KKB Genel Müdürü Kasım Akdeniz, AA Finans Masasına konuk oldu (3) -Çeklere SMS'li bilgilendirme 2…

  • Yazı boyutu
KKB Genel Müdürü Kasım Akdeniz, AA Finans Masasına konuk oldu (3)
  -Çeklere SMS'li bilgilendirme 2…

KKB Genel Müdürü Kasım Akdeniz, AA Finans Masasına konuk oldu (3) -Çeklere SMS'li bilgilendirme 2 Ocak'ta başlayacak -"Projeyi başlattık. Bu projenin GSM şirketleri bankalar, nüfus idaresi ve TOBB gibi değişik ayakları var. Herhangi bir aksilik çıkmazsa 2 Ocak'tan itibaren Türkiye bu sistemi kullanmaya başlayacak" -"Artık kişinin gözüne bakarak değil yani sezgisel bilgiden bilimsel bilgiye geçiyoruz" -"Gelecek dönemde KKB'nin ismi daha fazla duyulacak. Çünkü bu zamana kadar KKB, bankaların kendi aralarında kapalı devre bir bilgi paylaşım sistemiydi"

Kredi Kayıt Bürosu AŞ (KKB) Genel Müdürü Kasım Akdeniz, çeklere SMS üzerinden anlık bilgilendirmeye yönelik projeyi başlattıklarını belirterek, "Bu projenin GSM şirketleri bankalar, nüfus idaresi ve TOBB gibi değişik ayakları var. Herhangi bir aksilik çıkmazsa 2 Ocak'tan itibaren Türkiye bu sistemi kullanmaya başlayacak" dedi.
     Anadolu Ajansı Finans Masası'na konuk olan Akdeniz, çek ve risk raporlarının edinilmesine yönelik sistemin bürokratik olduğu eleştirilerine katılmadığını ifade ederek, ticari hayatın olduğu herhangi bir yerde bankaların bir şubeleri bulunduğunu ve o şubelerden herkesin o bankanın müşterisi olsun olmasın çek raporu alabildiğini, çok sık çek raporu alıp verme ihtiyacı olduğunda da bankaların internet bankacılığından hızlı bir şekilde bu raporların alınabildiğini söyledi.
     Akdeniz, "Reel sektörün vadeli mal satarken aldığı riskin önemine bakıldığında, alıcıdan 'En yakın banka şubesinden bu raporunu al getir' deyip 5-10 dakika beklemek çok zor bir şey değil dedi.
     Ticaret hızlı aktığını ve bunu mutlaka elektronik ortamlara taşıyıp çok hızlı ve güvenli bir şekilde kişilerin birbirleriyle paylaştığı sistemler yaratmak gerektiğine işaret eden Akdeniz, "Biz bunu şu anda yapıyoruz. Sayın Bakanımız Ali Babacan'ın talebiyle projeyi başlattık. Kendisine 2 Ocak'ta bu sistem lanse edilecek, çalışır hale getirilecek diye bir söz verdik. Bütün arkadaşlarımız çok yoğun bir şekilde bu projenin üzerinde çalışıyorlar. Bu projenin GSM şirketleri bankalar, nüfus idaresi ve TOBB gibi değişik ayakları var. Herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu burada çok hızlı bir şekilde yerine getirdi. İnşallah herhangi bir aksilik çıkmazsa 2 Ocak'tan itibaren Türkiye bu sistemi kullanmaya başlayacak" diye konuştu.
     Akdeniz, sistemin nasıl işleyeceğine ilişkin şu bilgileri verdi:
     "Mal satan kişi, çeki eline aldığında, alıcı bu çeki vermeyi teklif ettiğinde, hemen çekinin üzerindeki çek numarasını ve kendi TC kimlik numarasını, tüzel kişi ise vergi kimlik numarasını cep telefonundan 444 4 552 (KKB) olarak mesajı attığında bu mesaj bize anında ulaşacak. Çek numarasından bu çekin hangi bankaya ait olduğunu sistemlerimiz hemen algılayacak. İlgili bankaya yine bir mesaj gidecek bizden. Birinci kontrol burada. Sahte, çalıntı, sistemde olmayan çekleri de bu yolla elimine etmiş olacağız. O bankadan keşidecinin, hesap sahibinin iletişim bilgileri anında bize gelecek. Biz de o iletişim bilgisini 'A kişisi senin şu numaraları çekini sorguluyor. Çek raporunun KKB tarafından ona gönderilmesine izin veriyor musun-' diye bir soru soracağız. Evet derse anında çek raporu sorgulayan kişiye gidecek. Hayır derse, 'Keşideci sorgulamana, çek raporunun gönderilmesine izin vermiyor' diye mesaj gidecek Keşidecinin onay süresini gözardı edersek 5 saniye içinde gerçekleşecek bir süreç bu. Bu yolla, birincisi çok hızlı bir şekilde çek raporları, risk raporları paylaşılacak. İkincisi de güvenli bir şekilde paylaşılacak. Çünkü mutlaka ve mutlaka hesap sahibinin elektronik ortamda onayı alınacak, ondan sonra bu bilgiler paylaşılacak."
     Risk Merkezi'nin Merkez Bankası'ndan Türkiye Bankalar Birliği'ne taşınmasına ilişkin sözleşmenin imzalandığını aktaran Akdeniz, "Kararlar Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi yönetiminde alınacak. Bütün operasyon KKB tarafından yapılacak. Yeni dönemin en önemli avantajlarından biri, risk merkezinin sadece bankalardan değil, banka dışı kesimlerden de bilgi alabilme yetkisine sahip olması. Bu raporlara, telefon faturaları, elektrik faturaları, bunların ödeme performansı eklenecek" ifadelerini kullandı.
     Akdeniz, reel sektörün bu bilgiler ışığında doğru karar verebilmelerini sağlayacak ve bunu kolaylaştırıcı adımlar da attıklarını anlatarak, "Bu skorların değişik kategoriler halinde ne ifade ettiğini kendi internet sitemizden yayınlayacağız. Dolayısıyla kişiler müşterilerini birbiriyle kıyaslayarak bizim risklilik derecesiyle ilgili dokümanlarımızı okuyarak ellerine aldıkları bir çek ve risk raporunun risk seviyesi anlamında ne ifade ettiği konusunda da kendi deneyimlerini oluşturacaklar" dedi.
     Reel sektörün eğitimi ve bilgilendirilmesi konusundaki çalışmalara ilişkin olarak Akdeniz şunları aktardı:
     "Şu anda raporların elektronik ortama taşınması konusunda TOBB ile işbirliği içerisindeyiz. Farklı işbirliği alanlarımız da var. Tamamen reel sektörün kendi risk yönetim anlayışını, yeteneğini geliştirmesi anlamında. Çek raporlarının, risk raporlarının ve benzeri raporların elektronik ortama taşınması konusunda TOBB ile beraber bu projeyi yürütüyoruz. Dolayısıyla bunun lansmanında ve daha sonra üyelerin doğru bir şekilde kullanılması konusunda birlikte eğitim faaliyetlerinde bulunacağız."
     Reel sektörün kendi riskini yönetmesinin son derece önemli olduğuna değinen Akdeniz, şunları söyledi:
     "Genel ekonomiye baktığımızda aslında bir risk ağı. Bankalar reel sektörün riskini alıyor. Reel sektör kendi aralarında birbirinin riskini alıyor. Ve buradaki herhangi bir risk realize olduğunda şirkete mal satan reel sektörün başka bir üyesi hem de bankalar bundan etkileniyor. Dolayısıyla burada amaç bankaların kendi risklerini daha etkin yönetmeleri yönünde bir takım enstrümanlar ortaya koyarken reel sektörün kendi riskini yöneteceği imkanlar yaratmak. Bunun bir tarafı bilgi kaynağı sağlamak, bir tarafı yeni enstrümanlar sağlamak, bir tarafı da eğitim."
     Bankaların kara listelerindeki sicil affının bankalar tarafından uygulanmadığı konusundaki değerlendirmelere ilişkin Akdeniz şunları ifade etti:
     "Bu çok hassas bir konu. Kredi değerlendirmesi yapan sermayesini buna ayıran bir kuruma kredi verirken geçmişteki olumsuz bilgileri dikkate alma demek çok kolay değil. Bankalar ödeme probleminin ne zaman yaşandığına bakar. O problemin halen devam edip etmediğine bakar. Buna göre karar verir. Geçmişte kredisini geciktiren çekini ödemeyenlerin bir çoğu, bugün bankaların iyi müşterisi bunlar konuşulmadığı için kredi alamayanlar bu demeçleri verdiği için sanki geçmişte bu problemi olanların hepsi kredi alamıyor gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Böyle bir durum yok. Önemli olan bankanın geçmiş bilgisini net olarak önüne koyup kendi risk anlayışına göre karar vermesi. Bankanın elinden de bu imkanı almamak gerekir diye düşünüyorum.
     Tüketicilerin KKB sorgusunu yüksek tutmasına ilişkin olarak Akdeniz, şunları aktardı:
     "İşin temeli kişinin kendi finansal disiplinini sağlaması. Eskilerin söylediği gibi ayağımızı yorganına göre uzatmalıyız. Gelirlerimize uygun şekilde borçlanmak. Onun dışında işin bir de operasyonel tarafı var. Bir gün gecikme ile bir hafta gecikme ile bir şey olmaz dememek lazım. Her türlü gecikme buradaki skoru belirli bir seviyede etkiler. O nedenle hem gelir gider dengesi, hem de borçların zamanında ödenmesi konusunda operasyonel başarıyı ve özellikle otomatik ödeme sistemlerini etkin bir şekilde kullanmak gerekir."
     KKB'nin önümüzdeki dönemde çalışmalarına ilişkin olarak da Akdeniz, şu bilgileri verdi:
     "Gelecek dönemde KKB'nin ismi daha fazla duyulacak. Çünkü bu zamana kadar KKB, bankaların kendi aralarında kapalı devre bir bilgi paylaşım sistemi idi. Buradaki bilgi kaynağını aynı şekilde reel sektörün de kendi risklerini yönetmeleri açısından sunan risk merkezi ile beraber yeni bir dünyaya doğru gidiyoruz. Özellikle reel sektör tarafından onların kendi risklerini daha etkin yönetecekleri bir takım mekanizmalar geliştireceğiz. Bunlardan biri de alacak sigortası. Alacak sigortası dünyada çok yaygın kullanılan bir enstrüman. Ekonominin sağlığı açısından, risklerin doğru yönetilmesi açısından oldukça önemli bir enstrüman. Türkiye'de ise gelişmemiş bir enstrüman. Çünkü çözümü yasalarda ve bankaların garanti vermesinde aramışız. Buralarda arayınca da risk yönetimi yapımız reel sektör olarak gelişmemiş. İşte artık çözümü herkesin kendi risk arayışında bulması lazım. Bu anlayışa sahip olanların kullanabileceği yeni enstrümanlar geliştirme yönünde çalışmalar yapıyoruz. Alacak sigortası da bunlardan biri. Alacak sigorta şirketlerini KKB üyesi yapacağız. Onların kredi değerleme konusunda ihtiyacı olan bilgiyi onlara sunacağız. Bu hacmi artıracak, hacim artarken fiyatlar aşağı inecek. Fiyatlar aşağı indikçe hacim yine artacak. Dolayısıyla negatif kısır döngüyü pozitif döngü haline getireceğiz. Gelecek dönemde bu ürün ülkenin risk yönetim anlayışını ve kaynaklarını etkin kullanması açısından son derece önemli. TOBB ile birlikte bu projeyi yürütüyoruz. 2013 yılı ocak ayından itibaren bu uygulama faaliyete geçecek diye düşünüyorum."
     Akdeniz, sözlerini "Artık kişinin gözüne bakarak değil yani sezgisel bilgiden bilimsel bilgiye geçiyoruz" diyerek tamamladı.
     (Son)
    
    

Bu haberi 140 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir