliştirilmesinin zorunlu olduğunun altını çizen Olpak, şöyle konuştu:
     "KOBİ'lerin neredeyse bir numaralı problemi uygun vadeli ve düşük maliyetli finansmana erişimdir. Proje sahibi, yatırımcı ve girişimcilerin, projelerinin gelir-gider akışlarını rasyonel ölçülerle sunabildikleri durumlarda finansman kaynağının sunulması modeline bir an önce geçilmelidir. Bankacılıktaki bu dönüşümü son derece önemsiyor ve gerekli alt yapının bir an önce hazırlanmasını istiyoruz."
     Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici de konuşmasında Suriye, Myanmar'daki olaylara dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan, fiili olarak zulme karşı ne yapılması gerekiyorsa yapmalarını, yardım elini uzatmalarını istedi.
     Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak da aynı konuya dikkati çekerek, 5 Ağustos'ta İstanbul'da mazlumlara destek için miting düzenleyeceklerini bildirdi.
    
    
    


Bu haberi 239 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir