Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2) -"Kurul, önümüzdeki dönemde finansal…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2)
  -"Kurul, önümüzdeki dönemde finansal…

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2) -"Kurul, önümüzdeki dönemde finansal istikrar açısından gerekli görülmesi halinde, politika faizinde ve gecelik borçlanma faizinde ölçülü bir indirimin gündeme alınabileceği ifade etti" -"Kurul, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla talep kompozisyonundaki dengelenmenin ve cari dengedeki iyileşmenin sürdüğünü, kredilerin finansal istikrarla uyumlu olarak makul oranlarda büyüdüğünü ifade etti" -"Kurul, rezerv opsiyonu katsayıları artırılırken faiz koridorunun ölçülü olarak daraltılmasının finansal istikrarı destekleyeceği değerlendirmesinde bulundu"

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) toplantı özetinde önümüzdeki dönemde finansal istikrar açısından gerekli görülmesi halinde, politika faizinde ve gecelik borçlanma faizinde ölçülü bir indirimin gündeme alınabileceği ifade edildi.
     Kurulun, 20 Kasım tarihli toplantı özetinde yer alan "Para Politikası ve Riskler" başlıklı bölümünde, Kurul, toplantıda fiyat istikrarı ve finansal istikrara ilişkin gelişmeleri değerlendirdiği bildirildi.
     Enflasyon konusunda toplam talep görünümü, çıktı açığı göstergeleri ve maliyet unsurları ele alınırken, makro finansal riskler açısından özellikle krediler, cari denge ve reel kur gelişmeleri değerlendirildi.
     Kurul'un, talep yönlü unsurların enflasyondaki düşüşü desteklediği değerlendirmesinde bulunurken, yılın üçüncü çeyreğinde toplam talebin büyüme hızında kayda değer bir yavaşlama gözlendiği, bunun büyük ölçüde özel kesim nihai yurt içi talebindeki gelişmelerden kaynaklandığı ifade edildi.
     Özette, yılın son çeyreğinde yurt içi talepte bir miktar toparlanma beklense de, toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüşe verdiği desteğin süreceği tahmin edildiği kaydedildi.
     Kurul'un, maliyet yönlü unsurların da enflasyondaki düşüşe katkıda bulunduğu değerlendirmesinde bulunduğu özette şu ifadelere yer verildi:
     "Döviz kuru ve emtia fiyatlarının son dönemdeki istikrarlı seyrinin etkisiyle, 2011 yılındaki maliyet artışlarının yıllık enflasyon üzerindeki birikimli yansımaları kademeli olarak ortadan kalkmaktadır. Nitekim temel mal fiyatlarının yıllık artış oranında yılbaşından bu yana belirgin bir düşüş gözlenmektedir. Hizmet enflasyonu ise genel eğilim olarak ılımlı bir seyir izlemektedir."
     Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kurul'un, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki olumlu seyrin de katkısıyla enflasyonun yılsonunda ekim enflasyon raporu tahminine kıyasla daha düşük bir düzeyde gerçekleşeceğini öngördüğü belirtilen özette, şunlar kaydedildi:
     "Bununla birlikte, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar ve enerji fiyatlarındaki artışların dolaylı etkileri orta vadeli enflasyon görünümü açısından yakından izlenmektedir.
     Kurul, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla talep kompozisyonundaki dengelenmenin ve cari dengedeki iyileşmenin sürdüğünü, kredilerin finansal istikrarla uyumlu olarak makul oranlarda büyüdüğünü ifade etmiştir. Reel döviz kurunda ise yılbaşından itibaren gözlenen değerlenme eğiliminin finansal istikrar açısından yakından izlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
     Kurul, uygulanan dalgalı kur rejiminde döviz kurunun seviyesine dair herhangi bir taahhüt olmadığını hatırlatmış, ancak iktisadi temellerden aşırı sapma durumlarına karşı gerektiğinde tedbir alınmasının makroekonomik ve finansal istikrar açısından önemli olduğunu vurgulamıştır"
     Kurul'un, yeni politika bileşimi çerçevesinde kredi gelişmelerine ayrı bir önem atfettiği kaydedilen özette, şu tespitlere yer verildi:
     "Özellikle küresel ekonominin zayıf seyrettiği mevcut konjonktürde, toplam talebin hem seviyesinin de hem de kompozisyonunun arzu edilen yönde ilerlemesi için kredilerdeki ılımlı artışların korunmasının önemli olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, yıllık kredi artış oranının yüzde 15'leri aşmamasının fiyat istikrarını ve finansal istikrarı destekleyeceği vurgulanmıştır.
     Kurul, son dönemde Türkiye ekonomisine yönelik risk iştahının göreli olarak iyileşmesinin rezerv opsiyonu katsayılarının sınırlı oranda artırılmasına imkân verdiğini belirtmiştir. Öte yandan, gerek risk algılamalarındaki iyileşmenin gerekse rezerv opsiyonu mekanizmasının devreye girmesinin geniş faiz koridoruna olan ihtiyacı kısmen azalttığı belirtilmiştir.
     Bunun yanı sıra, ticari kredilerdeki ılımlı seyrin de faiz koridorunun üst sınırının ölçülü oranda indirilmesine olanak tanıdığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede, Kurul, rezerv opsiyonu katsayıları artırılırken faiz koridorunun ölçülü olarak daraltılmasının finansal istikrarı destekleyeceği değerlendirmesinde bulunmuştur."
     Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilen özette, şunlar kaydedildi:
     "Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır.
     Bütün bu değerlendirmeler ışığında, önümüzdeki dönemde finansal istikrar açısından gerekli görülmesi halinde, politika faizinde ve gecelik borçlanma faizinde ölçülü bir indirimin gündeme alınabileceği ifade edilmiştir."
     Kurul'un, para politikası stratejisini oluştururken maliye politikasına ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiği belirtilen özette şu değerlendirmelerde bulunuldu:
     "Mevcut dönemde fiyat istikrarına ve finansal istikrara yönelik öngörüler yapılırken Orta Vadeli Program'da belirlenen çerçeve esas alınmaktadır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceği varsayılmaktadır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.
     Küresel konjonktürdeki belirsizliklere karşı ekonomimizin dayanıklılığının korunması açısından ihtiyatlı maliye politikaları kritik önem taşımaktadır. Orta vadede ise mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak yapısal reformların güçlendirilmesi, ülkemizin kredi riskindeki göreli iyileşmeye katkıda bulunarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı destekleyecektir.
     Bu yönde atılacak adımlar aynı zamanda para politikasının hareket alanını genişletecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refahı destekleyecektir. Bu çerçevede, Orta Vadeli Program'ın gerektirdiği yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda atılacak adımlar büyük önem taşımaktadır."
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 127 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir