Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2) -"Kurul, gelecek dönemde faiz koridorunun…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2)
  -"Kurul, gelecek dönemde faiz koridorunun…

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2) -"Kurul, gelecek dönemde faiz koridorunun kademeli olarak daraltılabileceğini ifade ediyor" -"Kurul, finansal istikrarı desteklemek amacıyla, Türk Lirası yükümlülükler için tutulması gereken zorunlu karşılıkların döviz ve altın cinsinden tesis imkanına dair getirilen esnekliğin bir miktar daha artırılmasını uygun buldu" -"Son yıllarda uygulanan ihtiyatlı maliye politikalarının gelecek dönemde de devam etmesi küresel konjonktürdeki belirsizliklere karşı ekonominin dayanıklılığının korunması açısından kritik önem taşıyor"

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK), gelecek dönemde faiz koridorunun kademeli olarak daraltılabileceğini ifade ettiği bildirildi.
     Kurulun, 16 Ağustos tarihli toplantı özetinde yer alan Para Politikası ve Riskler başlıklı bölümünde, "Son dönemde açıklanan veriler, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü teyit etmektedir. Yurt içi nihai talep ılımlı bir toparlanma eğilimi sergilemekte, ihracat ise küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen artış eğilimini korumaktadır. Bu doğrultuda, toplam talep koşulları enflasyondaki düşüşü desteklerken cari işlemler açığı kademeli olarak azalmaya devam etmektedir" denildi.
     Toplantı özetine göre, Kurul, Temmuz Enflasyon Raporu'nda öngörülen doğrultuda, gelecek dönemde enflasyonun aşağı yönlü bir eğilim sergileyeceğini tahmin ediyor. Çekirdek enflasyon göstergelerinin de benzer şekilde düşüş eğilimi göstermesi bekleniyor. Toplam talep koşulları ikincil etkilere ilişkin riskleri sınırlasa da enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredecek olması fiyatlama davranışlarına dair temkinli bir duruş gerektiriyor.
     Öte yandan Kurul, finansal istikrarı desteklemek amacıyla, Türk Lirası yükümlülükler için tutulması gereken zorunlu karşılıkların döviz ve altın cinsinden tesis imkanına dair getirilen esnekliğin bir miktar daha artırılmasını uygun buldu.
     Bu çerçevede, Türk Lirası zorunlu karşılıkların döviz ve altın olarak tesis edilebilecek kısımları 5'er puan artırılarak yüzde 60 ve yüzde 30'a yükseltilirken, döviz ve altın bulundurma opsiyonuna dair katsayı (Rezerv Opsiyonu Katsayısı-ROK) ilave yüzde 5'lik dilim için "2" olarak belirlendi. Bunun yanı sıra, döviz ROK'unun ilk dilim için 0,1 puan yükseltilerek 1,1 olarak belirlenmesi uygun bulundu.
     Kurul, bu mekanizmanın sermaye akımlarında gözlenen aşırı oynaklığın yurt içi piyasalar üzerindeki olumsuz etkisini sınırlandırmayı amaçladığını vurgulayarak, bu doğrultuda katsayıların gerektiğinde tekrar gözden geçirilebileceğini belirtiyor.
     Bütün bu gelişmeler çerçevesinde Kurul, gelecek dönemde faiz koridorunun kademeli olarak daraltılabileceğini ifade ediyor. Kurul, küresel ekonomiye ilişkin belirsizliklerin önemini koruduğunu belirtiyor.
     Gelişmiş ülkelerde faiz oranlarının uzun bir müddet düşük seviyelerde kalacağı beklentisi alternatif getiri arayışını canlı tutuyor. Öte yandan, Euro Bölgesi'ndeki sorunların çözümüne dair atılan adımlara rağmen finansal sistemde süregelen kırılganlıklar, yüksek seyreden borçlanma maliyetleri ve büyüme görünümündeki zayıflama küresel risk iştahının yeni haberlere duyarlılığının yüksek kalmasına neden oluyor.
     Kurul, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle, para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağını belirtiyor. Bu çerçevede, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk Lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacak.
     Kurul, küresel büyüme görünümünün daha da zayıflaması durumunda gelişmiş ülke merkez bankalarının ek parasal genişlemeye gitme olasılığının bulunduğunu ifade ediyor. Böyle bir gelişme Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için makro finansal riskleri besleyebilecek.
     Söz konusu durumda kısa vadeli sermaye akımlarında yaşanabilecek ivmelenme, hızlı kredi genişlemesi ve yerli para üzerinde oluşabilecek değerlenme baskısı ekonomideki dengelenme sürecini tersine çevirebilecek. Bu riskin gerçekleşmesi halinde Merkez Bankası, kısa vadeli faizleri düşük düzeylerde tutarken zorunlu karşılıklar aracılığı ile sıkılaştırmaya gidebilecek ve zorunlu karşılıklara ilişkin oluşturduğu mekanizmayı aktif olarak kullanarak Türk Lirası zorunlu karşılıklar için döviz tutma imkanını daha yüksek katsayılarla uygulayabilecek.
    
     -Emtia fiyatlarındaki belirsizlik-
    
     Toplantı özetinde, gelecek döneme dair bir diğer risk unsurunun emtia fiyatlarına ilişkin belirsizlikler olduğu belirtilerek, şunlara yer verildi:
     "Her ne kadar küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyri genel olarak emtia fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıları sınırlasa da, jeopolitik ve arz yönlü sorunların devam etmesi enerji fiyatlarının görünümüne ilişkin kısa vadede yukarı yönlü bir risk unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra son dönemde tarımsal emtia fiyatlarında gözlenen hızlı artışlar işlenmiş gıda fiyatlarına dair risk oluşturmaktadır. Emtia fiyatlarından kaynaklanan risklerin gerçekleşmesi halinde Kurul, geçici fiyat hareketlerine tepki vermeyecek, ancak beklentilerin ve fiyatlama davranışlarının kalıcı olarak bozulmasına müsaade etmeyecektir."
     Toplantı özetine göre, işlenmemiş gıda fiyatları, Temmuz Enflasyon Raporu'nda da vurgulandığı gibi 2012 yılı enflasyon görünümü üzerinde aşağı yönlü risk oluşturuyor. İşlenmemiş gıda fiyatlarında varsayılandan daha olumlu bir gelişme gözlenmesi halinde, enflasyon yıl sonunda Enflasyon Raporu'ndaki baz senaryoda öngörülenden daha düşük seviyelere inebilecek.
     Kurul, para politikası stratejisini oluştururken maliye politikasına ilişkin gelişmeleri yakından takip ediyor. Mevcut para politikası duruşu Orta Vadeli Program (OVP)'da belirlenen çerçeveyi esas alıyor. Bu doğrultuda, bütçe dengesinde yılın ikinci yarısında ek bir bozulma olmayacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceği varsayılıyor. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecek.
    
     -"Ekonominin dayanıklılığının korunması kritik önem taşıyor"-
    
     Son yıllarda uygulanan ihtiyatlı maliye politikalarının gelecek dönemde de devam etmesi küresel konjonktürdeki belirsizliklere karşı ekonominin dayanıklılığının korunması açısından kritik önem taşıyor. Orta vadede ise mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak yapısal reformların sürdürülmesi, Türkiye'nin kredi riskindeki göreli iyileşmeye katkıda bulunarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı destekleyecek.
     Bu yönde atılacak adımlar aynı zamanda para politikasının hareket alanını genişletecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refahı destekleyecek. Bu çerçevede, OVP'nin gerektirdiği yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda atılacak adımlar büyük önem taşıyor.
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 104 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir