KOSGEB Genel Kurulu -Başbakan Yardımcısı Babacan: (2) -"Eskiden günü kurtarsınlar diye…

  • Yazı boyutu
KOSGEB Genel Kurulu 
  -Başbakan Yardımcısı Babacan: (2)
  -"Eskiden günü kurtarsınlar diye…

KOSGEB Genel Kurulu -Başbakan Yardımcısı Babacan: (2) -"Eskiden günü kurtarsınlar diye desteklenen KOBİ'lerimize artık Ar-Ge ve inovasyon yapsınlar, proje geliştirsinler, borsaya açılsınlar, ihracat yapsınlar, işbirliği kursunlar diye yardımcı oluyoruz" -"Orta Vadeli Programımıza göre 2015 yılında inşallah yüksek gelir grubu ülkeleri arasına gireceğiz" -"KOBİ olarak adlandırdığımız işletmeler ülkemizdeki istihdamın yüzde 78'ini, ihracatın yüzde 60'ını ve katma değerin yüzde 55'ini oluşturmaktalar" -"Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin Ar-Ge harcamalarının toplam Ar-Ge harcamaları içerisindeki payı yüzde 15" -"Güven ve istikrar ortamına zarar verebilecek herhangi bir taviz vermemiz söz konusu olmadı, olamaz"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Eskiden günü kurtarsınlar diye desteklenen KOBİ'lerimize artık Ar-Ge ve inovasyon yapsınlar, proje geliştirsinler, borsaya açılsınlar, ihracat yapsınlar, işbirliği kursunlar diye yardımcı oluyoruz" dedi.
     Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın (KOSGEB) Genel Kurul Toplantısı, KOSGEB Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.
     Babacan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yepyeni fikirleri sürekli olarak uygulamaya dönüştürme çabası içerisinde olduklarını ve kapalı bir dünya içerisinde yaşamaktan ziyade yeniliklere açık ve süratle karar alarak bunları uygulama yeteneğine sahip olduklarını söyledi.
     Aynı zamanda butik üretim yapısı sayesinde KOBİ'lerin ürün farklılaşmasına katkı sağladığını ve büyük işletmelere ara malı temin ederek tedarik zincirini tamamladığını anlatan Babacan, bu özellikleri ile KOBİ'lerin sürdürülebilir ekonomik büyümenin önemli bir parçası ve aracı olduğunu belirtti.
     Babacan, bu yüzden pek çok ülkenin ekonomi politikalarının odak noktasında KOBİ'lerin olması, büyümesi, gelişmesi ve korunması için uygun koşulların sağlanmasının yer aldığını ifade etti.
     Son dönemde dünyada küçük işletmelere ve girişimcilere yönelik ne gibi politikalar uygulanıyor diye bakacak olduklarında, gençler ve kadınlar arasında girişimciliğin yaygınlaştırılmasının önemli bir konu olarak karşılarına çıktığını anlatan Babacan, yine KOBİ'lerin bilgi ve teknolojiye erişim kapasitelerinin artırılması, şirketlerin kendi aralarındaki ortaklıklarla büyük işletmelerle ve üniversitelerle ortaklıklarının geliştirilmesine yönelik adımların da yine bu konudaki önemli alanlardan olduğunu söyledi.
    
     -Ekonominin omurgası-
    
     Türkiye'de ise KOBİ'lerin ekonominin omurgasını teşkil ettiğini vurgulayan Babacan, KOBİ olarak adlandırılan işletmelerin ülkedeki istihdamın yüzde 78'ini, ihracatın yüzde 60'ını ve katma değerin yüzde 55'ini oluşturduğunu bildirdi. Babacan, sevindirici olan bir hususun ise KOBİ'lerin yarıdan fazlasının inovasyon faaliyeti yürütmesi olduğunu anlattı.
     Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin Ar-Ge harcamalarının toplam Ar-Ge harcamaları içerisindeki payının yüzde 15 olduğunu belirten Babacan, bu rakamın yeterli olmadığını, bu noktada da KOSGEB'e ve aynı zamanda KOSGEB ile koordineli çalışan TÜBİTAK'a büyük rol düştüğünü kaydetti.
     "KOBİ'lerin büyümesi Türkiye'nin büyümesi, KOBİ'lerin gücü Türkiye'nin gücü demektir" diyen Babacan, bu anlayış doğrultusunda küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin her zaman yanlarında olduklarını ve çeşitli mekanizmalarla işletmelere destek olmaya çalıştıklarını vurguladı. Babacan, KOBİ'lerin desteklenmesindeki temel yaklaşımlarının, girişimciliğin teşvik edilmesi odaklı olduğunu, çünkü KOBİ'lerin kuruluşu ve gelişiminin ardında her şeyden önce "girişimcilik ruhu"nun yattığını anlattı.
    
     -"İşletmelerimizin sorunlarını doğru analiz ederek gereken kararları aldık"-
    
     İşletmelerin karşı karşıya kaldığı sorunları doğru analiz ederek gereken kararları aldıklarını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:
     "Bir yandan da ekonomimizdeki değişim sürecine paralel olarak verdiğimiz desteklerin niteliği ve niceliğinde bazı ayarlamalar yaptık. 2009 yılına kadar KOSGEB aracılığıyla sadece imalat sanayinde faaliyet gösteren şirketlere yönelik destekler sağlanıyordu. Ancak katma değere baktığımızda, oluşan istihdama baktığımızda hizmetler sektörünün önemini göz ardı etmemiz mümkün değil. Bu nedenle KOSGEB hedef kitlesini hizmet ve ticaret sektörlerini de kapsayacak şekilde genişletme kararını aldık. Bunun sonucunda da hizmet verilen KOBİ sayısı yaklaşık 8 kat arttı. Bununla birlikte mevcut KOSGEB destek programlarını KOBİ'lerimizin ihtiyaçları ve tüm ilgili kurum ve kuruluşların beklentilerine cevap verecek şekilde tümüyle değiştirdik. Destek uygulamalarının sürdürülebilir, kaynağı hazır ve süreklilik arz edecek bir yapıda olması gerekiyor. Bu yüzden verdiğimiz desteklerde anlayış değişikliğine gittik ve desteklerin bir amaç değil de araç olduğu anlayışını ortaya koyduk."
    
     -KOSGEB destek modelinin özelliği-
    
     KOSGEB destek modelinin en temel özelliğinin proje esaslı ve işletme ihtiyaçlarına duyarlı ve erişimi kolay bir anlayışla kurgulanması olduğunu vurgulayan Babacan, "Eskiden günü kurtarsınlar diye desteklenen KOBİ'lerimize artık Ar-Ge ve inovasyon yapsınlar, proje geliştirsinler, borsaya açılsınlar, ihracat yapsınlar, işbirliği kursunlar diye yardımcı oluyoruz" diye konuştu.
     Türkiye'de kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasılanın, geçen yıl yaklaşık olarak 10 bin 500 dolar düzeyinde olduğunu hatırlatan Babacan, şöyle devam etti:
     "Mevcut haliyle Türkiye, Dünya Bankası sıralamalarında 'üst orta' gelir ülke grubunda yer alıyor. Ancak Orta Vadeli Programımıza göre 2015 yılında inşallah yüksek gelir grubu ülkeleri arasına gireceğiz. Bizim yüksek gelir grubuna çıkabilmemiz için maliyet esaslı rekabet anlayışını bir kenara bırakmamız gerekiyor. Bugün Çin, yarın başka bir ülke daha düşük emek maliyetleriyle üretim yapma imkanına her zaman sahip olabilir. Şirketlerimiz ancak inovasyon, yenilikçilik ve markalaşma yoluyla küresel arenadaki güçlerini artırabilecektir. Bu süreçte işletmelerimizin önünü açmak, onlara yol göstermek amacıyla çok çeşitli destek mekanizmaları kurduk."
    
     -"İş meleklerinin yatırım yapmalarını teşvik edeceğiz"-
    
     Yeni finansal enstrümanların girişimcilerin hizmetine sunulmasının büyük önem arz ettiğini, bu kapsamda geçen Haziran ayında bireysel katılım sermayesi adını verdikleri sistemin temellerini attıklarını hatırlatan Babacan, bu sistemde Hazine Müsteşarlığı tarafından lisanslanacak bireysel katılım yatırımcılarının ya da diğer adıyla iş meleklerinin yatırım yapmalarını teşvik edeceklerini bildirdi.
     Buna göre, girişimcilerle sermaye koymak suretiyle ortaklık kuran yatırımcıların koydukları sermayenin yüzde 75'inin veya tamamının gelir vergisi matrahından düşürülmesi imkanını getirdiklerini anımsatan Babacan, bu düzenleme sonucunda girişimcilerin finansmana erişiminin daha kolay hale geleceğini kaydetti.
     Babacan, gelişmiş ülkelerde gördükleri şekliyle, yerel ağlar etrafında örgütlenmiş, güçlü ve dinamik, aynı zamanda girişimcilerin de güven duyacağı bir yapıyı hayata geçirmiş olacaklarını bildirdi. Bu sistemin bir diğer olumlu yansımasının mali piyasalar üzerinde görüleceğini belirten Babacan, artan finansman imkanları neticesinde şirketlerin büyüyerek borsaya açılma imkanına kavuşacağını, mali piyasaların da daha çok derinleşeceğini söyledi.
     Babacan, tüm bu düzenlemelerle girişimciliğin finansmanı için sağlanan kaynakları artırmış ve girişimcilerin karşı karşıya kaldığı finansman problemlerini bir miktar da olsa hafifletmiş olacaklarını belirtti.
    
     -Güven ve istikrar-
    
     Hükümetin en önemli gündem maddelerinden bir tanesinin halkın refah seviyesini yükseltmek ve ekonomiyi hak ettiği gelişmişlik düzeyine ulaştırmak olduğunu ifade eden Babacan, bunun için yatırımcıların, üreticilerin, tüketicilerin önlerini görebilecekleri, sürprizlere şahit olmayacakları, sağlam zeminli bir ekonomik yapının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
     Güven ve istikrarın önemine dikkati çeken Babacan, "Ne kadar hammaddeye, mali kaynağa, fabrikaya, işçiye, madenlere, petrole sahip olursanız olun bir ülkede eğer güven ve istikrar ortamını sağlayamazsanız istenilen, arzulanan ilerlemeyi kaydedemezsiniz" değerlendirmesinde bulundu.
     Bu bilinç içerisinde hareket ederken zaman zaman farklı yönde görüş bildirenlerin, öneride bulunanların olduğuna dikkati çeken Babacan, ancak geçmişte yapılan hataların nelere mal olduğunu çok iyi bildiklerini, ekonomi yönetiminde her ne koşulda olursa olsun popülizme yer vermediklerini, güven ve istikrar ortamına zarar verebilecek herhangi bir taviz vermelerinin de söz konusu olmadığını, olamayacağını belirtti.
     Babacan, 2008 yılından itibaren baş gösteren küresel ekonomik krizin halen bitmediğini, evreler değiştirerek devam ettiğini ifade ederek, bugün ABD'de ciddi bir belirsizliğin söz konusu olduğunu, bu ülkede 2013 yılında nasıl bir ekonomik politika izleneceğine ilişkin ipucu görünmediğini anlattı.
    
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 96 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir