Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç: (3) -"Avrupa Birliği'nin günümüz şartlarında…

  • Yazı boyutu
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç: (3)
  -"Avrupa Birliği'nin günümüz şartlarında…

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç: (3) -"Avrupa Birliği'nin günümüz şartlarında kendini yeniden yapılandırması gerektiğine inanıyorum. Bugün baktığımızda, ne yazık ki Avrupa'da ortak bir vizyondan bahsetmek mümkün değil" -"Böyle bir ortamda, Avrupa'yı ileriye taşıyabilecek reformları hayata geçirmek de oldukça zor. Şu an itibariyle en acil gözüken konu, mevcut 17 Euro Bölgesi üyesi ülkenin, parasal birliği destekleyecek ortak kamu maliyesi politikaları ve ortak bankacılık birliği konularına eğilmeleri" -"Gelişmiş ülkeler kriz öncesindeki performanslarına dönünceye kadar, özellikle ekonomileri ihracata dayalı birçok gelişmekte olan ülkenin geçmiş dönemlere kıyasla daha zayıf büyümeleri söz konusu olabilecek" -"Gelişmekte olan ülkelerde gördüğümüz göreli yavaşlamanın geçici bir durum olduğunu, önümüzdeki dönemde bu ülkelerin yeniden yüksek büyüme hızlarına ulaşabileceklerini ve Türkiye için de önemli fırsatlar yaratabileceklerini düşünüyorum" -"Avrupa'nın geleceğiyle ilgili olarak şu anda daha umutlu olabilecek bir noktadayız"

Hasan Arslan - Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Avrupa Birliği'nin günümüz şartlarında kendini yeniden yapılandırması gerektiğini belirterek, "Bugün baktığımızda ne yazık ki Avrupa'da ortak bir vizyondan bahsetmek mümkün değil" dedi.
     AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Koç, küresel kriz sonrasında zorunlu olarak uygulanmaya başlanan sıkı bütçe politikalarının, Avrupa'da büyüme önünde çok önemli bir engel oluşturduğunu dile getirerek, ayrıca Yunanistan, İspanya, İtalya ve Portekiz gibi çevre ülkelerdeki yapısal sorunların, bu ülkelere kriz öncesindeki gibi bol ve ucuz likiditenin akmadığı günümüz ortamında, büyümeyi engelleyen diğer önemli bir faktör olarak ortaya çıktığını kaydetti.
     Koç, Avrupa Birliği'ndeki karmaşık karar alma mekanizmalarının, ekonomideki sorunların çözümü konusunda hızlı adımların atılmasını zorlaştırarak, krizin uzamasına neden olduğuna işaret ederek,, geçen yılın yaz aylarına kadar Avrupa Merkez Bankası'ndan, örneğin Fed'in yaptığına benzer şekilde ekonomiyi destekleyici önlemler gelmemesinin, Avrupa'da krizin derinleşmesine ve uzamasına neden olduğunu söyledi.
     Ancak, geçen yılın yaz aylarından itibaren yeni başkan Draghi yönetimindeki Avrupa Merkez Bankası'nın çok daha etkin ve proaktif bir politikayla piyasalardaki havayı bir nebze olsun yumuşatarak, politikacılara kalıcı çözümleri devreye sokma konusunda fırsat yarattığına işaret eden Koç, "Dolayısıyla, Avrupa'nın geleceğiyle ilgili olarak şu anda, daha umutlu olabilecek bir noktadayız. Ancak, Avrupa'da kalıcı bir toparlanmanın olması için sadece merkez bankası politikalarının yeterli olmayacağı açık. Gerek Avrupa Birliği düzeyinde, gerekse ülkeler nezdinde ihtiyaç duyulan yapısal reformların ve düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu esnada, kamu maliyesindeki disiplinden taviz vermemek ve bankacılık sektöründeki sorunu da çözmek durumundalar. Bunların hepsini bir araya koyduğumuzda, 2013 yılında Avrupa genelinde güçlenen bir ekonomik ortam beklememek gerekiyor" diye konuştu.
     Mustafa Koç, Avrupa Birliği'nin günümüz şartlarında kendini yeniden yapılandırması gerektiğine inandığını belirterek, bugün bakıldığında, ne yazık ki Avrupa'da ortak bir vizyondan bahsetmenin mümkün olmadığını kaydetti.
     Almanya ve Fransa başta olmak üzere bazı ülkelerin çok daha sıkı bir ekonomik-politik birlik arzu ederken, İngiltere ve İsveç gibi bazı ülkelerin ise çok daha gevşek bir Avrupa Birliği hedeflediğine işaret eden Koç, hatta şu anda İngiltere'de Avrupa Birliği'nden ayrılma ihtimalinin bile ciddi bir şekilde tartışılmaya başlandığını ifade etti.
     Koç, böyle bir ortamda, Avrupa'yı ileriye taşıyabilecek reformları hayata geçirmenin de oldukça zor olduğuna değinerek, şu an itibariyle en acil gözüken konunun, mevcut 17 Euro Bölgesi üyesi ülkenin, parasal birliği destekleyecek ortak kamu maliyesi politikaları ve ortak bankacılık birliği konularına eğilmeleri olduğunu bildirdi.
     Avrupa Birliğinde ilk etapta, parasal birliği destekleyen kurumsal çerçevedeki yapısal eksiklikleri ortadan kaldırmaya çalışmak gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bu çerçevede, geçtiğimiz günlerde ortak bankacılık gözetimi konusunda alınan kararın, doğru yönde atılmış bir ilk adım olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, biraz önce bahsettiğim gibi, özellikle çevre ülkelerde ekonomilerin küresel anlamda rekabetçilik kazanabilmesi için çok kapsamlı yapısal reformların yapılması gerekiyor. Özellikle belirtmek isterim ki, sadece çok sıkı bütçe politikalarına dayalı önlemlerle Avrupa'yı içinde bulunduğu sıkıntıdan çıkartmak mümkün değil. Birçok ülkede rekor düzeylerine tırmanan işsizlik giderek artan bir sosyal soruna dönüşüyor. Bunun politik yansıması olarak da, sağda ve solda marjinal partiler güçleniyor. Bunun böyle devam etmesi durumunda, Avrupa'da doğru yönde karar almanın daha da zorlaşacağını unutmamak gerekiyor.
     Avrupa'nın tarihine baktığımızda, büyük değişimlerin ve atılımların genellikle çok büyük krizleri takiben ortaya çıktığını görüyoruz. Bugün Avrupa'da yaşanan süreci bu çerçevede değerlendirirsek, iyimser bir bakış açısıyla, Avrupa'nın bu krizden daha da güçlenerek çıkma şansının olduğunu bile söyleyebiliriz. Elbette, bunun olabilmesi için yukarıda bahsettiğim konularda ilerleme sağlamaları şart. Eğer bu kriz sonrasında rekabetçiliğini artırmış, kurumsal yapısını güçlendirmiş ve karar alma mekanizmalarını hızlandırmış bir Avrupa ortaya çıkarsa, 2008 öncesindekine benzer bir performans görmek mümkün olabilir. Böyle bir Avrupa'da, Euro Bölgesi'nin dağılması gibi bir durum da elbette söz konusu olmaz. Ancak, eğer bunlar sağlanamazsa, Avrupa'nın kendisini yeniden şekillendirmesi söz konusu olacaktır."
    
     -"Ekonomik zayıflık gelişmekte olan ülkeleri de etkilemeye başladı"-
    
     Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, gelişmiş ülkelerdeki ekonomik zayıflığın geçen yılın özellikle ilk yarısında başta Çin olmak üzere birçok gelişmekte olan ülkeyi etkilemeye başladığını, ancak, yılın ortalarından itibaren Çin, Brezilya ve diğer birçok gelişmekte olan ülkede gerek para politikasının gevşetilmesi, gerekse kamu harcamalarının artırılması yoluyla ekonomilere destek sağlandığını ifade etti.
     Bunun olumlu etkilerini, örneğin Çin'de görmeye başladıklarını, Çin ekonomisinden son aylarda gelen verilerin, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın sona erdiğine işaret ettiğini dile getiren Koç, gelişmiş ülkeler kriz öncesindeki performanslarına dönünceye kadar, özellikle ekonomileri ihracata dayalı birçok gelişmekte olan ülkenin geçmiş dönemlere kıyasla daha zayıf büyümelerinin söz konusu olabileceğini ifade etti.
     Koç, ancak yine de, gelişmekte olan ülkelerde en az yüzde 5'ler düzeyinde büyüyebilecek potansiyele sahip olduklarının anlaşıldığını dile getirerek, "Bu nedenle, Türkiye'nin kendi ihracatını artırabilmesi için, son yıllarda son derece başarılı bir şekilde yapmakta olduğu gibi, hızlı gelişen pazarlara yönelmesi ve ihracatını coğrafi olarak çeşitlendirmeye devam etmesi gerekiyor. Özet olarak, ben gelişmekte olan ülkelerde bu sene gördüğümüz göreli yavaşlamanın geçici bir durum olduğunu, önümüzdeki dönemde bu ülkelerin yeniden yüksek büyüme hızlarına ulaşabileceklerini ve Türkiye için de önemli fırsatlar yaratabileceklerini düşünüyorum" dedi.
    
     -"Enerji fiyatlarında görece sakin bir seyir bekliyoruz"-
    
     Önümüzdeki dönemde, küresel düzeydeki arz ve talep koşullarını değerlendirildiğinde, enerji fiyatlarının genel olarak yatay bir seyir izlemesini beklediklerini ifade ederek, küresel ekonominin 2013'te ancak çok sınırlı bir toparlanma kaydetmesi beklentisine paralel olarak, enerji talebinde fiyatlarda çok hızlı yükselişlere neden olabilecek denli bir artışı olmayacağının anlaşıldığını kaydetti.
     Koç, ancak, enerji piyasasında arz ve talep koşulları dışında, finansal piyasalardaki kısmen spekülatif hareketlerin de etkisi olduğunun unutulmaması gerektiğine işaret ederek, "Bu noktada en önemli konunun, gelişmiş ülke merkez bankalarının piyasalara sürmekte olduğu bol ve ucuz likiditenin önümüzdeki dönemde emtia piyasalarına yönelme olasılığının olup olmadığı. Şu an itibariyle böyle bir trend gözükmüyor. Ancak, daha önceki yıllarda buna benzer durumlarla karşılaştığımız için, dikkatli olmakta yarar olduğunu düşünüyorum" dedi.
     Enerji fiyatları üzerindeki bir diğer riskin ise, jeopolitik gelişmeler olduğuna değinen Koç, bu konuda da herhangi sağlıklı bir tahmin yapmanın zor olduğu, özetle, bu iki faktörün önemli riskler olarak yakından izlemekle birlikte, ana senaryo olarak enerji fiyatlarında görece sakin bir seyir beklediklerini belirtti.
     Koç, "Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'de enflasyon ve cari açık üzerindeki etkilerini artık herkes biliyor. Yapılan hesaplar, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın, Türkiye'de cari işlemler açığının milli gelire oranında yaklaşık 0,5-0,6 puanlık yükselişe neden olduğunu gösteriyor. Enflasyonda da hem doğrudan, hem de dolaylı yollardan artış kaçınılmaz oluyor" dedi.
     (Bitti)
    
    

Bu haberi 88 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir