MÜSİAD Genel Başkanı Olpak AA Finans Masasına konuk oldu:(2) -"KOBİ'lerin sermayeye ulaşması…

  • Yazı boyutu
MÜSİAD Genel Başkanı Olpak AA Finans Masasına konuk oldu:(2)
  -"KOBİ'lerin sermayeye ulaşması…

MÜSİAD Genel Başkanı Olpak AA Finans Masasına konuk oldu:(2) -"KOBİ'lerin sermayeye ulaşması noktasında doğru enstrümanlardan birinin Gelişen İşletmeler Borsası olduğu kanaatindeyiz" -"Krediye ulaşma konusunda problemin, Türkiye'deki finans sisteminin yapısıyla ilgili olduğu kanaatindeyim" -"AB en öncelikli ticari partnerimiz, onu gözden çıkaramayız"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, "KOBİ'lerin sermayeye ulaşması noktasında doğru enstrümanlardan birinin Gelişen İşletmeler Borsası olduğu kanaatindeyiz" dedi.
     Anadolu Ajansı (AA) Finans Masasına konuk olan Olpak, genel itibariyle muhataplara ulaşabilme ve iyi niyet konusunda hiçbir şikayetlerinin olmadığını belirterek, bazı durumlarda "oligarşik bürokrasiyi" aşmanın zor olduğunu kaydetti.
     Olpak, Borçlar Kanunu'ndaki sıkıntının eşlerin muvaffakiyeti noktasında bir yanlışlık olarak algılandığını ifade ederek, şunları söyledi:
     "Bu konudaki yanlışlığa biz de katılıyoruz. Eş muvaffakiyeti ticari kredileri ilgilendirmemelidir. Tüketici ve birey kredilerle ilgili eş muvaffakiyeti düşünülebilir, ancak firmaların ticari kredilerinde olmamalı. Borçlar Kanunu'nun içerisinde iş hukukunu ilgilendiren öyle maddeler var ki onlar göz ardı edilmiş durumdadır. Biz yaptığımız çalışmayla 3 ilgili bakanlığa sunduk, cevabını bekliyoruz. 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek ve iş alemini ciddi şekilde sarsacak İş Güvenliği Kanunu var. Bu kanunun maddelerinin ciddi şekilde tartışılacağı kanaatindeyim. İş yeri büyüklüklerini sınırlanmasına bakılmaksızın, bir işçi de 10 bin işçi de çalıştırsanız, belirli yükümlülükleri yerine getirmek zorundasınız. 'İş güvenliği sağlanmasın, iş güvenliği olmayan bir ortamda çalışılsın' gibi bir şey algılanmasın. Ama kanunun getirdiği uygulamalarda bizim iş yerlerimizin sorunla karşı karşıya kalacağını görebiliyoruz."
    
     -"Gelişen İşletmeler Borsası yaygınlaşmalı"-
    
     "KOBİ'lerin borsaya açılması gerektiğine ilişkin çağrılara nasıl bakıyorsunuz-" sorusuna Olpak, şunları kaydetti:
     "MÜSİAD üyeleri, Türkiye'nin genel işletme ağırlığı ne ise onu yansıtıyor. Ne büyük ne küçük. Gelişen İşletmeler Borsası noktasında bunun yaygınlaşması gerektiğine inanıyoruz. Eğer değişiklik olmadıysa şu anda orada işlem gören iki firma var. Türkiye için buna yetersiz demek bile az kalır. KOBİ'lerin sermayeye ulaşması noktasında doğru enstrümanlardan birinin Gelişen İşletmeler Borsası olduğu kanaatindeyiz. Bunun şu ana kadar yaygınlaşmasını borsa algısına bağlıyorum. Türkiye'de borsa hala spekülasyon aracı olarak değerlendiriliyor. Aslında çok da haksız değiller. Zaman zaman bakıldığında bunun böyle değerlendirilebildiğini görüyoruz. Bu algının kırılması gerekiyor. Sadece teşviklerin verilmesi yeterli olmuyor. İnsanlarda bu farkındalığın oluşması gerekiyor. Özel sektörün tasarruflarıyla yatırımlar kıyaslandığında geçen yılın rakamlarıyla yaklaşık yüzde 13-14'ler seviyesinde tasarruf, yüzde 23'ler seviyesinde yatırım var. Aradaki bu açığı sermaye girişiyle sağlayacaksınız. Onu da bu piyasa ile sağlayabilirsiniz."
     Olpak, IBF kapsamında 92 ülkeden 5 bin 140 iş adamını ağırladıklarını anımsatarak, "Şu anda yurt dışında 49 ülkede 129 noktada faaliyet gösteriyoruz. Dünyayı hem ticari hem de lobi anlamında belirli coğrafi bölgelere ayırdık. Oralarda kendi personelimizin olmasına karar verdik. İlk işe Washington'da bir arkadaşımızı istihdam ettik. İkincisi Brüksel'de olacak. Ortadoğu'da da Cidde'de ofis kurmayı düşünüyoruz. Addis Ababa, Pekin ve Moskova'da olacağız" şeklinde konuştu.
     Avrupa Birliği'nin (AB), Türkiye'nin bir numaralı ticari ortağı olduğunu hatırlatan Olpak, AB'nin en öncelikli ticari partner olduğunu ve onun gözden çıkarılamayacağını söyledi.
    
     -"Proje de kredi verilmeli"-
    
     Krediye ulaşma sıkıntına değinen Olpak, "Krediye ulaşma konusunda problemin, Türkiye'deki finans sisteminin yapısıyla ilgili olduğu kanaatindeyim. Türkiye'deki mevcut kredi finans sistemimiz, projeye kredi veren bir sistem olarak çalışmıyor. Teminata kredi veren bir sistem olarak çalışıyor. Hiçbir araştırma yapılmadan sadece proje bazında bir şeye girilsin ve paralar maceraya atılsın, 2001 yılındaki gibi bankalar milyarlarca dolarlık yükü kredi kullanmayan insanların üzerine yüklesin demiyoruz. Gerekli araştırma ve doğru fizibilite yapılması kaydı ile projeye de kredi verilmelidir. Bu yatırımlar açısından en büyük problem budur" diye konuştu.
     Kadınların iş hayatında yer almasına ilişkin soruya da Olpak, "İş kolları bazında kadınların nerede yer aldığına da bakılması lazım. Üyelerimizin iş yerlerinde 'kadın oranı artıyor mu, azalıyor mu-' diye bakmadık. Kadın üye sayımız bir miktar artıyor. Ama 'yeterli mi-' diye sorarsanız; Türkiye'nin genelinde ne ise bizde de o" şeklinde konuştu.
    
     -"Şimdi meslek liselerini toparlamaya çalışıyoruz"-
    
     Üniversite ve sanayi işbirliğindeki ilişkiye ilişkin değerlendirmede bulunan Olpak, şunları söyledi:
     "Üniversite ile sanayi işbirliğinden hiç kimse memnun değil. Hep konuşuyoruz yeterli değil diye. Bunu tam olarak çözen bir formülde gerçekleştirebilmiş değiliz. Yurt dışında değişik uygulamaları var. Bizde de ufak ufak başladı ama yeterli değil. Üniversitedeki öğrencilerinin, master öğrencilerinin yapmış olduğu tez çalışmaları dahil olmak üzere sanayinin istediği çalışmalar doğrultusunda yapılması gerekir. Ama bugüne kadar bu noktada eksiğimiz var. En temel sıkıntılarımızdan birisi de mesleki eğitim konusunda. O işbirliğinin daha sonra piyasada uygulamasında en büyük destek olan meslek liselerini maalesef bir hiç uğruna kaybettik ve katlettik. Şimdi tekrar toparlamaya çalışıyoruz."
     Üniversite, sanayi işbirliğinde verilen teşviklerin yeterli olup olmadığının sorulması üzerine Olpak, "Öncelikle 'yeterli kullanıyor muyuz-' sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Farkındalık noktasında eksiklerimiz olduğunu düşünüyorum. Belki de bazı yetkililer diyecek ki o teşviklerin bazıları kullanılmıyor. Bu anlamda da özeleştiri yapmamız gerekir" dedi.
     İnovasyon, katma değerli ürünler, alternatif enerji kaynakları konusunda üyelerin bilgilendirilmesine yönelik Olpak şunları aktardı:
     "Bizim gibi kurumların yapması gereken üyelerin varsa takıldıkları konuda önünü açmak. Farkındalık oluşturmaktır. Bizim 13 sektör kurulumuz var. Bunlardan biri enerji ve çevre sektör kurulu. İki hafta önce Mardin'de güneş enerjisini tartıştı arkadaşlarımız. Seçilen yer önemliydi. Hem bölge açısından önemliydi, hem de fiziki olarak güneş enerjisi açısından."
     Bu arada Olpak, 2013 IBF'i Fas'ta gerçekleştireceklerini söyledi.
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 117 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir