Merkez Bankası Başkanı Başçı: (2) -"Sermaye akımları güçlüyken, bize benzeyen ülkelerin paraları…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Başkanı Başçı: (2)
  -"Sermaye akımları güçlüyken, bize benzeyen ülkelerin paraları…

Merkez Bankası Başkanı Başçı: (2) -"Sermaye akımları güçlüyken, bize benzeyen ülkelerin paraları değer kazanmış, daha sonra Avrupa borç krizinden sonra sermaye akımları yavaşlayınca hepsi değer kaybetmiş. Bir tek Türkiye hariç" -"Çünkü bir tek Türkiye farklı bir politika uyguladı. Herkesin parası değer kazanırken bizimki değer kaybetti. Bu, politikalar sonucu olan bir değer kaybıydı. Daha sonra da herkesin parası değer kaybederken, bizim paramız Japon Yeni ve Çin parasıyla yarışacak kadar kuvvetli ve sağlam durdu. Bu da yine uygulanan politikaların bir sonucudur" -"(Tüketici kredileri) Oradaki artış da çok makul seviyelere indi. Yakın zamandaki artışları biz mevsimsel olarak görüyoruz. Dolayısıyla makul artışlar olarak görmeye devam ediyoruz. Temmuz ayının sonlarından itibaren tekrar, kredilerde mevsimsel bir yavaşlama olur" -"(Avrupa borç krizine karşı) hiç bir tedbir alınmasaydı bu defa da enflasyon haddinden fazla yüksek, Türk lirası çok daha fazla değersiz olabilir, büyüme de haddinden fazla yavaşlayabilirdi" -"Burada dedik ki doğru araç, parasal sıkılaştırmayı sürdürmek ama finansal sektör üzerinde ufak da olsa bir risk görüyorsak, o zaman finansal sektörümüzü destekleyici yönde adımlar atmak. Bunlar da atıldı"

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, sermaye akımları güçlüyken, Türkiye'ye benzeyen ülkelerin paralarının değer kazandığını belirterek, "Avrupa borç krizi"nden sonra ise sermaye akımları yavaşlayınca Türkiye haricinde hepsinin parasının değer kaybettiğini bildirdi.
     Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Ekonomi Koordinatörlüğü'nce oluşturulan Kriz İzleme Grubu tarafından hazırlanan "Avrupa Birliği Borç Krizi ve Türkiye'ye Yansımaları" başlığındaki analizin kamuoyuna duyurulması amacıyla SDE Konferans Salonunda düzenlenen panelde konuşan Başçı, Merkez Bankası'nın yeni politika çerçevesinin hangi unsurlardan oluştuğunu anlattı.
     Tüm merkez bankalarının kullandığı kısa vadeli faizlere ilave olarak yeni bir takım politika araçları geliştirdiklerini ve bu araçları kullanmalarını diğer ilgili kurumlara da tavsiye ettiklerini belirten Başçı, bunlara makro ihtiyati araçlar dediklerini söyledi.
     Bunun, dünya literatürüne de yeni girmiş bir kavram olduğunu dile getiren Başçı, "Dolayısıyla fark şu; Eğer ki döviz kurları üzerinde, Türk lirası üzerinde aşırı bir değerlenme baskısı olursa, gereken sıkılaştırmayı makro ihtiyati araçlarla yaptık. Döviz kurları üzerinde değer kaybı baskısı olduğu dönemlerde ise bunu parasal sıkılaştırma yöntemleriyle yaptık" dedi.
     Türkiye'de iç dinamiklerin oldukça güçlü olduğunu ve bunların daha sürdürülebilir düzeylerde kalmasını arzu ettiklerini vurgulayan Başçı, dolayısıyla Türkiye'nin problemlerinin çok olumlu, çok daha çözmesi kolay olan problemler olduğunu ifade etti.
     Türkiye'de politika yapıcılar neler yaptı diye bakıldığında, "Lehman krizi"nin hem fiyatları çok düşürdüğünü hem de aynı zamanda aktivitelerin, potansiyelin altına düştüğünü belirterek, şunları kaydetti:
     "Dolayısıyla büyük bir şok geldi. Hiçbir tedbir alınmasaydı bu, ekonominin potansiyelinin çok altında bir üretim ve enflasyonda hedefin çok çok altında olması anlamına gelecekti. Türkiye, her türlü politika aracını genişletici, ekonomiyi destekleyici yönde kullanarak bu şoku yumuşattı ve yıl sonunda biz nispeten daha iyi bir noktaya geldik ve daha sonra da bu iyileşme devam etti. Daha sonra toparlanma son derece güçlü gözlemlenmeye başlayınca Türkiye'de ve yurt dışında da toparlanma zayıf kalınca Amerika'da birinci ve ikinci parasal gelişmeler gözlendi ve bunlar da sıfır faiz anlamına geliyor, buna biz iten faktörler diyoruz. Bir de sermayeyi çeken faktörler var. O da Türkiye'deki durum. İkisi bir araya geldiğinde müthiş bir kredi patlaması... Kredilerde, Çin'in kredi büyüme hızından daha yüksek, yüzde 35 hatta 40 mertebesinde. Tüketici kredilerinde artış, bu borcu veren onlar alan onlar.
     Dolayısıyla çok ciddi bir artış. Bu bizi ikinci faza getirdi. Bu ikinci fazda da ekonomide potansiyel bir üretimin belki üzerine çıkma riski, aşırı borçlanma, buna mukabil enflasyonda hedefin altında kalması, çünkü döviz kuru üzerinde de değerleme baskısının devam etmesi. Bu, kısa vadeli sermaye akımlarının güçlü olmasından kaynaklanan bir durum. Bu durumda da ne yapmak gerekir- Bu durumda da birden fazla politika aracınız varsa şunu yaparsınız. Bu sıkılaştırmayı faiz artırarak, parasal sıkılaştırma şeklinde değil, daha ziyade makro ihtiyati araçlarla yaparsınız ki Türkiye bunu yaptı."
     Para politikasında ise mümkün olduğunca, Avrupa borç krizi başlayana kadar düşük faizleri korumaya çalıştıklarını belirten Başçı, bu stratejinin işe yaradığını söyledi.
     Avrupa borç krizi başladığında ise bunun farklı bir resim ortaya çıkardığını anlatan Başçı, tüm gelişmekte olan ülkelerin döviz kurlarında değer kaybı, dolayısıyla enflasyonist artış baskısı, diğer yandan da kredilerde aşağı yönlü bir riskin ortaya çıktığını ifade etti.
     Avro bölgesindeki bankacılık sisteminde bir hasar olduğunu, dolayısıyla borç verme kabiliyetlerinin düşebileceğini, büyümede ise aşağı yönlü bir riskin olabileceğini dile getiren Başçı, şöyle devam etti:
     "Dolayısıyla hiç bir tedbir alınmasaydı bu defa da enflasyon haddinden fazla yüksek Türk lirası çok daha fazla değersiz olabilir, büyüme de haddinden fazla yavaşlayabilirdi. Burada dedik ki doğru araç, parasal sıkılaştırmayı sürdürmek ama finansal sektör üzerinde ufak da olsa bir risk görüyorsak, o zaman finansal sektörümüzü destekleyici yönde adımlar atmak. Bunlar da atıldı. Böyle bakınca Türkiye'nin esnek politika çerçevesi nasıl kullanıldı bugüne kadar, o görülüyor."
    
     -"Tüketici kredileri makul seviyelere indi"-
    
     Başçı, Merkez Bankası ve BDDK'nın amaçları ve araçlarına da değinerek, bu araçlarla nelerin etkilenebileceğini anlattı.
     Türkiye'de çok olumlu dinamiklerden kaynaklı, iç talepte aşırı hızlı bir artış olduğunu, ancak dış talebin zayıf olduğunu anımsatarak, uyguladıkları politika ve alınan tedbirler sonucunda bu iç taleple dış talebin dengelendiğini söyledi.
     Aynı şekilde, uygulanan politikalar ve alınan tedbirlerle ihracatın katma değer açısından arttığını, kredi büyümesinin daha makul, daha sürdürülebilir seviyelere geldiğini belirten Başçı, "Tüketici kredisi büyüme oranlarında bu daha net bir şekilde görülüyor. Oradaki artış da çok makul seviyelere indi. Yakın zamandaki artışları biz mevsimsel olarak görüyoruz. Dolayısıyla burada makul artışlar olarak görmeye devam ediyoruz. Temmuz ayının sonlarından itibaren tekrar, kredilerde mevsimsel bir yavaşlama olur. O yüzden bizim arzu ettiğimiz seviyelerin üzerinde diye düşünmek şu anda doğru değil" diye konuştu.
    
     -"Bizim paramız sağlam durdu"-
    
     Merkez Bankası Başkanı Başçı, kısa vadeli sermaye akımlarının bir özelliği olduğunu belirterek, şunları söyledi:
     "Sermaye akımları hızla girdiği zaman paranız değer kazanır, sonra ani bir şekilde çıkarsa paranız ani bir şekilde değer kaybeder. Hakikaten de tüm ülkelerde bu olmuş. Türkiye dışındaki ülkelere bakın, sermaye akımları güçlüyken, bize benzeyen ülkelerin paraları değer kazanmış, daha sonra Avrupa borç krizinden sonra sermaye akımları yavaşlayınca hepsi değer kaybetmiş. Bir tek Türkiye hariç. Türkiye değişik davranmış. Çünkü bir tek Türkiye farklı bir politika uyguladı. Herkesin parası değer kazanırken bizimki değer kaybetti. Bu, politikalar sonucu olan bir değer kaybıydı. Daha sonra da herkesin parası değer kaybederken, bizim paramız Japon Yeni ve Çin parasıyla yarışacak kadar kuvvetli ve sağlam durdu. Bu da yine uygulanan politikaların bir sonucudur. Dolayısıyla burada rüzgarın seyrine bırakmıyoruz. Çok fazla dalgalanmasını istemiyoruz. O ilk dalgalanma gibi görünen şey bir ayarlamaydı ki ihracat artmaya devam etsin, ithalat yavaşlasın. Bundan sonra daha istikrarlı bir seyir izleyeceğiz önümüzdeki aylarda."
    
     Sürecek
    
    

Bu haberi 123 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir