Kalkınma Bakanı Yılmaz: -"Artık Türkiye düşük ücretle rekabet edecek bir ülke değil. Türkiye,…

  • Yazı boyutu
Kalkınma Bakanı Yılmaz: 
-"Artık Türkiye düşük ücretle rekabet edecek bir ülke değil. Türkiye,…

Kalkınma Bakanı Yılmaz: -"Artık Türkiye düşük ücretle rekabet edecek bir ülke değil. Türkiye, artık şehirleşmiş, ücret düzeyleri belli seviyelere gelmiş bir ülke" -"Dünyadaki nitelikli insanları cezbetmemiz gerekiyor" -"İş adamlarımız bu (az gelişmiş) bölgeleri daha iyi analiz etsinler. Çok ciddi fırsatlar var. Bunlar Türkiye'ye omuz verecek bölgeler"

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Artık Türkiye düşük ücretle rekabet edecek bir ülke değil. Türkiye, artık şehirleşmiş, ücret düzeyleri belli seviyelere gelmiş bir ülke" dedi.
     Yılmaz, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Ocak Ayı Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kalkınma Bakanlığı'nın Sosyoekonomik Gelişmişlik Endeksi açısından Ankara'nın İstanbul'un ardından ikinci sırada yer aldığını söyledi.
     Oda ve borsa seçimlerine ilişkin de konuşan Yılmaz, önemli olanın genel anlamda demokratik süreçlerin TBMM'den apartman yönetimine kadar bütün kurumlara yansıması olduğunu dile getirdi.
     Ankara'nın sanayi açısından Türkiye'de belli bir yere geldiğini anlatan Yılmaz, "Kalkınma ajansımızla birlikte biz de bu sürece daha fazla müdahil oluyoruz" diye konuştu.
    
     -"Nitelikli insanları cezbetmeliyiz"-
    
     Kalkınma konusuna insan odaklı bakılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
     "Artık en temel faktör insan. Kalkınmanın hedefi de insan, en önemli aracı da insan, nitelikli insan. 'Hangi ülke, hangi yöre kalkınmıştır' diye sorduğumuzda bence bunun basit bir cevabı var. Nitelikli bir insan nerede yaşamak istiyorsa o bölge kalkınmış bir bölgedir. Nitelikli bir insan iyi bir şehir ortamı ister. Fikirlerini özgürce tartışacağı bir ortama ihtiyaç duyar."
     Gelişmiş ülkelerin dünyanın her tarafından nitelikli beyinleri kendilerine çektiğine işaret eden Yılmaz, Türkiye'nin de dünyadaki nitelikli insanları cezbetmesi gerektiğini dile getirdi.
    
     -"Son 10 yılda önemli başarılar elde edildi"-
    
     Kalkınma açısından çevrenin önemine değinen Yılmaz, sürdürülebilir çevrenin ihmal edilmesinin nesiller arası dengeyi bozacağına dikkati çekti.
     Türkiye'nin son 10 yılda önemli başarılar elde ettiğine vurgu yapan Yılmaz, Türkiye'nin söz konusu dönemde ekonomide ciddi bir sıçrama yaptığını ve ekonomisini büyütürken, gelirini de daha dengeli dağıtabildiğini kaydetti.
     Yoksullukla mücadele konusunda da Türkiye'nin çok ciddi mesafe aldığını belirten Yılmaz, dünyada günlük harcaması 1 doların altında olan 1 milyara yakın insan olduğuna işaret etti.
     Türkiye'de 10 yıl önce 4 doların altında harcama yapanlarının oranın yüzde 30 civarında olduğunu dile getiren Yılmaz, son Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre bu oranın yüzde 2,8'e kadar gerilediğini söyledi.
     Temel hak ve özgürlükler konusunda da Türkiye'nin belli bir noktaya geldiğini ifade eden Yılmaz, "Serbest tartışmanın olmadığı yerde bilgi olmaz, teknoloji olmaz, gelişme olmaz" dedi.
     Yılmaz, kalkınmanın ekonomik, sosyal, çevre, demokrasi ve hukuk devleti ayakları üzerinde yükselmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Türkiye artık belli bir yere gelmiş durumda. Artık Türkiye düşük ücretle rekabet edecek bir ülke değil. O dönem geride kaldı. Türkiye artık şehirleşmiş, ücret düzeyleri belli seviyelere gelmiş bir ülke" diye konuştu.
     10. Kalkınma Planı hakkında da konuşan Yılmaz, 2014-2018 dönemini kapsayan planda Türkiye'nin 2023 perspektifi içindeki ilk 5 yılının yol haritasını çıkaracaklarını ifade etti.
     Bu anlamda, çok çeşitli alanlarda 66 özel ihtisas komisyonu oluşturduklarını dile getiren Yılmaz, 10. Kalkınma Planı hazırlıkları sırasında ilk kez yerelin katkısını aldıklarını söyledi.
    
     -"Beşeri kalkınmamız 50 yıl öncesinden etkileniyor"-
    
     Eğitim, adalet ve teknoloji konularının önemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, eğitim konusunda reform sürecini başlattıklarını belirtti.
     Birleşmiş Milletler'in (BM) İnsani Gelişme Endeksi'nin ekonomik gelişme, eğitim ve sağlık olmak üzere 3 başlığa baktığını kaydeden Yılmaz, bu alanlardan eğitim konusunda 25 yaş üstünün eğitimde geçirdiği süre ve beklenen okullaşmaya bakıldığını vurguladı.
     Yılmaz, son yaptıkları çalışmaların arzu ettikleri sonuçları yansıtmadığını dile getirerek, "Çünkü 50 yıl önceki eğitim politikaları bizim bugünkü beşeri kalkınmamızı etkiliyor" ifadesini kullandı.
     Teknoloji konusuna ilişkin de görüşlerini paylaşan Yılmaz, özellikle geçmişte kamu kesiminin Ar-Ge harcamaları payının geçmişte özel sektörden fazla olduğunu, bugün ise özel sektörün ayırdığı payın yüzde 40'ları aştığını söyledi.
    
     -İş adamlarına çağrı-
    
     İş adamlarına özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Doğu Karadeniz, bazı iç bölgeler gibi bölgelere yatırım yapma çağrısında bulunan Yılmaz, "Sermayenin en fazla getirisi, kıt olduğu yerde olur. Bir yer de ne kadar kıtsa getirisi o kadar fazla olur" değerlendirmesinde bulundu.
     İş adamlarının bu yerlere yeterince gitmediğini belirten Yılmaz, "Belki yeterince analiz yapmıyoruz. Belki önyargılarımız var. İş adamlarımız bu bölgeleri daha iyi analiz etsinler. 'Hayırseverlik yapsınlar' demiyorum. Çok ciddi fırsatlar var. Bunlar Türkiye'ye omuz verecek bölgeler" dedi.
     Madencilik ile ilgili bir iş adamının taleplerini de dinleyen Yılmaz, maden arama faaliyetlerinin de 5'nci bölge teşviklerinden yaralandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
    
     -Özdebir'in konuşması-
    
     ASO Başkanı Nurettin Özdebir de Türkiye'nin son 10 yılda büyük ekonomik başarılar elde ettiğine dikkati çekti.
     Büyümenin, ekonomik ve sosyal gelişme ile de desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özdebir, Türkiye'nin insani gelişme konusunda ekonomik büyümenin hızına yetişemediğini savundu.
     Bölgeler arası gelişmişlik farklarının Türkiye'nin insani gelişme endeksinde daha yüksek sıralara çıkmasını engellediğini anlatan Özdebir, "Bölgeler arası gelir dengesizliklerini gidermek için bölgesel rekabetçiliği özendirmeliyiz. Ancak bunu yaparken mevcut işletmelere de haksız rekabet yapmamalıyız. Bu nedenle düşük gelirli bölgelerde öncelikle eğitim, sağlık gibi hizmet sektörüne yönelik yatırımlar teşvik edilmelidir" diye konuştu.
    
    
    

Bu haberi 83 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir