"Kayıtdışı Ekonominin Etkileri" sempozyumu -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı: (1)…

  • Yazı boyutu
"Kayıtdışı Ekonominin Etkileri" sempozyumu
  -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı: (1)…

"Kayıtdışı Ekonominin Etkileri" sempozyumu -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı: (1) -"Türkiye'de alınan tedbirlerle 'kayıt dışı ekonominin artışı durmuştur yahut artış eğilimi yavaşlamıştır' demek mümkündür" -"Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirlerine oranındaki bir birimlik artış; kayıt dışı ekonomide 2,41 birimlik artışa yol açmaktadır. Ortaya çıkan sarmalda dolaylı vergilerdeki artış ve kayıt dışılık birbirini körüklemektedir" -"Eğer toplumda toplanan vergilerin kötü harcandığına ilişkin genel bir kanı oluşmuşsa, mükellefin vergiye karşı direnci artmaktadır"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "Türkiye'de alınan tedbirlerle 'kayıt dışı ekonominin artışı durmuştur yahut artış eğilimi yavaşlamıştır' demek mümkündür" dedi.
     Yazıcı, Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin (TÜGİAD) düzenlediği "Kayıtdışı Ekonominin Etkileri" konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, günümüz ekonomilerinin önemli sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonominin, nedenleri, sonuçları ve işleyişi bakımından karmaşık bir kavram olarak ortaya çıktığını belirterek, tüm kayıtların dışında kalan ve yasal olmayan, bu nedenle de büyüklüğü ancak tahmin edilen bir sektör, bir alan üzerine konuşulduğunu kaydetti.
     Kayıt dışı ekonominin ilk ve en önemli etkisinin vergiler üzerine olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
     "Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirlerine oranındaki bir birimlik artış; kayıt dışı ekonomide 2,41 birimlik artışa yol açmaktadır. Ortaya çıkan sarmalda dolaylı vergilerdeki artış ve kayıt dışılık birbirini körüklemektedir. Ancak asıl belirleyici olan objektif yani mevcut vergi yükü değil, sübjektif yani algılanan vergi yüküdür. Sübjektif vergi yükünün fazla hissedilmesiyle oluşan vergiye karşı dirençte etkili olan faktörlerden biri vatandaşların devlet harcamalarına bakış açısıdır. Vergi ödeyen mükelleflerin üzerinde durdukları asıl konulardan biri toplanan vergilerin nerelere ve nasıl harcandığıdır. Eğer toplumda toplanan vergilerin kötü harcandığına ilişkin genel bir kanı oluşmuşsa, mükellefin vergiye karşı direnci artmaktadır. Tekstil özelinde mükelleflere ve Gelir İdaresi Başkanlığı çalışanlarına, 'Türkiye'de kayıt dışılığın size göre en önemli üç nedenini sıralayınız' sorusunu yönelten araştırmanın bulgularına göre mükellefler ilk beş sıraya vergi ve ekonomi/piyasa şartlarını koymuşlardır. Vergi yükü ilk sırayı alırken ekonomik krizler ikinci, vergide adaletsizlik üçüncü, ayakta kalma çabası dördüncü ve cezaların caydırıcı olmaması beşinci sırayı almıştır."
    
     -"Kayıt dışı ekonominin istihdamla yakın ilişkisi var"-
    
     Yazıcı, araştırmaya göre, kayıt dışılığa etki eden faktörlerin ekonominin yapısal ve vergi sisteminin özellikleri ile vergi harcaması ve devlete bakış olarak tasnif edilebileceğini anlatarak, şunları söyledi:
     "Kayıt dışı ekonominin kayıt dışı istihdam ile de yakın bir ilişkisi vardır. TÜİK'in 2012 yılı Haziran ayı itibariyle açıkladığı verilere göre, Türkiye'de kayıt dışı istihdam oranı yüzde 40'dır. Kayıt dışı istihdamda, yüzde 84 ile birinci sırada tarım sektörü yer almaktadır. Tarımı sırasıyla yüzde 50 ile inşaat ve bayındırlık işleri, yüzde 40 ile konaklama ve yiyecek hizmetleri ve yüzde 38 ile kültür, sanat, eğlence ve spor hizmetleri faaliyetleri izlemektedir. İşsizlik ve kayıt dışı ekonomi birbirini beslemektedir. Yapılan araştırmalar işsizlik oranındaki bir birimlik artışın, kayıt dışı ekonomide 1,7 birim artışa neden olduğunu göstermektedir."
    
     -"Kayıtdışı ekonominin tespiti zor"
    
     Yazıcı, global anlamda "gözlemlenemeyen ekonomi" de denilen kayıt dışı ekonomiyi şekillendiren iki ana etmen bulunduğunu ifade ederek, "Var olan mevcut yasal düzenlemeler ışığında yürütülen faaliyetlerden elde edilen bir kısım gelirlerin beyan dışı bırakılması ve Kanunlar tarafından yasaklanmış 'yasa dışı' işlemler. Kısacası, yasa dışı ve suç unsuru içeren faaliyetler ile yasa dışı ancak suç unsuru içermeyen faaliyetler var. Kayıt dışılığın dinamiklerine baktığımızda kayıtlı olmanın maliyetleri, mevcut mevzuatın uygulanma derecesi, sosyal ve demografik yapı olarak görülüyor" diye konuştu.
     Kayıt dışılığın ortaya çıkışına zemin hazırlayan temel unsurlara da değinen Bakan Yazıcı, şunları dile getirdi:
     "Temel unsurlar, iş kurma ve işletmeye yönelik maliyetli düzenlemeler, kurumlara güven azlığı, iyi yetişmemiş beşeri sermaye, ekonomik eşitsizlik, sosyal güvence eksiklikleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, denetim azlığı ve yapılan denetimlerin etkin olmamasıdır. Kayıt dışı ekonominin tam ve doğru olarak tespit edilmesi son derece güç, hatta imkansızdır. Çünkü, 'kayıt dışı ekonomi' tamamen veya kısmen 'gizli' olarak sürdürülen ekonomik faaliyetleri içermektedir. Her ne kadar tam ve doğru biçimde tespit edilemese de, kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranının, bütün dünyada artma eğiliminde olduğu genel kabul gören bir anlayıştır. 1988-2000 yılları kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranının ortalaması, OECD ülkelerinde yüzde 14 ile yüzde 16 arasındadır. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde yüzde 35 ile 44 arasında bulunuyor. Geçiş ekonomilerinde ise yüzde 21 ile yüzde 30 civarındadır. 2011'de Türkiye'de tahmin edilen kayıt dışılık oranı ise yüzde 32'dir. Hedefimiz, gelecek 10 yıl içerisinde bu oranı en az 5 puan daha aşağıya çekmektir. Türkiye'de alınan tedbirlerle 'kayıt dışı ekonominin artışı durmuştur yahut artış eğilimi yavaşlamıştır' demek mümkündür."
    
     -"Kayıt altına almak gelişme ve kalkınmanın başta gelen şartı"-
    
     Kayıt dışılıkla mücadelede alınan tedbirleri anlatan Yazıcı, şunları söyledi:
     "Tedbirler, birbirini destekleyen siyasi ve ekonomik istikrar, nakit yerine kredi kartları ile ödemelerin yapılmasının yaygınlaşması, vergi idaresinin otomasyonunun sağlanması, bankacılık sektörünün gelişmesi, enflasyonla mücadelede sağlanan başarı, ekonomik ve mali gelişme, kamu mali yönetim ve denetimi, idari ve mali teşkilatın yeniden yapılandırılmasıdır. Kayıt dışı ekonomik faaliyetler, işletmeler arasındaki rekabeti olumsuz yönde etkileyen önemli faktörlerden biridir. Kayıt dışı alanda faaliyet gösteren işletmeler, diğerlerine göre daha az vergi ödedikleri veya hiç vergi ödemedikleri için rekabet üstünlüğüne sahip olmaktadırlar. Faaliyetlerini kayıt dışı olarak yürüten işletmeler, kayıt altındaki işletmelerin katlandıkları ek maliyetlere maruz kalmadıklarından, haksız rekabet ortamına sebep olmaktadırlar. Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, gelişmenin ve kalkınmanın başta gelen şartlarından biridir."
    
     -"Gümrüklerin aktif güvenlik uygulaması kaçınılmaz"-
    
     Yazıcı, gümrük idarelerinin eşyaya ilişkin vergilerin tahsil edilmesi, dış ticaretin istatistik amaçlı olarak doğru biçimde kaydedilmesin yanı sıra kaçakçılığın önlenmesi ile emniyet ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması görevlerini de yerine getirdiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bu görevlerden ilki gümrüğün ekonomik fonksiyonudur. Gümrük denince, yüzyıllardır aynı şey akla geliyor o da gümrük vergileridir. Çağdaş gümrüklerde ise ekonomik fonksiyon çeşitli boyutlar kazandı. Gümrük vergilerini toplamanın yanı sıra bir de gümrüğün dış ticareti kayıt altına alma ve istatistik üretme görevi üstlenildi. Gümrüğün ikinci ve gittikçe öne çıkan fonksiyonu ise güvenlik fonksiyonudur. Bunun çeşitli sebepleri vardır;Suç örgütlerinin, daha önce hiç olmadığı kadar devleti ve toplumu tehdit kabiliyetleri artmıştır. Bu örgütlerin uluslararası bağlantıları daha fazla önem kazanmıştır. Ülkelerarası ticaret çok genişlemiş ve çeşitlenmiştir. Zaman ve maliyetten tasarruf etmek maksadıyla gümrük kontrollerinin azalması, suç örgütlerinin dış ticaret kanallarını illegal faaliyetleri için kullanmalarını kolaylaştırmaktadır."
     Suç lojistiğinin ticaret kanallarıyla gerçekleşmesine imkan sağladığını anlatan Yazıcı, şunları kaydetti:
     "Nitekim suç lojistiğinin bu niteliklerini dikkate alınca gümrüklerin güvenlik alanında daha aktif yöntemler uygulaması kaçınılmaz olmaktadır. Bu alanda aynı hedefle çalışan paydaş kurumlarla, örneğin; bölücü faaliyetlerle, organize suçlarla , terörün finansmanı ile mücadele, insan kaçakçılığı ile mücadele, kara paranın aklanmasının önlenmesi, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi, gibi konularda işbirliği yapılmaktadır. Bu meyanda, diğer kurumlarımızdan intikal eden, devletin ve toplumun güvenliği ile ilgili beklentilerin gümrük diline aktarılması ve gümrüklü sahada devletin ve toplumun güvenliğine katkıda bulunulması yönünde gümrük işlemlerini revize etmekteyiz."
    
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 118 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir