Medikal turizmin parlayan yıldızı!

  • Yazı boyutu
Medikal turizmin parlayan yıldızı!

Medikal turizmin parlayan yıldızı Türkiye.Medikal turizm kapsamında yurtdışından Türkiye'ye 2008 yılında 74 bin, 2009 yılında 94 bin, 2010 yılında ise 110 bin kişi geldi.Op. Dr. Hüseyin Güner:"Hizmet veren hekimlerin mesleki donanımlarının üst düzeyde olması,donanımlı hastane ile sağlık personeli sayısının fazlalığı ve fiyat uygulamaları bu ilgiyi olumlu anlamda etkiliyor"

"Sağlık Turizmi: İstanbul'a Yönelik Bir Değerlendirme" raporuna göre, medikal turizm kapsamında yurtdışından Türkiye'ye 2008 yılında 74 bin, 2009 yılında 94 bin, 2010 yılında ise 110 bin kişi geldi.
     İstanbul Kalkınma Ajansı ve Kalkınma Bakanlığı'nın desteğiyle Ekonomistler Platformu tarafından hazırlanan raporda, Türkiye'nin sağlık turizmi alanında özellikle son 20 senede önemli gelişmelere imza attığı ve medikal turizmin en başarılı ülkeleri olarak görülen Hindistan, Malezya, Tayland ve Macaristan gibi ülkelerle rekabet etmeye başladığı belirtildi.
     Medikal turizm kapsamında Türkiye'ye 2008 yılında 74 bin, 2009 yılında 94 bin, 2010 yılında ise 110 bin kişinin geldiği bilgisinin yer aldığı raporda, Türkiye'ye estetik operasyonlar için gelen turist sayısında son yıllarda artış olduğu ifade edildi.
     Medikal turizmin, özellikle plastik cerrahi alanında talep yaratmaya devam edeceği öngörüsünde bulunulan raporda, Türkiye'nin 2015 yılında 1 milyon yabancı hastaya hizmet verecek şekilde yaklaşık 8 milyar dolarlık özel ve kamusal medikal yatırımda bulunacağı belirtildi.
    
     -"Yabancı hasta sayısı yaklaşık yüzde 40 arttı"-
    
     Süperplast Estetik Cerrahi Merkezi'nden Op. Dr. Hüseyin Güner, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, merkezlerinde uygulama yaptıranların sayısında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 30'luk bir artış görüldüğünü, yabancı hasta sayısında ise geçen yıla kıyasla artış oranının yaklaşık yüzde 40 olduğunu söyledi.
     Medikal turist miktarında her yıl yaklaşık olarak yüzde 20-30'luk artış gözlendiği bilgisini veren Güner, hizmet veren hekimlerin mesleki donanımlarının üst düzeyde olması, donanımlı hastane ile sağlık personeli sayısının fazlalığı ve fiyat uygulamalarının bu ilgiyi olumlu anlamda etkilediğini belirtti.
     Güner, "Örneğin, yağ aldırma operasyonlarında dünya sıralamasına bakıldığında en uygun fiyata Singapur'un sahip olduğu, ikinci sırada ise Türkiye'nin geldiği görülüyor. Bu iki ülkeyi sırasıyla Tayvan, Almanya, İngiltere ve ABD takip ediyor. Türkiye'ye hem coğrafi hem sosyal olarak yakınlık gösteren Azerbaycan, Özbekistan, Bosna Hersek, Libya, Suriye gibi bazı ülkelerde sağlık sisteminin iç problemler nedeniyle yetersiz kalması turistleri ülkemize yönlendiriyor. Ülkemize gelen hastalar arasında ilk sırayı en çok Avrupa Birliği ülkelerinden, özellikle Almanya ve İngiltere'den turistler alıyor. Bu ülkeleri sosyal ve coğrafi açıdan yakınlık gösteren ülkeler izliyor" şeklinde konuştu.
    
     -"Yeni yönetmeler kişilerin ilgisini çekti"-
    
     Güner, "İnsanlar artık, kendilerini güzel hissettikçe ruhlarının da beslendiğinin farkına vardılar. Bu arada estetik alanındaki gelişmeler ve uygulanmaya başlanan yeni yöntemler de kişilerin ilgisini çekti"dedi.
     Uzman kişilerin sayısının çoğalmasının da hastaların bu tür operasyonlara olan güvenini artırdığını kaydeden Güner, "Bilindiği gibi donanımı yetersiz yerlerde yapılan estetik uygulamalar, istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor. Tabii bir de insanlarda görsel, yazılı ve sözel basın sayesinde plastik cerrahi işlemleri hakkında daha çok farkındalık oluştu" diye konuştu.
    
     -En çok yapılan uygulamalar-
    
     Güner, en sık uygulanan cerrahi işlemleri burun estetiği, liposuction, meme büyütme ve küçültme ameliyatları, karın germe, saç ekimi, göz kapağı ameliyatları, yüz gençleştirme ameliyatları ve kepçe kulak ameliyatları olarak sıralarken, kozmetik operasyonlarda ise ilk sıraları botox, dolgu, lazer epilasyon, lazer ve kök hücreyle yüz gençleştirme işlemleri, ultrasonografi ve radyofrekans ile yüz germe gibi ameliyat dışı yöntemlerin aldığını kaydetti. Güner, son 6 ayda bu işlemlerden silikonla meme büyütme işlemi yerine kök hücreden zenginleştirilmiş yağ hücresiyle meme büyütme işleminin daha çok tercih edildiğini söyledi.
     Son 5 yılda estetik eğilimin, teknolojinin daha yoğun kullanıldığı daha az cerrahi girişim gerektiren, hatta cerrahi işlem gerektirmeyen ve iyileşme süreçlerinin çok daha kısa olduğu yöntemler yönünde değiştiği bilgisini veren Güner, buna örnek olarak klasik liposuction yerine lazer lipoliz, klasik yüz germe yerine kısa izli yüz germenin daha çok uygulanmasını gösterdi.
    
     -Hastaların yüzde 70'i kadın-
    
     Güner, hastalarının neredeyse yüzde 70-ini kadınların oluşturduğunu, özellikle yaz öncesinde kadın hastaların oranının daha da arttığını söyledi.
     Estetik uygulamalarda fiyat aralıklarının oldukça geniş olduğunu ifade eden Güner, bu farklılığın temel sebebinin öncelikle, hastanelerin otelcilik hizmet fiyatlarının çok değişiklik göstermesiyle, ardından kullanılan teknolojinin ne kadar güncel olduğuyla ilgili olduğunu anlattı.
     Güner, estetik burun ameliyatlarının yaklaşık olarak 4 bin-9 bin lira, meme ameliyatlarının 4 bin-10 bin lira, lazer lipolizin her bir bölge için 4 bin-9 bin lira, göz kapağı ameliyatlarının 3 bin-7 bin lira, yüz germe ameliyatlarının 6 bin-12 bin lira, kepçe kulak ameliyatlarının 3 bin 500-7 bin lira, saç ekiminin ise 3 bin-7 bin liraya plastik cerrahlar tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, "Fiyatlar, maliyetler artmasına rağmen eskiye kıyasla oldukça uygun" dedi.
    
     -50 yaş üzeri kadın ve erkeklerde yüz gençleştirme yaygın-
    
     Güner, estetik uygulamalarda cinsiyet, yaş aralığı ve en çok hangi bölgelere işlem yapıldığına ilişkin şu bilgileri verdi:
     "20-30 yaş arası kadınlarda en sık liposuction, meme büyütme ve burun ameliyatları yapılırken, 30-50 yaş arasında göz çevresi estetikleri, meme küçültme ve dikleştirme işlemleri en sık gerçekleştiriliyor. 50 yaş ve üzeri kadınlara ise en çok yüz gençleştirme ameliyatları uygulanıyor.
     Erkeklerde 20-30 yaş arası burun estetiği ve jinekomasti ameliyatları, 30-50 yaş arası saç ekimi ve göz kapağı ameliyatları, 50 yaş ve üzerinde ise en çok yüz gençleştirme ameliyatları gerçekleştiriliyor."
    
     -"Ameliyatın sihirli değnek gibi tüm problemleri çözmeyeceği bilinmeli"
    
     Estetik uygulamalarında ruhsal olarak da sağlıklı bir sonuç elde edebilmek için öncelikle kişinin kendi bedeninin hangi yönlerini beğenmediğini tam olarak değerlendirmesi, sonra bu değerlendirmenin gerçekçi olup olmadığını gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Güner, "Ameliyatın bir sihirli değnek gibi tüm problemleri çözmeyeceğini bilmeli. Olası kötü sonuçlar ve ameliyat sonrası problemler hakkında doktorundan mutlaka bilgi istemelidir. Eline bir dergi alıp kendi kendine ben bu burnu istiyorum veya ben bu gözleri istiyorum diyorsa, ameliyatı ertelemeli ve mutlaka bir psikiyatristten profesyonel yardım almalıdır" diye konuştu.
    
    
    


Bu haberi 350 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir