Merkez Bankası Başkanı Başçı, AA Finans Masası'na konuk oldu (3) -Başçı: "2013 yılında büyüme iki…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Başkanı Başçı, AA Finans Masası'na konuk oldu (3)
  -Başçı: "2013 yılında büyüme iki…

Merkez Bankası Başkanı Başçı, AA Finans Masası'na konuk oldu (3) -Başçı: "2013 yılında büyüme iki ayak üzerinde olacak. Hem iç talep bir miktar ılımlı şekilde büyümeye devam edecek hem de ihracat büyümeye destek verecek" -"Dolayısıyla iki kanaldan birden büyümeye destek geleceği için, büyüme hızımız gelecek sene biraz daha yükselecek" -"Eğer özel sektör, yurt dışı borçlanmalar yoluyla cari açığa sebebiyet veriyorsa o zaman neden özel sektöre rezerv tutturmayalım-" -"Özel sektörün de önemli bir kısmı bankacılık sektörü. O zaman bankacılık sektörü rezerv tutsun, Merkez Bankası nezdinde, bizim rezervlerimiz o şekilde artsın. Eğer onların ileride paraya ihtiyaçları olursa yine bizdeki paralarını alıp kullansınlar. Bunun mantığı bu" -"Banka bazında zorunlu karşılık uygulanması konjonktürel değil, yapısal bir konu" -"Burada hiç bir banka zarar görmeyecek. 2013 yılı izleme dönemi olacak. 2013 yılında bilançolar üzerinden bu rasyoyu (Basel III kaldıraç rasyosu) izleyeceğiz, eğer herhangi bir banka çok düşürürse bu rasyoyu, o zaman 2014 yılından itibaren bir miktar o bankadan ilave zorunlu karşılık isteyeceğiz"

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılında büyümenin iki ayak üzerinde olacağını belirterek, "Hem iç talep bir miktar ılımlı şekilde büyümeye devam edecek hem de ihracat büyümeye destek verecek. Dolayısıyla iki kanaldan birden büyümeye destek geleceği için, büyüme hızımız gelecek sene biraz daha yükselecek" dedi.
     Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'na konuk olan Başçı, soruları yanıtladı.
     Merkez Bankası'nın rezervlerine ilişkin bir soru üzerine Başçı, Banka'nın en son altın dahil brüt döviz rezervlerinin 117 milyar dolara yaklaştığını söyledi.
     Söz konusu rezervin 17,6 milyar dolarının altın olduğunu, bunun da 320 ton civarında altına tekabül ettiğini anlatan Başçı, "Hem altında hem dövizde zorunlu karşılıklara karşı tutulanlar var. Dolayısıyla burada, neden bunu tercih ediyoruz- Niye Merkez Bankası döviz satın alıp, rezervlerini artırmak yerine bankaların zorunlu karşılıklarını artırmak yoluyla veya rezerv opsiyonu tanımak yoluyla döviz rezervlerini artırıyor- Bunun cevabı şu; Cari açığı veren şu anda kamu sektörü değil. Dolayısıyla Hazine'nin borçlanması temel belirleyici değil cari açıkta. Burada bütçe dengeleri nispeten olumlu. Özel sektör ciddi şekilde aşırı borçlanmaya gitti geçtiğimiz dönemde. Dolayısıyla eğer özel sektör, yurt dışı borçlanmalar yoluyla bu cari açığa sebebiyet veriyorsa o zaman neden özel sektöre rezerv tutturmayalım- Özel sektörün de önemli bir kısmı bankacılık sektörü. O zaman bankacılık sektörü rezerv tutsun, Merkez Bankası nezdinde, bizim rezervlerimiz o şekilde artsın. Eğer onların ileride paraya ihtiyaçları olursa yine bizdeki paralarını alıp kullansınlar. Bunun mantığı bu" diye konuştu.
    
     -"Büyüme hızımız gelecek sene biraz daha yükselecek"-
    
     Türkiye'nin büyüme performansına ilişkin bir soru üzerine de Başçı, 2012 yılında Türkiye'nin büyümesinin net ihracatın katkısından kaynaklandığını ifade etti.
     Başçı, büyümenin bileşenlerinin dengelenmeye başladığını belirterek, şunları kaydetti:
     "Bundan sonra artık hem üretim hemde toplam talep; birlikte, paralel ve sürdürülebilir şekilde artabilecek ve 2013 yılında büyüme iki ayak üzerinde olacak. Hem iç talep bir miktar ılımlı şekilde büyümeye devam edecek hem de ihracat ne kadar artırabilirsek, küresel şartlar zorluyor ihracatçılarımızı ama bu şartlar altında ihracat ne kadar artabilirse o kadar büyümeye destek verecek. Dolayısıyla iki kanaldan birden büyümeye destek geleceği için, büyüme hızımız gelecek sene biraz daha yükselecek. Dolayısıyla Orta Vadeli Program'daki (OVP) genel resme katılıyoruz. Gelecek seneki büyüme bu yılkinden daha yüksek olabilir ama bu kesinlikle sürdürülebilir, sağlıklı bir büyüme olacak."
    
     -Banka bazında zorunlu karşılık uygulanması-
    
     Banka bazında zorunlu karşılık uygulanma ihtimalinin sorulması üzerine de Erdem Başçı, bu konunun konjonktürel değil, yapısal bir konu olduğunu söyledi.
     Basel III'le birlikte kaldıraç rasyosu diye yeni bir gösterge geldiğine dikkati çeken Başçı, şöyle devam etti:
     "Bankaların sermayeleri yeter mi diye baktığınızda, bir risk ağırlıklı varlıklarla bakıyorsunuz, risk ağırlıklı varlıklara göre sermayesi yeter mi- Bir de risk ağırlığı yapmadan toplam varlıklarına bakıyorsunuz. Bu, kaldıraç rasyosu dediğimiz şey, ikincisi... Risk ağırlıklarına hassas değil, dolayısıyla kredi derecelendirme kuruluşlarına da hassas olmayan, eski usul, bizim eski Bankacılık Kanunu'nda olan kaldıraç rasyosu... Türkiye'de şu anda bu kaldıraç rasyosunun durumu gayet iyi. Normalde yeni standart '3' sınırını çizmiş. '3'ün altına düşmesin' diyor. Yani 100 liraya karşı 3 lira sermaye gibi. Bizde şu anda hesap yaptık 7,6. Basel III kaldıraç rasyosu ortalaması bankacılık sektöründe 7,6. Dolayısıyla bankalarımızın durumları şu anda iyi ve bu düzenleme dünyada 2018 yılında yürürlüğe girecek. Biz dedik ki bu mevcut iyi durum bozulmasın. Bunun bozulmasını nasıl önleriz- Eğer çok fazla düşürürlerse bu rasyoyu, 7,6'nın çok altına düşerlerse o zaman biz bunlara banka bazında ilave zorunlu karşılık uygulayalım diye bir açıklama yapmıştık. Zaten bunu geçen sene Aralık ayında yapmıştık, onu bu sene yine Aralık ayında büyük ihtimalle duyuracağız.
     Bankalar Birliği ile de konuyu görüştük, burada hiç bir banka zarar görmeyecek. 2013 yılı izleme dönemi olacak. 2013 yılında bilançolar üzerinden bu rasyoyu izleyeceğiz, eğer herhangi bir banka çok düşürürse bu rasyoyu, o zaman 2014 yılından itibaren bir miktar o bankadan ilave zorunlu karşılık isteyeceğiz. Bir yandan bunu BDDK ile de görüştük. BDDK da bu konuyla ilgili düzenlemeleri hazırlayacak. Ondan sonra yavaş yavaş yürürlüğe girecek. BDDK, o düzenlemeleri yürürlüğe koymadan önce de Merkez Bankası, sistemin mevcut iyi durumunu koruyacak."
    
     -"Kredi büyüme hızındaki yüksek oranlar artık olmayacak"-
    
     Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılında kredi büyüme hızının nasıl olacağını tahmin ettiğinin sorulması üzerine de kredilerde baz büyüdüğü için bundan sonra, eskisi gibi yüzde 25, 35 gibi büyümelerin unutulması gerektiğini, bunların çok yüksek büyüme oranları olduğunu ifade etti.
     Bu büyüme hızlarının artık olmayacağını aktaran Başçı, soruyu şöyle yanıtladı:
     "Bizim şu anda kredilerin Gayri Safi Hasıla'ya oranı yüzde 55'i zaten buldu. Bundan sonra şöyle kabaca bir aritmetik hesap yapabiliriz. Mesela her yıl 2 puan artsa bu, yüzde 55 olan kredi derinliği rasyosu yüzde 57'ye, 59'a, 61'e çıksa, her yıl bu tempoda artacak olsa, yüzde kaçlık bir kredi artışı gerekir diye baktığımızda bunun yüzde 13'ler, 14'ler, 15'lerde, oralarda dolanması gerekiyor. 15'leri geçerse o zaman bu artış hızı biraz daha riskli sınırlara gelmiş oluyor. Onun için bundan sonra mümkün olduğu kadar bankacılık sektöründe, enflasyon raporlarında tahminimizi söyleriz, 'enflasyon açısından kredi büyümesinin şöyle olması gerekiyor' diye söyleriz ama 15'i geçeceğini bundan sonra pek sanmıyorum, geçmesinin doğru olmadığını da düşünüyorum. Zaten mevduat artış hızımız da bizim bu günlerde yüzde 10'lar seviyesine geldi. Dolayısıyla yüzde 10'lar seviyesindeki mevduat artışına karşı bu tür bir büyüme hızı makul görünüyor."
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 110 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir