Merkez Bankası Başkanı Başçı: (3) -"2013'te dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaya devam edilecek"…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Başkanı Başçı: (3)
  -"2013'te dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaya devam edilecek"…

Merkez Bankası Başkanı Başçı: (3) -"2013'te dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaya devam edilecek" -"Uygulanmakta olan kur rejiminde Merkez Bankası'nın nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır" -"Bununla birlikte Merkez Bankası finansal istikrara yönelik riskleri sınırlamak amacıyla Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesi veya değer kaybına karşı kayıtsız kalmamaktadır. Burada kelimelerin seçimi çok önemli, aynen yazıldığı gibi okunması gerekiyor" -"2013 yılında Merkez Bankası'nın temel rezerv biriktirme aracının ihracat reeskont kredileri olacağı görülmektedir" -"Merkez Bankası dövizdeki dalgalanmaların dalga boyunu azaltacakmış, o zaman ben de risk alayım dememek lazım. Dünyada ne olacağı belli olmaz. Herkes riskini iyi yönetsin" -"Bugünden itibaren bankaların kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankası'ndan alabilecekleri döviz-repoların vadesi 1 aydan 1 haftaya düşürülmüştür. ABD doları için yüzde 4,5, avro için yüzde 5,5 olarak belirlenmiş olan borç verme faiz oranları ise her iki para birimi için yüzde 10'a yükseltilmiştir"

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013'te dalgalı döviz kuru rejiminin uygulanmaya devam edeceğini bildirdi.
     Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "2013 Yılı Para ve Kur Politikası"nı açıkladığı basın toplantısında, iç talepte bir dengelenmeye ihtiyaç duyulduğunu ve iç talebin geçen yıl büyümeye katkı yapmadığını söyledi.
     Üretim artmaya devam ederken nihai yurt içi talebin yatay bir seyir izlediğine işaret eden Başçı, "Eğer bu yatay seyir olmasaydı Türkiye cari açık problemini çözemezdi. Bunun mutlaka olması gerekiyordu ve onun için gerekli politika tedbiri alındı. Bir miktar da Avrupa'daki problemlerin bize yansımaları sonucunda çok hafif eksiye de döndü. Fakat burada dengelenme sonuçta başarıldı diyebiliriz" şeklinde konuştu.
     Bunlar olurken enflasyon beklentilerinde, enflasyonun kendisi çift haneye çıkmasına rağmen herhangi bir bozulma olmadığını vurgulayan Başçı, bunun iletişim politikasının ve Merkez Bankası'na duyulan güvenin bir sonucu olduğunu vurguladı. Başçı, enflasyon beklentilerinin genelde yatay bir seyir izlediğini kaydetti.
     Başçı, gelecek yıl kullanacakları iletişim araçları ve bunların takvimine ilişkin bilgiler verdi. Enflasyon raporunun yılda 4 kez yayımlanacağını bunun 2'sinin Ankara, 2'sinin İstanbul'da olacağını anlatan Başçı, "2014 Yılı Para ve Kur Politikası" metninin açıklanacağı toplantıyı da 24 Aralık 2013'te yapmayı planladıklarını bildirdi.
    
     -Likidite politikası-
    
     Likidite politikasına ilişkin bilgiler veren Başçı, Merkez Bankası'nın attığı adımlarla fonlama kısmadığını, fonlama ihtiyacının azaldığını söyledi. Başçı, zorunlu karşılıklarda getirilen kolaylaştırıcı bazı tedbirler sonucunda şu anda sektörün kendilerinden daha az fonlamaya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle daha az fonlamaya gittiklerini söyledi.
     Yılın ikinci yarısında özellikle Eylül ayından itibaren biraz ihtiyaç ötesinde piyasaya fazla para verdiklerini dile getiren Başçı, fazla verilen paranın yine getirilip gün sonunda Merkez Bankası'na yatırıldığını, bunun İMKB'den çekilen kısım olduğunu belirtti. Başçı, şu anda 1 ay ve 1 hafta vadeli politika faizinden fonlama yaptıklarını anlattı.
    
     -Devlet iç borçlanma senedi-
    
     Merkez Bankası'nın portföyünde 8,2 milyar lira tutarında devlet iç borçlanma senedi (DİBS) bulunduğu bilgisini veren Başçı, buna açık piyasa işlemleri portföyü dediklerini ve bunun büyüklüğünün operasyonel risklerin en aza indirilmesi amacıyla 2013 yılında 9 milyar liraya arttırılacağını bildirdi. Başçı, "Bunları piyasanın bizimle yaptığı ters repo işlemlerinde kullanıyoruz. Dolayısıyla burada sınıra biraz yaklaştık geçtiğimiz ay içerisinde. Bunu biraz rahatlatmak için 9 milyara çıkaracağız. Merkez Bankası'nın kendi portföyünde DİBS olması tamamen teknik nedenlerledir ve likidite yönetimi nedenleriyledir. 2013 yılda Merkez Bankasının tuttuğu ve vadesi gelen 5,4 milyar civarında bir DİBS var. Biz buna mukabil 6,2 milyar lira tutarında devlet iç borçlanma senedi almayı planlıyoruz. Tamamen operasyonel ve teknik nedenlerle bunu yapmayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
    
     -"Yapısal araçlar heyecan getirmez"-
    
     Döviz kuruyla ilgili olarak rezerv opsiyon mekanizmasına değinen Başçı, bunun inşa sürecine 2011'in Eylül ayında başladıklarını ve en son gelinen noktada şu anda çalışabilir bir mekanizmaya ulaştıklarını belirtti.
     Bankaların, Merkez Bankası'nda gönüllü olarak döviz tutuklarını ifade eden Başçı, şöyle konuştu:
     "Dolayısıyla ülkenin döviz rezervi artıyor. Bankaların Merkez Bankası'nda tuttukların yabancı para likiditesi artıyor. Bu kanaldan, döviz rezerv opsiyonlarından yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 27 milyar dolar civarında, bankaların Merkez Bankası'nda parası var. Bu da bizim rezervlerimiz içerisinde görünüyor. Bu brüt rezervlerimizde görünüyor, net rezervlerimizde görünmüyor.
     Benzer bir mekanizmayı altın için de yaptık. Dolayısıyla orada da çalışabilir şekilde bir mekanizmamız var. Bunlar da gerekirse ince ayar niteliğinde, ufak tefek ayarlamalar gerektiği halde yapılabilir ama şu anda bu mekanizma elimizde hazır ve çalışabilir vaziyette. Bunun döviz kuru oynaklıklarını azaltıcı bir etkisi var. Kısa vadeli sermaye akımlarına karşı etkili araçlarımızdan bir tanesi bu ve bu yapısal bir araç. Yapısal araçlar genellikle sıkıcı araçlardır, heyecan getirmez. Sermaye akımları hızlandığı zaman bankalar bunu kullanırlar bizim döviz rezervlerimizi arttırlar, sermaye akımları yavaşladığı zaman bankalar bunu çekerler ihtiyaçları için kullanırlar ve döviz rezervlerimiz azalır. Dolayısıyla rezervler bir miktar dalgalanır, fakat döviz kurları daha az dalgalanır, bu mekanizma olmasaydıya göre daha az dalgalanır. Dolayısıyla bu sessiz, etkili yapısal bir araç."
    
     -Reeskont kredileri-
    
     Döviz rezervlerini artıran ikinci kanalın ihracatçılara kullandırılan reeskont kredileri olduğunu belirten Erdem Başçı, 2011'de 3,1 milyar dolar olan ihracat reeskont kredisi kullanımının, 21 Aralık 2012'ye kadar 10,2 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
     İhracat reeskont kredilerinin net döviz rezervlerine katkısının 8,2 dolar olduğunu ifade eden Başçı, şunları kaydetti:
     "2013 yılında ihracat reeskont kredilerinin kullandırılmasına devam edilecektir. Söz konusu kredilerin 2013 döviz rezervlerine yaklaşık 12 milyar dolar katkı yapması beklenmektedir. En son Aralık ayı başında buradaki limiti 5,5 milyar dolardan 6 milyar dolara çıkardık. Dolayısıyla ufak bir artırım yaptık. Stok bakiye alacağımız da 3,7 milyar dolar. Şuanda hala orada kullanılmayan bir marj var. Dolayısıyla daha çok kullanılırsa bu, o zaman 12 milyarın da üzerinde bir döviz rezervi artışı olur. Rezervden kastımız net rezerv yani Merkez Bankası'nın döviz alımıyla eşdeğer bir operasyon oluyor. Bahsettiğim iki kanaldan rezervlerimiz arttı. 2012 yılı boyunca döviz alımı ihaleleri veya doğrudan müdahalelerle yapmadık. İç döviz alımı yapmadık. Buna rağmen rezervlerimiz 88,3 milyar dolardan 120,8 milyar dolara ulaştı."
    
     -Döviz kuru politikası-
    
     Döviz kuru politikasına ilişkin bilgiler veren Başçı, şu açıklamalarda bulundu:
     "2013'te dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaya devam edilecek. Uygulanmakta olan kur rejiminde Merkez Bankası'nın nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır. Bununla birlikte Merkez Bankası finansal istikrara yönelik riskleri sınırlamak amacıyla Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesi veya değer kaybına karşı kayıtsız kalmamaktadır. Burada kelimelerin seçimi çok önemli, aynen yazıldığı gibi okunması gerekiyor. Bu doğrultuda reel efektif döviz kuru endekslerindeki gelişmeler de yakından takip edilmekte ve finansal istikrarı desteklemek amacıyla gerektiğinde politika tedbirleri alınmaktadır.
     2013 yılında Merkez Bankası'nın temel rezerv biriktirme aracının ihracat reeskont kredileri olacağı görülmektedir. Yani 2013 yılında rezerv opsiyonu mekanizmasından katsayılardaki ufak tefek değişiklerden daha az bir etki ama ihracat reeskont kredilerinden daha çok bir etki olacak rezerv biriktirme açısından. Rezerv opsiyonu mekanizması gerek düzenli döviz ihalelerine gerekse doğrudan müdahaleye duyulan ihtiyacı azaltmaktadır."
     Kullanılmakta olan kur rejiminde, iktisadi birimlerin, kur riskinin piyasada olduğu bir ortamda faaliyette bulunduklarını dikkate alarak bu riski yönetecek mekanizmaları oluşturmaları ve kullanmaları gerektiğini unutmamaları gerektiğini vurgulayan Baçı, "Yani Merkez Bankası dövizdeki dalgalanmaların dalga boyunu azaltacakmış, o zaman ben de risk alayım dememek lazım. Dünyada ne olacağı belli olmaz. Herkes riskini iyi yönetsin. Biz elimizden geleni yaparız, her zaman yapıyoruz. Ama mutlaka risk yönetiminin herkes tarafından çok iyi yapılması lazım."
     Başçı, döviz piyasasına yönelik düzenlemeleri şöyle özetledi:
     -6 Ocak 2012'de uygulamasına başlanan, en son 9 Ocak 2012'de kullanıldıktan sonra ihtiyaç görülmediğinden daha sonra kullanılmayan gün içi döviz satım ihalelerine 2 Ocak 2013'ten itibaren son verilecektir. Zaten bunu yapmadığımız için normalleşme olarak okunmalı.
     -Son dönemde uluslararası likidite koşullarında gözlenen olumlu gelişmeler ve döviz piyasasındaki likidite akışkanlığı dikkate alınarak Merkez Bankasının döviz-repo piyasasındaki aracılık faaliyetlerine 2 Ocak 2013'ten itibaren son verilecektir. Bu da bir normalleşme işaretidir.
     -Bugünden itibaren bankaların kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankası'ndan alabilecekleri döviz-repoların vadesi 1 aydan 1 haftaya düşürülmüştür. ABD doları için yüzde 4,5, avro için yüzde 5,5 olarak belirlenmiş olan borç verme faiz oranları ise her iki para birimi için yüzde 10'a yükseltilmiştir. Bu kriz öncesi seviyeyle aynı. Bu son borç verme merci olduğu için normalde bunun kullanılmaması gerekiyor. Ancak finansal kriz dönemlerinde tekrar indirebiliriz, vadesini tekrar uzatabiliriz. Döviz-repo piyasasında aracılık işlemlerine yeniden başlayabiliriz.
     (sürecek)
    
    
    

Bu haberi 124 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir