Maliye Bakanı Şimşek: -"Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki propaganda, silahlı…

  • Yazı boyutu
Maliye Bakanı Şimşek:
  -"Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki propaganda,
  silahlı…

Maliye Bakanı Şimşek: -"Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki propaganda, silahlı faaliyetleri ve lojistik desteğini sürdürebilmeleri için gerekli olan ulusal ve uluslararası mali kaynakların mutlaka kurutulması gerekiyor" -MASAK Başkanı Kaplan: -"Çalışmalara göre küresel düzeyde yasa dışı dolaşan sermaye akımları, 2011 yılı hesaplamalarına göre 1,5 ile 4 trilyon dolara tekabül etmektedir"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki propaganda, silahlı faaliyetleri ve lojistik desteğini sürdürebilmeleri için gerekli olan ulusal ve uluslararası mali kaynakların mutlaka kurutulması gerekiyor" dedi.
     Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından ortaklaşa düzenlenen, "Suç Ekonomisi, Mücadele Yöntemleri ve Türkiye Değerlendirmesi" konulu panel, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü Mimar Kemalettin Salonu'nda gerçekleştirildi.
     Panelde konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tartışılan konunun, hem iktisadi hem de sosyal bir yönü olan karmaşık bir konu olduğunu belirterek, bu anlamda Türkiye'nin gerek ulusal gerekse uluslararası bazda sıkı işbirliğine ihtiyacı bulunduğunu söyledi.
     Örgütlü suçlara bakıldığı zaman hemen hemen tamamının amacının bir menfaat veya gelir elde etmek olduğunu kaydeden Şimşek, "Bizim için önemli olan husus şu; örgütlü suçlar sadece ülkemizin sınırlarıyla kalmıyor, ciddi şekilde bir uluslararasılaşma olma sürecinde" diye konuştu.
     Suç ekonomisiyle mücadeleye geniş anlamda bakıldığı zaman, kayıtdışı ekonomiyle mücadeleyle örtüştüğünün görüleceğini ifade eden Şimşek, bu konuyla mücadelede son derece kararlı olduklarını vurguladı.
    
     -Hayata geçirilen uygulamalar-
    
     Kayıtdışı parasal işlemlerin takibi ve kontrolü konusunda hükümetleri döneminde çok önemli 3 adım atıldığını anlatan Maliye Bakanı, bunlardan birinin 2003 yılından itibaren mükelleflerin 8 bin lirayı aşan tahsilat ve ödemelerinin banka veya PTT aracılığıyla yapılması zorunluluğu olduğunu hatırlattı.
     2008 yılından itibaren de aylık 500 lirayı aşan konut, kira ödemeleri ve tahsilatları, yine tutarı ne olursa olsun iş yeri kira ödeme ve tahsilatlarının banka veya PTT aracılığıyla yapılmasının zorunlu hale getirildiğini anımsatan Şimşek, 2005 yılından itibaren de mükelleflerin mal hizmet alım ve satımlarının elektronik ortamda alınarak bu işlemlerin kontrolüne ilişkin önemli bir mekanizme geliştirildiğini söyledi.
     Şimşek, kayıtdışı ekonomi ile mücadele ederken amaçlarının kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almak, suç ekonomisiyle mücadelede ise hem bu tür faaliyetleri ortadan kaldırmak hem de gelirleri ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Bakan Şimşek, "Bu, çok ince bir fark gibi görülebilir, ama bu husus önemli bir husustur" dedi.
     Suç gelirlerinin suç örgütlerini, terör örgütlerini beslediğine, kuvvetlendirdiğine işaret eden Şimşek, onun için birbirini besleyen sürecin bir şekilde kırılması gerektiğinin altını çizdi.
     Bakan Şimşek, önleyici ve bastırıcı önlemlerin alınması için yasal ve teknik altyapının daha da güçlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, "Bu konuda hükümetlerimiz döneminde önemli adımlar atıldı, ama hala kat edeceğimiz mesafe var. İlgili ulusal ve uluslararası kurumlar arasındaki işbirliği ve koordinasyon çok önemli" diye konuştu.
    
     -15 bin 294 şüpheli bildirim-
    
     Terör örgütlerini besleyen finansman kaynaklarının sadece yasa dışı kaynaklarla elde edilmediğini, hem yasal hem de yasadışı gelirlerin söz konusu olduğuna vurgu yapan Şimşek, bu anlamda MASAK'ın faaliyetlerinin büyük önem kazandığını bildirdi.
     Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
     "Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki propaganda, silahlı faaliyetlerini ve lojistik desteğini sürdürebilmeleri için gerekli olan ulusal ve uluslararası mali kaynakların mutlaka kurutulması gerekiyor. Bu konuda özellikle terör örgütlerinin finansmanında uyuşturucu gelirlerinin ağırlığı, narko terör kavramını dahi son yıllarda gündeme getirmiş ve uyuşturucunun yanı sıra silah, göçmen kaçaklığı gibi illegal faaliyetler aklama suçuyla terörün finansmanının kesişme noktasını oluşturmuştur. Suç örgütlerini bu gelirden mahrum etmek ve örgütsel yapılarını ortadan kaldırmak için suç unsuru, suçu işleyen kişilerin takip ve kontrolünün yanı sıra yasa dışı ticarete, örgütsel oluşuma neden olan para ve fon hareketlerinin takibi ve kontrolü, hatta hatta müsaderesi çok büyük önem kazanmaktadır."
     Son yıllarda şüpheli işlemlerin bildirilmesi ve müşterinin tanınması konusunda önemli mesafeler kat edildiğini anlatan Şimşek, 2011 yılında 9 bin 179 adet olan şüpheli işlem bildirimlerinin, 2012 yılında 15 bin 294 adete yükseldiğini bildirdi. Bakan Şimşek, aklama suçu işlediği gerekçesiyle de 177 kişi hakkında suç duyusu yapıldığını söyledi.
     Mehmet Şimşek, yine aklama suçuna ilişkin yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları sonucunda, terör finansmanı suçu açısından yapılan 3 bin 189 adet analiz ve değerlendirme çalışmaları sonucunda toplam 987 gerçek ve tüzel kişi hakkında ilgili kurumlarla bilgi paylaşımında bulunulduğunu dile getirdi.
    
     -Kaçak çay esprisi-
    
     Bakan Şimşek, konuşmasının sonunda paneli düzenleyen Gazi Üniversitesi'ne çok teşekkür etti ve panelistleri tebrik etti. Şimşek, "Biz arada kaçacağız, arada sadece çay ikram edilecek. Çünkü ancak bu şekilde Hayati (Yazıcı) beyi buraya getirebildik. Yani kendisine davetiye verdiğimizde özellikle (Rize çayı olursa) diye ısrarcı oldu, burada kaçak çay olmayacak, Rize çayı sizlere verilecek, çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
    
     -Yasa dışında dolaşan para 1,5-4 trilyon lira arasında-
    
     Panelde konuşan MASAK Başkanı Mürsel Ali Kaplan da suç ekonomisinin, sadece ulusal düzeyde değil, aynı zamanda küresel düzeyde sorun teşkil eden ve gittikçe artan, mücadele edilmesi de zorunluluk arz eden bir boyut kazandığını bildirdi.
     Uluslararası Para Fonu (IMF), Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç ofisi ve Mali Eylem Görev Gücü'nün dünya üzerinde dolaşan yasa dışı sermaye hareketlerinin hacmi ve mal varlığı değeri ile yaptıkları çalışmalarda çarpıcı değerlere ulaşıldığını kaydeden Kaplan, şunları söyledi:
     "Bu çalışmalara göre küresel düzeyde yasa dışı dolaşan sermaye akımları dünya gayri safi hasılasının yüzde 2'si ile yüzde 5'i arasındadır. Bu tutar 2011 yılı hesaplamalarına göre 1,5 ile 4 trilyon dolara tekabül etmektedir. Suç gelirinin yüzde 50 ile yüzde 70'i aklamaya tabi tutulmaktadır. yine IMF tarafından yapılan bir hesaplamaya göre 2009 yılı verileri doğrultusunda aklanan suç gelirleri 1,2 ile 2,9 trilyon dolar civarındadır. Yapılan bir diğer çalışma ile dünya üzerinde dolaşan kirli paranın yüzde 65'inin ticari, yüzde 30'unun suç ekonomisinin ve yüzde 5'inin yolsuzluk kaynaklığı olduğu ifade edilmiştir. Bu değerlendirmeler, konunun ne denli önemli olduğunu vurgulamak açsından son derece çarpıcıdır."
    
    
    

Bu haberi 103 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir