Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Kenç:(1) -"Borcun yurt içi hasılaya oranı önemli ölçüde gelişti.…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Kenç:(1)
  -"Borcun yurt içi hasılaya oranı önemli ölçüde gelişti.…

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Kenç:(1) -"Borcun yurt içi hasılaya oranı önemli ölçüde gelişti. 3 yıl içerisinde bizim tahminimize göre yüzde 31'in altına inecek. Para birimi kompozisyonuna baktığımızda en iyi performans gösteren ülkeler arasında bulunuyoruz" -"Kredi büyüme oranı yüzde 14-15 civarında dalgalanıyor. 2011 yılında hedefimize ulaştık, bu yıl da ulaşmayı bekliyoruz" -"Geçmişte küresel krizden önce hem net ihracat hem de yerel talep büyümeye etki ediyordu ama son zamanlarda durum böyle değil. Yerel talep daha çok yüksek büyümede katkı sağlıyor"

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Turalay Kenç, Türkiye'nin borcunun yurt içi hasılaya oranının önemli ölçüde geliştiğini belirterek, "3 yıl içerisinde bizim tahminimize göre yüzde 31'in altına inecek. Para birimi kompozisyonuna baktığımızda en iyi performans gösteren ülkeler arasında bulunuyoruz" dedi.
     Kenç, Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch'in İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, Fitch Raitings'in, Türkiye'nin notunu yatırım yapılabilir seviyeye getirdiği için teşekkür ederek, zaman içerisinde Türkiye'ye benzeyen ülkelerin yatırım yapılabilir seviyeye çıkarıldığını kaydetti. Bunların içerisinde Macaristan'ın görüldüğünü ifade eden Kenç, şunları söyledi:
     "Aslında Macaristan yatırım yapılabilir bir seviyede değil ama daha önce öyleydi. Romanya, Güney Afrika, Meksika, Polonya, Brezilya, Türkiye ve Endonezya'yı görüyoruz. Küresel krizden önceki büyüme oranı bu ülkelerde çok daha fazlaydı. Hatta küresel finansal kriz sona erdikten sonra bile bu şekilde devam etti. Şimdi ise bu büyümenin biraz daha sürdürülebilir olmadığını konuşalım. Türkiye çok yüksek bir performans gösterdi. Gelir oranı da adil şekilde dağıtılmış durumdadır ve zaman içerisinde büyük gelişmeler kaydedildi. Hem kadın hem erkek işgücü katılımı zaman içerisinde gelişti. Geçmişte küresel krizden önce hem net ihracat hem de yerel talep büyümeye etki ediyordu ama son zamanlarda durum böyle değil. Yerel talep daha çok yüksek büyümede katkı sağlıyor. Hem yerel talep hem de net ihracat Türkiye'deki büyümeye olumlu katkıda bulunacak. Şu anda net ihracat büyümeye katkıda bulunuyor ama yerel talepte bir daralma oluyor."
     Kenç, ihracatın bu olumlu katkıları düşünüldüğünde Türk şirketlerinin ihracat piyasalarını çeşitlendirdiğini anlatarak, "Avrupa ülkelerinden yüksek büyüme oranlı ülkelere yöneldiler. Türkiye sermaye oluşumu trendi izliyor. Biraz trendin altında kaldığı zamanlar var ama yüksek yatırım harcamaları sayesinde sermaye oluşumu da arttı" diye konuştu.
    
     -"Türkiye çok iyi bir sırada"-
    
     Kenç, küresel rekabet endeksinde Türkiye'nin çok iyi bir sırada olduğunu belirterek, "Aynı zamanda ciddi şekilde önem taşıyan önlemler aldık. Bunlar yapısal reform paketiyle doğru orantılı ilerliyor. Yapısal reform paketi temelde tasarruf ve yatırım teşviklerini içeriyor" dedi.
     Türkiye'nin geleceği için hem niteliksel hem de niceliksel tahminlerinin bulunduğunu ifade eden Kenç, şunları kaydetti:
     "Borcun yurt içi hasılaya oranı önemli ölçüde gelişti. 3 yıl içerisinde bizim tahminimize göre yüzde 31'in altına inecek. Bu kompozisyon da önemli ölçüde gelişti ve iyileşti. Para birimi kompozisyonuna baktığımızda en iyi performans gösteren ülkeler arasında bulunuyoruz. Bankacılık ve diğer sektörler çok düşük borç oranlarıyla göze çarpıyor. Birçoğu diğer ülkelerden daha iyi performans sergiliyor. Dış borcumuz, küresel krizden hemen önce iyi durumdaydı ama krizden sonra nispeten bunu iyileştirdik ve borcun GSYİH oranı yüzde 42 civarında, bu da çok düşük. Piyasa bu rakamları, bu gelişmeleri başarı olarak değerlendirip Türkiye'yi buna göre fiyatlandırıyor."
    
     -"Kredi büyüme oranı hedefi yüzde 14"-
    
     Kenç, 2010 yılının sonlarına doğru çok önemli dış şoka maruz kaldıklarını anlatarak, şunları söyledi:
     "Bu aşırı sermaye akışı halinde geldi ve kredi hacmini büyük ölçüde arttırdık. Kredi büyümesi bir noktada yüzde 35'e kadar çıktı ve hatta bunu bile aştı. Biz ekonomideki dengesizlikleri gidermek zorunda kaldık. Hızlı kredi büyümesi cari dengemizi de bozdu ve para biriminin rekabetini engelledi ve yeniden kredi görünümümüzü dengelemek zorunda kaldık.
     Kredinin GSYİH oranı açısından yüzde 8'lik bir değişiklik bekliyoruz. Daha önce bu yüzde 14'tü, biz bu oranı yüzde 8'e getirmeye çalışıyoruz. Finansal piyasalarda ve dünyanın geri kalanıyla iletişim sağlayabilmek için bu oranı dengelemeye çalışıyoruz. 2010 yılında yüzde 35'ti, ilk başta biz bunu yüzde 25'e indirmeye çalıştık. Bu yıl ise kredi büyüme oranının yüzde 14 olmasını kararlaştırdık. Bu yüzde 14'lük oran yüzde 8'lik değişikliğe tekabül ediyor. Kredi büyüme oranı yüzde 14-15 civarında dalgalanıyor. 2011 yılında hedefimize ulaştık, bu yıl da ulaşmayı bekliyoruz."
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 153 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir