MKK Genel Müdürü Ergincan, AA Finans Masasına konuk oldu:(5) -"25 yılda 30'a yakın aracı kurum…

  • Yazı boyutu
MKK Genel Müdürü Ergincan, AA Finans Masasına konuk oldu:(5)
  -"25 yılda 30'a yakın aracı kurum…

MKK Genel Müdürü Ergincan, AA Finans Masasına konuk oldu:(5) -"25 yılda 30'a yakın aracı kurum battı, yatırımcıların hiçbirinin haberi yoktu. İkaz dediğimiz bir sistemi o yüzden devreye aldık" -"Bir aracı kurum battığı zaman 3-5 bin yatırımcısıyla o bütün sektörü etkiliyor. Yabancının buraya bakışını etkiliyor. Buna göz yumamayız"

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Genel Müdürü Yakup Ergincan, 25 yılda bütün yatırımcıların güvendiği 30'a yakın aracı kurumun battığını belirterek, "Bu 30 tane aracı kurum şu anda yok, battılar ve müşterilerinin kıymetlerine yatarak battılar. Hiçbirinin haberi yoktu. İkaz dediğimiz bir sistemi o yüzden devreye aldık" dedi.
     Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'na konuk olan Ergincan, bazı önde gelen bankaların maaş hesabı müşterilerinin aylık gelirlerinden düzenli olarak MKK işlem ücreti tahsilatı yapıldığına yönelik tüketici şikayetlerine ilişkin soruya, MKK'nın bilinmemesinden, kendilerini iyi sunamamalarından ve iyi tanıtamamalarından kaynaklanan bir sıkıntıdan bahsedildiğini söyledi.
     Ergincan, 28 Kasım 2005 tarihinde hisse senetlerinde kaydi sisteme geçildiğinde 100 lira olan saklama maliyetini 50 liraya indirdiklerini hatırlatarak, "Geçen sene hissenin saklama maliyetini yüzde 30 daha indirdik ve şu anda da saklama maliyeti piyasa değeri üzerinden on binde 0,75. Bir sorun bakalım yatırımcılara. Çalıştıkları bankalar MKK'nın yüzde 70 indirimi herhangi bir şekilde bu yatırımcılara yansıtmış mı- Yansıtmamışlar. Bu şuna benziyor, gıdada KDV yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmişti. Herhangi bir restoranın yüzde 10 indirim yaptığını gördünüz mü- Yemek fiyatları aynen kaldı" diye konuştu.
     MKK'nın indirimi finansal kuruluşlar kar etsin diye değil, yapıyorsa yatırımcılar için yaptığını vurgulayan Ergincan, şöyle devam etti:
     "Ne yazık ki bazı finansal kurumlarımız bu indirimi doğrudan yatırımcılara yansıtmadılar. İkincisi hesap açım ücreti bir liradır. Hesap bakım ücreti 365 gün günlük hesaplanır ve 365 gün hesabınızda kıymet varsa onun üzerinden verdiğiniz para maksimum 2,5 TL'dir. Saklama ücretini indirdiğimizi söyledim. Hemen hemen bütün komisyonlarda indirim yapmayı planlıyoruz. Bunu da deklare etmiş bulunmaktayız. Ben ucuz olmalıyım ki, tekelim çünkü burada, işlemler ucuz olsun. Piyasaya yatırım yapmak gibi daha fazla bir güdü oluşsun. Fakat ben indirim yaptığım zaman banka bunu yatırımcısına yansıtmazsa benim 1,5 lira aldığım şeye yeri gelip 6-7 lira şarj ederse, burada da bu ücreti MKK ücreti olarak yatırımcıya gönderirse, yatırımcı şöyle zannediyor; banka ondan 7 lira aldı ama bunu MKK için aldı, MKK'ya veriyor parayı... Böyle bir şey yok. Burada yatırımcıya şöyle bir uyarı yapıyorum; web sitemize girin, bizim tarifemiz açık ve nettir. Neyi aldığımız bellidir. Farkını çalıştıkları kuruma soracaklar. Çok yanlış bir uygulama var ve bu uygulamaya karşıyız ve fark ettiğimiz anda mutlaka müdahale ediyoruz ve buna müsaade edemeyiz. Ben hem bu kadar indirim yapacağım hem de indirim yapmayan yatırımcıya sürekli maliyet getiren bir kurum olarak görüleceğim. Bu kabul edilebilir bir şey değil."
    
     -"SPK'ya başvurduk, izin verilirse ikaz zorunlu olacak"-
    
     Yatırımcıların hesapları üzerinde rızası dışında gerçekleştirilen hareketleri engellemek ve önlemek amacıyla neler yapıldığına ilişkin soruya ise Ergincan, piyasada finansal okuryazarlığın düşük olduğunu belirtti. Bunun için yatırımcının mümkün olduğu kadar bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ergincan, şunları ifade etti:
     "Bunun için şöyle bir adım attık, dedik ki şöyle bir ikilem var şu anda hak vermek lazım. Aracı kuruma güveniyorum ki gidip paramı bırakmışım. Şimdi 'MKK nereden çıktı-' diyen bir grup var. Mutlaka ama, unutmasınlar, 25 yılda 30'a yakın aracı kurum vardı ve buna bütün yatırımcılar güveniyorlardı. Bu 30 tane aracı kurum şu anda yok, battılar ve müşterilerinin kıymetlerine yatarak battılar. Hiçbirinin haberi yoktu. İkaz dediğimiz bir sistemi o yüzden devreye aldık. Öyle ki hak sahibi bazında bütün kayıtları izliyorum, bütün kıymetlerin nerede olduğunu biliyorum. Öyleyse bu adamın hesabından kendi hesabı olmayan başka bir hesaba hisse senedi gittiği zaman kendisine SMS ve e-posta atayım. Son derece basit 7-8 sene önce ben bunu önerdiğim zaman son derece kabul görmüş bir şey ama seçimlik yaptığımızda da uygulaması o kadar düşük. Çünkü aracı kurumuna hala güveniyor adam.
     Bizim yatırımcımızın bir düşüncesi var. Bir manava gidip bir kilo elmayı sekiz tane mi aldı, tek tek kontrol ediyor çürük varsa manava atıyor. Elma kilosu 2-3 lira. Milyonlarını bırakıyor aracı kuruma ve bir sürü mekanizması var hiçbir tanesini kullanmıyor, sonra aracı kurum battığı zaman da 'ben bittim mahvoldum' diyor. Biz bir de şunu da yapıyoruz, piyasanın bilmediği, yaklaşık yıllık bir milyon lira maliyeti olan her ay 10 bin yatırımcıya hiçbir ücret almaksızın hesap ekstresi gönderiyoruz. Yatırımcıya 'hesabınızdaki hareketleri görün' diyoruz. Fakat hiç feedback alamıyoruz. Şimdi neye karar verildi- SPK'ya başvuru yaptık, ikaz zorunlu olacak. Türkiye'de sermaye piyasasında hesap açmış bir insan eğer ikaza üye değil ise hesabında herhangi bir işlem yapamayacak. Çünkü öğretemeyiz biz bunu. Çünkü bir noktaya kadar öğrettik. İnsanların bilmediği bir şey var, burada tek bir yatırımcının kaybından bahsetmiyoruz. Bir aracı kurum battığı zaman 3-5 bin yatırımcısıyla o bütün sektörü etkiliyor. Yabancının buraya bakışını etkiliyor. Buna göz yumamayız. Bir de fondan bu adamlara 70 bin liraya kadar ödeme yapılıyor. Böyle garanti güvenlik mekanizmaları varken niye ödeme yapayım ben, fazladan ödeme yapayım- Öyleyse zorunlu olmak zorunda, başka bir şansımız yok. SPK'ya başvurduk, izin verilirse ikaz zorunlu olacak Türkiye'de."
    
     -"Ürün İhtisas Borsası'na İzmir'de pamukla başlıyoruz"-
    
     Ürün İhtisas Borsası konusundaki son gelişmelere ilişkin ise Ergincan, ürün senetleri merkeziyle ilgili düzenlemenin 7 sene öncesine dayandığını ve 7 yıldan beri herhangi bir hareket olmadığı söyledi.
     Elektronik Kayıt Kuruluşu'nun (EKK), şu anda MKK hisse senetleri için ne yapıyorsa ürün senetleri için aynısını yapan bir kurum olarak tarif edildiğini anlatan Ergincan şöyle konuştu:
     "Gidip başvurduk; 'başka bir elektronik kayıt kuruluşu kurmayın maliyete gerek yok. Personel falan derken bu yıllar alacak'. Benim için fark etmiyor. Ha hisse senedi, ha tahvil, ha pamuk, ha buğday... Bir köprü yaptık. Bu köprüden geçen araç sayısının artması yetmiyor, araçlarının çeşidinin de artması gerekiyor. Arabadan 2 lira alacağım ama tırdan 5 lira alacağım gibi. Baktığınızda yaptığımız her hizmetin bir karşılığı var. Bu karşılığı da mesela bir altyapı yatırımı yaparsınız oradan araç sayısı arttıkça sizin de geliriniz artar. Ama biz bu olaya hiçbir zaman gelir amaçlı bakmadık. İlk yıl hiçbir şekilde ücret almamayı düşünüyoruz. Biz şuna baktık, bunları kaydileştirelim, lisanslı depolarla entegrasyonu biz sağlayalım, yeniden bir EKK kurmayın vakit kaybetmeyin, biz bunu nasıl sağlayalım, eğer ürünü bir kaydileştirirsek ve borsada da işlem gördürürsek yatırımcı ya 'bana şu hisse senedini al' ya 'bana bir ton pamuk, bir ton fındık al' diyecek. Karşılığı olan o fındığın, pamuğun lisanslı depoda sakladığına, onun elektronik ürün senedi haline getiren MKK'ya lisanslı depoya ve borsaya güvenerek bu şeyi alabilecek. İster satar, isterse teminat olarak bankaya rehin verip kredi alabilecek."
     Artık çiftçilerin daha korunaklı daha güzel depolarda ürünlerini saklayabileceğini anlatan Yakup Ergincan, "Daha da önemlisi bu elektronik ürün senedi VOB'da olduğu gibi Ürün İhtisas Borsası'nın kurulması, onun da daha da önemlisi belki ürüne dayalı vadeli işlem kontratların devreye alınmasının ilk kıvılcımı olacak. Bir aksilik olmazsa birkaç haftalık süre içerisinde İzmir'le pamukla başlıyoruz. Pamuğu kaydileştireceğiz, arkasından da buğday, fındık, zeytin, zeytinyağı... Bir dışsallık etkisi şu; çiftçi lisanslı depo tarafından kabul görür bir ürün üretmezse ürünün değeri üç lira iken, lisanslı depo tarafından kabul görüp kaliteli bir ürün üretirse ürünün değeri beş lira. Anında depoluyor ve satabiliyor. O da kendini biraz daha ıslah edecek ve çiftçi sistemimize entegrasyonla birlikte SMS'ler ve e-posta ile birlikte çok devasa bir yapının kalbinde yer alacağız. O yüzden dışsallığı çok çok fazla olan bir proje. Zor ama sonuna geldik. Pamukla başlarsak gerisi gelir" şeklinde konuştu.
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 160 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir