Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu açıklandı (2) -"Bankacılık sektörünün kredi ve piyasa…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu açıklandı (2)
  -"Bankacılık sektörünün kredi ve piyasa…

Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu açıklandı (2) -"Bankacılık sektörünün kredi ve piyasa hareketlerinden kaynaklanabilecek şoklara dayanıklılığını test eden senaryo analizleri, sektörün özkaynaklarının uygulanan şokları karşılayabilecek durumda olduğunu göstermektedir" -"Hanehalkının tüketim harcamalarındaki ve yükümlülüklerindeki artış, alınan tedbirlerin etkisiyle yavaşlamıştır. İstihdamı artırmaya yönelik olarak alınan tedbirler ile kriz sonrasında ekonomide yaşanan hızlı toparlanma neticesinde işsizlik oranı gerilemeye devam etmiştir"

Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu'nda, bankacılık sektörünün kredi ve piyasa hareketlerinden kaynaklanabilecek şoklara dayanıklılığını test eden senaryo analizlerinin, sektörün özkaynaklarının uygulanan şokları karşılayabilecek durumda olduğunu gösterdiği bildirildi.
     Merkez Bankası'nın, 2'incisi yayımlanan Finansal İstikrar Raporu'nda, yeni politika bileşimi çerçevesinde kredi gelişmelerine ayrı bir önem atfettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:
     "Uygulanan esnek para politikası ve otoritelerce alınan diğer tedbirlere bağlı olarak kredi büyümesi finansal istikrar açısından makul seviyelerde seyretmektedir. Türk Lirası zorunlu karşılıkların altın ve döviz cinsinden tesis edilebilmesi imkanlarına ilişkin üst sınırların yükseltilmesiyle, bankaların Türk Lirası likidite ihtiyacı azalmış ve kredi faiz oranları büyümeyi destekleyici bir seyir izlemiştir.
     Faiz oranlarındaki bu seyrin önümüzdeki dönemde de devam etmesi ve kredi büyümesinin yıl sonunda yüzde 14'e yakın seviyelerde gerçekleşmesi beklenmektedir. Özellikle küresel ekonominin zayıf seyrettiği mevcut konjonktürde, toplam talebin hem seviyesinin hem de kompozisyonunun arzu edilen yönde ilerlemesi için kredilerdeki ılımlı artışların korunması önem taşımaktadır. Bu bağlamda, önümüzdeki dönemlerde sektörün yıllık kredi artış hızı ortalamasının yüzde 15'i aşmaması fiyat istikrarını ve finansal istikrarı destekleyecektir."
     Bankacılık sektörüne ilişkin göstergelerin, sektörün genel olarak sağlıklı yapısını koruduğuna işaret ettiği kaydedilen raporda, "2012 yılı temmuz ayında Basel II uygulamasına başlanmış olup, bankaların sermaye yeterlik oranları yüksek seyrini sürdürmekte, bankacılık sektörü güçlü karlılık performansını korumaktadır. Bankacılık sektörünün kredi ve piyasa hareketlerinden kaynaklanabilecek şoklara dayanıklılığını test eden senaryo analizleri, sektörün özkaynaklarının uygulanan şokları karşılayabilecek durumda olduğunu göstermektedir" denildi.
     Bu dönemde firmaların borçluluğunun artış hızının düştüğü, yurt dışı kaynaklı borçlarının payının ise yatay bir seyir izlediğinin görüldüğü dile getirilen raporda, şunlar ifade edildi:
     "Yurt dışından alınan kredilerin büyük bölümünün uzun vadeli olması, bu kaynakların hem niteliksel hem de bölgesel dağılım yönünden çeşitlilik göstermesi, reel sektörün borçluluğuna dair riskleri sınırlayan diğer unsurlardır. Bu kapsamda, 2011 yılında artış gösteren firma borçlarının özkaynaklara oranı, bu dönem içinde bir miktar azalmıştır.
     Firmaların net karının özkaynaklara oranı ise satışlardaki artış ve finansal giderlerin azalmasına bağlı olarak son dönemde artış göstermiştir. Diğer taraftan, firmaların yabancı para net açık pozisyonunun devam ettiği ve taşıdığı kur riskinin firmalar için önemini koruduğu görülmektedir. Bu kapsamda, bir yandan firmaların özkaynak kullanımlarını artıracak diğer yandan yurt içinden ve Türk Lirası cinsinden borçlanmalarını teşvik edecek çalışmaların sürdürülmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması büyük önem arz etmektedir."
     Hanehalkının tüketim harcamalarındaki ve yükümlülüklerindeki artışın, alınan tedbirlerin etkisiyle yavaşladığı belirtilen raporda, şu tespitlere yer verildi:
     "İstihdamı artırmaya yönelik olarak alınan tedbirler ile kriz sonrasında ekonomide yaşanan hızlı toparlanma neticesinde işsizlik oranı gerilemeye devam etmiştir. Ancak, hanehalkı tasarruf oranlarının düşük seviyesi ülkemiz açısından önemini korumaktadır. Son dönemde gerek hanehalkı tasarrufunu artırmak amacıyla bireysel emeklilik sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik önlemler, gerek dış dengeyi iyileştirmeye yönelik stratejik yatırım teşvikleri uzun vadede makroekonomik istikrarı destekleyecektir. Bununla birlikte, finansal istikrarı daha da güçlendirmek amacıyla, tasarruf artırıcı tedbirlerin uygulanmaya başlaması önem taşımaktadır."
     Türkiye'de, hem genel ekonomiye hem piyasalara ilişkin göstergelerin, 2011 yılına kıyasla daha olumlu bir görünüme işaret ettiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:
     "Yurt içi ekonomi ve yurt içi piyasalara ek olarak söz konusu bu olumlu görünümün, bankacılık sektöründeki ve ödemeler dengesindeki gelişmeler için de geçerli olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, hanehalkı, firmalar ve kamu kesiminde 2011 yıl sonuna göre kısıtlı da olsa görülen olumsuz yöndeki hareketin önümüzdeki dönemde daha yakından takip edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir."
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 133 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir