MÜSİAD Genel Başkanı Olpak: -"Finansal sistemdeki temel problem, bankacılık sisteminin…

  • Yazı boyutu
MÜSİAD Genel Başkanı Olpak: 
  -"Finansal sistemdeki temel problem, bankacılık sisteminin…

MÜSİAD Genel Başkanı Olpak: -"Finansal sistemdeki temel problem, bankacılık sisteminin yapısında bir değişim ihtiyacı..." -"Sistem, projeye kredi verecek bir noktaya gitsin. Yani bizim bankalarımız alınmasın ama posta memurluğundan çıksınlar" -"Kanunda (Borçlar Kanunu) iki ayaklı bir problem var, eşlerin kefaleti... Düzeltileceği yönünde bize teminat verildi ama düzelmezse, maalesef sahte boşanmaların iş aleminde konuşulmaya başlandığına şahit oluyoruz. Sistem, eşinizi finansman müdürü yapıyor" -"Ekonomi yönetimi, 'kontrollü olalım' dedi, bu doğruydu ama kontrollü olalım derken bize de biraz daha nefes verin" -"İş adamı temelde huzur istiyor. Sürdürülebilir bir yapı, pozitif ve hızlı bir hukuk sistemi istiyor" -"Türkiye'de 2 milyonun üzerinde işletme var ancak ilk 2 bin işletme, toplam karın yüzde 90'ını elinde tutuyor"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, finansal sistemdeki temel problemin, bankacılık sisteminin yapısında bir değişim ihtiyacı olduğunu belirterek, "Sistem, projeye kredi verecek bir noktaya gitsin. Yani bizim bankalarımız alınmasın ama posta memurluğundan çıksınlar" dedi.
     Olpak, MÜSİAD'ın 78. Genel İdare Kurulu Toplantısı'nın gerçekleştirildiği Konya'da biraraya geldiği gazetecilerin sorularını yanıtladı.
     MÜSİAD Genel Başkanlığı'na seçilme sürecindeki yaptığı çalışmaları anlatan Olpak, o günlerde iki ay boyunca MÜSİAD üyeleriyle ve MÜSİAD'a katkı vermiş kişilerle ayrıntılı görüşmeler yaptığını, seçimin ardından ise kurulan komisyon çalışmalarından sonra yeni dönemin hedeflerini açıkladıklarını söyledi.
     Konya'da MÜSİAD üyeleri ile kalkınma ajansları yetkililerinin bir araya geldiğini ve önemli görüşmeler yaptıklarını belirten Olpak, bu görüşmelerin sonucunda ayrıntılı bir yol haritasının çıkarılacağını ve hangi sektörlerin, nasıl destekleneceği gibi konuları ortaya koyacaklarını ifade etti.
     Kalkınma Ajansları ile ilk kez biraraya geldiklerini ve böyle bir çalışmayı ilk kez yaptıklarını anlatan Olpak, "Hatta daha ilginç olanı, onlar da böyle bir çalışmayı bugüne kadar kimseyle yapmamışlar. Biz aslında bu anlamda bir veri tabanıyız kalkınma ajansları için. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım" dedi.
     Nail Olpak, böyle bir fırsat yakalanmışken kalkınma kavramının da konuşulması gerektiğine dikkati çekerek, büyüme, ekonomi gibi kavramların önemli olduğunu ancak kalkınmanın da önemi üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.
     Bu kapsamda Ar-Ge'nin önemini vurgulayan ve KOBİ'lere verilen desteklere değinen Olpak, "Bu açıdan KOSGEB'in verdiği destekler çok önemli. Bu çalışmaları yapanlara teşekkür ediyoruz ama küçük küçük verilen bu destekler yeterli değil" dedi.
    
     -"Hani girişim sermayesi, hani melek yatırımcı-"-
    
     Yeni Teşvik Sistemi'nin reel sektöre katkılarının ne olabileceği yönünde bir soru üzerine de Olpak, sistemin sonuçlarını görebilmek için henüz erken olduğunu ifade etti.
     Ana hatlarıyla bakıldığında, sistemin cari açığı azaltabilmek için kurulan bir yapı olduğunu belirten Olpak, şunları kaydetti:
     "Böyle bakıldığında mükemmel diye söylemek istemiyorum ama güzel bir paket. Ancak uygulamaya geçtiğinde arızalar ne olabilir- O zaman göreceğiz. Sadece bugünden şunu söyleyebilirim. Teşvikin de teşvik edilmesi gerekiyor. Nedir o- Yatırımın uzun vadeli finansmanla desteklenmesi lazım. Siz istediğiniz kadar yatırımı teşvik argümanlarıyla destekleyin, ona uzun vadeli kredi imkanlarını sağlayamazsanız, istediğiniz sonucu alamazsınız. Dünyada para kaybolmadı, para bir yerlerde duruyor.
     Finansal sistemdeki temel problem, bankacılık sisteminin yapısında bir değişim ihtiyacı... Nedir o da- Mevcut sistem, krediye ihtiyacınız olmadığını ispat ettiğinizden sonra kredi veriyor. Her şeyim mükemmelse zaten paraya ne ihtiyacım var- 'Bankalar para batırsın' da demek istemiyoruz ama sistem, projeye kredi verecek bir noktaya gitsin. Yani bizim bankalarımız alınmasın ama posta memurluğundan çıksınlar. Bugün bankacılık hiç bir şekilde risk almadan çalışıyor. Bize göre en temel sıkıntı, yatırım finansmanının sağlanması. Hani girişim sermayesi, hani melek yatırımcı- Hepimiz duyuyoruz değil mi- Hani var mı desteklenen bir yatırımcı- Yok."
    
     -"Türkiye'nin yapısı neyse, MÜSİAD'ın yapısı da o"-
    
     Türkiye'nin iş adamı profiline de değinen Olpak, ülkede 2 milyonun üzerinde işletme olduğunu, ancak ilk 2 bin işletmenin, toplam karın yüzde 90'ını elinde tuttuğunu söyledi.
     Gözlerinin bu karda olmadığını, ancak yapının da bu olduğunu dile getiren Olpak, "MÜSİAD'ın yapısı da bunun dışında değil. Türkiye'nin yapısı neyse, MÜSİAD'ın yapısı da o. Bizim üyelerimiz içinde gururla en üst sıralarda olan üyelerimiz de var, sıralamalarda olmayan üyelerimiz de var. Bu bizim temel kriterimiz değil ama Türkiye'nin resmi bu. Bu yapı krediye ne kadar ihtiyaç duyuyorsa MÜSİAD üyeleri de krediye o kadar ihtiyaç duyuyor" diye konuştu.
    
     -"İş adamı temelde huzur istiyor"-
    
     MÜSİAD Genel Başkanı, bir soru üzerine iş adamlarının isteklerini de dile getirdi. Olpak, "İş adamı temelde huzur istiyor. Sürdürülebilir bir yapı, pozitif ve hızlı bir hukuk sistemi istiyor. Bürokratik yapının hızlı çalışmasını istiyor. İş adamı çatışmalı bir ortamdan uzak duruyor ve böyle bir ortam istemiyor" dedi.
     Suriye'de yaşananlara da değinen Olpak, orada her gün hayatını kaybeden insanların kendilerini üzdüğünü, ülkenin bir an önce huzura kavuşmasını beklediklerini ifade etti.
    
     -"Sistem, eşinizi finansman müdürü yapıyor"-
    
     Türkiye'nin büyüme performansına ilişkin bir soru üzerine de Olpak, bu yıla yüzde 4 büyüme hedefiyle girildiğini ancak ilk iki çeyrek sonuçlarına göre bu hedefin yakalanmasının çok mümkün görülmediğini söyledi.
     Yıl sonunda yüzde 3,5 civarında bir büyüme rakamı yakalanabileceğini belirten Olpak, şöyle konuştu:
     "Bundan daha fazla, bir sonraki yılda grafiğin nereye gideceğini değerlendirmek lazım. Biz, yüksek büyümelerden sonra yüzde 3,5'e veya daha aşağılara 1,5'e doğru gideceksek ciddi bir risk var ama böyle bir ortamda 8,5 seviyeleri bizim için yüksek diye 'daha kontrollü gideceğiz' deniliyorsa bunda da bir sorun görmüyoruz. Son açıklanan rakamlar çok iyi çok güzel ama piyasada da başka sıkıntılar var. Ne var- Bakın Çek Kanunu'nda bir değişiklik yapıldı. 'Çek Kanunu'nda hapis kaldırıldı ama aldığınız çeklerle ilgili çek siciline ulaşabileceksiniz' denildi. Siyasi otorite bunu bize taahhüt etti ama maalesef yıl bitmek üzere, henüz bu alt yapı yok. Biz ısrarla bunun takipçisiyiz. Bu konuda Türkiye Bankalar Birliği daha hızlı çalışmak zorunda.
     Bunun dışında, Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) değişiklik oldu. Hepimiz TTK'ya yüklendik ama Borçlar Kanunu'nu ihmal ettik. Şimdi bu kanunda iki ayaklı bir problem var, eşlerin kefaleti. Düzeltileceği yönünde bize teminat verildi ama düzelmezse maalesef sahte boşanmaların iş aleminde konuşulmaya başlandığına şahit oluyoruz. Sistem, eşinizi finansman müdürü yapıyor. Her kredide eşin ayrıca yazılı muvafakati isteniyor. Bu, toplumun aile yapısını da başka bir yere doğru götürecektir."
    
     -"Faiz indirimi istiyoruz"-
    
     Ekonominin soğutulması çalışmalarına yönelik bir soruyu da Olpak, "Ekonomi yönetimi, 'kontrollü olalım' dedi, bu doğruydu ama kontrollü olalım derken bize de biraz daha nefes verin. Yani parayı saçmayın ortalığa ama yakamızda bir düğme daha açmamıza izin verin" şeklinde yanıtladı.
     Olpak, Merkez Bankası'nın faiz politikasıyla ilgili bir soru üzerine de faiz indirimini istediklerini söyledi.
    
    
    

Bu haberi 138 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir