Kültür şoku!

  • Yazı boyutu
Kültür şoku!

Bilgi ve Harvard Üniversiteleri tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen NOCİstanbul konferansında bir araya gelen akademisyenler, ‘internette ifade özgürlüğü’nü de tartıştı.

 

Türkiye’de gündemde olan hapis cezalarını değerlendiren uzmanlar, ‘her ülkenin kendi içinde çelişkiler yaşadığını’ belirtirken, ‘yeniliğin sadece ekonomik bağlamda değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu’ ifade etti.

NOCİstanbul’da tartışılan konulardan bir tanesi, internette ifade özgürlüğü ve ifade özgürlüğüne devlet ve kurumlar tarafından getirilmek istenen kontroldü.

Harvard Üniversitesi Berkman İnternet ve Toplum Merkezi Kurucusu ve Direktörü Charles Nesson’ın yönettiği panelde, Türkiye başta olmak üzere ifade özgürlüğü konusunda yaşanan sorunlar ve bu sorunların derinliği tartışıldı.

 

Nesson, panelin açılışında, “Şu an Mars’ta gibiyim. Türkiye’de teknolojinin geldiği boyuttan çok etkilendiğimi söylemeliyim. Ancak Türkiye bir yandan ekonomik gelişmenin genç motoru halindeyken, diğer yandan Türkiye hala yenilik konusunda büyük tartışmalar yaşıyor” ifadesini kullandı.

Nesson, gazeteci Sevan Nişanyan ve Fazıl Say’a verilen hapis cezalarına değinerek, “Bir yandan yenilik için bastıran bir toplum var. Diğer yandan aynı toplum, değişiklik için çeşitliliği reddediyor. Peki bu çatışma nasıl sonuçlanacak?” sorusunu yöneltti.

Panele katılan Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi İnternet Araştırma Merkezi’nden Ang Peng Hwa, ‘Türkiye’nin muhafazakarlıkla ekonomik yenilik arasındaki’ konumu hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Bence her ülkenin bazı çatışmaları var. Küresel olarak baktığınızda, kavramları daha açık tartışma eğilimi var, diğer yandan muhafazakarlık var. Teknoloji, insanlara kendi değerlerini sunar. Teknolojiyi tasarlayan insanlar, aynı zamanda nasıl kullanılacağını da anlatır. Ancak insanlar kültür alanında bunu yapmaya çalışıyor. Buna karar vermek lazım. Suudi Arabistan’da pornografiyi engellemek için evlerde internet kullanılmıyor. Bu, dine verilen değerin teknolojiden daha fazla olduğunu gösteriyor. ABD gibi ülkelerde ise bir internet bağımlılığı var.

TEKNOLOJİK DEĞİŞİMLER FİLTREDEN GEÇİYOR’ 
Nesson, teknolojiyle yaşanan değişimlerin belli alanlarda insanlara mutsuzluk getirdiğine değinerek, bu sorunun sebebinin ne olabileceğini sordu.

Hwa, “İslam, bilime çok büyük katkılarda bulundu. Ancak şimdi yeniden kökenlerini keşfetmek isteyen insanlar var. Ama bu istek gelişmeye karşı olmamalı. Ben Hıristiyan’ım. İslam Batı’yı tekrar etmek anlamına gelmiyor. Hepimiz insanız ve teknoloji insan olmamızda bizi yardımcı olmuyor. Erdemleri hep çok çalışarak, zorluklarla mücadele ederek elde ediyoruz” ifadesini kullandı.

ABD’nin MIT Üniversitesi Sivil Medya Merkezi’nde araştırmacı olan Rahul Bhargava ise ‘teknolojik gelişme için mekanizmalar oluştuğunu, ancak değişimi temsil eden mekanizmaların zorlukla yaşadığını’ belirtti. Bhargava, “Kültürümüze adapte olmamızı sağlayan mekanizmalar, denetlemelerden, çelişkilerden geçiyor. Devlet ve toplum mekanizmaları filtreden geçiriyor” yorumunda bulundu.

‘KÜLTÜR ŞOKU HER ÜLKEDE YAŞANIYOR’ 
Nesson, Fazıl Say ve Sevan Nişanyan’a verilen hapis cezaları hakkında, “Belki de mahkemenin verdiği kararlarda bahsettiğimiz kontrollerden bahsediyoruz? Mahkeme, toplumdaki bazı insanların tepkisine kulak veriyor. Ve mahkeme geçmişin düzenini sağlamak için geçici olarak toplumu tatmin edecek bir karar veriyor” ifadesini kullandı.

Panelde yer alan Kenya ICT Tüketiciler Derneği Başkanı Alex Gakuru, ‘ifade özgürlüğü ve değişime gösterilen tepkilerin benzerlerini dünyanın her yerinde görmenin mümkün olduğunu’ belirtti.

Gakuru, “Eğer Türkiye’de bir kültür şoku yaşıyorum diyorsanız, Afrika’ya buyrun derim. Geçtiğimiz yıl, Uganda’da seçimler yapılırken devlet Twitter’ı bloke etmeyi tartışıyordu. İfade özgürlüğü, sadece belli sınırlarda geçerli değil. Öne çıkan üç önemli unsur var. Bunlar para, güç, kontrol. Devletler ve şirketler her zamana kontrol isteyecek ve bu kontrol için mücadele edecek. Afrika’da insanlar dijital dünya içinde gizliliği tartışmaktan bile çekiniyor. Şirketler, insanların özgürce ifade ettiği düşüncelerine yatırım yapıyor. Ancak bu serbest bir piyasa ve istediğiniz yapmakta özgürsünüz. Yenilik sadece yeni bir ürün anlamına gelmiyor. Bir zaman diliminde ortaya çıkan, sosyal yönüyle olduğu kadar dönüşüm geçirmesi gereken bir kavram” ifadesini kullandı.

‘İNTERNET KARŞIMIZA BİR AYNA KOYDU’

Nesson, “Yeniliği teknolojik olarak düşündüğümüzde donanım aklımıza geliyor. Yeniliği kültürel olarak düşündüğümüzde yaşamlarımızda büyük değişimler görüyoruz. Ben gençken pornografi özel bir yere gitmediğiniz sürece elde edemediğiniz bir şeydi. Bugün geldiğimiz noktadan bahsetmeye gerek duymuyorum. Bu kültürel bir değişim. Teknoloji bunu getiriyor. İsterseniz mücadele edip savaşıyorsunuz ama sonunda kaybediyorsunuz” dedi.

Gakuru, “Bir yandan kavramların daha özgür tartışıldığını görüyoruz. Diğer yandan, mahremiyet için gizlilik gerekiyor. Belli kültürlerde, seks tartışılmaz bile. İnternetin getirdiği bazı değişimler bir kavgaya neden olabiliyor. Aslına bakarsanız internet bizim önümüze bir ayna koydu. ‘Sen busun’ dedi ve biz bununla kavga etmeye başladık.


Bu haberi 333 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir