Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran: -"Türkiye'nin yılın ilk 5 aylık döneminde…

  • Yazı boyutu
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran:
  -"Türkiye'nin yılın ilk 5 aylık döneminde…

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran: -"Türkiye'nin yılın ilk 5 aylık döneminde ihracatta toplam büyümesi yüzde 3,4. Makine sektörünün ihracat büyümesi ise yüzde 10. Yani ortalamanın 3 katı daha fazla hızda büyüyor" -"Türkiye'de yılın ilk 6 ayında makine ihracatı 6 milyar dolar civarında oldu" -"Bütün üreticiler aynı kalitede ürün yapmıyor. Sektörün en büyük sorunu bu" -"Avrupa'nın orta teknoloji ürünlerinde rekabet gücü zayıfladı, makine sektörüne 5 yılda 30-40 milyar dolarlık yatırımın geleceğine inanıyorum"

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, Türkiye'nin yılın ilk 5 aylık döneminde ihracatta toplam büyümesinin yüzde 3,4 olduğunu belirterek, "Makine sektörünün ihracat büyümesi ise yüzde 10. Yani ortalamanın 3 katı daha fazla hızda büyüyor" dedi.
     Dalgakıran, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda, Türkiye'nin kapasite kullanım oranı gerilerken, makine sektöründeki kapasite kullanım oranının geçen senenin üzerinde gerçekleştiğini söyledi.
     Genel sanayinin büyüme ortalamasının ocakta yüzde 1,5, şubatta yüzde 4,4, martta yüzde 2,6, nisanda yüzde 1,5, mayısta ise yüzde 5,9 olduğu bilgisini veren Dalgakıran, makine sanayisinin ocakta yüzde 11,6, şubatta yüzde 17,9, martta yüzde 9,2, nisanda yüzde 10, mayısta ise yüzde 6,8 büyüdüğünü ifade etti.
     Makine sektörünün ihracat rakamında yavaş yavaş tepeye oturma yolculuğuna devam ettiğini kaydeden Dalgakıran, Türkiye'nin yılın ilk 6 ayında makine ihracatının 6 milyar dolar civarında olduğunu vurguladı.
     Avrupadaki ihracat çöküşünün Türk makine sektöründe olmadığını aktaran Dalgakıran, "Türkiye'deki makine sektörü yenilikçi rol üstlenmeye başladı. Ar-Ge'lerini kurdu. Kalite olarak yukarı doğru gidiyor. Ama toplam kalitede sorunumuz var. Bütün üreticiler aynı kalitede ürün yapmıyor. Sektörün en büyük sorunu bu" ifadelerini kullandı.
     Türkiye'nin katma değerli ürünlerin üretimini nerede olursa olsun desteklemesi gerektiğini bildiren Dalgakıran, teknolojik ürünlerin ancak gelişmiş yerlerde üretilebildiğini, dolayısıyla bölgesel teşvik vermenin Türkiye'de katma değerli ürünlerin üretilmesini teşvik etmekten uzak tuttuğunu söyledi.
     Teşvikte 50 milyon liralık alt yatırım barajını yüksek bulduklarını kaydeden Dalgakıran, sözlerine şöyle devam etti:
     "50 milyon liranın üzerinde sektörel teşvik var. Ama 5 milyon liralık yatırımla da ciddi bir teknolojik üretime girip, 5 senede 100 milyon lira cirolu bir iş kurulabilir. Barajı yüksek buluyoruz. Eğer Ar-Ge desteği alıyorsanız bunu üretmek için ciddi teşvik alıyorsunuz. Bu önemli, ama aynı zamanda Türk girişimcisini de yeni bir sınava sokuyor. Bu destekler Ar-Ge'ye alıştırıyor. Türk girişimcisi ne kadar istekli yeni yeni şeyler yapmaya- Hiç bir sektör sadece kendini düşünerek hareket etmemeli. Katma değerin yaratacağı zenginlik diğer sektörleri de geliştirir. Yani makine sektörü geliştirilecek ki, aynı zamanda tekstil sektörünü de geliştirsin ve dünyadaki diğer uygulamalardan farklı hale gelsin."
    
     -"Türkiye'de fırsat olduğu için dışardan marka almaya gelebilirler"-
    
     Teşvik sistemi iyi uygulanıp, dünyada da tanıtılırsa Türkiye'nin çok ciddi dış yatırım alabileceğini dile getiren Dalgakıran, Türkiye'de ciddi boyuta gelmiş makine firmalarını satın alma konusunda ciddi taleplerin oluşacağını vurguladı.
     Avrupa'nın orta teknoloji ürünlerinde rekabet gücünün zayıfladığını aktaran Dalgakıran, makine sektörüne 5 yılda 30-40 milyar dolarlık yatırımın geleceğine inandıklarını söyledi.
     Türkiye'de fırsat olduğu için dışardan marka almaya gelebileceklerini kaydeden Dalgakıran, konuşmasına şöyle devam etti:
     "Mesela Çin alıyor. Avrupa'dan ve Uzak Doğu'dan gelebilirler. AB ülkelerinde yıllık makine üretiminin büyüklüğü 800 milyar dolar. Almanya'da son 10 yılda makine üretici sayısı 9 binden 6 bine düşmüş. Ama Almanya'nın dünya makine pazarındaki payı artı. Bizim girişimcilerimizin daha nitelikli bir profile sahip olmasını destekleyecek bir mekanizmayı kurgulamamız gerek. Nitelikli girişimciyi desteklememiz lazım. Türkiye'deki makine üretici sayısı 20 bin. Bölge insanının psikolojik yapısı da ilginç. Biz 3-4 kişi bir araya gelip iş yapan bir ülke değiliz ama elin adamı birleşiyor. Birleşmeler konusunda çok ciddi teşvik ve sistemler uygulamalıyız. Avro dolar paritesinde dolar yönünde gelişme olduğu için Çin makinesi avantajlı olmaktan çıkıyor. Bu Türk makine sektörü için ciddi bir fırsat doğuruyor."
    
     -TOBB seçimleri...-
    
     Konuşmasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) seçimlerine de değinen Adnan Dalgakıran, "(TOBB'a yönelik) Türkiye'de bu yapılanmalar bozulmadıkça, bu yapılar lağvedilmedikçe Türkiye ekonomisine gerçek manada faydalı olabilecek projelerin, önerilerin çıkması mümkün değil" dedi.
     Gerçek manada sivil toplum örgütlenmeleri ortaya çıkmadıkça, Türkiye'de ciddi projelerin, iş dünyasına ait mekanizmaların ortaya çıkamayacağını kaydeden Dalgakıran, sözlerine şöyle devam etti:
     "Türkiye'deki meslek örgütlenmeleri açlıktan ölüyor. Sekreterlerinin paralarını veremiyorlar. Benim kişilerle bir problemim yok. Tek konuşuyorum. Bu yapılanmalar daha farklı bir boyuta götürülmeli. Daha fazla uzmanlaşmalı. Bunların verimlilikleri de ölçülmeli. Ne kadar kaynak akmış buraya ve bu kaynağa rağmen ne üretmiş bunlar. Yani benim bir yerde üniversite kurmam için ticaret odalarına, TOBB'a ihtiyacım var mı- Hastane kurmak için iş dünyası örgütlenmelerine ihtiyaç var mı-"
     TOBB'un sembolik hale, daha işlevsel hale gelmesi gerektiğini ve bu yapının hızla dağıtılması gerektiği görüşünü savunan Dalgakıran, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun başkanlık için yeniden adaylığına dair bir soru üzerine, "Rifat beyin tekrar böyle bir şey yapacağını düşünmüyorum. TOBB'un yapısını tasvip etmediğim için kimin aday olacağıyla da ilgilenmiyorum" dedi.
     Sanayi odalarının yapıların çalışma şekilleriyle proje üretmelerinin mümkün olmadığını söyleyen Dalgakıran, konuşmasını şöyle tamamladı:
     "Sanayi odasında ayda 1 kez toplanıyorsun, ilkokul çocuğu gibi yoklama veriyorsun. Burası ilginç bir yer olsaydı hepiniz doluşurdunuz. Ölçüyü buradan kuralım. Demek ki basının bile elini çektiği, hiç bir şey beklemediği atıl bir yapı. Yani 'Sanayi odası nedir' diye sorduğunuzda, insanların kurabiye yediği, simit yeyip çay içtiği, bol bol muhabbet edip evlerine dağıldığı bir yer geliyor akıllara. Bana göre İstanbul'daki sanayi ve ticaret odaları son derece etkisiz, proje üretemeyen, insanları heyecanlandırmayan, tabanına heyecan vermeyen kuruluşlar olarak görüyorum."
    
    
    

Bu haberi 103 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir