Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: (2) -"Avrupa Birliği'nde kayıtdışılığın milli gelire oranı yüzde 19…

  • Yazı boyutu
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: (2)
  -"Avrupa Birliği'nde kayıtdışılığın milli gelire oranı yüzde 19…

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: (2) -"Avrupa Birliği'nde kayıtdışılığın milli gelire oranı yüzde 19 civarı. Bizde ise yüzde 27" -"Eğer AB ortalamasını yakalarsak, 2015'te hiçbir vergi oranıyla oynamadan, hiçbir vergiyi artırmadan yaklaşık 58 milyar liralık ilave gelir elde edilebilir" -"Şu anda kurum kazançları üzerindeki toplam vergi yükü itibariyle Türkiye, OECD'nin en düşük vergi yüküne sahip ülkelerinden bir tanesi" -"iletişim, otomotiv, alkollü içkiler, tütün mamulleri ve akaryakıt... Bu 5 alanda hakikaten ÖTV'nin yüksek olması sebebiyle bizde vergiler yüksek. Fakat genel olarak bakıldığında yüksek vergiyi bir argüman olarak ortaya koymak zor"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıtdışılığın milli gelire oranının Avrupa Birliği'nde (AB) yaklaşık yüzde 19, Türkiye'de ise yüzde 27 olduğunu belirterek, "Eğer AB ortalamasını yakalarsak, 2015'te hiçbir vergi oranıyla oynamadan, hiçbir vergiyi artırmadan yaklaşık 58 milyar liralık ilave gelir elde edilebilir" dedi.
     Bakan Şimşek, Gelir İdaresi Başkanlığı'nca düzenlenen "Kayıtlı Ekonomiye Geçişte Sivil Toplum Kuruluşları ile Buluşma" konulu programın açılışında, Avusturya'da kayıtdışılık konusunda 38 ülkeyi kapsayan çalışmaya göre, kayıtdışılığın milli gelire oranının AB'de yaklaşık yüzde 19, Türkiye'de ise yüzde 27 olduğunu söyledi.
     Yapılacak çalışmalarla Türkiye'nin AB ortalamalarını hızlı bir şekilde yakalayacağını ifade eden Şimşek, son yıllarda başka ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'nin çok hızlı mesafe katettiğini söyledi.
     Şimşek, "Eğer AB ortalamasını yakalarsak, 2015'te hiçbir vergi oranıyla oynamadan, hiçbir vergiyi artırmadan yaklaşık 58 milyar liralık ilave gelir elde edilebilir" diye konuştu.
     Türkiye'nin eğitimde, altyapıda, Ar-Ge'de, reel sektörü ve istihdamı teşvikte bu kaynağa ihtiyacı olduğuna işaret eden Şimşek, "Bu kaynak hakikaten önemli. Ama bir o kadar önemli olan da firmalarımızın ölçek büyütmesi, rekabetçi olması. Niye ölçek büyütemiyor firmalarımız- Çünkü kayıt dışında olunca bir bankadan şahsi kefalet teminatı olmadan kredi almak kolay değil. Ama Batı'da öyle değil. Orada hakikaten firmanızın nakit akışına, projenize, şirketin yönetim kalitesine bakılır. Ama burada maalesef kayıtdışılıktan dolayı, krediye erişim için ilave şahsi teminat gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
    
     -"Kayıt dışılıkta, yüksek vergileri bir sebep olarak ortaya koymak artık zor"-
    
     "Vergiler bu kadar yüksek olmasa kayıtdışılık bu kadar yüksek olmaz" denildiğini aktaran Şimşek, şöyle devam etti:
     "Ben her zaman dolaylı bazı vergilerin, bazı ürünlerdeki vergilerin yüksek olduğunu söylerim. O, kayıtdışılığı etkiliyor ama genele baktığımız zaman, yüksek vergileri bir sebep olarak ortaya koymak artık zor. Kurumlar vergisinde yani şirketlerimizin kazançları üzerine verdiği vergilerde 2002 yılında Türkiye, OECD ülkelerinde yüzde 65'lik vergi yüküyle birinci sıradaydı.
     Biz hem kurumlar vergisini hem de stopajı düşürdük. Böylece bu oran yüzde 34'e kadar geriledi. Şu anda kurum kazançları üzerindeki toplam vergi yükü itibariyle Türkiye, OECD'nin en düşük vergi yüküne sahip ülkelerinden bir tanesi. Yani 'Kurumlarımız kayıt dışı kalıyor, çünkü vergi yükü yüksek' argümanı, samimi olarak söylüyorum, doğru değil."
     Gelir Vergisi'nde bugün en düşük dilime denk gelen vergi oranının yüzde 15, en yüksek oranın ise yüzde 35 olduğunu belirten Şimşek, "Bu oranlar, 10 yıl önce yüzde 22 ile 49,5 arasındaydı. Bu oranlarla da aslında Türkiye, OECD ortalamalarının altında. Hatta asgari ücretli üzerindeki vergiyi yüzde 12,8'den yüzde 0 ile 5,2 arasına kadar düşürdük" şeklinde konuştu.
    
     -"ÖTV'nin yüksek olması sebebiyle bizde vergiler yüksek"-
    
     Avrupa'da son yıllardaki vergi artışlarıyla Katma Değer Vergisi (KDV) oranları ortalamasının yüzde 21'e çıktığına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:
     "Türkiye'de maksimum genel oran yüzde 18. Ama eğitimde, sağlıkta, tekstilde, turizmde KDV oranları yüzde 8. Bazı gıda ürünlerinde ise yüzde 1. Yani Türkiye'nin efektif KDV oranı yüzde 14 civarı. Orada da çok yüksek demek zor.
     ÖTV'nin olduğu bazı ürünler var; iletişim, otomotiv, alkollü içkiler, tütün mamulleri ve akaryakıt gibi... Bu 5 alanda hakikaten ÖTV'nin yüksek olması sebebiyle bizde vergiler yüksek. Fakat genel olarak bakıldığında yüksek vergiyi bir argüman olarak ortaya koymak zor."
    
     -Kira geliri-
    
     Şimşek, kayıtdışılıkla mücadelede bilinç ve gönüllü uyumun çok önemli olduğunu vurgulayarak, "O nedenle biz koordinasyona çok önem veriyoruz. Kurumlar arası birlikte çalışmaya, eşgüdüme önem veriyoruz. Fakat biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım sizlerin desteği olmadan biz bu işi başaramayız. Sizin fikirlerinize çok önem veriyoruz. Fikirlerinizin çoğunu elimizden geldiğince bu eylem planına yansıttık. Eylem planını önümüzdeki dönem için güncellerken tekrara sizlerle bu işi yapacağız, birlikte başaracağız" diye konuştu.
     Gönüllü uyumun kendileri için esas olduğunu, amaçlarının hiçbir şekilde ellerindeki idari yetkileri, denetim kapasitesini mükelleflerinin aleyhine kullanmak olmadığını anlatan Şimşek, şunları söyledi:
     "Mesela gayri menkul sermaye iradı vergisi diye bir vergi var. Yani kiradan aldığımız vergi. Artık teknoloji gelişti. Sigorta şirketlerinden, bankalardan, tapudan, MERNİS sisteminden bütün veriler akıyor. Baktık hayatında hiç kapımızı çalmamış ama kira geliri elde eden yüz binlerce mükellefimiz vatandaşımız var. Biz gidip 5 yıllık işlem yapmadık. Faiz ceza yürütmedik. Tam aksine mektup gönderip kapılarını çaldık. Beyannamelerini kendimiz hazırladık. Dedik ki gelin siz de kazandığınız ölçüde katkıda bulunun. Yani gönüllü uyumu biz samimi olarak teşvik ediyoruz, gönüllü uyumu esas alıyoruz. Kayıtdışılıkla mücadele eylem planının en önemli bileşenlerinden bir tanesi bu..."
     Şimşek, bunun olmaması halinde denetim kapasitesini ve yasal mevzuatı işletmek durumunda kalacaklarını belirterek, teşviklerle, proaktif yaklaşımlarla, mükelleflerle kurulacak diyalogla gönüllü uyumu ne kadar artırırlarsa o kadar başarılı olacaklarını ifade etti.
     Türkiye'nin her hangi bir köşesinde çözülen bir sorunda, verilen bir hizmette vergi verenlerin katkısının esas olduğunu söyleyen Şimşek, "Bu aslında onların sevap hanesine yazılıyor. Çünkü vergi dediğiniz zaman 75 milyona kaynak sağlıyorsunuz. O kaynağı tabii ki hükümetler eliyle kullanıyoruz" dedi.
     10 yıl öncesine göre çok mesafe kaydedildiğini ve 10 yıl önce toplanan vergilerin yüzde 86'sının devletin faizine ödendiğini hatırlatan Şimşek, "Abartısız bir rakam. Yani milli gelirimizin yüzde 15'ini, vergi gelirlerinin yüzde 86'sını sadece devletin iç ve dış borç faizine gidiyordu. Şimdi ise topladığımız vergilerin yüzde 83-84'ünün milletimize hizmet ve yatırım olarak sunuyoruz. Faize giden kısım hala yüzde 16-17 civarında..." dedi.
     Şimşek, amaçlarının milletten toplanan vergilerin şeffaf olarak tekrar millete hizmet olarak sunmak olduğunu ifade etti.
     Vatandaş için bütçe rehberi hazırladıklarını dile getiren Şimşek, "Bu yasal zorunluluk değil. Vatandaşa biz daha şeffaf bir şekilde hesap verelim. Topladığımız kaynaklara ne yapıyoruz, doğru kullanıyor muyuz bunu kendilerine sunalım dedik" şeklinde konuştu.
     (son)
    
    
    

Bu haberi 84 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir