Merkez Bankası Başçı soruları yanıtladı (2) -Başçı: "Döviz kurları açısından oynaklığın nispeten…

  • Yazı boyutu
Merkez Bankası Başçı soruları yanıtladı (2)
  -Başçı: "Döviz kurları açısından oynaklığın nispeten…

Merkez Bankası Başçı soruları yanıtladı (2) -Başçı: "Döviz kurları açısından oynaklığın nispeten düşük olacağı, ama kur riskinin piyasa üzerinde olacağı bir yıl bekliyoruz diyebiliriz" -"Dış talep ne kadar artarsa, iç talebin de o kadar artmasına izin verirsek o zaman dengeli bir büyüme olur, hızlı bir büyüme olur" -"Merkez Bankası, reel efektif döviz kurlarında aşırı sapmalara, aşırı oynaklığa kayıtsız kalmayacaktır" -"(Büyüme) dördüncü çeyrekte dikkate değer bir artış olacak, o da Kasım'da görünür hale gelecek" -"İşler çok iyi, herkes harıl harıl iş yapıyor anlamında söylemiyorum. Fakat yavaşlamanın dibini gördük, şimdi tekrar hızlanmaya başlıyor büyüme"

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılının döviz kurları açısından sakin bir yıl olacağını belirterek, "Döviz kurları açısından oynaklığın nispeten düşük olacağı, ama kur riskinin piyasa üzerinde olacağı bir yıl bekliyoruz diyebiliriz" dedi.
     Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Banka konferans salonunda, "2013 Yılında Para ve Kur Politikası" konusunda düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
     Özel sektörün yurtdışından doğrudan borçlanmalarının genelde büyük şirketler tarafından yapıldığını kaydeden Başçı, trende bakıldığı zaman borç döndürme rasyolarında bir sorun görülmediğini söyledi.
     Bir gazetecinin "İç talep artarsa cari açık artar mı-" şeklindeki sorusuna Başçı, "Artmayacak şekilde biz ona yol veririz" yanıtını verdi. Dış talebin artışına göre iç talebin artmasına izin verilirse dengeli ve hızlı bir büyümenin ortaya çıkabileceğini kaydeden Başçı, "O yüzden başlangıç koşulu şu anda iyi. Dengelenmiş bir ekonomiden başladığınız için onu bozmadan daha hızlı büyüyebiliriz. Dengeli, sürdürebilir bir büyümeye doğru ilerleyebiliriz" diye konuştu.
     Kaldıraç rasyosunda TL, döviz ayrımı bulunmadığına vurgu yapan Başçı, burada toplam bilançoya bakıldığını kaydetti.
    
     -Mode enflasyon hedeflemesi-
    
     Bir gazetecinin, "Uyguladığınız politikalara bakıldığı zaman çok amaçlı ve çok araçlı politika araçlarıyla yolunuza devam edeceksiniz. Klasik anlamda bir enflasyon rejimi uygulamadığınızı neden söylemiyorsunuz-" şeklindeki sorusu üzerine Erdem Başçı, "Bu klasik anlamda bir enflasyon hedeflemesi değil. Daha iyi bir enflasyon hedeflemesi olması gerekiyor, çünkü elimizde daha fazla araç var. Eğer mutlaka isim vermek gerekiyorsa buna 'mode enflasyon hedeflemesi' deyin" ifadesini kullandı.
     Son aylarda, özellikle Kasım ayından sonra portföy girişlerinde bir artış olduğunu kaydeden Başçı, fakat bunların genelde uzun vadeli (10 yıl) Devlet İç Borçlanma Senetlerine (DİBS) girdiklerini söyledi. Başçı, "Dolayısıyla uzun vadeli kıymetlere yatırım yapılırsa o kadar kaygı verici değil. Ama yine de bu portföy yatırımıdır, çıkmak isterse çıkar. Ama bir zarar üstlenerek çıkar. Burada bir panik satış darbesi gelirse, bütün tahviller değer kaybedeceği için zarar etmiş olur. O yüzden biraz daha istikrar kazandırıcı bir unsur olduğu için biz uzun vadeye girmesini tercih ediyoruz. Ama Türkiye'de sermaye akımları serbest, arzu eden arzu ettiği gibi yatırım yapabilir" dedi.
    
     -Döviz kurları-
    
     Döviz kurları konusunda iyi bir noktada bulunulduğunu ve şu anda reel efektif döviz kurunun 115-120 seviyelerinde orta bir yerde serbestçe dalgalandığını anlatan Merkez Bankası Başkanı, "Orada çok fazla kaygı duyulacak bir problem görmüyoruz. Döviz kurları açısından oynaklığın nispeten düşük olacağı, ama kur riskinin piyasa üzerinde olacağı bir yıl bekliyoruz diyebiliriz. Sakin bir yıl olacaktır büyük ihtimalle" diye konuştu.
     Yurt dışından gelebilecek bir takım risklerin hala bulunduğunu, Avro Bölgesi'nde problem her ne kadar finansal açıdan geride kalmış olsa bile reel açıdan yansımaların devam ettiğini anlatan Başçı, ABD'de bir maliye politikası belirsizliği, Japonya'da ise hem maliye hem de para politikası belirsizliği bulunduğuna dikkati çekti. Başçı, "Dolayısıyla halen yurtdışında önemli risk unsurları var, ama bunlar bize o kadar yakın tehdit unsurları olmayabilir, onları izleyip göreceğiz" dedi.
     Dünyada parasal genişleme devam ederse TL'yi değerlendirici yönde yurtdışından bir etkinin gelebileceğine işaret eden Başçı, bu tür olasılıklara ellerindeki politika araçlarıyla o etkiyi yumuşatıcı yönde cevap verebileceklerini de ifade etti.
    
     -"Büyümede dördüncü çeyrekte artış olur"-
    
     Türk ekonomisindeki büyümede yılın dördüncü çeyreğinde dikkate değer bir artış olacağını kaydeden Erdem Başçı, Kurban Bayramı etkisi nedeniyle Ekim'de bunun görünür hale gelmediğini, fakat Kasım ayında söz konusu artışın son derece görünür hale geleceğini bildirdi.
     Büyümenin aslında Ekim'de başladığını, Kasım'da görünür hale geleceğini, Aralık'ta da devam edeceğini vurgulayan Başçı, "İşler çok iyi, herkes harıl harıl iş yapıyor anlamında söylemiyorum. Fakat oradaki yavaşlamanın dibini gördük, şimdi tekrar hızlanmaya başlıyor büyüme" ifadelerini kullandı.
     Merkez Bankası'nın faiz indiriminin tamamen finansal istikrar gerekçeleriyle yapıldığının altını çizen Başçı, Kasım ayından sonra artan portföy girişlerini biraz yumuşatmak ve TL'nin aşırı değerli çizgisine tekrar dönmemek için faiz indiriminin yapıldığını vurguladı.
    
     -"İktisat tarihinde enteresan bir dönem"-
    
     Erdem Başçı, dünyanın şu anda içinden geçtiği dönemin şu anda pek fark edilmediğini, fakat ileride iktisat tarihinde enteresan bir dönem olarak tarihe geçeceği kaydetti.
     Bir basın mensubunun, "Şu ana kadar uyguladığınız politika araçlarından hangisini daha başarılı buluyorsunuz-" şeklindeki sorusuna Başçı, "Yeni olanları daha başarılı buluyoruz" yanıtını verdi.
     Yeni politika araçlarında bir geliştirme süreci içinde olduklarını kaydeden Başçı, özellikle rezerv opsiyonu mekanizmasını kime anlattılarsa çok olumlu yanıt aldıklarını dile getirdi. Başçı, "Kime anlatsak, hangi akademisyene, hangi politika yapıcıya anlatsak hiçbir eksiğini bulamıyorlar. Pratikte de çok iyi çalışıyor. Dolayısıyla bu iyi bir otomatik dengeleyici" dedi.
     Başçı, bunun dışında yeni devreye aldıkları kaldıraca dayalı zorunlu karşılık mekanizmasının da aşarı risk almayı otomatik bir mekanizmayla sınırlamak açısından faydalı olduğunu bildirdi. Erdem Başçı, "Rezerv opsiyon mekanizmasında döviz kurlarındaki aşırı oynaklığı azaltmış oluyoruz, kaldıraca dayalı zorunlu karşılıklarda da kredilerdeki haddinden fazla iniş çıkışları sınırlamış oluyoruz. Bunlar yapısal araçlar olduğu için biz bunları tercih ediyoruz. Konjonktürel araçlar da faydalı, gerektiğinde kullanılıyor. Ama yapısal araçlar her zaman için daha iyi" diye konuştu.
    
     -"Para basarak büyünmez"-
    
     Şu anda merkez bankalarının dünyanın her yerinde zor bir problemle karşı karşıya bulunduklarını vurgulayan Başçı, şöyle konuştu:
     "Çünkü dünya düşük bir büyüme dönemine girdi. Bunu açıkça kabul etmek lazım. Büyüme düşük, beklentiler ise hala yüksek. Herkes hızlı büyümek istiyor. Politika araçlarında yer kalmadı. Dolayısıyla geriye kalıyor para politikası. Fakat şunu unutmamak lazım, para basarak kalıcı bir şekilde büyünmez. Para basarak büyümeyi hiçbir ülke yapamadı. Para basmada çok aşırıya kaçarsanız elinizde enflasyon kalır. Orada merkez bankasının neyi yapıp neyi yapamayacağını herkes biliyor zaten. Ama bu tür tartışmalar zaman zaman oluyor. Çünkü genel bir büyüme yavaşlaması var, o yavaşlama da aşırı borçluluktan kaynaklanıyor. Düşük büyüme maalesef böyle devam edecek. Gelişmekte olan ülkeler biraz daha şanslı. Yani diğer ülkelerdeki durumun yan etkilerini bertaraf edebilirlerse onların büyüme potansiyeli daha fazla."
     Döviz kurlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Başçı, Merkez Bankası'nın döviz kurlarına kayıtsız kalmayacağını bildirdi. Başçı, "Yani Merkez Bankası, reel efektif döviz kurlarında aşırı sapmalara, aşırı oynaklığa kayıtsız kalmayacak. Bu şu demek; savunmamız gereken herhangi bir neden yok, ama harekete geçmemizi gerektirecek bir sebep olabilir. Eğer aşırı sapma, aşırı oynaklık görürsek harekete geçebiliriz. Yani politika araçlarından bir kısmını bu amaçla kullanabiliriz" dedi.
    
     -"Koruyucu hekimlik gibi"-
    
     "Kaldıraca karşı ek zorunluluk konusuna Bankalar Birliği ne görüş verdi, bu cezai bir müeyyide gibi geldi bize" şeklindeki sorular üzerine Başçı, "Hayır, bu koruyucu hekimlik gibi bir şey..." yanıtını verdi.
     Kredi büyümesi ne kadar hızlı olursa özel tasarrufların o kadar hızlı eridiğini anlatan Başçı, "Tasarruf deyince sadece siz (bankaya para koydum, ev aldım) diye düşünmeyin. Borçluluğun artması sizin tasarruf etmediğiniz anlamına geliyor. Servet mi biriktiriyorsunuz, borç mu biriktiriyorsunuz. Tasarruf denilen şey bu. 'Çok hızlı borç biriktirirseniz tasarruf etmiyorsunuz' demektir. Örneğin kredi çektiğiniz ev aldınız. Bu ev tarafında servet, borç tarafında borç. Bunlar birbirini götürür. Ama (sadece ihtiyaç kredisi aldım, onların hepsini yedim) diyorsanız o zaman tasarruf etmemiş oluyorsunuz" dedi.
     (bitti)
    
    
    

Bu haberi 76 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir