KDV Tebliği

  • Yazı boyutu
KDV Tebliği

Vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen sınırı aşan kısmı, yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle belirlenen borçlara mahsuben iade edilebilecek

Bakanlar Kurulu'nca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen sınırı aşan kısmı, yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle belirlenen borçlara mahsuben iade edilebilecek.
     Maliye Bakanlığı'nın Katma Değer Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
     Tebliğe göre, Bakanlar Kurulu'nca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen sınırı aşan kısmı, tebliğde belirtilen borçlara yılı içinde vergilendirme dönemleri itabariyle mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep edilmesi kaydıyla nakden ya da söz konusu borçlara mahsuben iade edilebilecek.
     İndirimli oran kapsamında yer almakla birlikte verginin konusuna girmeyen veya KDV'den istisna işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler, tebliğ kapsamında değerlendirilmeyecek.
     Buna göre, indirimli oran kapsamındaki işlemlerden, KDV'nin konusuna girmeyenler KDV beyannamesine dahil edilmeyecek. Kısmi istisna kapsamına girenler dolayısıyla yüklenilen vergilerin indirim ve iadesi söz konusu olmadığından, yüklenilen bu vergiler işin mahiyetine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacak.
     Tam istisna kapsamına girenler (ihraç kaydıyla teslimler hariç) dolayısıyla yüklenilen vergilerden indirim yoluyla telafi edilemeyenler ise ilgili işleme ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iade edilecek.
    
     -İade Tutarının Hesaplanması-
    

     İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükellefler, bu işlemleri nedeniyle yüklendikleri ve indirim yoluyla telafi edemedikleri için yılı içinde mahsuben iadesini talep edecekleri KDV tutarını aylar itibariyle ve kümülatif olarak hesaplayacak. İade talebinin, ilgili vergilendirme dönemleri itibariyle indirimli orana tabi tüm işlemleri kapsayacak, işlemlerin ayrıştırılıp sadece bir kısmına yönelik hesaplama yapılması ve bu şekilde iade talep edilmesi mümkün olmayacak.
     Hesaplamaya her yılın Ocak ayı itibariyle başlanacak. Ay içindeki iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren vergiden, işlem dolayısıyla yüzde 1 veya yüzde 8 oranı uygulanarak hesaplanan KDV düşülecek ve ay içi itibariyle "iadeye esas KDV" tutarına ulaşılacak. Bu tutar, Ocak ayı devreden vergisi ile karşılaştırılacak. Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa o dönem için dönem sonu iade hesabı "sıfır" kabul edilecek. Sonraki döneme devreden vergi mevcutsa ve iadeye esas KDV tutarını aşıyorsa iadeye esas KDV tutarı, aşmıyorsa devreden vergi tutarı "İade edilebilir KDV" olarak kabul edilecek. Bu tutar, ilk ay sonu itibariyle iade edilebilir KDV tutarı olacak. Ocak ayında indirimli orana tabi işlem yoksa, iade edilebilir KDV sıfır olarak dikkate alınacak.
     Şubat ayında indirimli orana tabi işlemin bünyesine giren vergiden, işlem dolayısıyla hesaplanan vergi düşürülerek Ocak ayında yapıldığı gibi ay içi iadeye esas KDV tutarına ulaşılacak. Bu tutar, ocak sonu iade edilebilir KDV tutarı ile toplanacak ve toplam Şubat sonu devreden vergisi ile karşılaştırılacak. Karşılaştırma ocak ayındaki gibi yapılarak, Şubat sonu "İade Edilebilir KDV" tutarına ulaşılacak. Bu tutar, iadeye hak kazanılan iki aylık kümülatif KDV tutarı olacak. Şubat ayında indirimli orana tabi işlem yoksa Şubat içi iadeye esas KDV de olmayacağından devreden vergi ile karşılaştırma Ocak sonu iade edilebilir KDV esas alınarak yapılacak.
     Yıl içerisinde yapılacak tüm iade taleplerinde, önceki dönemlerde iade talibinde bulunulup bulunulmadığına bakılmaksızın, ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve iadesi talep edilen tutarlar dikkate alınmadan iadenin talep edildiği her bir döneme kadar belirlenen şekilde kümülatif bir hesaplama yapılacak.
     İlk defa iade talebinde bulunulduğu dönemden önceki dönemlerden herhangi birinde ödenecek verginin bulunması durumunda, ödenecek vergi çıkan bu dönemden önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir iade talebinde bulunulamayacak.
     İndirimli orana tabi işlemlerde iade tutarı, indirimli orana tabi teslim veya hizmete ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın sonraki döneme devreden KDV ile karşılaştırılması sonucu belirleniyor. Bu hesaplama yapılırken, indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki tutarları arasındaki fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşülecek.
     İndirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın, yüzde 1 oranına tabi işlemler için işlem bedelinin yüzde 17'sini, yüzde 8'e tabi işlemler için ise işlem bedelinin yüzde 10'unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmeyecek. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınacek, ay içi hesaplamalarnda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmeyecek. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısmı için münhasıran vergi inceleme raporu sonucune göre yerine getirilecek.
    
     -İade hesabına dahil edilebilecek yüklenilen KDV-
    
     İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler dikkate alınacak, daha sonra ilgili dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen vergilerden pay verilecek. Bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir vergi tutarının altında kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına pay verilebilecek.
     İndirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen vergiler iade hesabına dahil edilmeyecek.
     Tebliğle, stoklarda yer alan mallar, amortismana tabi iktisadi kıymetler, sonradan düzenlenen veya temin eden belgelerle ilgili hususlar da düzenlenirken, mahsup talebi bir dilekçe ile yapılacak.
    
     -Mahsubu talep edilebilecek borçlar-
    
     İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade alacakları, mükellefin kendisine ait, ithalde alınanlar da dahil vergi borçlarına, sosyal sigorta primi borçlarına ve yüzde 51 veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin ettikleri elektrik ve doğalgaz borçlarına mahsup edilebilecek.
     Faaliyetleri indirimli oranda KDV'ye tabi işlemlerden oluşan kollektif şirketler ile adi ortaklıklar adına ortaya çıkan KDV iade alacakları, yalnızca söz konusu şirket ortaklarının vergi (ithalde alınanlar dahil) ve sosyal sigorta prim borçlarına da mahsup edilebilecek.
     Kurumlar Vergisi Kanuna göre vergi dairesine iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis ettirilen işletmelerin, diğer kurumlar vergisi mükelleflerinde olduğu gibi ortaklarının vergi ve sigorta prim borçlarına bu uygulama kapsamında mahsup yapılamayacak.


Bu haberi 266 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir