Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı: -"Verimlilik artırıcı yapısal reformlar planlandığı gibi…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı:
  -"Verimlilik artırıcı yapısal reformlar planlandığı gibi…

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı: -"Verimlilik artırıcı yapısal reformlar planlandığı gibi hayata geçerse, 2023'te kişi başı milli gelirde 25 bin doları geçeriz" -"Kore'nin 10 yılda yaptığı atağı Türkiye de 10 yılda yapar. O yüzden fiyat istikrarı, artı finansal istikrar, ama yetmez, verimlilik artırıcı yapısal reformların hayata geçirilmesine izin verilsin"

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, verimlilik artırıcı yapısal reformların planlandığı gibi hayata geçmesi halinde 2023'te kişi başı milli gelirin 25 bin doları geçebileceğini belirterek, "Kore'nin 10 yılda yaptığı atağı Türkiye 10 yılda yapar. O yüzden fiyat istikrarı, artı finansal istikrar, ama yetmez, verimlilik artırıcı yapısal reformların hayata geçirilmesine izin verilsin" dedi.
     Uluslararası İş Forumu'nda "Kriz Zamanında Özel Sektör" konulu panelde konuşan Başcı, ekonomiye güven enjekte etmek gerektiğini belirtti. Başçı, Türkiye'nin tecrübesini paylaşmak istediğini ve Türkiye'den çıkarılacak çok önemli dersler olduğunu ifade ederek, şöyle konutu:
     "Ekonomik büyüme üçlü bir saç ayağı üzerinde durur. Birincisi fiyat istikrarıdır. Enflasyon kötüdür, büyüme için de gelir dağılımı açısından da kötüdür. Yüksek faizlere yol açar. İkincisi finansal istikrardır. Bunun ne kadar önemli olduğunu dünya yaşayarak görüyor. Sokaktaki insanla çok yakın ilişkisi var. İşsizlikle alakası var. Üçüncü saç ayağı verimliliktir. Bunlardan bir tanesi bile aksasa sehpa ayakta duramaz, devrilirse büyüme de zarar görür. Merkez Bankasına verilen görev, fiyat istikrarını garanti altına al, finansal istikrara katkı yap. Türkiye'de durum böyle. Onun dışında yapısal reformların hepsini hükümet ve ilgili kurumlar yapacak. O sayede büyüme sağlanacak."
     Başçı, Türkiye'nin kişi başına milli gelirinin 10 bin 500 dolar seviyesinde olduğunu hatırlatarak, "Bu rakam ABD için 48 bin 400 dolar. 1973'ten 2003'e kadar baktığımızda kayıp 30 yıl görüyoruz. Yani Türkiye gerilemiş. Neden gerilemiş-" diye konuştu.
     Türkiye'nin neden gerilediğine tek bir cevap verileceğini anlatan Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Fiyat istikrarı olmadığından, enflasyon yüksek ve dalgalı olduğundan dolayı Türkiye arzu edilen büyümeyi yakalayamamıştır. Ne zaman ki Türkiye'de enflasyon tek haneli rakama geldi, 2003 yılından sonra o zaman Türkiye önündeki engeli kaldırıp, büyümeye başlamış oldu. Türkiye finansal istikrara önem vermeye devam etti. 2001 krizinde ne kadar maliyetli bir şey olduğunu yaşayarak öğrendi. Finansal istikrara özen göstermesi büyümeye yardımcı oldu. Güney Kore 1973'te Türkiye'nin gerisinde olmasına rağmen 10 yıllık dönemde inanılmaz bir büyüme performansı göstererek kişi başına mili gelirini çok yükseltti. Daha sonra Asya krizi geldi. Bu nedenle bir kayba uğrasalar da daha sonra tekrar toparlanıyorlar. Kişi başı mili gelir 22 bin 800 dolar. Demek ki farklı politikalar uygulayınca, yani bahsettiğim 3 unsur bir araya gelince oluyormuş."
     Başçı, akademik çalışmaların enflasyon oranındaki her 10 puanlık artışın büyümeden çeyrek puan azalttığını gösterdiğini belirterek, "Türkiye yüzde 50 enflasyon yerine yüzde 5 enflasyon tuttursaydı bizim büyümemiz en az 1 puan daha fazla olacaktı. Kişi başı mili gelir 15 bin dolar olacaktı, 10 bin dolar yerine. Kayıp 30 yılı yaşamasaydık... O açıdan fiyat istikrarının önemini anlatmak bakımından bunu hatırlatmak önemli" dedi.
     Kore'nin performansını yakalamak için yapılanların yeterli olmadığına değinen Başçı, şöyle konuştu:
     "Buna ilave olarak finansal krizler yaşamayacaksınız. Rekabet gücünü ve verimliliği geliştirerek yapısal reformalar yoluyla artıracaksınız. O zaman bu performansı yakalamak mümkün olabilir. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan ankette rekabet gücü açısından 144 ülke sıralanıyor. En çok rekabet gücüne sahip ülke İsviçre. Burada Türkiye'nin durumu geçmiş yıllarda 60. sıralardaydı. Geçen yıl 59'dan 43'e yükseldi ama bu da iyi değil. Türkiye ilk 20'ye giren bir ülke. Neden rekabetçilik açısından da ilk 20'ye girmesin- 43'cülük Türkiye'ye yakışmıyor. Türkiye daha çok yapısal reformlar yaparak bu durumunu düzeltebilir, iyileştirebilir. Bunun faydasını mutlaka görür. Makro ekonomik ortam konusunda Türkiye'de bir ilerleme, mükemmel değil ama durumu iyileşmiş. Bütçe dengeleri açısından baktığımızda 52.'likten den 32.'liğe yükselmiş. Başarılı bir performans."
     Başçı hala daha gidilecek yer olduğunu ifade ederek, "Yavaş yavaş ilk 20'ye yaklaşıyor. Türkiye alt yapı konusunda orta bir yerde ilk 20'ye girmesi epey şeyi değiştirecektir. 51. sırada bulunuyor altyapıda. En zayıf olduğumuz nokta Türkiye olarak, iş gücü piyasasının etkinliği. Bu konuda Türkiye 124. sırada. Demek ki çok reform var bu konuyla ilgili. Sağlık ve temel eğitim alanında Türkiye'nin alması gereken çok yol var. Genç bir nüfus var Türkiye'de. İş hayatında kullanılıyor mu- Maalesef cevap üzücü. 126. sırada görülüyor burada yapılacak çok iş var. Yetenek var kullanılmıyor. Bir uyumsuzluk var. Eğitim de reform şart. Alınacak mesafe inanılmaz bir etki yapacak büyüme üzerine" dedi.
     Başçı, Türkiye'nin 2023 için kendine hedefler koyduğunu hatırlatarak, "Dendi ki, 2023'te kişi başı milli gelir 25 bin doları bulacak. Artı diğer hedefler var. GSMH ilk 10 ekonomi arasına girecek. Bir hesap yaptık ne kadar büyüme gerekir diye. Türkiye fiyat istikrarını sağlarsa, enflasyon konusunda bir sorun çıkmazsa, finansal istikrar konusunda böyle büyük bir kriz gelmezse 25 bin dolara ulaşırız. Bu yapılabilir. Kişi başı milli gelir her yıl yüzde 4 artar Türkiye'de. Toplam büyüme yüzde 5 olur. Normal bir büyüme bu. Biz bunu 6-7 yapabilir miyiz- Biz bu şekilde gidersek yaparız."
     Başçı, bunun Türkiye'yi ancak Amerika'nın yüzde 29'una ulaştırabileceğini dile getirerek, "Ama bu yetmiyor. Bunun ötesinde yapısal reformlar yapmak lazım. Verimlilik artırıcı yapısal reformalar planlandığı gibi hayata geçerse 25 bin doları geçeriz 2023'te. Kore'nin 10 yılda yaptığı atağı Türkiye 10 yılda yapar. O yüzden fiyat istikrarı, artı finansal istikrar ama yetmez verimlilik artırıcı yapısal reformların hayata geçirilmesine izin verilsin" diye konuştu.
     Soruları da yanıtlayan Başçı, çeklere ilişkin bir soruya ise Başçı, "Türkiye'de enteresan bir düzenleme vardı. Belki yurt dışından gelenler bilmiyorlardır. Çek ödenmezse hapis cezası vardı. Bu tabii çok ağır bir ceza, dünyada çok rastlanan bir ceza değil ama işadamlarının bir kısmı bundan memnundu. Gelişmiş ülkelerde bu iş nasıl yapılıyorsa bizde de öyle yapılacak. Ödenen veya ödenmeyen çekler kişinin kaydına girecek, tarihçesine girecek ve bu bilgi kişin arzu ettiği diğer taraflarla paylaşılacak. Buna kredi geçmişi diyoruz. Kredi geçmişi sağlıklı bir şekilde tutulacak. Bu yönde çalışmalar var fakat bitirilmesi biraz vakit alıyor, ümit ediyorum ki bu çalışmalar yıl sonuna kadar ilerlemiş olur. Ödediğim de görülecek ödemediğim de... İyi müşteri ile kötü müşteriyi ayırt edecek önemli bir bilgi..." diye konuştu.
    
    
    

Bu haberi 166 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir