"Kamu ve Özel Sektör İşbirliği ile Yatırım" paneli -İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski…

  • Yazı boyutu
"Kamu ve Özel Sektör İşbirliği ile Yatırım" paneli
  -İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski…

"Kamu ve Özel Sektör İşbirliği ile Yatırım" paneli -İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski Direktörü John Dodd: -"AB'de son 20 yılda bin 400'e yakın Kamu Özel Sektör İşbirliği kapsamında 260 milyar avroluk kontrat imzalandı" -Uluslararası Kamu Özel Sektör İşbirliği (PPP) Platformu Türkiye Kurucu Başkanı Ayhan Sarısu: -"Türkiye'de 1985 - 2012 yılları arasında 44 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı"

İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski Direktörü John Dodd, Avrupa Birliği'nde (AB) son 20 yılda bin 400'e yakın Kamu Özel Sektör İşbirliği kapsamında 260 milyar avroluk kontratın imzalandığını söyledi.
     Güvenlik Servisleri Organizasyon Birliği Derneği (GÜSOD) ve Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen "Kamu ve Özel Sektör İşbirliği (PPP- Public Private Partnership) ile Yatırım" panelinde konuşan Dodd, Kamu ve Özel Sektör İşbirliği (PPP) modellerinde ilk girişimin İngiltere tarafından, özel sektörün kamusal alana girmesine mani tüm engellerin kaldırılmasının ardından, 1992 yılında özel sektör işbirliği ile kurulduğunu ifade etti.
     PPP modelinin genel çerçevesini oluşturan "Özel Sektör Finansman Girişimi" (PFI-Private Finance Initiative) ile atıldığını aktaran Dodd, İngiltere'de modelin başarılı uygulamalarını takiben birçok ülkenin bu modeli kendi ülkelerinde uygulamak için harekete geçtiğini ifade etti.
     Dış kaynak kullanımının kamu ve özel sektör kurumlarına büyük kar sağladığını ve İngiltere'de kaynak kullanımının hem finansman sağlanması, hem de maliyetlerin indirgenmesinde başarılı olduğunu kaydeden Dodd, "Dış kaynak kullanımı hem maliyetlerin ve riskin azaltılmasında hem de dağıtım hizmetlerinin etkinliğinde getiri sağlarken şirketlerin çekirdek hizmetlere konsantre olmasına da izin veriyor. Bu görüş birçok gelişmekte olan ekonomide de destekleniyor. Özellikle bütçe kısıtlamaları söz konusu olduğunda kapitalin korunması ve giderlerin düşürülmesi için çok iyi bir yol" dedi.
     Kamu ve özel sektör işbirliğinin her geçen gün, hem kamuda hem de özel sektörde daha fazla iş dalında hizmet verdiğine dikkati çeken Dodd, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "İngiltere'deki yerel yönetimler kamu sektörü yararına, hizmetlerinin özel sektöre devredilmesi ve paylaşılmasında çok aktif. Örneğin İngiltere Adalet Bakanlığı, daha fazla satın alma yaparak özel cezaevleri, şartlı tahliye servisleri, elektronik kontrol ve mahkeme temel esasları servisi gibi birçok kamu hizmetinin daha özelleştirilmesini istiyor. Ayrıca İngiliz Polisi özel sektör ile güçlenecek işbirliği çerçevesinde hizmetlerini özel sektöre açarak yüzde 20'lik tasarruf etmeyi planlıyor."
    
     -Gerçekleşmeyen projelere 5,5 milyar dolar ödendi-
    
     Uluslararası Kamu Özel Sektör İşbirliği (PPP) Platformu Türkiye Kurucu Başkanı Ayhan Sarısu ise Türkiye'nin coğrafi olarak özel bir konumu olduğunu belirterek, 1,5 milyarlık bir nüfusa hitap ettiğini söyledi.
     Türkiye'de 1985 - 2012 yılları arasında Özelleştirme İdaresi tarafından gerçekleştirilen 44 milyar dolarlık özelleştirme olduğu bilgisini veren Sarısu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) bir çalışmasından bahsetti.
     Hükümetin 2001'de yatırım projesi stokunun 5 binli rakamlara ulaştığı, bunların ne kadarının gerçekleştirildiği, ne kadarının gerçekleştirilmediğine yönelik bir çalışma yapıldığını belirten Sarısu, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "2001'de yaklaşık 5 bin 47 olan proje sayısı 2006'da 2 bin 252'ye, neredeyse yarı yarıya inmiş. Proje gelmiş, fizibilitesi yapılmış, Hazine'nin kontrolünden geçmiş, yapılabilirlik etütleri bitmiş, karar alınmış ama ödenek yok. Hükümet de 'Tamam kardeşim bitiremedik mi- Yapılabilirliği kalmadı mı, ihtiyaç kalmadı mı- Bunları yatırım listesinde görmeyeceğim' deyip elediğinde yaklaşık 54 milyar dolarlık bir proje stokunu devre dışı bırakmış. Bunun ödenen kısmı var, yaklaşık 5,5 milyar dolar. Artık gerçekleşemeyecek olan, güncelliğini kaybetmiş olan projelere harcanan para. Yani tabiri caizse çöp vaziyetine düşmüş. Ama sizden kamu kaynağını bir şekilde almış."
     Türkiye'nin 20 ayrı bölgede bölgesel hastaneler kurmaya niyetlendiğini ve bunların yaklaşık 40 bin yatak kapasiteli olduğunu bildiren Sarısu, "Ancak geçen ay Danıştay'dan karar çıktı. Meğer kanunda yazılan o fıkra anayasaya aykırıymış. Türkiye ne kaybetti- Türkiye'de 7 yılda belki bu yatak sayısının yarısını edinecekken, 7 yıl kaybetmiş oldu. Şimdi tekrar bir kanun çalışmasına girerek bunu düzeltmeye ihtiyacı var. Herhalde onunla ilgili bir karar kısa zamanda çıkar" ifadelerini kullandı.
    
    
    

Bu haberi 139 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir